Yazımızı Kışa Çevirdiniz!
@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@tipgenelmerkez
---------------------------------
Artık yetmedi mi?
Çocuk yaşta dökülen alın terini, heba edilen gençlik yıllarını ve helal emeğimizi yok sayarak geleceğimizi gasp ettiniz. Sözünüzü yuttunuz, bizi mağdur ettiniz; ama biz hakkımızı unutmadık!
----------------------------------
Türkiye'nin Kayıp Ustaları, Kayıp Gençleri ve Kazanılabilecek Gelecek
Türkiye, 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi'nde beceri uyumu, kayıt dışılıkla mücadele, sosyal koruma, kapsayıcı istihdam ve nitelikli işgücü başlıklarını öncelikli hedefler olarak sıraladı. Bu strateji, ülkemizin insan kaynağı sorununu masaya yatıran en güncel resmî çerçevedir. Ancak bu belgenin hedeflerine ulaşabilmesi, öncelikle Türkiye'nin kendi yetişmiş insan kaynağına sahip çıkmasına bağlıdır. Bugün üretimin tam merkezinde yer alan; usta, teknisyen, uzman ve işletme sahibi olarak ekonomiyi ayakta tutan bir kitle var ki, onların emeğinin karşılığı hâlâ eksik bırakılmaktadır. Ve o kitle biziz.
Staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti meselesi, sadece teknik bir düzenleme konusu değil; doğrudan bir sosyal adalet, ekonomik gelecek, bir memleket meselesidir. Geçmişte üretimin içinde bizzat yer aldık, alın teri döktük. Bugün bize "öğrenci" dediler. Artık bu tanımlamadan vazgeçin. Öğrenci, iş kazası ve meslek hastalığı riski altında eğitim görmez. Öğrenci okulda olur; saç bükme makinesinin başında, torna frezede, kaynak makinesi elinde, döküm atölyesinde, ağır vasıta sanayinde, otellerin mutfaklarında, elektrik, su, telefon altyapı gibi ağır iş kollarında olmaz. Üstelik bizim okulda olduğumuz bir gün, çalıştığımız beş gündü. Çıraklık ve staj dönemlerimiz böyle geçti. Ve biz bugün bu ülkenin 40 yıldan fazladır çözüm bekleyen emekçileriyiz. Buna rağmen, yıllarımızı verdiğimiz emeğin karşılığını alabilmek için hâlâ mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz. 1986 yılında çıkarılan 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile kısa vadeli sigorta kolları kapsamında, bedava iş gücü olarak yıllarını heba eden insanlarız. Devlet tarafından sigorta girişi yapıldı, sigorta sicil numarası verildi, işe giriş tarihi verildi. Ancak bu sigortalar uzun vadeli sigorta kolları kapsamına alınmadı. Sosyal güvenlik sistemi birçok kesime hak tanırken (Yurt dışı çalısma/çalışmama) yok saydı. Bu sistemin artık değişmesini istiyoruz. Yetmedi mi?
Bu mücadelenin kendisi, başlı başına bir ekonomik ve sosyal maliyet üretmektedir. Yıllardır süren hak arayışı, enerjimizi, istihdama, üretime, iş geliştirmeye ve genç stajyer çırak yetiştirmeye vermemizin önüne geçmektedir. Biz ustalar, bilgi ve tecrübelerimizi bir sonraki nesle aktarmak yerine Ankara yollarında, meclis görüşmelerinde, siyasi parti randevularında, basın açıklamalarında , mitinglerde toplantılarda çözüm arıyoruz. Her bir organizasyon; yol, konaklama ve iş kaybı maliyetleriyle aile bütçemizden eksiliyor.
Bu sürecin aile hayatımıza etkileri de ağırdır. Eşe ve çocuklara ayrılan zaman azaldı, sürekli bir mücadele hâli aile içi huzurumuzu zedeledi. Gelecek planlarımız ertelendi, aile bütçelerimiz sarsıldı. Aynı şekilde, sosyal ve psikolojik etkiler de derindir. Umutsuzluk, karamsarlık ve yorgunluk yaygınlaştı; topluma ve kurumlara duyduğumuz güven yıprandı, aidiyet duygumuz zedelendi, sosyal yaşantımızdan koparıldık.
Çözümün her ertelendiği gün, sanayimizden bir usta, geleceğimizden bir genç, ekonomimizden bir değer eksilmektedir...
40 yıl geçti yazımızı kışa çevirdiniz
Yetmedi mi?
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu 🇹🇷
Yazımızı Kışa Çevirdiniz
Yetmedi Mi
#StajyerÇırağaSözVarTutanYok
Günü Kurtarmak Değil,Geleceğe Işık Olmak Mesele!
@TBMMresmi@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@emekpartisi@tipgenelmerkez@MemleketimParti
Sahip Çıkmadınız!
Bu ülkenin fabrikalarında, atölyelerinde ve sanayi sitelerinde gencecik yaşta tezgah başına geçen öz evlatlarına sahip çıkmadınız.
Sahip çıkmadınız Çalışma Bakanlığı! Sahip çıkmadınız Milli Eğitim Bakanlığı!
Kürsülere her çıktığınızda “sanayinin lokomotifi, üretimin bel kemiği” diye övdüğünüz, mesleki eğitimi “memleket meselesi” ilan ettiğiniz bu insanları, sıra hak teslimine gelince görmezden geldiniz.
