vasat değilseniz cezalandırılırsınız!
sistemimizin bir adı da mediyokrasi; sıradanlıkta, nitelikli olanın dışlanmasında uzlaşı…
iktidarda veya muhalefette muktedir olanların temel uzlaşısı…
Vali Mehmet Fatih Çiçekli’yi bir Chp milletvekili ‘hedef göstermiş.’
çok yazık!
Bir gecede chp'ye butlan kararı, bilgi üniversitesinin tek kalemle kapatılması. İşin hukuki vs tarafına bakmaya hiç gerek yok. Hukuk fetişizmi bu tür bağlamlarda sadece anlamsız lakırtıdır. Tamamıyla güç ilişkileri içindeyiz. Bu tür rejimlerin en büyük özelliği zaten, krizleri sürekli kılarak, sürekli istisnai-kritik dönem yaratarak kendi sürekliliklerini sağlamaktır. Yani bitmeyecek, işler hiçbir zaman durulmayacak. Ama insanlar şöyle ama insanlar böyle, ama toplum çürüdü, ama şöyle ama böyle gibi bireysel-sınfsal infiallerimiz bizi yanıltmasın. En basitinden, bu ülke bizi "yoruyorsa" ve yormaya da devam edecekse, ilkin, herkesi yormadığını bilelim -kazanan taraftaysanız muhtemelen pek yorulmuyorsunuzdur- iki, siyasal soruları ahlaka havale etme işini artık bırakalım.
Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden seslendi:
• 30 yaşındayım; hayatım boyunca elde ettiğim, banka hesaplarıma yatan en büyük para, gazetem BirGün’den aldığım maaşım.
• Ben demiyorum bunu, MASAK diyor. İkinci sırada ise iki kitabım olduğu için Tekin Yayınevi’nden aldığım cüzi telif ücreti.
• Bunun dışında 2017’den bu yana hesaplarıma para gönderen yerli veya yabancı tek bir kurum dahi yok.
• Benim en fazla para gönderdiğim kişi ise annem. Tahmin edileceği üzere o da cüzi bir miktar. Bunu da ben demiyorum, MASAK diyor.
• Anayasa çiğneniyor. Anayasa’da “Basın hürdür, sansür edilemez” deniyor. Bir gazetecinin cezaevine tıkılması, Anayasa’nın bu açık hükmünün ayaklar altına alınması anlamına gelmiyor mu?
• Hem haber alma hakkınıza, hem de gazetecilere sahip çıkın.
• Beni bir beton yığınına da hapsetseler ben yazmaya, konuşmaya devam edeceğim. Çünkü ben gazeteciyim! Ve ben suç işlemedim.
• Burada, “susarsam çıkabilirim” demiyorum. “Daha çok yazmalıyım” diyorum. (Birgün)
Gazeteci İsmail Arı’nın serbest kalması için dua edeceğim! “ dediğim için; dünden beri troller beni provakatörlükle suçluyor. İsmail Arı ,bir tek benim evlatlarımın hayatını kaybettiği Ezgi apt dosyasını haber yapmadı, onlarca deprem davasını haber yaptı. Herkes mi provakatör? Size göre adalet arayan herkes provakatör..
“Her gün ona dua edeceğim!”
Kahramanmaraş depreminde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden, Ezgi Apartmanı’nda hayatını yitiren 35 kişi için adalet mücadelesi veren Nurgül Göksu:
“O bizim sesimiz oldu. Gazeteci İsmail Arı serbest bırakılana kadar her gün ona dua edeceğim.”
Sırma Halı işçilerinin eylemindeki konuşması gerekçesiyle dün gözaltına alınan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen hakkında mahkeme tutuklama kararı verdi
🔗https://t.co/KWtIHmzjRD
Çocuk kitapları çok pahalı ve kızım okumayı çok seviyor. 1 sınıf şu an 6 yaşında. Çocuğu büyümüş olan kitaplarını vermek isteyenler bana ulaşabilir miii.. çok sevinirizz 🥰🙏🏻
Yıldız Holding bünyesindeki ŞOK Market’in Trabzon Deposu’nda işçiler isyan bayrağını çekti.
Havalandırma yok, toz pislik içinde çalışıyoruz. Uyuz olanlar var. Devletin verdiği 28 bin TL’nin üstüne 509 TL koyup iyileştirme diyorlar.
Bizi tehdit ediyorlar, ya çalışın, ya gidin…
Bursa Nilüfer Belediyesinin girişimiyle şöyle bir etkinlik dizisine başlıyoruz: Nasıl Yapmışlar? 8 ay boyunca, her ayın ilk salı günü bir düşünürün nasıl yaptığına, ürettiğine, muhakeme şekline, yöntemine odaklanacağız. Bu salı P. Bourdieu ile başlıyoruz. Katılım için kayıt gerekliymiş. Şurada: https://t.co/MdbcRmpNKW
@siconarkozy Kadının niyeti de odur ama vazgeçti, istemedi ne olacak. Erkeklerin gururu mu inciniyor? Ama bu ülkede yargı bile cinsel ilişkiyi reddetmeyi 'haksız tahrik' sayıyor.
Günaydınlar dostlar. Ayşe Barım cezaevinden feryat ediyor. Sesini duyurmak mecburiyetindeyiz:
“Beynimde 2 ayrı stentli anevrizma var, 6 ayrı kalp rahatsızlığım var ve bu süreçte 6 kez bayıldım. Tam 30 kilo verdim. Cezaevinde ölmek istemiyorum! Ben sadece yaşamak istiyorum! Lütfen beni tutuksuz yargılayın!”
Bu her şeyden önce insanı bir talep. Şunu açık ve net söylemek lazım. Ayşe Barım ciddi bir ÖLÜM RİSKİ ile karşı karşıya.
1 saniye bile beklemeden derhal tahliye edilmeli.
Yaşadığım büyük deprem felaketinde maalesef her iki bacağımı kaybettim. O gün, hayatımın en zor anıydı… Bir anda her şey değişti, alıştığım düzen, hayallerim, günlük yaşamım. Şimdi ise yeniden tutunmaya, yeniden ayağa kalkmaya çalışıyorum.
Şu an hidrolik protez kullanıyorum ama ne yazık ki güvende hissetmiyor, sık sık düşüyorum. Bu da hem günlük yaşamımı hem de hayallerimi yarım bırakıyor. Tekrar özgürce yürümek, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı bağımsızca karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek istiyorum. Bunun için biyonik proteze ihtiyacım var.
Çünkü biyonik protez benim için sadece yürümek değil; özgürlüğümü geri kazanmak, sevdiklerime koşmak, kendi ihtiyaçlarımı daha bağımsız karşılamak ve hayallerimin peşinden gitmek demek.
Bu nedenle biyonik proteze ulaşabilmek için sizlere sesleniyorum. Bana destek olabilecek, yol gösterebilecek ya da doğru kişilere yönlendirebilecek herkese şimdiden minnettarım.
Bu tweeti RT’leyip bana yardımcı olabilecek iş insanlarını etiketlerseniz çok sevinirim.
Atacağınız en küçük adım bile benim için çok büyük bir umut olacak. Çünkü bazen tek bir el, bir insanın bütün hayatını değiştirebilir.
Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için çok teşekkür ederim. İnanıyorum ki dayanışmayla imkânsız bile mümkün olur.