@sakirartis1 Memur aldığı parayı iç piyasada bırakmaz memur diğer memurla yarıştıracak vs. Memur esnafa kazandırsa 9 yılda 2_3 milyon memur ve 4d çalışını alındı kime ne fayda sağladılar hepsinin kendine faydası yok ki esnafa olsun.
@aykiri Toplu taşımanın şehir nüfusuyla ortantısızlığına kızma da bireylerin terchileri ile sorunu çözmeye çalış!
Toplu taşımaya ayrılmayan bütçeyle konser bilmemne yapanları yandaş ajans besleyenlere küfretme de milletin yarım saatlik yolculuğuyla uğraş.
Büyük düşünmek zorundasınız!
Ev kiralarının ortalama 30.000 ₺ olduğu ve asgari ücretlerinin 28.000 ₺ olduğu ayrıca geniş tanımlı işsizliğin %31 olduğu bir ekonomik düzende 1.42 çok fazla bence!
@LastWar64@anonsimsek Hadi ordan çocuğumun öğretmeni bile 500 bin sıralayma adını ilk defa duyduğum bi yerden mezundu ders çalışmışmış.sen kıytırık üni mezunu olmasan devlet içinde sana yer verir mi mülakatın iyi geçer mi?
DİPLOMASI ÇAKMA
Texas üniversitesi bilgisayar bölünden mezun olmuş.
Ama o tarihte o üniversite'de bilgisayar bölümü yokmuş.
Şaşıran var mı? Al sana büyükelçi.
Bunlar işin binde biri bile değil. Türkiye'de bu işleri YÖK'te yürüten bir abimiz var. Mevcutta piyasada dolaşan diplomaların 1/3'ünün sahte olduklarını söylüyorlar. 1978-2008 arasında bu oran Yüzde 40'ı geçiyor. Son diploma olayından sonra hala referans ile sahte diploma dağıtıyorlar, sadece okulun süresi ne ise o süre boyunca seni öğrenci gösterip o sürenin sonunda diploma veriyor. Bunu sadece Üniversite olarak düşünmeyin, lise vb boyutlara girince usulsüzlükler yüzde 55 bandını görüyor. Bu sahte diploma, sınav sorularını sızdırma işleri sanılandan bambaşka mevzular.
Ankara’da çökertilen sahte diploma çetesi, aralarında profesör ve doçentlerin de bulunduğu yaklaşık 400 akademisyenin atanmasında rol oynadıklarını itiraf etti. (DHA)
Ülke A’dan Z’ye çökmüş. Sahte diploma çetesi 20 yılda 17 bin 738 kişiyi devlette işe yerleştirmiş. SÜleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin sınav soruları meğer son 3-4 yıldır sızdırılıyormuş. 400 akademisyen sahte diplomayla atanmış. Ne yapalım bu durumda. En iyisi Kurtuluş Savaşı demeyelim artık. Müfredattan çıkaralım yerine milli mücadele koyalım. Zaten Trump da bizi çok seviyor gerisi boş.
Bu halimize biz ağlamayalım da kimler ağlasın?!
6 Milyon kamu personeli dünyada cemneti yaşasın diye , oturduğu yerden aylık 2200$ ila 4000$ alsın diye
Kalan herkes 650$'a çalışıyor.
Dünyada hiçbir ülkede böyle bir düzen yok.
@ajansmuhbir1923 Tüm bu olayların temel sebebi bozuk ekonomi dediğimde klimalı odalarında camdan dışarıya bakan kendini sosyolog sanan bazı dalyaraklar bana herşeyi ekonomiye bağlamamam gerektiğini söylüyor. Ülkede aklınıza gelebilecek her olayın temel sebebi ekonomidir evet.
Yorumları okurken utançtan yerin dibine gridim. Halkımızdaki bu ezikliğin kaynağı ne olabilir çok merak ediyorum. Zonguldak kadar bile nüfusu olmayan bir ülkenin başbakanını yeterince memnun edemediklerini düşündükleri için oturup ağlayacaklar az kaldı. Allahım sen bu milletin ezikliğini yok et amin🤲
Ya sence benim tunalıda arkadaşlarımla kahve bira içmek için yaptığım şort tişört kombiniyle koskoca devletler arası protokolde giyilecek kombin aynı olabilir mi? O adamların rutin kombini de aşağı yukarı böyle çünkü onlar siyasetçi, biz herhangi biriyiz. Kendinizi bu kadar önemli sanmayın.