Bakanlıklarımızda sürekli mesleki eğitimi geliştirmek için toplantılar yapılıyor, projeler havada uçuşuyor. Peki, o şatafatlı salonlarda, takım elbiseli paydaşlarınızla hiç kısa vadeli sigorta kollarının yarattığı tahribatı konuştunuz mu? Bu yoldan çocuk yaşta geçen çırak ve stajyerlerin hakkını verelim diye hiç masaya oturdunuz mu? Görmezden geldiğiniz, üstü yağ, pas ve kir içinde olan, kenara ittiğiniz garibin evlatlarını hiç duydunuz mu?
"Ben e-Devlet’e giriyorum, giriş tarihim 1990 yazıyor. Primim dolu, 8000 gün primim var. Yaşım 46. Ama çıraklık ve staj uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılmadığı için hakkımı alamıyorum. 10 yaşından beri sanayilerdeyiz..."
İşte bu feryat, takım elbiseleriyle sıcak salonlarda oturup maliyet hesapları yapanların sanayideki gerçek karşılığıdır! Hak teslimini "maliyet" görenler, 8000 gün prim biriktirmiş bu ömürleri, çocuk yaşta dökülen bu alın terini neyle açıklayacak? Söz konusu işveren teşvikleri ve şirket muafiyetleri olduğunda cömert davrananlar, sıra bu ülkenin öz evlatlarına gelince vicdanlarını kapatıyor.
Neden Sessizsiniz? Neden Sahip Çıkmıyorsunuz?
Buradan Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) sesleniyoruz: Neden sessiz kaldınız? "İnsan Onuruna Yakışır İş" sizin temel sloganınız değil mi? Tam sosyal güvence, fiili çalışma hayatına adım atıldığı an başlamıyor mu?
Devamında sessiz kalanlara, bu adaletsizliğe göz yumanlara soruyoruz! Emeğin savunucusu olduğunu iddia eden ama çırak ve stajyerlere gelince sus pus olan sendikalar, neden sessizsiniz? Hakikati yazması gereken basın mensupları, meydanlarda söz verip Meclis'te susan siyasi partiler, neden sahip çıkmıyorsunuz? Neden bu ülkenin öz evlatlarına karşı başınızı kuma gömüyorsunuz?
Geleceğin Üretim Ordusunu Yok Ediyorsunuz
Bu güvencesiz sistemin bedeli sadece geçmişle sınırlı değil; bugün de mesleki eğitim adı altında tam koruma sağlanmayan gencecik evlatlarımız iş kazalarında hayatını kaybetmeye devam ediyor. Dün bizi korumayan bu düzen, bugün de can yakıyor. Siz bugün çıraklık ve staj dönemlerindeki hakları teslim etmeyerek, aslında yarın çocuklarını meslek okullarına gönderecek ailelerin de güvenini kırıyorsunuz. Yarının üretim gücünü kendi ellerinizle baltalıyorsunuz.
İşte bir bayram daha geldi çattı. Herkes sevdikleriyle bayramlaşırken; çocukluğundan beri sanayinin yükünü sırtlayan, hak teslimi yapılmadığı için bugün hâlâ üniversitedeki kızına kredi kartından borç çekip harçlık göndermek zorunda kalan babaların, hakları verilmeyen çırak ve stajyerlerin bayramı yine buruk.
Devlet kayıtlarında iş akdi ile işe girişi yapılmış Çırak ve Stajyerlerin haklarının eksiksiz teslim edilmesini, fiili çalışmamızın ve çocukluğumuzun hakkını istiyoruz!
Biz emeğimizin ve alın terimizin hakkıyla geldik.
Siz sahip çıkmadınız, duymadınız.
Unutmadık.
Mücadelemiz kararlılıkla devam edecek.
Staj ve Çıraklık Sgk Başlangıcı Olacak!
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu 🇹🇷
#StajyerÇırak
#BaşlangıçHakkımız
#SökeSökeAlırız
CUMHUR İTTİFAKI’NA ÇAĞRIMIZDIR!
@RTErdogan@NumanKurtulmus@mehmetucum@oktay_saral@ejderacikkapi@MahinurOzdemir@profdrorhanates@MvDrHasanArslan@aerdemcantimur@Korkutata_Zeki@isikhanvedat@vedatbilgn@akbasogluemin@NazimMavis@leylasahinusta@resulkurt34@vedatbilgn@zorlu77@abuyukgumus@memetsimsek@FeyziBerdibek1@ozmehmetemin@ZehraNurAydemr@RSKatircioglu@cemil_yaman@makif_yilmaz@ProfDrHulagu@VeyselTipioglu@AvOzlemZengin@ozturkercn@kemalkarahanmv@latifselvi42@IbrahimUKaynak@rukiye_toy@yilmazbuyukaydn@tcbestepe@iletisim@Akparti
Bir Parmağın Koptuğu Yerde Vicdan Sessiz Kalamaz
MESEM kapsamında çalışan 16 yaşındaki stajyer işçi Ömer’in, Bursa İnegöl’de görev yaptığı metal doğrama atölyesinde geçirdiği iş kazasında parmağının bir kısmını kaybettiğini üzüntüyle öğrendik.
Ömer evladımıza acil şifalar diliyor, ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu olay, mesleki eğitim sistemindeki güvence eksikliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Üretimin merkezinde yer alan gençlerin çalışma hayatı, güçlü sosyal koruma ile desteklenmelidir.
Eksik güvence; üretimi, geleceği ve adaleti zayıflatır.
Bizler; çıraklık ve staj döneminde fiilen çalışan, üretimin içinde yer alan ve iş kazası ve meslek hastalığı riski taşıyan yüzbinlerin temsilcileriyiz.
