Kuantum mekaniğinin en sarsıcı teorisi olan Çoklu Dünyalar yorumu sana şunu söyler sen bir karar verdiğinde seçmediğin diğer ihtimal yok olmaz sadece evren o saniyede ikiye yarılır ve o seçmediğin hayatı yaşayan başka bir sen paralel bir gerçeklikte yoluna devam eder. Şu an burada tek bir gökyüzüne bakıyorsun ama kuantum olasılıkları yüzünden milyarlarca farklı paralel evren aynı uzay boşluğunun içinde üst üste binmiş şekilde yan yana yaşıyor. Biz o evrenleri asla göremiyoruz çünkü her seçimimizle sadece kendi gerçeklik çizgimize kilitleniyoruz ve beynimiz bize tek bir hikaye anlatıyor.
Ama varoluşsal sarsıntı şu. Hayatında çok radikal bir karar verdiğinde, birini tamamen terk ettiğinde ya da bir şehirden arkana bakmadan gittiğinde içinde hissettiğin o amansız sancıyı düşün. Gitmekle kalmak arasında ruhunu ikiye bölen o sızı, yıllar sonra gece yarısı tavana bakarken aklına gelen o keşke... Psikologlar buna sadece başa çıkma mekanizması ya da travma der geçer ama kuantum fiziği çok daha karanlık ve büyüleyici bir ihtimal sunuyor.
Ya o içindeki sızı, kuantum düzeyinde diğer paralel evrende o seçmediğimiz hayatı yaşamaya başlayan diğer bizlerin ruhsal titreşimiyse? Yaşamadığını sandığın o aşklar, yarım bıraktığın o hayatlar ve binmediğin o uçaklar yok olup gitmedi. Evrenin başka bir kuantum katmanında, senden sadece milimetrenin milyarda biri kadar uzaklıkta ama asla dokunamayacağın bir boyutta canlı olarak akmaya devam ediyor.
Sen o insandan ayrıldın ama paralelindeki diğer sen o kapıdan çıkmadı ve şu an onunla aynı koltukta oturuyor. Sen o şehri terk ettin ama diğer sen o şehirde kaldı ve o hayatı sonuna kadar yaşıyor. Zihnindeki o keşkeler ve geçmeyen sızılar belki de sadece bir psikolojik yanılgı değil, o paralel boyutta akmaya devam eden hayatların bu dünyadaki fiziksel özlemidir. Biz geçmişi geride bıraktığımızı sanıyoruz ama evren hiçbir ihtimali çöpe atmıyor.
Sadece sen şu an bu versiyona hapsoldun. Ve o içindeki boşluk, diğer versiyonlarının yankısından başka bir şey değil.
Absolutamente todos los líderes que se han opuesto a la iglesia católica han caído en la historia.
Hay enemigos de enemigos.
El conglomerado político más antiguo, rico y e influyente del mundo no se deja asustar por un ejército armado.
New reporting reveals the Pentagon threatened Pope Leo XIV’s ambassador over the Pope's anti-war statements:
"America has the military power to do whatever it wants in the world. The Catholic Church had better take its side.”
Volver y encontrar que toda la narrativa de país, incluyendo la de sus habitantes se basa en mantenernos divididos. Siempre señalando un enemigo interno. Que siempre a sido así y que esa es la fórmula perfecta para que seamos eternamente un país “en desarrollo”