antikütüphane kelimesi nassim nicholas taleb tarafından icat edilmiştir ve okunmamış kitap yığınlarının, okunmuş kitap raflarından daha değerli olduğunu anlatır.
Size bir soru soracağım ;
Bu Mustafa Öztürk, Dücane ve türevinden hiç Cürcani, Konevi, Kayseri, Molla Cami, Sühreverdi, Taftazani gibi felsefe tarihi kitaplarında isimleri geçmeyen metinleri ağır ama kurucu önemdeki kimseleri duyuyor musunuz ?
Yoksa varsa yoksa Farabi, Gazzali gibi felsefe tarihi kitaplarında özetleri bulunan kimselerden mi bahsediyorlar ?
Sebebi nedir biliyor musunuz ? Konu dil dahi değil. Söylemlerinin tamamı felsefe tarihi kitapları düzeyinde. O yüzden Gazzali, bilim vb konularında basit kültür tarihi ezberi basıp Ahmet Arslan'a filan saygı duyuyorlar.
Bunlar oryantalist gibi konuşuyorlar zira meseleyi felsefe tarihi metinlerinden biliyorlar zaten.
Bakın bu dedikodu dili. İlim yapmakla dedikodu yapmak arasında tül gibi, incecik bir perde vardır. Mantıken bakıldığında bir insana lazım olan faziletli davranışlardır. Selefi salihinden böyle davranışları alır, kalanı bırakırsın. Gerisi dedikoduculuğa girer. Bizim benimsediğimiz ilke, geçmişimizi iyilikleriyle anmak şeklindedir. Ve şu gördüğünüz üslup bildiğiniz oryantalist üslubu. Onlar da nerede sorunlu gibi görünen şeyler var, iğneyle kuyu kazıp bulurlar ve İslâm'ı incitmek için nazara verirler. Bunu ilim zannettikleri için yapmazlar. Zira bunun ilim olmadığını bilirler. Bunu kasıtlı yaparlar. Açın bakın Goldziher'in, Brockelmann'ın kitapları böyle özel hikâyelerle doludur. Bunlar üzerine saçma sapan hükümler bina ederler. O kadar ki okurken gülersiniz.
İnsan kimin üslubunu özümserse kısa zamanda ona dönüşür. Bu şahsın dönüştüğü gibi.
I liked this book because it pulls the rug out from under the “Silicon Valley genius” myth by taking us back to ancient India.
To me, a very interesting detail is that the author looks at the Agnicayana ritual, where devotees symbolically reconstruct a god’s body using a++
süt çocuğu bulmak için Mekke’ye giden halime annemizi düşünün.devesi yavaş gittiği için gelmekte gecikiyor.herkes zenginlerin çocuklarını almış ona Muhammed(sav.)adında bir yetim kalmış.nereden bilebilirdi boş dönmemek için aldığı o yetim çocuğun alemlere rahmet olarak gönderilen son elçi olduğunu.“gecikmenin hikmetini anlamasak da Allah’ın zamanlaması mükemmeldir”
O sırada mason locasında en alelade giriş seviye ritüel.
Tamam dezzem siz ritüellerinizi yapın, biz ritüellerimizi yobazlık olduğu için terkedeceğiz. Bu sayede medeniyetinize layık goyimler olmaya çalışacağız. Böylece bizi eşekler gibi güdebilirsiniz.
Çünkü aydınlık bilim medeniyet vs değil mi apla ? Aydınlanmış hür masonlar gibi değil, bizim ritüeller karanlık demi apla ?
Dostlar !
Uzun süredir paylaşım yapamadığımız için birçok arkadaşımızın haberi yok. Cumartesi akşamı saat 22:00’de YouTube kanalımızda canlı yayındayız!
Canlı yayını kaçıranlar için yayın kaydını 24 saat boyunca açık tutacağım.
📌 Daha fazla kişiye ulaşabilmemiz ve kimsenin yayını kaçırmaması için bu paylaşımı beğenip yeniden paylaşarak (RT) destek verirseniz çok sevinirim. Cumartesi görüşmek üzere! 👇
🔴 YouTube Kanalımız / Yayın Linki: https://t.co/2hTFrqD9Lv
Taxing People by Tsilly Dagan and Ruth Mason.
Globalization, digitalization, changing social dynamics, and new views on citizenship prompt states to reconsider how to tax individuals.
📚 https://t.co/dy89dv56Mu
#taxlaw
Eve gelen dev çekirgeyi korkutmak için, Medine müdafasında yiyecek erzak kalmayınca çekirge bacağı yiyen Fahrettin Paşa ile aynı ırktan olduğumu anlatırken
Cidden Homeros böyle bir şeydi muhtemelen.
"Aşil geldi söyledi edelum bi yarişma
Eğer seni yenersam Hector bana karişma"
tadında şiirlerdi Homerik metinler :)
Sık sık dünyada bizim işler nasıl yapılıyor diye merak edip kanal kanal geziyorum. Dünyada tarih-kültür-sanat içeriklerinde hakim olan duygu "neşe". Hele İngiliz podcastlerinde. Geçen mesela St. Benedict üzerine bir podcast dinledim. Gayet esprili, azizle de ufaktan istihza eden ancak gayet doyurucu bilgilerle bezeli bir podcastti. Konuşanlar alanında uzman akademisyenler, ancak yoğun bir espri becerisiyle yürütüldü sohbet. Bu işler bizde nedense dişler sıkılı, yüksek ideallere dair pozlar keserek yapılıyor.
O nedenle mümkün mertebe alternatif olmaya çalışıyorum. Böyle kalın kalın meseleleri, eğlenceli, sarkastik bir dille öğrenebilir/öğretebiliriz; bu da geçmişe saygısızlık değildir. Bir kültür içeriği illa ki yüksek ideallere, büyük amaçlara yönelmek zorunda değildir. Doğru bilgiyi güzel aktarmak da başlı başına bir yüce amaçtır.
ODTÜ Astronomi topluluğu sayesinde, keşfedilen yeni bir küçük gezegene Önder Cırık'ın hatırasına "CIRIK" adı verilmiş. Göğe yükseldin koca yörük... Yattığın yer incitmesin. 😥