1986’dan bu yana 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında sisteme dahil edilen stajyer ve çıraklar; sigorta girişleri
yapıldı, sigorta sicil numarası aldı, sigorta kartları verildi, işletmelerde çalıştı ve üretime katkı sundu. Ancak bu başlangıç tarihleri uzun vadeli sigorta kolları kapsamında tam sigorta başlangıcı kabul edilmedi.
Bu insanlar yıllarca fabrikalarda, atölyelerde ve sanayi sitelerinde üretimin yükünü taşıdı. Bugün ülkenin usta kadrolarını oluşturan bu kuşak, sanayinin devamlılığını sağladı. Bu emeğin görmezden gelinmesi, üretim kültürünü zayıflatmaktadır.
Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu güçlü üretim ve güçlü Türkiye hedefi; çıraklar ve stajyerlerin çalışma hayatı güçlendirilmeden sürdürülebilir değildir.
Sosyal devlet anlayışı, emeğin hiçbir dönemini görmezden bırakmamalıdır. Aynı iş yerinde çalışan kişilerden birinin çalışma süresi geçerli sayılırken diğerinin yok kabul edilmesi, eşitlik duygusunu zedelemektedir.
Bugün sanayinin en büyük sorunlarından biri nitelikli insan kaynağıdır. Usta yaş ortalaması yükselirken gençler üretimden uzaklaşmaktadır. Mesleki eğitimin itibarı korunmadan sanayinin geleceğini korumak mümkün değildir.
Cumhur İttifakı’ndan beklentilerimiz
3308 sayılı Kanun’un güncellenmesi:
Çıraklık ve staj dönemindeki ilk işe giriş tarihlerinin uzun vadeli sigorta başlangıcı kapsamında değerlendirilmesini sağlayacak düzenlemeler öncelikli olarak TBMM gündemine alınması ve gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi.
Meclis denetim mekanizmalarının işletilmesi:
İlgili bakanlıklara verilecek soru önergeleriyle sürecin yakından takip edilmesi sağlanmalıdır.
Kamuoyu gündeminin güçlendirilmesi:
Konu; üretim, sosyal adalet ve gençlerin geleceği çerçevesinde güçlü şekilde gündeme taşınmalıdır.
Dijital iletişim desteği:
Parti teşkilatları ve resmi iletişim kanalları aracılığıyla toplumsal farkındalık artırılmalıdır.
Komisyon çalışmalarına katkı sunulması:
TBMM komisyonlarında teknik, hukuki ve sosyal boyutlarıyla kapsamlı değerlendirme yapılmalıdır.
Genel Kurul konuşmaları:
Çırak ve stajyerlerin yıllardır süren beklentisi Meclis kürsüsünde güçlü biçimde dile getirilmelidir.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak; çözümün gecikmeden hayata geçirilmesi için tüm kurumlarla, siyasi partilerle, sendikalarla ve ilgili paydaşlarla iş birliğine hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Üretimin içinde yetişen, sanayinin yükünü taşıyan insanların hakkını teslim edecek düzenleme hayata geçene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
40 yılı aşan bu meselenin, Türkiye Yüzyılı hedeflerine uygun şekilde çözüme kavuşmasını bekliyoruz.
Stajyeri Çırağı
#MuhalefetDuyduİktidarNerede
📢 Kamuoyuna Duyuru: Staj ve Çıraklık Mağduriyeti Hak Arayışımıza Teşekkür,
@ntv
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak, yıllardır süregelen bu büyük haksızlığın giderilmesi yolunda sesimizi duyuran, haklı taleplerimizi kamuoyu gündemine taşıyan tüm paydaşlarımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
💼 Mücadelemizin Özü
Bilindiği üzere, binlerce vatandaşımız staj ve çıraklık döneminde sigorta girişlerinin yapılmasına rağmen, bu sürelerin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmemesi nedeniyle ciddi bir hak mahrumiyeti yaşamaktadır.
Federasyonumuz, Türkiye’nin dört bir yanından gelen mağdurlarla birlikte Ankara’da ve tüm illerimizde düzenlediği buluşmalarla bu sorunun çözümü için kararlılıkla çalışmaya devam etmektedir.
🙏 Teşekkürlerimizle
Özellikle bu hafta içerisinde sesimizi gür bir şekilde duyuran:
• NTV Haber Merkezi'ne ve kıymetli sunucu Benel Yalçın’a,
• Konuyu teknik ve hukuki boyutuyla ele alan Prof. Dr. Cem Kılıç hocamıza,
• Ve bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan tüm basın mensuplarına, sivil toplum kuruluşlarına ve değerli halkımıza sonsuz şükranlarımızı sunarız.
🎯 Talebimiz Net!
Staj ve çıraklık başlangıcının, emeklilik sigortası başlangıcı olarak kabul edilmesi bir lütuf değil, bir haktır. Hükümetimizden ve ilgili bakanlıklarımızdan bu mağduriyete son verecek yasal düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçirmelerini bekliyoruz.
"Staj ve Çıraklık Sigortası Bir Hak Mücadelesidir!"
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Yönetim Kurulu
Stajyer Çırak
#MuhalefetleDireniyor
Ulus’ta Buluş, Adaleti Konuş!
@TBMMresmi@TBMMGenelKurulu@Akparti@MHP_Bilgi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@herkesicinCHP@iyiparti@rprefahpartisi@YeniYolTBMM@devapartisi@GelecekPartiTR@SaadetPartisi@_DemokratParti@anahtarparti@zaferpartisi@MemleketimParti@iloankara@EUDelegationTur
ADALET İÇİN, EMEĞİMİZİN HAK TESLİMİ İÇİN, GELECEĞİMİZ İÇİN ANKARA’DA BULUŞUYORUZ!
