Nerede Dedeleri Kafkasya’dan Gelmiş Çocuklar? / Nart Cemal Turhan Ünal
Nerede dedeleri Kafkasya’dan gelmiş çocuklar? Nerede, annelerinin babalarıyla; dedelerinin nineleriyle, evlerinde, anlaşılmasın diye sinirlenince Çerkesce (Adıgebze) konuşanların çocukları? Ben söyleyeyim; biri Amerika’da, diğeri Suudi Arabistan’da, öbürleri Suriye’de, İsrail’de, Avrupa ülkelerinde… Türkiye’nin bin ayrı köyündeler.
Okumak İçin: https://t.co/G1jMiDj4Gp
Şu anda Adigey dağlarında altın sonbahar hüküm sürüyor!
Guzeripl köyünün çevresindeki dağ yamaçları, sanki zengin doğu halıları ile süslenmiş gibi, kayın, akçaağaç ve diğer yaprak döken ağaçlar güneşin kehribar rengi ile parıldıyor, bu altın rengi arka planda ise yaprak dökmeyen Kafkas köknarları kontrast oluşturuyor.
Bu asil sonbahar tonları, derin gök mavisi, karla kaplı dağ zirveleri ve Beyaz Nehri'nin berrak turkuaz suları ile vurgulanıyor.
Bugün Guzeripl sınır karakoluna bir gezi yaptık, Kafkas Devlet Koruma Alanı'nı ziyaret ettik. Burası sakin bir aile tatili, çocuklarla el değmemiş doğada yavaş yürüyüşler için harika bir yer.
Kordonda Kafkasya Koruma Alanı Müzesi'ni, hayvanların bulunduğu açık hava hayvanat bahçesi kompleksini (bizonlar, geyikler, kurtlar, rakunlar, yaban kedileri, turlar vb.) ziyaret edebilirsiniz.
Burada ayrıca 4 bin yıllık eski bir megalit olan Guzeriplskiy dolmeni ve Molchepa Nehri üzerinde insan yapımı bir şelale bulunmaktadır.
Tüm nesneler patikalarla birbirine bağlanmıştır ve banklar, çardaklar, dinlenme ve eğlence alanları ile donatılmıştır.
Daha aktif ziyaretçiler için Guzeripol sınırında, yaklaşık 3 km uzunluğunda basit bir turistik rota olan leopar ekolojik parkuru bulunmaktadır.
Parkur, dağ yamacından, yoğun koruma altındaki ormanın içinden, bazen yukarı, bazen aşağı, vadiler arasında dolanarak, küçük ve pitoresk bir şelaleye iniyor.
Sonbahar ormanı bilinmeyen mantarlarla doludur, dallardan uzun yosun sakalları sarkar, ağaç dalları yüksekte taçlarında birleşir ve güneş ışınlarını neredeyse hiç geçirmeyerek.
Bu eski, el değmemiş orman, Ön Asya leoparının yaşam alanıdır ve rota boyunca yürüyüş yaparken, bu nadir orman yırtıcı hayvanının alışkanlıkları ve yaşam tarzı hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Adıgey Rehberi, Guzeripl Kordonu, 18 Ekim
DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Nalçik’te 18 Eylül 2025 - Dünya Çerkes Birliği Yönetim kurulu toplantısında Çerkes toplumunun kültürel mirası ve toplumsal gelişimine dair konular ve öneriler görüşüldü.
https://t.co/7vHQGKb28C
21 Eylül 1948’de Ürdün’de bir ırmak kenarında tek göz bir odada, yapayalnız hayata gözlerini yuman, bağımsız ve özgür Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarlarından kahraman Çerkes Ethem’i vefatının 77. yıl dönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz. #çerkesethem
Dile kolay; 17 savaş yarası!
Aldığı her nefeste VATAN önceliği oldu.
İhanete zorlandı, bir kahramandan zorla “hain” çıkartmaya çalıştılar…
21 Eylül 1948’de kimsesiz, vatanından uzakta, kırgın bir şekilde hayata veda etti!
Af edildi,
“ben hain miyim ki af edileyim!”
dedi…
Hay Marja!
"Her şeyi vatanımız için yapacağız; gerekirse öleceğiz, gerekirse tırnaklarımızla kazacağız. Eğer dünyada yaşayan bir Çerkes vatanı için bir şey yapmıyorsa, o Çerkes değildir. “Çerkesim” diyen bir insan için Anavatanı Kafkasya, o insanın namusu ve şerefidir."
