3 Ocak 2024
"Neler kaybettiğinizin bile farkında olmadığınız anlarda kim bilir kaç kişi hayatınıza kendi çöpünü boşalttı? ... Peki kendinize ne kaldı?"
Seneca - Hayatın Kısalığı Üzerine.
Kötü, çıkarcı, haram yiyen, sürekli yalan konuşan, kalp kıran, hileye hurdaya başvurmaktan çekinmeyen, kıskanç, açgözlü insanların ruhu er ya da geç ölüyor.
İçindeki neşe, huzur hissi kayboluyor, sevmeyi unutuyor, dünyevi olana o kadar kapılıyor ki kalbini çürütüyor, o kötü duygular zihnini, ruhunu paramparça ediyor.
Sonra hayatı bir karmaşa, oyalanma ve huzursuzluk hissini bastırma telaşından ötesine geçmiyor.
İnanmak istemiyoruz ama son nefesimizi verirken, biriktirdiğimiz hiçbir şey yanımızda olmuyor.
Ne kandırarak kazandığımız para, ne kırdığımız kalplerin üzerine kurduğumuz saltanat, ne de gözümüzü boyayan makamlar.
Hepsi geride kalıyor.
Yanımızda sadece ne olduğumuz kalıyor.
Nasıl yaşadığımız, kimin gönlüne girdiğimiz, kimin duasını aldığımız, kimin ahını.
Evet para kazanabiliriz, evet büyük işler yapabiliriz ama helaliyle, temiz bir kalple, kirlenmeden.
Çünkü asıl zenginlik, gece başını yastığa koyduğunda içinin rahat olmasıdır.
Helal bir lokma, haramla dolan sofralardan daha bereketlidir, unutmamak lazım.
Kur’an’a göre kimsenin helal-haram koyma yetkisi yok. İnternetteki hacılara hocalara aldanmayın .Kur’an’a göre sadece Allah helal-haram koyar.
“Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Şu helaldir, şu da haramdır!” demeyin; sonunda Allah’a yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a yalan uyduranlar kurtulamazlar.” -Kur’an 16:116
“sonra yavaş yavaş mantığım değişti. hatta dünyaya bakışım, eşyayı görüşüm, insanları anlayışım değişti. bunlar bir günde olmadı. çok güçlükle ve adım adım oldu. hatta çok defa bana rağmen oldu. fakat oldu.”