I'm very happy and excited that my book, Women’s Productive and Reproductive Labour: Class and Gender Inequalities in Turkey, is out now! Details are available at: https://t.co/Wst26kdK5u
Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin 123 gün süren grevi, yalnızca bir toplu iş sözleşmesi mücadelesi değildi.
İş güvencesinden grev kırıcılığına, öğretmen emeğinden sendikal haklara uzanan önemli bir deneyimi üyemiz Bektaş Deneri değerlendirdi. 1/2
👇
https://t.co/asY5J93TtE
11 yıl önce bugün, dayanışmayı ve umudu büyütmek için yola çıkan, Suruç’ta IŞID'in bombalı saldırısı sonucu hayatını kaybeden 33 düş yolcusunu saygıyla anıyoruz.
Onların özlemlerinin ve geleceğe dair düşlerinin gerçekleşmesi için emek, demokrasi ve barış mücadelesini büyüteceğiz.
Katliamın gerçek failleri açığa çıkartılıp yargılanmadığı her geçen gün yeni saldırıların zemini güçlendiriyor.Tam da bu yüzden adalet mücadelemiz aynı zamanda geleceğimizi kazanma mücadelesidir.
"Hiçbir düş yarım kalamayacak!"
Suruç için Adalet, herkes için adalet!
Unutmadık! Unutturmayacağız!
#Suruç11Yıl
OHAL’in fiili olarak devam ettiği bir kez daha kanıtlandı. Aradan geçen 10 yıla rağmen hala binlerce KESK’linin yargı süreçlerinin devam etmesine ve hukuksuz ihraçlara bir kez daha dikkat çekmek, arkadaşlarımızın görevlerine iade edilmesi çağrısında bulunmak üzere yapmak istediğimiz Nöbet eylemi polis zoru ve şiddetiyle engellenmek istenmektedir.
Konfederasyonumuz binası önünde anayasal hakkımızı kullanarak devam ettirmek istediğimiz demokratik ve meşru eyleme saldıran güvenlik güçleri konfederasyon binamızın girişine de barikat kurarak giriş çıkışları kapattı.
Şiddetle kınıyor, protesto ediyoruz.
Hak arama mücadelesi gözaltılarla, copla ve şiddetle susturulamaz.
İhraçların yarattığı hukuksuzluğu örtmeye çalışanlar bilsin ki; emek, hukuk ve adalet mücadelemizden geri adım atmayacağız.
Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın! Baskılar son bulsun! İhraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilsin!
Vakıf üniversitelerinde yaşanan akademik kıyıma dur diyoruz.
Son 2,5 yılda basına yansıyan verilere göre en az 446 akademisyen işten atıldı.
Keyfi ve hukuksuz fesihler durdurulmalı, işten atılan tüm akademisyenler görevlerine iade edilmelidir.
Dün sendika önünde yaşanan polis şiddetini, orantısız gücü ve işkenceyi daha fazla paylaşmayacağız. Şiddeti yaymak istemiyoruz. Bunun yerine burada neden olduğumuzu, ne için mücadele ettiğimizi ve kim olduğumuzu göstermek istiyoruz.
Bizler öğrencilerimizin hayatına dokunan, geleceği kuran, bilgiyi ve umudu taşıyan öğretmenleriz. Özel sektörün güvencesiz çalışma koşulları içinde öğrencilerimize duyduğumuz sevgiyle, meslek aşkımızla ve onurumuzla ayakta kalmaya çalışan öğretmenleriz.
Bugün sendikamızı temizledik. Yırtılan pankartlarımızı, parçalanan afişlerimizi topladık. Dünün izleri hâlâ her yerde. Yaşananlar aklımızda; öfkemiz, kararlılığımız ve cesaretimiz ise yüreğimizde. Gazla, şiddetle ve gözaltıyla korkutmaya çalıştığınız öğretmenler hâlâ burada.
Buradayız, mücadele ediyoruz ve vazgeçmiyoruz!
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
#AyşenGürcanKomisyonuTopla
#ÖğretmenlerYalnızDeğildir
#ÖzelSektörÖğretmenleri
#HaklıyızKazanacağız
#YaşasınDayanışma
1- Gelin size uzun uzun, 13 yıl önce sosyal medyada yayınladığım, Ethem'in sımsıcak gülüşünün canlı canlı göründüğü bu tek videonun hikayesini anlatayım:
Bir kış ayıydı, günlerden Pazar, Batıkent son metrosu...
