Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı!
17 gündür Yıldızlar SSS Holding’in gasp ettiği ücret ve tazminatlarımız için direniyoruz. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözler tutulmadı. Müfettiş raporu alacaklarımızı tespit etti. Sebahattin Yıldız serbest gezerken Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı.
Bu tutuklamalar siyasi iktidarın talimatıyla yürütülen, Yıldızlar SSS Holding’in çıkarlarına hizmet eden, bir sınıf saldırısıdır. Madencinin hakkını savunmak, holdinglerin nasıl büyütüldüğünü anlatmak ve işçilerin ülkeyi yönetenlerle görüşmesini istemek suç değildir.
Yıllarca ruhsatlarla, tapularla ve özelleştirmelerle büyütülen holdingin işçiye borcu ortada. Devlet gücü holdinge karşı işlemezken madenciye gözaltı, soruşturma ve tutuklama olarak dönüyor. Kimin korunduğu da kimin susturulmak istendiği de ortada.
Biz mertçe dövüşürüz. Safımızı gizlemeyiz, sözümüzü eğip bükmeyiz. Madencinin alın terini patrona yedirmedik, yedirmeyeceğiz. Başkanlarımızı yalnız bırakmayacağız.
Mücadelemiz devam ediyor. Halkımızı madenciden taraf olmaya, sendikaları ve bütün işçi sınıfını dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Bu kavga hepimizin kavgasıdır.
Yoldaşlarımızı alacağız. Hakkımızı alacağız. Mutlaka biz kazanacağız.
#MadenciMutlakaKazanacak
Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı!
17 gündür Yıldızlar SSS Holding’in gasp ettiği ücret ve tazminatlarımız için direniyoruz. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözler tutulmadı. Müfettiş raporu alacaklarımızı tespit etti. Sebahattin Yıldız serbest gezerken Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı.
Bu tutuklamalar siyasi iktidarın talimatıyla yürütülen, Yıldızlar SSS Holding’in çıkarlarına hizmet eden, bir sınıf saldırısıdır. Madencinin hakkını savunmak, holdinglerin nasıl büyütüldüğünü anlatmak ve işçilerin ülkeyi yönetenlerle görüşmesini istemek suç değildir.
Yıllarca ruhsatlarla, tapularla ve özelleştirmelerle büyütülen holdingin işçiye borcu ortada. Devlet gücü holdinge karşı işlemezken madenciye gözaltı, soruşturma ve tutuklama olarak dönüyor. Kimin korunduğu da kimin susturulmak istendiği de ortada.
Biz mertçe dövüşürüz. Safımızı gizlemeyiz, sözümüzü eğip bükmeyiz. Madencinin alın terini patrona yedirmedik, yedirmeyeceğiz. Başkanlarımızı yalnız bırakmayacağız.
Mücadelemiz devam ediyor. Halkımızı madenciden taraf olmaya, sendikaları ve bütün işçi sınıfını dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Bu kavga hepimizin kavgasıdır.
Yoldaşlarımızı alacağız. Hakkımızı alacağız. Mutlaka biz kazanacağız.
#MadenciMutlakaKazanacak
Ankara Adliyesi önünde bekleyişimiz sürüyor.
Zafer arifesinde direnişimizi kimse gölgeleyemez. Yoldaşlarımızı da, hakkımızı da alacağız.
Buradayız. Bekliyoruz. Mutlaka biz kazanacağız.
#MadenciMutlakaKazanacak
"Futbolun gerçek hikayesi çoğu zaman kupayı kaldıranların değil, kupanın verildiği turnuvayı mümkün kılan ama tribüne bile giremeyenlerin hikayesidir."
🖋️Çağdaş Çakman yazdı: Küresel fabrikanın sahasında Dünya Kupası. https://t.co/XzEdaBBSPV
Madımak katillerinin sözcülüğünü yapanlar, bugün Deniz Göktaş’ı linç ederken 12 Eylül darbecilerinin mahkemelerine sığınıyor.
Yıllarca darbe karşıtlığı satıp, iş solculara gelince Kenan Evren’in cuntacı yargısından medet ummak, tam da Çorum Katliamı’na utanmadan "olay" diyenlere yakışır.
Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Çorum olayları diyerek güya Deniz’in babasını kriminalize etmeye çalışan katliamcı güruhlar var. “Olay” dedikleri şey, onlarca Alevinin katledildiği Çorum Katliamı’dır. Kemal Göktaş da zamanında o katliamcı zihniyetine karşı mücadele etmiş.
“1980 Çorum’da aktif rol almak” demek, Maraş gibi yani bir Alevi pogromu olmasın diye canını ortaya koymak demektir. Senin ve evladının ayağına taş değmesin Kemal Göktaş.
BİLİYORSUNUZ...
Bu rejimin özel bir durumu var!
Mizahtan, neşeden, eleştiriden korkan iktidar, yargı eliyle tüm ülkeyi susturmaya çalışıyor. Yükselen her cesur ses sadece bir itiraz değil aynı zamanda özgür bir geleceğin teminatı
https://t.co/SdyKDtfIF5
Bugünün BirGün'ü
2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde, katiller dışarıdayken; Deniz, “dini hassasiyet” gerekçesiyle gözaltına alınıyor.
Ne kadar da “hassas” bir güruh..
Madımak Katliamı
Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a giden 33 yazar, ozan ve sanatçı ile 2 otel çalışanı; 2 Temmuz 1993'te dinciler ve faşistler tarafından kuşatılan Madımak Oteli'nde, devletin gözü önünde yakılarak katledildi.
Saatler süren kuşatmaya polisin müdahale etmediği katliamın davası "zaman aşımıyla" düşürülürken, katil avukatları ise ödüllendirildi.
Katliamın arkasındaki siyasi odaklar ve katilleri aklayanlar, bugün de aynı karanlığı örgütlemeye devam ediyor.
Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve unutulmaması gereken bir utançtır.
#unutMADIMAKaklımda