Bahadır, Abhazya’mızın savunmasına Türkiye’den katılan ilk gruptaydı. Kendi ifadesiyle “Devlet dairesinde çalışıyordum ve çok iyi de bir maaşım vardı. İstesem güzel bir kız bulur evlenir, akşamları kahvede okeyimi oynardım.”
Bahadır, 30 Kasım 1992’de karnından aldığı ağır yarayla hastaneye kaldırıldı.
Yukarıdaki sözlerini söylediği gün de hastanedeydi. Arkalarından “Ramboculuk oynamaya gittiler” diyenlere ise şu cevabı verdi:
“Böyle konuşan arkadaşlara selam olsun, yanlış konuşuyorlar.”
30 Kasım 1992’deki çarpışmada ağır yaralanan Abağba Bahadır, aylar süren tedavisinin ardından yeniden cepheye koştu ve 20 Eylül’de Sohum’a düzenlenen son saldırıda inşallah şehit oldu.
Kabri Gudauta’dadır.
Selam olsun!
Abhazya Gençlik Kampı’nda Diaspora Şehitleri Anılıyor!
31 Ağustos 2025 tarihinde, Abhazya Cumhuriyeti Yaz Kampı’nın 2. etap grubundaki gençlerimiz, Sohum’da düzenlenen anlamlı bir etkinlikte bir araya geliyor.
Aibga Hotel’de saat 20.00’de gerçekleştirilecek olan Diaspora Şehitleri Anma Gecesi, anavatan uğruna canlarını feda eden kahramanlarımızın hatırasını yaşatmak ve gençlerimize bu mirası aktarmak amacıyla düzenleniyor.
Bu tür etkinlikler, gençlerimizin tarih bilincini pekiştirirken, anavatanla olan bağlarını da daha güçlü kılıyor.
Teşekkürler KAFFED / Ahmet Çelik
Anavatan ile ilgili düşüncelerime geçmeden önce Bu organizasyona emek veren zaman ayıran herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ata yurdumuz anavatanımıza seyahat ediyoruz.
Kafkas Dernekleri Federasyonu KAFFED ile Dünya Çerkes Birliği'nin birlikte hazırladığı ve Kabardey Balkar Cumhuriyeti Milliyet ve Kamu Projeleri Bakanlığının desteklediği; diasporada yaşayan gençlere Anavatanlarını tanıtma ve Anavatanlarına yönelmelerini sağlayacak olan gençlik kampına katılacak olan gençlere refakatçi olarak anavatana gideceğim bana söylendiğinde dünyanın en mutlu insanı olmuştum. Doğrusu hem zor hem de stresli bir görevedi, ancak uzun zamandır hayalini kurduğum Anavatan ziyaretine sonunda kavuşuyordum.
Öylece Anavatandaki gençlik kampına katılacak gençlerle İstanbul Havalimanı'nda buluştuk onlarla tanıştık kaynaştık sohbet ettik, sohbetimizin konusu Elbette Anavatan ziyaretiydi. Gençlerin tamamının Fikri birdi: "bizim, ana vatana gidiyor olmamız bizim için büyük bir şans ve büyük bir mutluluktur" diyorlardı. Yolculuğumuzun sonunda anavatana ulaşıp otele yerleştik sabah ilk işimiz kahvaltı ve sonrasında anavatan gezisine başlamak olmuştu. Geziler; muhteşem manzaralı ormanlar, olağanüstü göller ve bereketli akarsular olmuştu.
Gençlerin ilk gözlemleri gezilen yerlerin güzelliği ve bu güzelliklere duydukları hayranlık olmuştu. Bununla ilgili gençlerin ana fikri "bu güzel topraklarda doğup büyümek ne kadar güzel bir şans" şeklindeydi.
ikinci bir güzellik ise Türkiye'den giden gençlerle Mezdok bölgesinden, Adıgey cumhuriyetinden, Ürdünden, Suriyeden ve Abhazya'dan gelen gençlerin birlikte kampta bulunmaları olmuştu.
Bütün gençler bir günün içinde birbirleriyle tanışıp kaynaşmışlardı.
İlginç bir şekilde; bir milletin çocukları olduklarnı hissetmişlerdi.
Yaşları henüz çok genç olmasına rağmen ileride yuva kurarsak acaba bu Ata yurdumuzda yaşama şansımız olur mu şeklindeki düşüncelerine de şahit olmuştum.