🗓️ Tarih: 10 Mayıs 2026 – Pazar
🕚 Saat: 11 : 00 – 12 : 00
📍 Yer: Anıtkabir Ziyareti / Tandoğan Girişi.
🕐 Saat: 13 : 00
📍 Yer: Ulus Meydanı / Heykel
Basın Açıklaması.
Yıllar önce, daha çocuk yaşta tezgâhın başına geçtik; fabrikalarda, sanayi sitelerinde, üretimin tam kalbinde... Bu ülkenin üretim gücüne alın terimizle katkı sunduk. Zanaatı öğrendik, yetiştik ve yetiştirdik. Kırk yıldır sanayinin yükünü omuzladık; iş disiplinini hayatımıza genç yaşta kattığımız gibi, bu değerleri genç çırak ve stajyerlere de aktardık.
Bugün açık bir gerçeği yüksek sesle dile getiriyoruz:
Staj ve çıraklık sürecinde atılan o ilk adım, görmezden gelinecek bir ayrıntı değildir. İlk sigorta girişi, çalışma hayatına attığımız adımın resmî başlangıcıdır. Bu başlangıcın, uzun vadeli sigorta kapsamına dâhil edilmesi ise yıllardır beklenen adaletin bir gereğidir.
Neden 10 Mayıs'ta Ankara'dayız?
Beklemekten yorulduğumuz için.
Görmezden gelinmekten bıktığımız için.
Yıllarca alın teriyle katkı sunduğumuz bu ülkeden, şimdi o katkının resmî karşılığını istemeye geldik.
Çünkü evlatlarımız, bizim ödediğimiz bedelleri bir daha ödemesin.
Çünkü bu hikâyenin kahramanları olarak, son sayfanın adaletle bitmesini istiyoruz.
Çünkü onların hikâyesi, bizim kaldığımız yerden değil, kazandığımız yerden başlasın.
Ankara Büyük Buluşması'nda seslendireceğimiz hayati başlıklar:
Çıraklık ve Staj Başlangıçtır:
Çocuk yaşta imzaladığımız iş akdi, ilk sigorta girişi; emeğe ve çalışma hayatına attığımız ilk adımdır. Bu girişlerin, hak kaybına yol açmadan. İnsan Onuruna Yakışır ve Geride hiçbir kimse kalmadan
değerlendirilmesi en acil ve önemli beklentimizdir.
Gençlerin Güvencesi Esastır:
Bugünün çırakları ve stajyerleri, güvencesizliğe terk edilemez. Mesleki eğitim süreci, koruyucu ve denetimli bir sistemle yürütülmelidir. Hiçbir kardeşimiz, meslek öğrenirken canından olmasın.
İş Kazalarına Karşı Sıfır İhmal:
Gençlerin can güvenliği ertelenemez. Etkin denetim, güçlü gözetim ve iş sağlığı kültürü bir zorunluluktur.
Akredite İş Yerleri ve Usta Eğitici Desteği:
Gençlerimiz; rehberlik eden, gözeten ve güvenli çalışma düzeni sunan iş yerlerinde yetişmelidir.
Sözümüz Net:
Biz; eli anahtarlı, üstü yağ içinde, yazın kavurucu sıcağını, kışın dondurucu soğuğunu iliklerine kadar hissederek büyüyen bir kuşağız.
Derdimiz ayrıcalık değil; yıllardır karşılığı verilmemiş emeğin tanınmasıdır.
İstediğimiz, 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun revize edilmesi, adaletin yerini bulmasıdır.
Saraylar sizin, meydan bizim.
10 Mayıs'ta Ulus'ta, Ankara'nın kalbinde sesimizi yükseltiyoruz.
Bu ses, görmezden gelinen emeğin sesi olacak.
Bu yürüyüş, hak tesliminin yürüyüşü olacak.
Ve biz, hakkımızı almaya kararlıyız.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu 🇹🇷
#StajyerÇırakDiyorki
#SaraylarSizinUlusBizim
9 Eylül 1999 öncesinde 1 gün bile sigortalı çalışanlar EYT yasasıyla emekli olurken
Aynı dönemde aylar/yıllarca SSK kayıtlı stajer ve çırak çalışanların bu emekleri görmezden gelindi
Staj-Çıraklık Sigortası mağdurları Pazar günü Ankara’da maruz kaldıkları haksızlığı haykıracak
Staj ve çıraklık mağdurları haklarını arıyor.
"Stajyer ve çıraklar üretim bölümünde olamaz, makina önünde tek başına duramaz"
Sosyal Güvenlik Müşaviri #MuratBal#ÇalarSaatHaftaSonu canlı yayın konuğu... #KarşılığıBuMu
Sözümüz söz derken Staj Çıraklık mağduriyetine 3 dönem 15 yıldır sözünüz var @MHP_Bilgi mağdur artık @dbdevletbahceli beyden Çıraklık SGK başlangıcı olsun diye Meclisimize yasa tasarısı sunmanızı 3308 e kanun teklifi bekliyor
MHP Çözüm Sizde
#StajyerÇırağınSabrıKalmadı
Sayın Nihat Zeybekçi @ZeybekciNihat
Bu açıklamanızda "Staj ve Çıraklık Sigortasından işe giriş hakkını verirsek gelecek nesillerin hakkına geçmiş oluruz" demişsiniz. İnşallah bir dil sürçmesi olarak yapmışsınızdır bu açıklamayı.