Okuyup sınav kazanarak bir devlet memuriyetine giren kişi emeline ulaşmıştır.
Esas bu tür bir serzenişi;
-Üniversite okuyup üzerine çift yüksek lisans yaptığı halde hiç bir yerde makul bir ücretle bir iş bulamayan ve kazanabilmek umuduyla sürekli KPSS çalışan,
-Memuriyete girmekten umudu kesip üç harfli marketlerde, asgari ücret karşılığı soluksuz çalışarak kasiyerlik yapan,
-Özel okullarda Cumartesi günleri dahil çalışan, haftada 40 saat ders veren, buna karşılık ancak asgari ücret civarında maaş alabilen kişilerin yapması uygun düşer.
İşin garip tarafı, düşük ücret karşılığı ağır şartlar altında çalışanlardan sosyal medyada neredeyse hiç bir serzeniş ve şikayet gelmiyor.
Sanırım, özel sektörde böyle bir serzenişte bulunanlara söylenecek tek şey, “sizi burada zorla tutan yok” demek olur. Hatta çalışma şartlarını ve maaşlarını beğenmeyenler, orada burada şikayette bile bulunmazlar; sessizce işlerinden ayrılırlar.
Peki, taşeron statüsünden kadroya geçirilen yardımcı hizmet görevlisine okumuş ve sınav kazanmış kamu personelinden daha fazla maaş vermek doğru mu? Elbette doğru değil.
Gün boyu sosyal medya platformlarını dolduran bu tür şikayetlerle karşılaşmamak mümkün değil. Dünyanın başka bir ülkesinde, sosyal medyanın kamu görevlilerinin şikayet panosu olduğu başka bir ülke var mı bilmiyorum.
Aklı başında bir insan kamudaki harcamalara bakıp soruyor: "Benim vergilerim nereye gidiyor böyle?".
Müdahaleci akademisyen hemen atlıyor: "Kamu harcamaları vergilerle finanse edilmiyor ki… 😉"
Müdahaleci adam pratikte kısmen haklı. Devlet gerçekten de harcamak için önce vergi toplamak zorunda değil. Yoktan para yaratma yetkisini silah zoruyla elinde tutuyor. Ancak tartışmanın asıl içeriği teknik anlamda "vergi" değil. O kişinin söylediği "vergiler nereye gidiyor?" cümlesi aslında toplumdan alınıp kamu görevlilerine aktarılan refahı kast ediyor. Sadece vergi değil, yoktan para yaratmak da buna dahil. Çünkü yoktan yaratılan para o parayı ilk kullanan insanlara avantaj sağlıyor. Tıpkı vergi gibi, yoktan yaratılan para da yeniden dağıtım görevi görüuyor, birilerinden alıp başkalarına aktarıyor.
Müdahaleci ekonomistin "para içseldir" ısrarı bu sebeple anlamsız. İster vergi, ister yoktan yaratılan para… Her ikisi de toplumun geneline zarar veriyor. Teknik detaylara girip bankaların kredi vererek para yarattıklarını açıklamak sağlıklı bir savunma değil.
Benzer bir durum para basma meselesinde yaşanıyor. Devlet para basıyor diyen insana karşılık müdahaleci adam para basma makinesi diye bir şeyin olmadığını, bankaların yoktan para yaratarak kredi verdiğini, kredilerin mevduattan karşılanmadığını, asıl nedenselliğin enflasyondan para arzı artışına doğru olduğunu anlatmaya başlıyor. Halbuki bu yoktan para yaratma işlemi devletin kontrolü altında gerçekleşiyor. Teknik olarak bankaların ne gibi muhasebe kayıtları tuttuğu bu gerçeği değiştirmiyor. Müdahalecinin savunusu yine asıl noktayı görmezden geliyor ve özellikle dar gelirli insanlara zarar veriyor.
Müdahaleci olmayın.
Heryeri beyazlamış koca koca adamlar halka cahil diyor madem bu kadar bilgisiniz yüksek neden kendini ispatlama peşindesin.İnsandane eksikse dilinde de o olurmuş bu büyüklerimizde 7/24 millete cahil diye saldırmakla meşgul. Kelimeleri süsleyip,nebiliyorsayazarak iyi yanlıyorlar