#DilovasıİçinAdalet
Birleşik Metal-İş ( @BirlesikMetal ) Gebze 1 Nolu Şube (@BirlesikIs ) Temsilciler Kurulu:
“Türkiye adeta sermaye tarafından işçiler için bir mezarlığa dönüştürülmüş durumda. Bize bugün hâlâ bu katliamın davasını bile bu kadar uzağa kaçırarak şunu demiş oluyorlar: Sizin hayatınızın bizim nezdimizde hiçbir değeri yok.
İçeride bir tane bile devlet görevlisi, bir tane bile kamu görevlisi yargılanmıyor. Biz bugün iyi değiliz ama iyi olacağız. Bugün bizim canımız yanıyor ama onların da canı yanacak.”
Destekleri için teşekkür ederiz.
"Hakkını arayanlara kelepçe dayanmaz, kelepçeler yetmez."
Esra'yı aldık!
Şimdi sıra Cemil Aksu, Mehmet Türkmen, Cemre, Yağmur ve diğer yaşamı savunduğu için tutsak edilenlerde. 💫
@PolenEkoloji@birlesiktekstil
Cezaevi mi işkencehane mi idare ediyorsunuz?
Bugün cezaevine giden sendikamızın avukatı, Genel Başkanımız Mehmet Türkmen’in hücreye kapatıldığını öğrenmiştir.
Türkmen, içerde aylardır tedaviye erişemeyen, ilaçlarını alamayan, tek başına tuvalete dahi gidemeyen bir tutuklunun durumunu sabah koğuşa gelen başgardiyan ve diğer memurlara anlatmak istediği esnada bağırıp çağırmaya maruz kalmış, neden bağırıyorsun dediğinde ‘sen kimsin’ denilerek yaka paça ve keyfi bir şekilde hücreye atılmış, üstelik hücreye götürülürken tüm koridor boyunca kollarını arkaya alıp yukarıya doğru çekerek askı tekniğiyle onur kırıcı ve kötü muameleye maruz bırakmışlardır.
20-25 kişilik koğuşlarda 60’tan fazla kişiyi kalmaya zorlayan, hijyene erişimin neredeyse imkansız olduğu, sağlıklı insanın dahi hasta çıktığı hastaların ise iyileşemediği bu koşullar başlı başına insan onuruna aykırıyken bir de sırf tutuklu bir hasta tedaviye erişsin dedi diye Mehmet Türkmen’in kolları arkadan çekilerek hücreye kapatılması kabul edilemez.
Keyfi muamele uygulayan, insan onurunu ayaklar altına alan, genel başkanımıza işkenceye varan muamelede bulanan tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız.
Hesap vereceksiniz.
Elimden mikrofonu almaya kalkarlarsa haykırırım. Mikrofon bende!
500 gündür direniyoruz
15 arkadaş haksız, hukuksuz şekilde atıldık.
İzmir'de en çok oy toplayan partiyi herkes biliyor. Nerede?
Yanımıza bir gün gelmedi. Bu saatten sonra da reklam yapmaya gelmeyin.
V/ @evrenselgzt
5 saat süren gözaltından sonra Genel Başkanımız Gökay Çakır:
"Önce köylerimizi elimizden aldılar, sonra bizi şehirlere getirip maden patronlarına köle yaptılar. Şimdi maaşımızı da ödemiyorlar."
#HakkımıVerDorukMadencilik
GENEL BAŞKANIMIZ MEHMET TÜRKMEN’DEN MESAJ VAR
Bu not benim için, bizim için hepimiz için dışarıda dövüşen, mücadele eden, yalnız olmadığımızı, bu bedellerin boşuna ödenmediğini hissettiren, dışarıda eksilen sesimizi sesiyle, safımızı misliyle dolduran yoldaşlarıma, dostlarıma, tanıdığım tanımadığım herkese teşekkür içindir.