Çünkü siz bu hakkı yurtdışındaki çalışan çıraklara veriyorsunuz,
Çünkü stajyer ve çırakları TÜİK verilerinde çalışan gösteriyorsunuz,
Çünkü doğum borçlanmasında işe girişi kabul ediyorsunuz.
Size bu hakkın ne kadar önemli olduğunu bir hadisle hatırlatmak isterim "işçinin alın teri kurumadan hakkını verin" diyor Peygamberimiz.
Eğer gelecek nesilleri düşünüyorsanız bu hakkı verin ki gelecekte MESEM'lere Meslek Liseleri'ne gidecek kişi bulalım, bu şekilde yaparsanız biz Ara Eleman bulamayacaz. Lütfen sözlerinizi ve düşünceleriniz hak yoluna doğrultun.
Saygılar.
Nihat Zeybekçi
Stajyer Çırak
Hırsız Değildir
#3308eTescilVarHakYok
KINIYORUZ
En küçük yaşında en büyük emekleri veren çocuk işçilere fırsatçı popülist gibi söylemlerinizle konuya vakıf olmadan yaptığınız konuşma partiniz @Akparti ye zarardan başka hiç birşey katmayacaktır
@ZeybekciNihat
Stajyer Çırak
#3308eTescilVarHakYok
BİZ ADALETİ, SİZ NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
@Akparti@MHP_Bilgi@MhpTbmmGrubu@csgbakanligi@tcmeb@adalet_bakanlik@HMBakanligi@ticaret@dbdevletbahceli@MKalayci42@ifarukaksu
Sayın Cumhur İttifakı Liderleri ve Karar Vericileri,
Bugün staj ve çıraklık sigortası meselesi; iş dünyasından esnaf temsilcilerine, işçi konfederasyonlarından uluslararası kuruluşlara kadar devasa bir "Milli Mutabakat" haline gelmiştir. Bu çözümün önünde ne ekonomik ne hukuki ne de toplumsal bir engel kalmıştır. Tüm yollar tek bir noktada "Çözüm" için birleşirken, bizler Federasyon olarak soruyoruz:
1. Milli Teknoloji Hamlesi’nin Kahramanları İçin Neyi Bekliyorsunuz?
Bugün gurur kaynağımız olan TOGG fabrikası gibi stratejik alanlarda görev yapan mühendisler, teknisyenler ve ustalar, aslında bu ülkenin üretim bantlarında çocuk yaşta yetişen, ter döken, emek veren stajyerler ve çıraklardır.
Ülkemizin teknolojik bağımsızlığını omuzlayan bu kahramanların geçmişteki emeğini yasal statüye kavuşturmak, onlara hak ettikleri değeri ve itibarlarını iade etmek için daha neyi bekliyorsunuz?
2. Ahilik Sözünü ve Medeniyet Değerlerini Taçlandırmak İçin Neyi Bekliyorsunuz?
Her kürsüde "Ahilik geleneği bizim özümüzdür" diyerek övünüyoruz. Ancak o geleneğin bugünkü temsilcileri olan bizleri, kanun önünde "çalışmamış" saymak bu köklü kültüre ve sosyal devlet ilkesine sığar mı? Emeğin hakkını vermeyi medeniyetimizin gereği olarak görüyorsak, bu hakkı teslim etmek için neyi bekliyorsunuz?
3. Esnaf ve Sanayici "Biz Hazırız" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
Türkiye’nin lokomotifi olan Ticaret ve Sanayi Odaları ile Esnaf kuruluşları, 40 yıldan fazladır kanayan bu yaranın kapanması için devletimizin yanındadır. İşverenlerimiz ve esnaf temsilcilerimiz, usta-çırak- stajyer bağının kopmaması adına gerekirse her türlü maddi desteği vermeye hazır olduklarını beyan etmişlerdir. Hatta geçmiş görüşmelerimizde askerlikten muaf tutulması gibi radikal teşviklerin hayata geçirilmesi dahi gündeme gelmiştir. Sanayici ve esnaf "Ben bu yükü paylaşırım" derken, bu iradeyi yasalaştırmak için neyi bekliyorsunuz?
4. İşçi Konfederasyonları "Adalet" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
Ülkemizin en büyük işçi konfederasyonları olan TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ, gibi bu mağduriyetin giderilmesini bir sosyal adalet meselesi olarak görmekte ve çözüm için tam destek vermektedir. Emekçinin temsilcileri, fiili iş başı tarihinin sigorta başlangıcı sayılması konusunda hemfikirken; milyonların bu güçlü sesini duymak için neyi bekliyorsunuz?
5. Uluslararası Hukuk ve Prestij İçin Neyi Bekliyorsunuz?
ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ve Avrupa Birliği standartları fiili çalışmanın sigorta başlangıcı sayılmasını "insana yakışır iş" olarak tanımlamaktadır. Dünya standartları ve evrensel hukuk bu hak kaybının bitirilmesi gerektiğini tavsiye etmişken, Türkiye’nin bu haklı beklentinin gerisinde kalmaması için neyi bekliyorsunuz?
6. "Türkiye Yüzyılı, Emeğin Yüzyılı Olacak" Derken Neyi Bekliyorsunuz?
Bizzat devletimizin en üst mercilerinden ilan edilen "Türkiye Yüzyılı, Emeğin Yüzyılı olacak" vizyonu, bizler için en büyük umuttur. Bu vizyonun içinde, ülkenin üretim çarklarını döndüren öz evlatlarını dışarıda bırakmak, onlara "siz çalışmadınız" demek bu hedeflere yakışıyor mu?
