Deniz Zeyrek'ten harika bir tespit
"Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan'a 13 kez yenildi hepsini kabullendi, Özgür Özel'e tek 1 kere yenildi, bir türlü kabullenemedi...
Bunu bana bir vatandaş söyledi... Kılıçdaroğlu 2,5 milyon mühürsüz oy pusulasını bile kabullenmedi mi ?"
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Yerebatan sarnıcı kimsenin uğramadığı bir harabe iken Ekrem İmamoğlu döneminde elden geçirilerek yaşayan bir müzeye dönüştürülmüştü. İlk kez bir kuyruğu girip ziyaret ettiğimde ziyaretçi kalabalığına inanamamıştım. Şimdi İstanbul Belediyesinin elinden alınmış diye duydum. Kentin malı o kentte yaşayanlarındır. Kentin ve kent kaynaklarının yönetimini seçimle işbaşına gelen belediyeler yapmalıdır. Hangi parti hangi anlayış olursa olsun "Seçimi kaybettik bari kaynaklarına el koyalım" anlayışı ilkel bir demokratik kültür anlayışıdır.
Cumhuriyet, 1929’da lisede JEOLOJİ dersi okutuyordu.
-Kendi uçağını, aşısını, buğdayını, şekerini üreten ve geleceğe umutla bakan bir eğitim sistemi vardı.
-Akıla, bilime dayanan bir eğitim sistemiydi.
DEM Eş Başkanı Tuncay Bakırhan dedi ki:
“Kürtler, Türkiye’de kimliğinin tanınmasını, Anayasal güvenceyi, ana dilinde eğitimi, yerel demokrasiyi ve eşit yurttaşlığı istiyor. Kürtler devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor.”
-Türkçesi: Kendimizi kendimiz yönetelim, “ulus devleti” yıkalım, sonra ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın dediği gibi devletimizi kuralım.
-Maaşını kim ödüyor? Milletvekili yeminini çiğnemenin suçu yok mu?
-Silah bırakacak denilen PKK teröristleri İran’a silahsız mı geçti? Pikniğe mi gittiler?
*Kanuni Sultan Süleyman’ın aklına takılan ve onu yoran bir soru vardır.*
Çok güçlü bir duruma getirdiği Osmanlı Devleti’nin akıbetini hayâl eder, *günün birinde “Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı?”* diye..
Bu sorunun cevabını almak için dönemin ünlü Türk alimi Yahya Efendi’ye Sadrazamını gönderir.
Sadrazam gider, sorar ve döner.
Kanuni; “Ne dedi?” diye sorunca Sadrazam cevabı söyler; “Neme lazım dendiği zaman!.”
“- Başka bir şey söylemedi mi?”
“- Hayır efendim. Bir tek cümle söyledi.”
Bu cevabı uzun bir süre düşünen Kanuni, sonunda ünlü alime mektup yazar, bunun ne anlama geldiğinin açıklanmasını ister. “Çeşitli yorumlar yapıyorum, ama doğrusu nedir, onu ancak siz söylersiniz..” der.
Ve ünlü alim Yahya Efendi de bir mektup yazıp, Kanuni’ye gönderir...
(*Bu mektup günümüzde Topkapı Sarayı'nda sergilenmektedir.*)
Mektup şöyle;
*“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse, işitenler de “neme lazım” deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse…*
*Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse..*
*Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse..*
*İşte o zaman devletin sonu görünür.*
*Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve itimadı sarsılır. Asayişe itaat hissi kaybolur.*
*Halkın umutları yok olur, böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir..”*
✍🏽 NOT: Bu mektup, 500 sene önce yazılmış ve Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir..
CIA, İran'da iç savaş çıkarmak için Kürt güçlerini silahlandırıyor. Kürt gruplar, birkaç gün içerisinde Batı İran’a girecekler.
(CNN Int.)
-İran’ın batısında Irak kuzeyinde olduğu gibi özerk bir Kürdistan kuracaklar. PKK’ın İran kolu PJAK bu yüzden burada.
-Suriye’den ve Irak’tan çok sayıda PKK’lı destek için İran’da PJAK bölgesine geçti.
-Türkiye’yi doğrudan ilgilendirir.
Amerika-İsrail-İran savaşından araya kaynamasın.
— Bugün gözaltına alınan Tanju Özcan ve arkadaşlarının özel talebidir.
Kendilerini ihbar ve şikayet edip gözaltına alınmalarına sebep olan 3 harfli marketlerden alışveriş yapmayalım.
500’den fazla öğrenciye burs veren Tanju Özcan ve arkadaşlarının irtikap suçuyla gözaltına alınmaları hukuka aykırıdır.
3 HARFLİ MARKETLERİ BOYKOT EDELİM!
-CIA Ortadoğu Direktörü Fuller, “Kemalizm bitti... Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir” diyor.
-Yani ümmet olsun Türk olmasın diyor.
-Yani, hedef Ulus Devlet ve Türkiye’nin parçalanması.
-Bu kitap ne zaman yazıldı? 2008.
Terörist başının bugünkü açıklaması Fuller’in düşünceleri…
Bir kaç genç Ramazan ayında yaşlı birinin
kuytu bir köşede gizliden yemek yediğini görürler..
Alay ederek ;
''Hayırdır oruçlu değil misin dede''
Yaşlı adam : '
'Tabi ki oruçluyum sadece su içip yemek yiyorum''
Gençler gülerek ''Gerçekten mi'' derler ..
Yaşlı adam : ''Gerçekten tabi ;
Yalan söylemiyorum ..
Kimseye kötü gözle bakmıyorum ..
Kimseyle alay etmiyorum..İsrâf etmiyorum ..
Kimseye hakaret etmiyorum ..
Kimsenin gizlisinin saklısının ardına düşmüyorum .. Gıybet etmiyorum ..
Kimsenin malına göz dikmiyorum..
Lakin bir hastalıktan dolayı
Mideme oruç tutturamıyorum o kadar..''
Yaşlı adam gençlere dönerek : ''Peki siz
Oruçlu musunuz !?''
Gençler utanarak başlarını önlerine eğip :
Hayır oruçlu değiliz sadece yemek yemiyoruz !!
&&&
İNSAN ; bazen kendini de okumalı..
Hatta yargılamalı..
Genç kızın "Yağ kuyruğu bekledik'' diyenlere verdiği cevap:
"Kıbrıs Barış Harekatı'nda soydaşlarımız öldürülüyordu.
Türkiye de oraya müdahale etti, O yüzden ülkemize ambargo uygulandı.
Hala bunun lafını yapıyorsanız, defolun gidin buradan"