Yıldız Teknik Üniversitesi rektörü Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını, üniversite senato kararlarını tanımıyor, bağımsızlığını ilan etti.
Lojman borsası oluşturdu ve kendisini padişah sanıyor, ulufe dağıtıyor.
Rektör kontenjanı diye olmayan bir şey uydurmuş kafasına göre istediğine lojman bağışlıyor. Rektörümüz dışardan çok iyi Müslüman görünür, camiden çıkmaz ama adalet bilmez, kul hakkı nedir bilmez.
Adalet bakanı “Türkiye Hukuk Devletidir” diyor. Hukuk devleti olsa bir Rektör kendisini padişah sanıp, kafasına göre üniversite yönetebilir mi ?@adalet_bakanlik
Biz mahkemeye vermekten ve kazanmaktan bıktık, bunlar kaybetmekten bıkmadı. Nasıl olsa mahkemelere ödenen paraların hesabını bundan soran yok. @YuksekogretimK@erolozvar hocam İstanbul’a yolunuz düşerse bir çayımızı için lütfen, Yıldız Teknik Üniversitesi elden gidiyor. Yakında rezillikleri ortaya çıktığında vay duymadım, vay haberim yoktu demeyin. @ytuhaberajansi@YildizEdu @ytu25girisli @egitimis@egitimis7ist
Adam bankta satranç oynarken bile oranın haydutları tepesine biniyor şaka gibi aq makara yaptığımız hindistanda bile ganj nehri kenarına çöken at hırsızları yoktur
“6 yaşında evlenilebilir” diyen bir sapık serbest ve Boğaziçi Üniversitesi’nde konuşabiliyor ama buna karşı çıkan öğrenciler gözaltına alınıyor.
Bu sapığı ve onu Boğaziçi’nde konuşturanları tutuklayın, gençleri değil!
Kişinin kadın mı erkek mi olduğu, sütyen ya da ceket giymesi hukuken önemsizdir!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi şunu emreder: “Kimse işkence ve kötü muameleye tabi tutulamaz.”
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 90. madde ve devamı açıkça belirtir: Gözaltı işlemi insan onuruna saygılı şekilde yapılmak zorundadır!
Polisin görevi kişiyi aşağılamak, teşhir etmek, kötü muamele etmek değil; hukuka uygun ve ölçülü bir şekilde gözaltı yapmaktır.
İşkence yapmak da, kötü muamele de, ayrımcılık da suçtur. Suç işleyerek gözaltı yapamazsınız!
İnsan onuruna saldırı, devlete değil, devleti yöneten zihniyete leke sürer!
İşkence eden değil, hukuka saygılı polis onurludur!
Hukuku çiğneyen herkes, hangi üniformayı giyerse giysin, suçludur!
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?
Kutsal olan vatandır.Devlet ise halkın bir araya gelip oluşturduğu hizmet kurumudur.Devleti yöneten siyasiler,bürokratlar ve memurlar devleti oluşturan ve para veren halka hizmetle yükümlüdür.Dolayısıyla bu kişilerin önünde eğilmeyiniz ve size efendilik yapmasına izin vermeyiniz.
İzmir’de polisler koşarken, yol kenarında duran genç kızı kasıtlı bir şekilde çekerek yere düşürüyor.
Ona yardım eden başka bir gence ise diğer polis copla vuruyor.
Neyin kini nefreti bu!