Askerler korumasız şekilde Malatya’dan Bingöl’e yollandı. 2 otobüsün şöförü kasti şekilde 5 kere mola verip getirebildikleri kadar geç getirdiler ve Pkk’lılara Türk askerlerini teslim ettiler. 2 şoför Pkk’lılar tarafından bırakıldı. 50 asker ve sivil araçlardan indirilen 4 öğretmen yakalandı. 4 öğretmenimiz askerlerin gözünün önünde kurşuna dizildi. Askerlerin memleketleri soruldu ve kürt olan 14 asker serbest bırakıldı kalan askerlerimiz kurşuna dizildi 33 tanesi şehit oldu. Bu terör örgütü ile masaya oturan, bunları muhattap alanlar bu şehitlerin ahıyla yaşasın inşallah!
👉 İzzet Çapa: “Derin devletin adamı mısınız?”
👉 Ümit Özdağ: “Eğer öyle bir derin devlet olsaydı bunu ben bilirdim.
Bir derin devlet yok ama ben size başka bir şeyden bahsedeyim:
Derin Türk milleti var. Derin Türk milleti var ve o derin millet, zamanı geldiğinde, devletinin tehlikeye girdiğini gördüğünde ayağa kalkar, işini yapar.
Atatürk’ün Toroslar’da bahsettiği Yörük ateşleri vardır ya, çadırların önünde yanan ateş… İşte o derin Türk milletidir.
Ben bu anlamda bir derin devletle hiç karşılaşmadım. Devletin birçok kurumunda çalıştım ya da irtibatım oldu.
Araştırmalar yaptım, görevlendirildim. Akademisyen olarak yurt içine de gittim, yurt dışına da gittim.
Türk devleti adına Kuzey Irak’ta da çalıştım, Washington’da da çalıştım, Brüksel’de de çalıştım.
Bunları da hiçbir zaman gizlemedim. Bunların hepsi devlet kayıtlarında olan şeyler.
Bakın, Türkiye’de 2002’den beri AK Parti iktidarda. Eğer AK Parti’nin elinde ‘Ümit Özdağ Mossad ajanıdır’ diye bir bilgi olsaydı ben sokakta dolaşabilir miydim?
Mümkün değil.
Beni hapse aldılar. Bütün hayatımı tekrar incelediler. Bütün finansal kayıtlarım incelendi. Her şeyim incelendi.
Ben rahatım. Neden?
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Türk milletini savunmaktan başka hiçbir şey yapmadım. Bundan sonra da başka bir şey yapmayacağım.”
Adamlar mutlak butlan çıkmasın diye Bahçeli ile pazarlık yapmış, komisyona katılmışlar, yani koltukları için Apo övgülerine(sadece bu kadar da değil fazlası da var da) göz yummuşlar, ortak olmuşlar, partiyi birkaç saatte terk edip yağmur altında romantik yürüyüş yapmışlar, cumhurbaşkanı adaylarını içeride unutmuşlar, gelmişler burada dik duruştan bahsediyorlar. Vallahi 84 yaşındaki dedemin s2 sizden daha dik duruyordur. Gerçekten hala bu adamlardan medet umanlara çok şaşırıyorum.
1993 yılında 33 vatan evladı terhis olup evine giderken sivil görünümlü terörist şöför tarafından PKK'nın kucağına götürüldü ve şehit edildi.
Türk olanları özellikle kenara ayırıp dağ yolunda kurşuna dizip şehit etmişlerdi.
Bu vatansız Türk düşmanları ile mi barışacağız?
Düşünsenize; Yunan ordusu Polatlı’ya dayanmış, top sesleri geliyor... O sırada 1. Meclis’in duvarlarından gürül gürül 'Yiğidim Aslanım' yankılanıyor.
Bugünün CHP genel merkez aklı tam olarak bu. Milyonların haklı öfkesini alıp, koskoca mitingleri devasa bir yas evine çeviriyorlar. İktidarı sarsacak o enerjiyi arabesk bir melankoliyle uyuşturup, kitleleri 'hüzünlenerek devrim yaptık' hissiyatıyla sessizce eve yollamak... Koca bir muhalif habitus'u ağıt yakarak iktidar devireceğine inandırmak, gerçekten ayakta alkışlanası bir pasifizasyon sanatı!
Yok abi yok Y kuşağına sallardık mallar diye bu zort kuşağının avellikle yarışabilecek nesil yok. Adamların üni kapatılmış parti yapıyolar ölecem gülmekten
Ümit Özdağ’dan Muharrem İnce’ye:
• Muharrem İnce, 1. adaylığının sonunda “Adam kazandı” dedi. Milyonları sokakta bıraktı ve kaçtı. Bulunamadı.
• 2. kez aday oldu. Sahte kaset çıkınca yine korktu ve kaçtı.
• Parti kurdu ve partiyi seçime bile sokmadan teşkilatını ortada bırakarak kendi ikbali için tekrar CHP’ye kaçtı.