Bugün varlığın hakikatini, bilginin imkân ve sınırlarını, insanın kâinattaki konumunu ve nihai gayesini müşterek ilkeler çerçevesinde açıklayan bütüncül bir nazarî perspektifimiz var mı?
Modern dünyada disiplinlerin giderek parçalanması, uzmanlık alanlarının birbirinden uzaklaşması ve bilgi alanlarının müstakil disiplinler hâlinde teşekkül etmesi, bu soruyu yeniden düşünmeyi gerekli kılmaktadır.
İslâm düşünce geleneği, varlık, bilgi ve insan anlayışını müşterek ilkeler etrafında bir araya getiren bu bütüncül bakışı, ilimler tasnifi geleneği aracılığıyla nazarî bir çerçeveye kavuşturmuştu.
İslâm düşünce geleneğinde tasnîfü'l-ulûm (ilimlerin sınıflandırılması), 'yalnızca' ilimleri belirli başlıklar altında toplayan ansiklopedik yahut pedagojik bir tasnif faaliyeti değildi. Bilakis varlık, bilgi ve değer (ahlâk/siyaset) alanlarını müşterek metafizik ilkeler doğrultusunda irtibatlandıran; ilimler arasındaki konu, gaye, yöntem ve mertebe ilişkilerini açıklamayı hedefleyen nazarî bir teşebbüstü.
Birlikte bakalım:👇
Selçuklu Kaynakları Külliyatının;
Anonim Selçukname
Târîhu'l-Bâhir
Ravzatü'l-Küttâb
Zübdetü'l-Haleb
Târîhu Dımaşk
Müferricü'l-Kürûb
Beyânüs-Sınâ'ât
Târîhu'l-Mansûrî
Nevâdirüs-Sultâniyye
Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum'dan oluşan ilk 10 kitabı yayımlandı.
Haşiyetü’l-Celâlî Alâ Tefsîri’l-Beyzâvî (10 Cilt)
📚 Yeni çıktı – lüks baskı!
Beyzâvî Tefsiri üzerine Celâlî’nin kıymetli haşiyesi, 10 ciltlik özenli baskısıyla ilim dünyasına yeniden kazandırıldı. Medrese ve akademik çalışmalar için vazgeçilmez.
🔗 https://t.co/JYSn1OeTY8