Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana
Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı
Nato 3.0 toplantısından ticarileşmiş Nato çıktı:
50 milyar dolarlık yatırım, Türk firmalarının dahil olacağı 75 milyar dolarlık proje vs...
Baykar-PowerUs "başarı hikayesi" anlatısıyla oğullar ve damatlar ittifakı da şekillenecektir.
https://t.co/2iNWhEV9Sx @YouTube
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Herkese merhaba, dayanışma ve destek mesajlarınızı okumak gazeteciliğe dair heyecanımı arttırdı. Hepiniz iyi ki varsınız.
Gözaltına alınma ve gözaltı sürecinde yaşadıklarımı anlatma gereği duyuyorum.
Arkadaşlarımdan ayrıldıktan sonra uğradığım manavdan hukuka uygun olmayan yüz tanıma yöntemiyle takip edilerek dört farklı ekip tarafından gözaltına alındım.
Gözaltına alınmama gerekçe olarak 2018'de ifadesini verdiğim dosya gösterildi. Fakat dosyanın içinde herhangi bir ifade çağrısı bulunmuyor.
Sonuç olarak avukatım Mert Batur'un yürüttüğü süreç, meslektaşlarımın dayanışması ve kamuoyunun tepkisiyle birlikte az önce serbest bırakıldım.
Fakat gözaltına yaşadığım işkence sürecini anlatmam gerektiğine karar verdik.
Dün gözaltına alındığım saatten itibaren tuvalete gitmeme izin verilmedi. Nezarethanede pet şişeye ihtiyacımı gidermem gerekti.
Kullanmam gereken ilaçları defalarca talep etmeme rağmen getirmediler.
Sabah Çağlayan'a götüren ekip tarafından araçta küfür, hakarete uğradım.
Çağlayan Nezarethanesi'ne gireceğimiz sırada beni araçtakilerden ayırıp kolumu bükerek nezarete sokmak istedi. Karşı gelmemin ardından kameraların göreceği şekilde fiziksel şiddete uyguladı.
NATO Zirvesi nedeniyle gözaltına alınan ve birlikte kaldığım kişilerin uğradığı işkence bir gazeteci olarak kendi gözlemim olarak ayrı bir yerde duruyor.
Tüm süreçle alakalı suç duyurusunda bulunacağız. İşkence insanlık suçudur.
Sevgili hocam son 10 yıldır özellikle siyasi nitelikli yargılamalarda CMUK, AYM, TCK, vs. gibi hukuksal kısaltmalar önemini yitirdi. Ana kitap SARAY'dır. Hüküm de onun habitatındakilerin siyasi istikbaline ve çıkarlarına endekslidir.
NATO ZİRVESİ VE DİKKAT.
Ankara 2026 NATO Zirvesi ve Asimetrik Güvenlik Doktrini
Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde küresel jeopolitiğin en kritik sınavlarından birine ev sahipliği yapıyor. 32 üye ülkenin devlet başkanını ve özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ı ağırlayan başkent; Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Kongre Merkezi ekseninde tarihi bir zirveye sahne olacak. Savaşı bitmemesini isteyen veya ısrarla Amerika’yı hatta NATO’yu savaşların içerisinde tutmak isteyen Petro Dolar odaklı Siyonist akıl elindeki enstrümanları kullanarak ve teknoloji oligarklarının ve derin istihbarat ağlarının gözünü Ankara’ya çevirecektir. Zirvenin güvenliği salt fiziki bir korumanın ötesinde, çok katmanlı bir doktrinle yönetiliyor olacak.
Geleneksel askeri stratejiler, bu çapta bir "korumaya" yönelik konvansiyonel bir hava saldırısını (jetler veya büyük füzeler) imkansız kılmaktadır. Ankara semalarını çevreleyen HİSAR ve SİPER gibi yerli hava savunma sistemleri, NATO entegre radar ağları ve havada sürekli devriye uçuşu yapan AWACS ile F-16 unsurları, konvensiyonel tehditlere karşı aşılması imkansız bir bariyer oluşturmaktadır.
Ancak Ankara üzerindeki asimetrik riskler incelendiğimizde Özellikle Siyonist merkezli bir sahte bayrak operasyonunu göz ardı edemeyiz. Özellikle Trump'a Türkiye'de bu anlamda bir ders vermek isteyebilirler.