Hatta yaşlarının çocuklukla gençlik çağı arasında olmalarına rağmen ayrı ülkelerden gelen gençler arasında "birlikte yuva kurmayı" hayal ettiklerine de şahit oldum.
Elbette gençlerin tümünün fikri aynı değildi onların içinde bazılarının "burada hayat biraz daha pahalı mı acaba" diyenleri de vardı.
Ancak onlar da atayurtlarında olmanın mutluluğu içindelerdi.
Okumak için: https://t.co/fWFj0UWvrm
ÇERKES DERNEĞİ 38. OLAĞAN GENEL KURULU DUYURUSU
Çerkes Derneği 38. Olağan Genel Kurulu, 29 Haziran Pazar günü saat 11.00’de, Beştepe Mahallesi, Meriç Caddesi No: 44, Yenimahalle - Ankara adresindeki Dernek binamızda, aşağıda belirtilen gündem maddeleriyle toplanacaktır.
İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde, ikinci toplantı 24 Ağustos Pazar günü aynı saatte ve aynı adreste, yine aşağıdaki gündemle gerçekleştirilecektir.
Tüm üyelerimize ilanen duyurulur.
Çerkes Derneği Yönetim Kurulu
⸻
GÜNDEM:
1.Yoklama ve açılış
2.Divan kurulunun oluşturulması
3.Dernek başkanının konuşması
4.Protokol ve konukların konuşmaları
5.Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması ve ibrası
6.Denetleme Kurulu raporunun okunması ve ibrası
7.Dernek yönetim organlarına önerilen adayların kendilerini ve programlarını tanıtmaları
https://t.co/YTKphVX2k8çim ve sayım komisyonunun oluşturulması, Dernek yönetim organları ile KAFFED delege seçimlerinin yapılması
9.Yeni dönem çalışmaları için dilek ve öneriler
https://t.co/MtZts2N5zUçim sonuçlarının açıklanması
11.Yeni Yönetim Kurulu adına teşekkür konuşması
12.Kapanış
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na Yönelik Demokratik Taleplerimizde Birlik Olalım
Sürece ilişkin daha önce KAFFED Başkanlar Kurulunda ve Onur Kurulunda yaptığımız değerlendirmeleri ele almak üzere, 19 Ağustos 2025 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu toplantımızda, 2011 yılında anayasa sürecinde hazırlanan demokratik taleplerimize ilişkin metnin, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na daha güçlü şekilde sunulması yönündeki öneriler değerlendirilmiş ve metnin Federasyon üyesi derneklerimizin ve diğer Kuzey Kafkas STK larının ortak imzasına açılması kararı alınmıştır.
TBMM de konuya ilişkin yaptığımız görüşmelerden STK ların komisyonda dinlenmesi sürecinin oldukça hızlı bir şekilde tamamlanacağı anlaşılmaktadır. O nedenle ayrı bir ortak metin için toplantılar ve çalışmalar yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Ayrıca, 2011 yılındaki Anayasa değişikliği sürecinde yerelde yapılan geniş katılımlı toplantılarla hazırlanan bu metnin, demokratik taleplerimizin ana çerçevesini yansıttığı genel kabul görmektedir. O tarihten bugüne kadar da taleplerimizin karşılanması konusunda önemli bir mesafe alınmadığı hepimizin malumudur.
Bu çerçevede, dil, kültür ve kimliğimize ilişkin taleplerimizin TBMM ve kamuoyu nezdinde ortak bir ses ile güçlü şekilde gündeme taşınması için, tüm Kuzey Kafkas Sivil Toplum Kuruluşlarımızı metne imzacı olmaya davet ediyoruz.
(İmza veren sivil toplum kuruluşları durumu [email protected] mail adresine veya Federasyonumuz whatsapp iletişim hattına (+90 506 399 04 01) iletebilirler. Mesajlarında ilgili STK adına iletişim kurulabilecek yetkili kişinin ismini ve telefon numarasını da iletmelerini rica ediyoruz. İmza veren sivil toplum kuruluşlarının listesi metne eklenerek günlük olarak yayınlanacaktır.)