Sonuç Olarak;
Üretim ekonomisi diyorsak; esnafımız hazır, sanayici hazır, işçi konfederasyonlar hazır, uluslararası hukuk yanımızda, halkın vicdanı ise çözüm bekliyor. Ortada çözülememesi için hiçbir neden kalmayan bu milli meseleyi artık neticelendirmek, Türkiye Yüzyılı’na yakışan en adil sonuç olacaktır.
Milyonlarca vatandaş ve aileleri adına, çözümün adresi olan Cumhur İttifakı’na bir kez daha soruyoruz: Adaleti tesis etmek ve bu hukuki eksikliği gidermek için daha neyi bekliyorsunuz?
70' den fazla kanun teklifi ve çözümsüzlük içinde,
Stajyer ve Çırağı Bitirdiniz,
Artık Geleceğimiz de Bitmesin.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu🇹🇷
Neyi Bekliyorsunuz
#StajyerÇırağıBitirdiniz
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’ne Açık Çağrı: Söz Senettir, Mağduriyet Bitmelidir
@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi
Konu: Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurlarının Haklı Mücadelesi ve Verilen Sözlerin Gereği.
Siyasetin temel taşı güvendir; toplum nezdinde itibarın ölçüsü ise verilen sözlerin arkasında durma iradesidir. "Söz Senettir" şiarıyla hareket eden bir geleneğin temsilcileri olarak, milyonlarca staj ve çıraklık mağdurunun gözü ve kulağı uzun süredir sizlerden gelecek müjdeli haberdedir.
Genç yaşta sanayide, atölyelerde ve işletmelerde "fiilen" çalışarak ülke ekonomisine katma değer sağlayan, ancak sigorta girişleri emeklilikte başlangıç sayılmayan bu kitle; bir lütuf değil, anayasal hak olan emeklerinin karşılığını talep etmektedir.
Bu bağlamda hatırlatmak isteriz ki:
Emeğin Siyaseti Olmaz: Çocuk yaşta iş hayatına atılan çırak ve stajyerlerin alın teri, bugün bürokratik engellere takılmaktadır.
Adalet Beklentisi: Aynı iş yerinde çalışan iki kişiden birinin teknik okul mezunu olması nedeniyle emekliliğinin yıllarca ötelenmesi, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Sözün Gereği: Seçim beyannamelerinde ve meydanlarda dile getirilen çözüm vaatleri, bugün somut bir kanun teklifiyle taçlandırılmayı beklemektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin, Türk işçisinin ve emektarının yanında duran duruşunu biliyor; #MhpStajyeriÇırağıBekletme diyerek bu düğümün bir an evvel çözülmesini bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki; bekletilen adalet, adalet değildir.
Vatan sevgisi, vatana hizmet edenin hakkını teslim etmekle başlar. Gereğinin yapılacağına olan inancımızı korumak istiyoruz.
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları
Söz Senettir
#MhpStajyeriÇırağıBekletme
HAK ADALETLE BAŞLAR!
Sayın: @RTErdogan
Sayın: @dbdevletbahceli Sayın:@isikhanvedat
Sayın: @Yusuf__Tekin
Sayın: @AskinToren1
Sayın: @skaygusuz
Sayın: @MSCANBAL
Sayın: @B_Palandoken
Sayın: @RHisarciklioglu@csgb_digm@ATOkurumsal@ASOKurumsal@IKGPRO
Ahilikten günümüze,
Bir ömür, bir duruş:
Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “Tam işinin ustası” ve “İş biter, ustalık kalır” vurgusu, ülkemizin üretim geleceğine ışık tutan çok kıymetli bir gerçeği ifade etmektedir. Bir zanaatkâr adayının tezgâh başında dökülen her damla alın teri, sadece bir eğitim süreci değil; aynı zamanda fiili bir çalışmanın eseridir. Savunma sanayinden yüksek teknolojiye, enerjiden kritik üretim alanlarına kadar uzanan bu emek, güçlü yarınlarımızı inşa eden millî bir değerdir.
Usta kolay yetişmiyor:
Ustalık, kısa yolu olmayan uzun bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, çocuk yaşta atılan bir adımla başlar. Staj ve çıraklık döneminde, henüz kimsenin girmek istemediği işlerin sorumluluğunu almak yetmez; adeta dağların bile taşıyamayacağı bir yükü omuzlayan bir irade,bir sabır, ustalığın temelini atar. O yıllar, öğrenmekten önce dayanmayı, ayakta kalmayı ve işi ciddiye almayı öğretir. Alkış yoktur, kolaylık yoktur. Ama karakter tam da burada, sessizce ve sağlamca şekillenir.
Bu temel üzerine üç ana unsur inşa edilir: zaman, emek ve sabır.
· Zaman aceleye gelmeyen, yıllar süren bir birikimdir. Bu süreç atlanamaz, hızlandırılamaz.
· Emek hatalarla yüzleşmeyi, sürekli gelişmeyi ve konfor alanını terk etmeyi gerektirir. Aynı işi yapmak yetmez, her gün biraz daha iyisini aramak gerekir.
· Sabır ise tüm bu süreci ayakta tutan iradedir; fedakârlık, vazgeçmeden devam edebilme gücüdür.