Şu beş temel noktaya dikkat edilmelidir.
1- Siber-Fiziki Hibrit Sızma Operasyonu:
Hava savunma ve radar sistemlerinin dost-düşman tanıma (IFF) algoritmalarına sızacak bir zararlı yazılım, geçici bir "körlük anı" oluşturarak fiziki darbeye zemin hazırlayabilir.
2- Mikro ve Otonom Sürü Dronlar:
Radar kesit alanı çok küçük olan ve Ankara’nın yakın çeperlerinden kaldırılması simüle edilen kamikaze mikro-dronlar, GPS sinyallerinden bağımsız yapay zekâ tabanlı görsel navigasyon kullanmaları halinde geleneksel jammer ve füze kalkanlarını zorlayabilir.
3- Lojistik Tedarik Zinciri ve İnsan Faktörü:
Zirve alanına giren binlerce araç, teknik ekipman ve personel, en güçlü bariyerlerin en zayıf halkası olan "insan hatasını" doğurabilir. Temiz görünen lojistik hatların içine sızdırılabilecek asimetrik unsurlar, operasyonel güvenliği içeriden sabote etme potansiyeline sahiptir.
4- Kaotik Dikkat Dağıtma :
Şehrin kritik altyapılarına (enerji, haberleşme) yapılacak senkronize siber saldırılar ve farklı bir noktada oluşturulacak sahte krizlerle güvenlik konsantrasyonunu dağıtmak, ana hedef üzerindeki koruma çemberini zayıflatmak için kullanılabilir.
5-Sahte Bayrak Operasyonu:
Uluslararası ilişkilerde zaman zaman tartışılan, suçu başka bir odağın üzerine yıkarak hedef alma stratejisi olan "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları, Ankara Zirvesi gibi küresel bir arenada en sofistike haliyle dijital ve fiziksel birer manipülasyon aracına dönüşebilir. Operasyonu kurgulayan,Trump’a mesaj vermek isteyen Petro Kâğıt Dolar aklı, doğrudan hedef göstermek istediği odağın cephaneliğini ve siber kimliğini taklit etmeyi seçebilir:
Bu noktada Ukrayna ve Orta Doğu çatışma alanlarının ikonik unsurları haline gelen Rus (Lancet, Geran) veya İran (Şehid serisi) menşeli kamikaze dronlar, kara borsadan veya asimetrik tedarik zincirleri üzerinden temin edilerek Ankara semalarında bir "hedef şaşırtma" unsuru olarak kullanılabilir. Enkazın üzerinde bırakılacak fiziksel izler, dünya kamuoyunda doğrudan bu ülkeleri Rusya ve İran'ı "baş şüpheli" konumuna düşürmeyi amaçlar.
Sonuç
Ankara Zirvesi, Türkiye’nin savunma sanayii ve asimetrik güç kapasitesini küresel vitrine çıkardığı tarihi bir dönemeçtir.
Başkentte uygulanan 360 derecelik entegre güvenlik konsepti; hava savunmasından siber karartmaya, önleyici istihbarattan derin adli bilişim analizlerine kadar uzanan senkronize bir güç gösterisidir.
Alınan ekstrem tedbirler, sadece fiziki bir koruma sağlamakla kalmayıp,alınan tedbirler ve ortaya konan vizyon Türkiye’nin küresel ölçekte yapay zeka devrimi üzerinden hibrit mücadele gücünün kapasitesinin ifadesi olacaktır.
@SecGenNATO Mr. Rutte, while you were complimenting your host with praises of "hospitality," two journalists were detained, one at 00:05.
I hope you enjoyed your breakfast.
@NachoSAmor
BirGün gazetesi muhabiri Kayhan Ayhan gece 00.05'de evinden gözaltına alınıyor.
İBB davasını takip için zaten hergün mahkemede. Bu nasıl bir kötülük.
"Alıngan" aşamasını geçtiğinizi siz de biliyorsunuz.
7-8 NATO zirvesi güvenlikten çok ticaret fuarına dönecek gibi.
Trump'ın oğulları Don Trump Jr. ve Eric Trump'ın ortak oldukları Powerus ile "bizim" damatların ittifakına da vesile olabilir.
