geçen yaz adımı da bilen birisi günlerce iş telefonumdan aradı ve çok önemli bir şey söyleyeceğim diyerek cep numaramı istedi. vermeyince “o zaman ben de seni sosyal medyadan bulurum” dedi, “bul” dedim. iki gün sonra yine aradı “bulamadım Cansu cep numaranı verir misin? diye…
iş arkadaşımın yaz boyu işe gelmek zorunda kalan kızının kendisi ve de bizim için yaptığı takvime bakın. basket topu birazdan cumartesiye fırlatılacak ve hafta sonu💃🏻💃🏻💃🏻
@dilanistedilan hiç başına bir şey gelmemiş diye yorumladım. ben 15 yaşında mandal kullandamadan serdiğim ince mor çorabımın teki balkondan uçup apartmanın 5. katındaki pütürlü duvara takılıp bir gün boyunca sallanınca akıllanmıştım…
nato zirvesi biterken belki de aklımızda tek bir soru… nasıl olması gerektiğine dair fikirleri var mıydı yani? bir başkentin, bir vatandaşın gördüğü ve yaşadığı bir şehrin nasıl olması gerektiğine dair fikirleri var mıydı ve bizim için hiçbir zaman bu kadar çabalamadılar mı?
babamın televizyonda sadece yeşilçam filmlerine sabredebilen birisine dönüşmesi normal mi? kanal değiştirirken iki saniye trivago reklamını görüyor ve hemen “trivagonuza sıçayım!!!”
tüm bu nato zirvesi hazırlıklarının ve ayak altında olmayalım diye verilen beş günlük iznin, bana kendimi odasına kapatılmış, görünmemesi gereken bir böcekmişim gibi hissettirmesi nedeniyle Dönüşüm’ü yarın tekrar okuyacağım.
oturduğumuz kafenin yanına ilaçlama aracı gelip bize dönük şekilde uzun süre bekleyince “gizli ilaçlamalı nüfus kontrolü” konulu distopik senaryolar yazmaya başlamıştık ki görevlilerden biri elinde kahvelerle araca geri döndü…
dünya yalan SÖYLEMİYOR mu? dünyayı bize yutturmaya çalışmanı beklemezdim. sen bilinç kazanınca biz bu yalan dünyanın sonunda aynı cephede el ele olacaktık.
halen ailemle yaşadığım evin yanındaki evin satılması, yeni ev sahiplerini merakla beklememiz, sonunda bugün karşılaşmamız ve benim yaşımda olmaları… ulan hayat…
bugün iş arkadaşımız 4 yaşındaki kızını da işe getirdi ve tüm oda beni çocuk yapmaya ikna etmeye çalıştı, ta ki ben 4 yaşındaki kız çocuğundan durduk yere kocaman bir nah yiyene kadar.
yaşlı insanlar canlı reklam gibi. duraktaki teyze 10 dakika içinde tüm ailesinin, kızının kursunun ve konserinin reklamını yapıp davetiye paylaştı. sohbet olsun diye arada ağzımı açacak olduğumda da reklam vereceğimi sanıp “aynen” diyerek full x’e basıp beni kapatıp gitti.