Yıllar içinde insan sadece işi öğrenmez; değişir. Eli daha hassas olur, gözü en ince detayı yakalar, kulağı en küçük farkı ayırt eder. Hareketler refleksle akmaya başlar; zihin ise daha derin, daha stratejik düşünmeye odaklanır. Ustalık, hızlı tüketim çağında derinliğin ve kalitenin temsilidir. Bir ustanın değeri, ortaya koyduğu işten çok, o noktaya gelene kadar verdiği mücadelede gizlidir.
Usta yetişmez, yetiştirilir. Zamanla, emekle ve zorlu bir başlangıcın içinden geçerek… Bu yüzden her usta, bir ömrün birikimidir.
Ahilik kültüründen modern çalışma standartlarına
Kültürümüzde ustalığın piri olan Ahilik geleneği, emeğin kutsallığını ve karşılığının vakit kaybetmeden teslim edilmesini öğütler. Bugün yüksek teknoloji üretiminde bir “usta” imzası varsa, bu; çıraklık ve staj döneminde atılan o sağlam ve disiplinli temeller sayesindedir. Ustalık, sabırla yoğrulan bir hayat biçimidir ve bu onurlu yolculuğun başladığı gün, bir çalışanın meslek hayatındaki en temel miladıdır.
Güçlü bir gelecek, güvenceyle mümkündür:
Gençlerimizi ustalığa giden bu yola davet ederken onlara sunacağımız en büyük güven, emeklerinin başladığı andan itibaren devletimizin sosyal güvenlik şemsiyesi altında olduklarını hissetmeleridir. 1986’dan bugüne, çıraklık ve staj döneminde yapılan fiili çalışmaların, anayasal bir hak çerçevesinde ve uluslararası çalışma standartlarına uygun, insan onuruna yakışır biçimde sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi; üretimin sürdürülebilirliği, çalışma barışı ve sosyal adalet adına bir gerekliliktir.
Devletimizin “ustalık yolu” olarak gösterdiği bu emek sürecinin sosyal güvenlik haklarıyla taçlandırılması, gençlerimizin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak en önemli adımdır. Üreten, ter döken ve “ben de varım” diyen her elin hakkı, başladığı gün itibarıyla hukuki güvence altına alınmalıdır.
40 yılı aşkın süredir çözülemeyen çıraklık ve staj sigortası mağduriyetinin giderilmesi için devlet kurumlarına, TBMM'ye, sendikalara ve ILO'ya sesleniyor; nesiller boyu süren bu hak kaybına son verilmesi için her türlü katkıya hazır olduğumuzu bildiriyoruz.
Geleceğin ustalarıyla birlikte, emeğin değer bulduğu bir Türkiye için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.
#İnsanaYakışırİş
#MeslekiveTeknikEğitim
#MTEGM
Çalıştık Emek Verdik Yok Sayıldı
Adalet Nerede
#StajyerÇırakOrada
40 Yıllık Emek, Bir İmzalık Adalet.
Sayın: @RTErdogan
Sayın: @dbdevletbahceli
Sayın: @_cevdetyilmaz
Sayın @isikhanvedat
Sayın: @MKalayci42
Sayın: @oozgurbayraktar
Sayin: @yusuftanik18
Sayın: @MuratCaner55
Sayın: @Kubilay08093131
Sayın: @MerKarao20
Sayın: @Yaartos41121435
Sayın: @SRTELARZ@MHP_Bilgi@MhpTbmmGrubu@TBMMresmi
Genel Merkez’de Emeğin Sesi
40 Yıldan fazladır çözüm bekleyen Staj ve Çıraklık Sigortası Mağduriyetimiz, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’nde üst düzeyde ele alınmış; Genel Başkan Yardımcıları Sayın Mustafa Kalaycı ve Sayın Özgür Bayraktar ile MYK üyesi Sayın Yusuf Tanık ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirilmiştir.
Görüşmeye; Federasyon Başkanımız Sn. Murat Aydın öncülüğünde Ankara Derneğimiz, Kocaeli ve Kayseri derneklerimizin değerli başkanları ve yol arkadaşlarımız katılmıştır.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak; tüm derneklerimizi ve mücadelemize güç katan yol arkadaşlarımızı kararlı girişimlerinden dolayı tebrik ediyor; MHP Genel Başkan Yardımcıları Sn. Mustafa Kalaycı ve Sn. Özgür Bayraktar’a ile MYK Üyesi Sn. Yusuf Tanık’a hassasiyetleri ve nazik kabulleri için şükranlarımızı sunuyoruz.
Sorunun Tarihçesi ve Hak Kaybımız
1986 yılında yürürlüğe giren 3308 Sayılı Meslekî Eğitim Kanunu, mesleki eğitimi güçlendirmeyi hedeflemiş; ancak uygulamada nesiller boyu süren önemli eksiklikler ortaya çıkmıştır
Sanayi ve atölyelerde fiilen çalışan bizlerin sigorta girişleri yalnızca kısa vadeli sigorta kolları kapsamında yapılmış; iş kazası ve meslek hastalığı riski altında geçen yıllar, hizmet süresine dahil edilmemiştir. Üretimin içinde geçen bu sürelerin sosyal güvenlik sistemi açısından yok sayılması, hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu nedenle, ilk işe giriş tarihimizin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi ve fiili çalışmanın hizmet olarak tanınması artık ertelenemez bir düzenleme niteliği taşımaktadır.
Mhp'nin Duruşu ve Beklentimiz
9 Şubat 1969’da Merhum Alparslan Türkeş tarafından kurulan MHP, o günden bugüne Milletin ve Devletin teminatı olmuştur.