#DenizGöktaş#Jeopolitik#St...
https://t.co/i6rT5of5x9 @YouTube
28 Şubat savaşında İran'ın sürpriz direncine dikkat çekilmişti. Ancak bu direnç zaten öngörüldüğünden Trump'ın çocukları, Amerikalı savunma şirketi Powerus ile ortaklık kurmuştu.
BABA SAVAŞ AÇAR ÇOCUKLAR RANT ELDE EDER . #iran#NATO 3,0 https://t.co/oYQjknDfjT @YouTube
7-8 Temmuz Nato toplantısı öncesinde yaşanan olağanüstü tedbirlerin bir benzeri aynı gerekçelerle 1951 tevkifatında yaşanır.
Sansaryan Han, aydın kıyımı vs. aynı ezber
HÜCREDEN GELEN ÇIĞLIK-Mahsus Mahal Nasıl oluştu. RUHİ SU VE SIDIKA HANIM... https://t.co/bCeXJ1Fgj2 @YouTube
Ya iyi misiniz? Bu nasıl bir ruh hali ? Sanki ilk defa bir uluslararası toplantı yapılıyor.. Kuzey Kore’de mi yaşıyoruz?? Gazeteci gözaltına almak nedir ? Buse diplomasi muhabiri .. işi Nato’yu izlemek . Dışişleri Sözcüsünü arayıp bilgi alan bir isim . Dışişlerinin , diplomatların hatta sayın Bakan’ın bildiği bir isim ..
Deniz Göktaş- Ölü Deniz Youtube videosu 12 milyon izleyiciye ulaştı...
Şiir okudu diye insanlar cezaevine atılır mı?
Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026) https://t.co/ZSgrja73TQ @YouTube aracılığıyla
1 Ocak 2026'dan bu yana yapılan enflasyon hesaplamasının asıl amacı çalışanların ücretlerinde daraltma yaratmaktır.
Bu yöntemle 6 aylık ücret kaybı 270 milyar TL civarında.
@iriscibre
Enflasyonun ne kadarı yolsuzluk kaynaklı? #AnkaraZamanı https://t.co/oIuw7irnLW @YouTube
🔹TÜİK’in enflasyon rakamları gerçeği yansıtıyor mu; bu rakamları hangi yöntemle, nasıl hesaplıyor?
🔹Yolsuzluk ve enflasyon arasında nasıl bir ilişki var, enflasyonun ne kadarı yolsuzluk kaynaklı?
🔹TÜİK’in yeni hesaplama yönteminin çalışanlara maliyeti ne?
🗣️Kemal Avcı soruyor, Ekonomist Mehmet Aslan yanıtlıyor
⏱️Ankara Zamanı 18.00’de İlke TV’de
@aslan2099@Kemalav
#Canlı izlemek için: https://t.co/AEej1BeTRd
#CANLI | Enflasyonun ne kadarı yolsuzluk kaynaklı?
🔹TÜİK’in enflasyon rakamları gerçeği yansıtıyor mu; bu rakamları hangi yöntemle, nasıl hesaplıyor?
🔹TÜİK’in yeni hesaplama yönteminin çalışanlara maliyeti ne
@aslan2099@Kemalav
https://t.co/NMSFLCtpKY
#TÜİK'in Ocak 2026'da başlattığı hesaplama yöntemiyle 6 aylık #enflasyon olması gerekenden 3,5 puan düşük hesaplandı.
Bu yöntemle Haziran-Aralık 2026 döneminde 270 MİLYAR TL çalışanların ceplerinden alınmış (çalınmış) oldu.
Bu hesaplamanın detaylarını tartıştık...
📌"Yolsuzluk arttıkça enflasyon da artmış olur. Dolayısıyla eğer bir kaynak transfer ediliyorsa bu kaynak mutlaka halka, tabana yayılır ve bu tabana yayılan tutar da enflasyonu artırır"
🗣️Ekonomist Mehmet Aslan: Eğer biz bugün %32,11 enflasyon düzeyine sahipsek, enflasyon içerisindeki en az 10-15 puanlık kısım yolsuzluktan gelir
@aslan2099@Kemalav
İzlemek için: https://t.co/q7euaVetdL
Habertürk,'ün emekli maaş artışı haberinde kullandığı görsel...
Ne kadar acımasız, ne kadar merhametsiz...
Beslenme habitatında yer alanların çürüme göstergesi aynı zamanda.