🔴 Cihat Yaycı : Şöyle düşünelim:
Terör örgütü PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne;
“Kendimizi feshediyoruz, devlete entegre oluyoruz. Ancak silah bırakmayacağız. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kendi kadrolarımızdan oluşan tugaylar halinde kalacağız. TSK üniforması giyeceğiz fakat bölgeye başka birlikler gelmeyecek. Komutanlarımız, silahlı yapımız ve örgütsel bütünlüğümüz korunacak. Güvenlik ve idare bize bırakılacak; böylece bölgede hakimiyet tesis edeceğiz.”
deseydi, buna “PKK feshedildi” mi diyecektik?
Elbette hayır!
Çünkü bu modelde örgüt dağılmıyor; devletle sözde bütünleşerek yapısını koruyor. Silah bırakmıyor, kadroları tasfiye edilmiyor, bulunduğu alan kendisine teslim ediliyor ve terör örgütü devletin üniforması, hukuku ve meşruiyetiyle zırh altına alınıyor.
Bir örgütün tabelasını indirmek onu ortadan kaldırmaz. Devlet üniforması giydirmek de onu milli ordu yapmaz.
Suriye’de terör örgütü YPG/SDG/PKK’ya yapılanın adı fesih değildir:
Silahlı yapının korunması, alan teslimiyeti ve terör örgütünün devlet zırhı altına alınmasıdır!
🇹🇷 11 Ağustos 2017’de Maçka’da hain saldırı sonucu şehit düşen Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’i şehadetlerinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhları şad olsun.
Beline, boyu kadar sallamayı saklayan birbirini bularak sırtlan sürüsü gibi hareket eden, sırtlanlık bilmeyen tertemiz TÜRK çocuklarının yaşamlarıyla oynayıp bedelini ödemeye gelince akıl sağlığı yoktur raporuna sığınan suça sürüklenen çocuklar(!)
@Aesthetic1War Abdnin bu kadar teçhizatlandırıp eğittiği terör örgütü neredeyse hiç karşı koymadan ilgili bölgelerden çıkıyor. Umarım ilerleyen vakitlerde zamanında ışidin ele geçirdiği yerleri ypgye vermesi gibi bir film izlemeyiz.
Gazeteci Cüneyt Özdemir:
“Bir çocuğun ederi 140 bin lira mı e be şerefsizler? Bebek öldürerek 150 bin TL çarpacak, akşam alem yapacak.
Bunun Türkiye’de yaşanması ve herkesin de ‘Evet ya çocuklar da ölmüş’ muamelesi çekmesi de başka bir duyarsızlık.”
Amin Maalouf ile söyleşimizden: "Mahallede en çok saygı gören lüks arabalı kaçakçı. Bir toplumda kaçakçı öğretmenden çok saygı görüyorsa o toplum hastadır. Ağustos böceği ve karınca yer değiştirdi."
IMF, Türkiye Raporunun (Article IV Consultation Report) basın bildirisini yayınladı: https://t.co/fEgyHyd8rH
Raporda, 2023 Haziranından itibaren atılan adımlardan övgüyle söz ediliyor daha sıkı adımlar atılması öneriliyor. Ücretlilere yapılacak zamların geçmiş enflasyona göre değil gelecekte beklenen enflasyona göre yapılmasını öneriyorlar. Peki ama bu geçmişteki enflasyonu kim yaşadı? Ücretli her geçen gün artan hayat pahalılığı karşısında sürekli geriye gitmedi mi? Geçmişin tazminatını onlara ödemek gerekmiyor mu?