Daha önce olduğu gibi yine bir neferi olduğum sınıfımın, işçi sınıfının haklı davasını savunduğum için; işçileri öldüren, sakat bırakan, açlığa, işsizliğe, sefalete mahkum eden bu sömürü ve kölelik düzenine karşı işçilerin sesine ses olan, kavgasına öncülük eden sendikam BİRTEK-SEN adına mücadeleci, onurlu, sınıfının davasına ihanet etmeyen her sendikacının yaptığı ve yapması gereken bir görevi yerine getirdiğim için tam 24 gündür haksız ve hukuksuz yere tutukluyum.
Antep / Başpınar OSB’nin büyük patronları istediği için onlar üzülmesin diye Başpınar’da ve ülkenin dört bir yanında her gün yüz binlerce işçinin emeğine ve haklarına çöken, işçileri öldüren ve çolak bırakan tekstil patronlarının vahşi bir sömürü, kuralsızlık ve keyfiyet üzerine kurulu düzenleri zarar görmesin, sekteye uğramasın diye bu hukuksuzluğa imza atıp beni özgürlüğümden mahrum edenler bu yolda bizi, mücadelemizi engelleyebileceklerini sanıyorlarsa ÇOK BÜYÜK YANILIYORLAR!
Ben tutuklu olsam da sendikam BİRTEK-SEN, onun benden çok daha deneyimli, cesur ve kararlı yöneticileri; Antep’ten Urfa’ya, Malatya’dan Tokat’a BİRTEK-SEN öncülüğünde direnmeye, örgütlenmeye, mücadeleye devam eden işçilerin öfkesi, inancı ve kararlılığı dimdik ayakta. Hemen her gün mesajlarını alıyor seslerini duyuyorum.
Tutuklandığım günden beri benle, sendikamla ve üyemiz işçilerle dayanışmasını eksik etmeyen, yaptıkları eylemlerle, açıklamalarla, topladıkları yüzlerce sendikacının imzalarıyla sınıf dayanışmasının, mücadeleci sendikacılığın onurlu sesini yükselten sendikaların ve sendikacı dostlarımızın sesini her gün duyuyorum.
Başta neredeyse her gün ziyaretime gelerek, mahpusluğumun önemli bir kısmını adeta benle geçiren sendikamızın avukatı Esmer olmak üzere Antep’ten, Adana’dan, İstanbul’dan ziyaretime gelen, tutukluluğuna karşı olağanüstü bir hukuki mücadele veren, yüzlerce imzayla dilekçe veren avukat dostlarımın emeği çabası varken insanın içerde yalnız hissetmesi mümkün mü?
Milletvekili seçildiği günden bu yana en çok Başpınar işçilerinin ve hakları için mücadele eden işçilerin sadece mecliste değil grev ve direniş alanlarında, mücadele ettiği her yerde sesi olan sendikamızın öncülük ettiği her grev ve direnişte olduğu gibi cezaevinde de beni yalnız bırakmayan, kahrımızı az çekmeyen vekilim, yoldaşım Emek Partisi G. Antep Milletvekili Sevda Karaca başta olmak üzere, ziyaretime gelen DEM Parti milletvekili ve TÖP temsilcisi Perihan Koca, mecliste sesimize ses olan TİP Genel Başkanı sevgili Erkan Baş, bu hukuksuzluğu dile getiren, soru veren CHP’li ve diğer muhalefet partilerinden onlarca milletvekilinin bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı gösterdiği dayanışma öyle kıymetli ki. Ve mecliste olmayıp ama hayatın her alanında, sokakta bu çürümüş sömürü düzenine karşı mücadele eden sosyalist partiler, devrimciler...
Dışarıda olsalar, her zaman yaptıkları gibi bu hukuksuzluğu da yazacaklarından emin olduğum ve benimle aynı gerekçelerle tutuklanan değerli gazeteciler İsmail Arı, Alican Uludağ, Merdan Yanardağ gibi isimler tutuklanmalarına rağmen eğilmeden, bükülmeden, korkmadan gerçekleri yazmaya, konuşmaya devam eden, haksız yere tutuklananların sesini duyuran, adını sayamayacağım kadar çok gazeteciler varken yalnız ve çaresiz hissetmek mümkün mü?