İMZAYA AÇILAN METİN:
TBMM Demokratik Taleplerimize Duyarlı Olmalıdır
Tarihin en eski dönemlerinden beri yaşadıkları Kafkasya’da eşsiz bir dil ve kültür geliştiren Çerkesler, 19. Yüzyılda karşı karşıya kaldıkları soykırım ve sürgün ile anayurtlarından koparılmışlardır. Büyük bir trajedi sonucu vatanlarından koparılan Kafkas halklarına mensup 6 milyona yakın Çerkes, Abhaz, Oset, Karaçay-Balkar, Çeçen-İnguş ve Dağıstanlı, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemizde yaşamaktadır.
Bizler, yeryüzündeki tüm toplumlar gibi, ülkemizde kültürümüzü yaşatmak ve kimliklerimizi korumak istiyoruz. Toplumumuzun ve kültürümüzün Türkiye kültürüne önemli katkıları olmuştur ve bundan sonra da olmaya devam edecektir. Kimliği ve kültürü korunan, Kafkasya ile ilişkilerini devam ettirebilen halklarımızın varlığının, Türkiye'nin ekonomik, toplumsal ve siyasi gelişimine önemli katkıları olacağı açıktır. Ayrıca, kimlik ve kültürün yaşatılmasının demokrasi ve insan haklarının bir gereği ve bunun sağlanmasının da devletin vatandaşlarına karşı bir görevi olduğuna inanıyoruz. Komisyonun varlık nedeni olan “Milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi” de bu adımlarla daha da güçlenecektir.
Bu metne imza veren sivil toplum kuruluşları olarak; kimlik ve kültürlerimizin yaşatılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'ndeki tüm siyasi yapılanmalardan ve TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndan 8 başlıkta özetlenen taleplerimizin karşılanmasını bekliyoruz:
1. İnsana saygılı yeni bir anayasa hazırlanmalı: Hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalı, yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalı, insan hakları ile dil ve kültürel hakların geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası sözleşmeler hiçbir çekince konulmadan onaylanmalı ve uygulanmalıdır. +
SİYASİ PARTİLERE SÜRECE İLİŞKİN TALEPLERİMİZ İLETİLDİ
Federasyonumuz yetkili kurullarının aldığı karar doğrultusunda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Başkanlığı’nda oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından yürütülen süreçte toplumumuzun taleplerinin de gündeme alınması konusunda farklı partilerden komisyon üyeleri ile 19-20 Ağustos 2025 tarihlerinde görüşmeler gerçekleştirildi.
Komisyon üyeleri CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kağan Salıcı, CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Yeniyol Partisi Grup Başkanı ve İstanbul Milletvekili Bülent Kaya (Saadet Partisi), Yeniyol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici (Gelecek Partisi) ve Yeniyol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan (Saadet Partisi) ile görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelere federasyonumuz adına KAFFED Genel Başkanı Ünal Uluçay, Genel Başkan Yardımcıları Şeneser Tokmak ve Turhan Yılmaz ile Genel Sekreter Ömer Atalar katıldı. Ayrıca KAFFED eski Genel Başkan Yardımcısı ve DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Metin Kılıç da görüşmelere katkı verdi.
Görüşmelerde süreç ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Yetkili kurullarımızda sürece ilişkin gündeme getirilen görüş, öneri, endişe ve beklentiler Komisyon üyeleri ile paylaşıldı. Federasyonumuzun ve toplumumuzun dil, kültür ve kimliğe ilişkin demokratik talepleri dile getirildi. Bu süreçte Komisyonun, Çerkesler ve ülkemizdeki diğer Kuzey Kafkasya halkları ile birlikte tüm farklı kimlikleri kapsayan bir anlayış ile çalışmasının hem sürecin toplumsal desteğinin hem de demokratik meşruiyet zeminin genişletilmesi açısından önemi vurgulandı. Süreçte şiddetin sona erdirilmesinin tüm toplum açısından çok önemli olduğu; ancak dil, kültür ve kimliğe ilişkin taleplerin de göz ardı edilmemesi gerektiği dile getirildi.
Komisyonda temsilcisi olan tüm siyasi partilerle görüşmelerimiz devam edecek. Ayrıca Federasyonumuz Komisyona davet edilmesi önerilen STK lar arasında da yer almaktadır. Bu sürecin demokratik taleplerimizin TBMM ve kamuoyu gündemine taşınması için olumlu anlamda değerlendirilmesi temel hedefimizdir.
#TBMM
#insanhaklari
#demokrasi
#anadili
#kimlik
#kültürelhaklar