Söz konusu Vatan olduğunda şahsî menfaatleri bir kenara koymayı başaran ülkücü hareket, ülkenin geleceğini inşa eden stajyer ve çırakların emeğine sahip çıkmış; “ağaç yaşken eğilir” anlayışıyla bu emeğin karşılığını alması için ilk işe girişlerin SGK başlangıcı sayılması yönünde irade göstermiştir.
Ne yazık ki iki seçim dönemi boyunca verilmeyen bu hak, üçüncü dönemde – Devletin ve milletin bekasını kendine dert edinmiş başta Sayın Dr. Devlet Bahçeli ve siz değerli devlet büyüklerimiz sayesinde – en kısa sürede çözüleceği umudunu yüreğimizde yeşertmektedir.
Sadece bir hak veya hukuk problemi olmayan, ülkenin bekasını doğrudan ilgilendiren bu kangren olmuş davanın çözümü noktasında bizi ağırlayıp mağduriyetimizi bir kez daha dinlediğiniz için tüm 3308 mağdurları adına teşekkür ederiz.
⚖️ Beklentimiz Nettir:
1. Çıraklık ve staj dönemlerinde fiilen çalıştığımız sürelerin uzun vadeli sigorta kollarına dahil edilmesi,
2. İlk işe giriş tarihimizin sigorta başlangıcı olarak tanınmasına yönelik gerekli yasal düzenlemelerin, 2026 yılı TBMM tatile girmeden kanun teklifi olarak sunulması ve çözüme kavuşturulması.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin üretim hayatının içinden gelen stajer ve çırakların yaşadığı bu hak kaybına gösterdiği ilgi; sosyal devlet anlayışının ve adalet ilkesinin doğal bir yansımasıdır. Devlet ciddiyetiyle ele alınan bu mesele, teknik bir düzenleme olmanın ötesinde beka meselesi ve emeğin karşılığının teslim edilmesidir.
Emeğe ve adalete değer veren Gazi Meclisimizin tüm siyasi partilerine teşekkür ediyor; çözüm iradesinin ortak akılla ve kararlılıkla ilerletilmesini önemsiyor.
_________________________________
Takdir Gazi Meclis’in,
Emanet Aziz Millet’in,
Adalet üreten ellerin,
Çözüm çırak, stajyer ve ustaların;
__________________________________
Kazanan Türkiye olur.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu 🇹🇷
Dile Kolay
#StajyerÇırağaTamSigortaSözü15YaşınıDoldurdu
Haklı mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz..!
@MHP_Bilgi@MKalayci42@CirakStajFED
Bugün Değerli vekilimiz
Sn.Mustafa Kalaycı beyfendi ile gerçekleştirilen görüşmede;
Federasyon Başkanımız Sn @MuratCaner55 bey ve Federasyon başkan yardımcımız aynı zamanda Kayseri Dernek Başkanımız,
@Kubilay08093131 bey ile istişare etmişlerdir .
Söz konusu görüşmede;
staj ve çıraklık mağduriyetinin seçimlerden önce sonlandırılması adına taleplerimizi doğrudan iletmiş, yaşanan hak kayıplarını tüm yönleriyle aktarmıştır.
📌 Bu mağduriyetin daha fazla ötelenmeden çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır.
📌 Stajyer ve çırakların emeğinin karşılıksız kalmaması için somut adımlar talep edilmiştir.
Federasyon olarak;
Sorunumuzu dinleyen, çözüm noktasında yapıcı yaklaşım sergileyen Sayın vekilimize teşekkür ediyoruz.
Artık beklemek değil, çözüm zamanı!
Gençlerimizin daha istikrarlı emin adımlarla yol alabilmesi bu sayede Staj ve çıraklığın SSK başlangıcı olması ile mümkündür .!
Eyt ‘den haklarını alamayan binlerce Staj ve Çıraklık mağdurunun seçimden önce haklarını alması elzemdir .
Gelecek dünün çırakları geleceğin ustaları ile inşaa edilecektir .!
Artık Yeter
#3308SigortaMağdurlarınaPrangaVurmayın
“Genç istihdam” diyorsunuz…
“Geleceğe hazırlıyoruz” diyorsunuz…
Sayın
@isikhanvedat
Peki geçmişte bırakılanlar ne olacak?
Bugün yüz binlerce gence kariyer planı çizen anlayış,
dün meslek liselerinde, atölyelerde, sanayide çalışan çocukların sigortasını yok saydı.
Adı kondu: staj… çıraklık…
Ama gerçekte verilen: emeğin karşılıksız bırakılması.
Sayın Vedat Işıkhan,
Rakamlar açıklıyorsunuz.
Okullar, öğrenciler, hedefler…
Peki bir rakam da şunu söylesin:
Kaç insan, yıllar önce çalıştığı halde bugün “hiç çalışmamış” sayılıyor?
Bugün gençlere umut dağıtan sistem,
dün aynı yoldan geçenleri görmezden geliyorsa
bu bir başarı hikayesi değil, yarım bırakılmış bir adalettir.
Atölyede geçen günler,
ustanın yanında dökülen alın teri,
“sigorta sayılmaz” denilerek yok hükmünde bırakıldı.
Bu insanlar şimdi sadece şunu soruyor:
Emeğimiz ne zaman sayılacak?
Geleceği inşa etmek istiyorsanız,
önce geçmişin hakkını teslim edin.
Çünkü adalet;
sadece yeni başlayanlara değil,
yolda unutulanlara da dokunduğunda anlam kazanır.
Yolumuzu kestiler
#Disk #Hakiş #Türkiş #Tobb #ilo
#3308YasaMağdurlarıYıpratıldı