IMF'nin görevi elbette ülkenin sosyal ve siyasal yapısıyla ilgili öneri getirmek değil. Görevleri ekonomiyle sınırlı. O nedenle IMF'nin yapısal uyumlandırmasıyla benim önerdiğim yapısal reformlar arasında dağlar kadar fark var. Ekonomide istediğiniz önlemi alın, kalıcı çözümler ancak ve ancak doğru bir sosyal, siyasal ve ekonomik çerçeve içinde hareket edilerek alınabilir. Ücretleri enflasyon kadar artırmayarak sadece sosyal gerilimi artırırız. Vergisini ödememiş, kayıt dışına çıkmış, bu yolla elde ettiği geliri servetine eklemiş ve bunu bir marifetmiş gibi lüks otomobillerle, evlerle, eşyalarla sergileyen insanların bu kayıt dışı varlıklarını servet beyanı getirerek yakalayıp vergilendirmek yerine yoksullukla savaşan ücretliye düşük zam yaparak enflasyonla mücadele edilemez.
Bunları IMF söyleyemez, biz söyleyelim.
Bir çocuk yemek vermek isterken parmağı ısırılarak koparılıyor.
Bir köpek bir insanı yere yatırmış öldürürken, bir polis vatandaşı ancak köpeği silahıyla vurarak kurtarabiliyor.
Bir kadın saldıran köpekten kaçarken araba çarpıyor ve havada 5 metre uçuyor.
Bir kadın kendi sokağında köpek sürüsünün saldırısına uğruyor ve canını zor kurtarıyor.
Köpeğe çarpmak istemeyen araba kaza yapıyor, anne ve oğlu ölüyor.
Yasak olmasına rağmen sahipli bir pitbull sokakta keyfine göre kedi boğazlıyor ve sahibi seyrediyor.
Ortalık Marketlerin yiyecek raflarını sokak köpeklerine yalatan, mobilya mağazasına köpek sokup yataklarında yatıran, hastane koridorlarında köpek olmasına ses çıkarmayan, çıkaranlara dalga geçen ya da saldıran manyaklarla dolu.
Bir çocuğu köpek yemiş, 10 yıl boyunca ameliyat olması gerekiyor. Babasına vekiller saldırıyor.
Bir çocuk köpekten kaçarken kamyon altında kalıp günlerce acı çekerek ölüyor. Sosyal medyada ailesiyle alay ediliyor.
Ve bütün bu olaylarda tek kişi ama tek kişi bile suçlu değil.
Sorumlu ve sorunlular "Onlar bözüm canlarımuz", boğaz manzaralı evlerinden, lüks teknelerinden, havuzlu bahçelerinden paylaşım yapıp "ayaklanma çıkarırız" diyerek aslında "bütün bu yukarıdaki manyaklıkların devam etmesini istiyoruz. Yoksa ayaklanırız." diyorlar.
Ve koskaca devlet yukarıda saydığım manyaklıklar "devam etsin mi etmesin mi?" sorusuna cevap arıyor.
Ve ağızlarından tükürükler saçarak, gözlerini belerterek, parmaklarıyla kurban aileleri işaret edip "yasaya hayır" diyeceğiz diyen, oy aldığı vatandaşına bu garabeti yakıştıran vekiller var.
Bu memlekete ne oldu böyle?
#yasayaevet
Onlarca mülteci botu batırıp çıplak döven Yunan ırkçı değil,
Sınırda av tüfekleriyle mülteci avlayan Bulgar ırkçı değil,
Yüzlerce ölüme direkt sebep Avrupalılar ırkçı değil,
Mülteci kabul etmeyen Arap devletleri ırkçı değil.
13 yıldır her şeyini veren Türkler ırkçı.
Bu nasıl acı bir tablo…
Türkiye’deki üniversite mezuniyetlerinde ÖSO bayrağı açılmasını eleştiriyoruz diye bizi ırkçılıkla suçlayan vatansızlardan ses çıkmıyor.
Kanıma dokunuyor şu görüntü, kanıma…
Türk Silahlı Kuvvetleri 8 sene önce Suriye'nin Al-Bab bölgesine operesyon başlattı.
Bölgeyi hem ŞİD'den PKK'dan temizledi ve Suriyelilerin tüm ihtiyaçlarını karşıladı.
Tam 60 Türk askeri bu bölgede şehit oldu.
Türklerin canını kurtardığı Suriyeliler bugün Türk bayrağını yaktı. https://t.co/5AVCXGCDZ2