Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç:
ABD, İngiltere ve AB'nin İsrail'i koşulsuz desteklemesi, Batı'nın yüz karası olan bu hunhar soykırımı mümkün kıldı.
Avrupa'nın en ufak bir ahlaki inandırıcılığı kalmamıştır.
❣️Hızırın Davarları
Onlar da huzurun hakim olduğunun farkındalar ve huzuru yaşıyorlar.
Avlanmaları sınırsız ve süresiz olarak valiliğimizce yasaklanmıştır.
#CanCanaTunceli
Türk sinemasının usta sanatçısı Kadir İnanır’ın vefat ettiği haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Kapı gıcırtısından dolayı komşusunu ve karısını çocuklarının önünde vuruyorlar.
Ölen adam yerde can çekişirken başına gelip “kapıyı yaptırmak bu kadar zor muydu” diyorlar.
O sırada çocuklar korkuyla acıyla babaları için feryat ediyor.
Vallahi Kısasta Hayat Vardır!
Sürekli sahadayım.
Kamuoyu beyaz ete gösterilen yakın ilgiyi kırmızı ete de bekliyor.
Mümkünse üç harflilerin de hatırının sorulmasını istiyor.
Eğer mevzu fahiş fiyatsa.
Gürcistan,Bulgaristan,Romanya ve Kosova'yı zar zor yen, İspanya'dan yarım düzine gol ye, Dünya Kupasına katıldın diye tam tamına 15 milyon Euro (evet yanlış okumadınız on beş milyon Euro. 1 Euro= 53.77 TL) primi cebine koy ve Avustralya'ya yenildin diye eleştirilmeyeceksin.
Köküne kadar eleştirilirsin...Hesap da sorulur ayrıca...
Rahmi Koç’un anlattığı fıkra tek kelime ile iğrenç, tek kelime ile rezil. Benim asil Kürt kardeşlerime yapılan hakareti
TEK KELİME İLE KINIYORUM
TEK KELİME İLE LANETLİYORUM
Maalesef teyzemiz ülkedeki piramitte alt katlarda yer aldığı için (büyük çoğunluğumuz gibi) acısı da mağduriyeti de bikaç güne daha az konuşulmaya başlanacak. Ve mücadelesini verirken yorulacak. Bıkacak. Usanacak. Belki de aldığı tehditler dolayısıyla susacak. O susunca biz daha çabuk unutacağız.
Oysa piramitlerde üst katlarda olsaydı süreç çok daha farklı ilerlerdi. Şimdi buyurun adaletin nereden nereye bir yönü olduğunu tartışın durun.
Katillerin, kansızların, köpeklerin mazlumdan daha çok korunduğu bir yerde söz edebileceğiniz şey neyse ondan söz edin.
🔴 Taha Kılınç:
Çeteleşmiş saldırgan sokak köpekleri konusunda çok yazdım.
Hatta "Yine mi" dedirtecek kadar yazdım.
Ses çıkarırsak, bu kadar net ve halkın en az yüzde 80'inin çözülmesi noktasında müttefik olduğu böylesine bariz bir problemin halledileceğini umdum.
Ama sonra baktım ki mesele düşündüğümden derin.
Bir yanda "mama lobisi" olarak tanımlanan milyar dolarlık vurguncular, bir yanda "hayvan barınağı" inşası adı altında kamu malını israfta yarışanlar, bir yanda kendi korunaklı rezidanslarından sıradan vatandaşın yaşadığı gerçek acıları gör(e)meyenler, bir yanda tamamen saf duygularla karşımızdaki "biyolojik terör" faaliyetini fark etmeden hayvanseverlik yapanlar, bir yanda meselenin altını sözde islâmi delillerle doldurmaya çalışanlar…
Bu noktaya bir günde gelmedik elbette. İlk adımda, çarpık bir hayvanseverlik anlayışıyla, saldırgan
köpeklerin itlafı kanunla yasaklandı.
Ardından, doğası gereği yırtıcı olan bu hayvanlar, yine kanunla "can" olarak tanımlanıp koruma altına alındı.
Eş zamanlı olarak, İslâmî camianın birçok ünlü ismi "patili dost", "can dostlarımız", "Allah'ın dilsiz kulları" güzellemeleri yaparak kamuoyunu meseleye alıştırıp ısındırdı.
Dini açıdan mahzurlarını hiçe sayarak, kucaklarında köpeklerle pozlar verdi.
Tüm bunlar olurken yaylalardan meralara, çocuk parklarından okullara, hastanelerden restoranlara, her yer köpekle doldu.
Böylesine büyük bir problemin tek çözümü, doğasında yırtıcılık ve çeteleşme bulunan köpeklerin sokaklardan toplanarak kısa süre içinde topluca itlaf edilmesidir.
Aklın, mantığın, modern dünya standartlarının ve İslâm'ın, artık hangisini bağlayıcı görüyorsanız, öngördüğü çözüm budur.
İnsan eşref ve mükerrem bir varlıktır. İnsana zarar veren her canlı, zararsız hale getirilir.
Sivrisineğe nasıl acımıyorsak, köpeğe de acıyamayız. Köpek, kutsal ve dokunulmaz bir canlı türü değildir.
Peki, çözüm olabilecek mi? Uzun uzun yazdım, ama doğrusu zannetmiyorum.
Zira, problemi çözme iradesini elinde bulunduranların kafası karmakarışık ve meseleye maalesef insanın kıymeti zaviyesinden bakmıyorlar.
Hal böyle olunca, 21. yüzyılda çocuklarımızın köpekler tarafından parçalanmasını acı acı seyrediyoruz.
Ankara’da Eskişehir Yolunda bana 46/2-c den “Makas atmak da dahil trafiği tehlikeye düşürmek” 10 bin lira ceza yazan Fahri Trafik Müfettişi….
Makas atacak kadar aklımı peynir ekmekle yemedim. Kimsenin hayatını riske edecek hareket yapmam. O kadar usta şoför de değilim. Bu keyfi bir ceza olmuş.
Ben cezayı öderim… Ama bu keyfi cezalarla milletin sabrını taşırmayın. İspatla kardeşim bana makas attığımı…İspatlayamazsın çünkü öyle bir şey olmadı. Canım istedi ceza yazdım! Ne güzel iş!
Bu Fahri Trafik Müfettişliği meselesi çok can sıkıcı. Zaten her yer kamera. Kesecekse cezayı devletin polisi kessin. Fahri trafik müfettişliği kaldırılsın.
🔴 Türkiye'de kuduz vakaları 10 yılda iki katına çıkarak 500 bine yükseldi.
2014 yılında kuduzla temas sayısı 197 bin 125 iken bu sayı 2024'te 500 binlere yaklaştı. Türkiye yüksek riskli kuduz tehdidi bulunan ülkeler arasında yer aldı.