Seslice..
Ulu orta ağlayanlardan..
Onlar çıkarları için..
Göz yaşı döken..
Timsahlardır..
Bence..
Uzak dur..
Çoğu insanlardan..
İnsan..
Gerçek yüzünü..
En iyi..
Saklayandır..
Gün ortasında;
Kitabın ortasından gibi yazılır mı hiç...
Herkesin işi gücü varken.
Bu kadar gürültü patırtı arasında, bu kadar keşmekeş içinde
Ne yazılır ki...
Bilemedim
Hayatın molası mı
Bir kahve molası mı var
Sizde...
Uzaklara baktığım o sonsuz boşlukta
Bana uzaktan bakanların mesafesi kadardır yalnızlığım...
Yüreğimin, iyiliğimin ve sevgimin gücünden korkanların,
O cılız cesaretleri kadardır ancak korkularım.
Varsın o "can" bizde kalsın, varsın biz yine eksik kalalım. Ama bir daha asla, canımızı bir başkasının insafına bırakmayalım.
Ve şu da bir gerçek ki
Senin "canım" diyerek sunduğun o güzellik, karşındakinin kalbi mühürlüyse sadece bir gürültüden ibarettir.
Der bu deliiiii
Sen ona yaşam enerjini, en kıymetli parçanı, canın ile vücut bulmuş duygularını, samimiyetini uzatıyorsun;
Ama
Bazı kalpler sevgiyle ısınmak yerine, üzerlerine titrendikçe daha da buz tutarmış.
O yüzden
Bu cümle bir dil sürçmesi değil, bir ruh taksimidir aslında.
Kime samimiyetle “canım” dediysek, sanki o canın varlığı ona yük olmuş gibi bir beddua yankılandı boşlukta: “Canın çıksın.”
Hiçlik makamında kendinizi bulursunuz ama o koskoca hiçlik, hiç olmamışlık...
O başka bir mevki, başka bir coğrafya.
Çünkü
Hayatın en ağır imtihanı, birine kalbinin en sıcak köşesinden yer ayırıp, karşılığında soğuk bir kapı duvarla karşılaşmaktır.
Ve siz,
Cümleyi kuran mısınız
Kurduran mısınız bilemem
Ama
Birine can olurken, canım olurken gördüğünüz bir haksızlık, bir adaletsizlik, bir nankörlük, bir özensizlik ile karşılaşınca ne olur...
İşte her şey kocaman bir hiç olur.
"Kime canım dediysem canın çıksın dedi"
Ben çok severim eskilerin bu sözünü.
Sitem var, öfke var, kırgınlık var, tecrübe var, pişmanlık var "bir daha mı... tövbe" isyanı var.
Var da var.
Kimin sözcük hazinesinde
Kimin geçmişin cephanesinde bu cümle yok ki
Senin sandığın günleri
En güzel diye ipe dizdiğin dünleri
Fütursuzca özlüyorsun.
Aman yarabbim!
Özleyene ne kadar ayıp
Yoksa
Özlenene mi koca bir kayıp
Bilemedim...
Nasıl Özlendiğini bilse yokluğundan utanacak kadar özlüyorsun.
Yaşanan anıları, yaşanmayacağını bildiğin anıları,
Hiç senin olmayacak birini, ölüsünü, dirisini özlüyorsun..
Geçmişiyle, ilişkisiyle, eskisiyle, yaşadığı ile yaşamadığı ile kavga etmeyen, hırsına yenilmeyen...
Acısını, tatlısını, iyisini, kötüsünü saygıyla anan, sevgiyle hatırlayan o naif insanlara selam olsun...