Ve akademisyenler, aydınlar, yazarlar, sanatçılar... Yüzlerce imzayla, sesiyle, sözüyle, kalemiyle bu hukuksuzluğa karşı duran, kavgamızın, ülkemizin, sınıfımızın, halkımızın yolunu, yüzünü ve ufkunu aydınlatanlar...
İyi ki varsınız. Hepinizin dostu, kardeşi, arkadaşı, okuru, seveni, sevdikleri, tanıdığı olmaktan onur duyuyorum.
Enseyi karartmak yok.
Biz kazanacağız!
Mehmet Türkmen
G. Antep E Tipi Cezaevi
Türkiye’den İşçi Sınıfı Profilleri #6
1/3 Bahis sitesinde çalışan işçi Sarya'nın hikayesi
Bahis oyunlarının “şans” değil,
bir geçim stratejisine dönüştüğü bir dönemdeyiz.
✍️Rahime Karvar yazdı.
📎 Tamamı: https://t.co/NGCqNOpZKD
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'i cezaevinde ziyaret ettik.
Sizlere bir mesajı var:
"Dışarıda dayanışma gösteren herkese selamlar ve sevgiler.
Bir kere daha haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandım. Tutuklanma sebebimi biliyorsunuz. Maaşları ödenmediği için günlerdir fabrika önünde eylemde olan Sırma Halı işçilerine destek vermek için ziyaret ettiğimde yaptığım konuşma yüzünden tutuklandım.
Konuşmada söylediğim şeyleri biliyorsunuz, tekrar etmeyeceğim. Özetle, bu ülkede işçiler için hukuk ve adaletin olmadığını, bu ülkede hukukun ve iktidarın zenginlerden patronlardan yana olduğunu söylediğim için...
Eğer bunu söylemek suçsa, bu ülkenin %80'ini hapse atmaları gerekirdi.
Öğrendiğime göre Adalet Bakanı "Bu ülkede hukukun güçlüden yana olduğuna dair algıyı değiştirmeliyiz" şeklinde bir açıklama yapmı��.
Yani Adalet Bakanı bile bu ülkede hukukun güçlüden yana olduğunu kabul ediyor. Ama algıyı değiştirmekten bahsediyor. Algıyı değil düzeni değiştirmemiz gerekiyor.
Yalnız olmadığımı biliyorum. Tutuklama konusunda toplumun pek çok kesiminin ve binlerce işçinin dayanışmasını çok yakından hissediyorum.
Ama sesimi duyan herkesten çok özel bir isteğim var.
Sırma halı işçileri hakkını alana kadar onları yalnız bırakmayın.
Yine tam beş buçuk aydır hakkı için direnen Tokat'taki Şık Makas işçilerini yalnız bırakmayın. Onların sesini tüm ülkeye ve tüm dünyaya duyurun. Destek olun, yanlarında olun.
Eğer onların mücadelesi başarıyla, kazanımla biterse bu bedeller boşa gitmemiş olur.
Son bir isteğim ve mesajım ise başta Antep Başpınar işçileri olmak üzere Türkiye’deki bütün tekstil işçilerine;
BİRTEK-SEN’e, sendikanıza sahip çıkın. Sendikanıza üye olun. Birlik olun.
Ve unutmayın;
Bu kölelik ve sefalet düzeni birleşirsek değişir!"
Öğrencilerimizin yanındayız. Demokratik haklarını kullandılar diye soruşturma geçirmelerini, cezalandırılmalarını kabul etmiyoruz. Üniversiteler özgür düşünce ve eylemin, demokratik değerlerin mekanıdır- her zaman savunacağız.
Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine yönelik 19 Mart eylemleri gerekçesiyle başlatılan disiplin soruşturmaları ve 4 yıla varan uzaklaştırma talepleriyle eğitim hakkı gaspediliyor. Öğrenciler, açılan soruşturmaları protesto etmek ve seslerini duyurmak için eylemdeydi. Eğitim Sen Ankara 5 No'lu Üniversiteler Şubesi olarak, Genel Başkanımız Kemal Irmak’la birlikte öğrencilerimizin yanındaydık. Demokratik hakkını kullanan gençlerin eğitim hakkı gasp edilemez. Öğrenciler eğitim haklarını geri kazanana kadar sürecin takipçisi olacağız.
#HacettepeAyakta