Aşının olmadığı dönemde "Aşı yok"dediği için Dezenformasyon Kanununa göre dava açılan dernek ve şube başkanı beraat etmişti. @saglikbakanligi sağlık meslek ve STK yöneticilerini susturmak amacıyla suç ve ceza yaratıyor. Mücadelemize devam edeceğiz.@Dr_Yusuf_63#AşıYokCezaVar
Savcının suç unsuru bulmadığı söz ve sosyal medya paylaşımlarında @saglikbakanligi suç bulmuş ve sendika şube başkanının sözleşmesini feshetmeye kalkmıştır. Bu davranış ile sağlık meslek ve emek örgütleri yöneticilerine gözdağı vermek amaçlanmaktadır.
#AşıYokCezaVar
Olmayan aşı için Aşı yok diyen doktora soruşturma açıldı,sözleşmesini feshetmeye çalışıyorlar. Aşı olmadığı için sorumluluk alamayanlar, cebine daha fazla indirmeye çalıştığı için vatandaşı aşısız bırakanlar hala koltuğunda otururken Aşı yok diyen doktora Ceza var
#AşıYokCezaVar
-Ne yoktu?
-Aşı
-Ne oldu?
-@Dr_Yusuf_63 sorumluluk aldı dile getirdi
-Ne yaptılar?
-Tabi ki kabullenip Aşı sağlamak yerine hemen soruşturma açıp dava edip ceza derdine düştüler
#AşıYokCezaVar
2025 sonunda uygulanacağı sözü verilen HPV aşısı nerede?
“Aşı yok” dediği için sendika yöneticimize disiplin cezası veriliyor. Ancak ortada hâlâ aşı yok!
Gerçeği söyleyenleri susturmak yerine, verilen sözlerin neden tutulmadığını açıklayın.
#AşıYokCezaVar
Emek sömürüsü,dayatma,meslekten soğutma ve mesleğin gereklerini yerine getirmeye mani olma… daha niceleri bunları yapanlar yerine eleştirenler cezalandırılmamalı #AşıYokCezaVar
Aşı eksikliğini dile getirene ceza, sağlık sistemindeki sorunları anlatana soruşturma… Halkın sağlık hakkını savunanları cezalandırmak yerine sorunları çözün. #AşıYokCezaVar
Aile hekimliği eziyet yönetmeliği son hız devam ediyor, doktorlar doktorluk yapmaya fırsat bulamıyor. Halk sağlığı için herkes buna karşı durmalıdır.
#AşıYokCezaVar
ciddiye aldım. anlatayım: doktor yok. her acile uzman koyabilecek kadar doktor zengini değiliz .d yeşil alanlar kapatılırsa belki oluruz. o zaman da keyfi doktora gidemezsiniz. neyse. yanlış orderlar girilebilir. malum yoğunluk. bi de genciz. akıl bi karış havada. acile gelmeyin.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
𝗔𝗰𝗶𝗹 𝘀𝗲𝗿𝘃𝗶𝘀𝘁𝗲 𝗱𝗲𝗴̆𝗲𝗿𝗹𝗲𝗻𝗱𝗶𝗿𝗱𝗶𝗴̆𝗶 𝗯𝗶𝗿 𝗵𝗮𝘀𝘁𝗮𝘆ı 𝗱𝗮𝗻ı𝘀̧ı𝘆𝗼𝗿 𝗵𝗲𝗸𝗶𝗺 𝗮𝗿𝗸𝗮𝗱𝗮𝘀̧:
64 yaş erkek hasta,
Yüksek ateş şikayetiyle başvurdu.
Hasta ikterik, batın distandü.
Hipotansif. Genel durum orta.
Fornuier gangreni mevcut.
Gentamisin tedavisi uygulanıyor.
BFT yüksek, creatinin 3.37mg/dl
Hasta daha önce kolon kanseri nedeniyle opere edilmiş, kolostomisi yakın zamanda kapatılmış.
Asiti mevcut, daha önce parasentez yapılmış.
Kan şekeri 598mg/dl
Son iki saatte idrar çıkışı 250 cc
Crp 258mg/L
WBC 28 bin/mm3
Bilirubin 2.9mg/dl, indirekt hakimiyeti var
Metabolik asidozu var.
Yaygın plevral efüzyonu mevcut.
Gerçekten acil olan tek bir hastanın; acilde görev yapan bir hekim tarafından alınan anamnez, yapılan fizik muayene, laboratuar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri sonucu ulaştığı semptom ve bulgularını hızlıca not ediyorum...
Acil hekimi, mevcut yoğunlukta bu bilgileri toplamayı bir şekilde başarmış. Ardından verileri hızla değerlendirerek, ilk acil müdahalelerini yapacak. Sonra ilgili branşlardan konsültasyon isteyecektir. Konsültan hekimler hastayı değerlendirirken, acil hekimleri hastanın takibini sürdürecek. Ardından hasta yatırılacak ya da sevk edilecek. Sevk edilecekse sevk zincirini başlatacak. Bütün bu süreçte, bir yandan da bu hasta için seri telefon görüşmeleri yapacak.
Bitmedi; bu hasta ile ilgilenirken, acilde gerçek acil olan bir çok hastayı da eş zamanlı olarak görmeye ve takip etmeye devam edecek.
O sırada yeşil alanda gebelik testi istiyorum diyen, boğazım ağrıyor diyen, burnum akıyor diyen, kaşınıyorum diyen, istirahat raporu yazdırmaya geldim diyen hastaları da eritmeye çalışacak. Onlar çoğunlukla; sürekli mızırdanan, çok bekledik diye kavga çıkaran, "Hastayız ölelim mi?" diyen grup. Yetmeyecek, biri çıkacak ve seni bu koşuşturmacanın içinde bir de videoya çekecek.
𝗘𝗴̆𝗲𝗿 𝗮𝗰𝗶𝗹𝗱𝗲 𝗻𝗲 𝘆𝗮𝘀̧𝗮𝗻𝗱ı𝗴̆ı𝗻ı 𝗴𝗲𝗿𝗰̧𝗲𝗸𝘁𝗲𝗻 𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿𝘀𝗮𝗸, 𝘁𝗲𝗸 𝗻𝗲𝗳𝗲𝘀 𝗼𝗹𝘂𝗽 𝗯𝘂 𝗴𝗶𝗱𝗶𝘀̧𝗮𝘁𝗮 "𝗱𝘂𝗿!" 𝗱𝗲𝗺𝗲𝗸 𝗶𝗰̧𝗶𝗻 𝘀𝗲𝘀 𝘆𝘂̈𝗸𝘀𝗲𝗹𝘁𝗲𝗯𝗶𝗹𝗶𝗿𝗶𝘇.
𝗖̧𝘂̈𝗻𝗸𝘂̈ 𝗴𝗼̈𝗿𝘂̈𝗻𝗲𝗻 𝗼 𝗸𝗶; 𝘀𝗮𝗱𝗲𝗰𝗲 𝗵𝗲𝗸𝗶𝗺𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻 𝘀𝗼̈𝘆𝗹𝗲𝗺𝗲𝘀𝗶 𝘆𝗲𝘁𝗲𝗿𝗹𝗶 𝗼𝗹𝗺𝘂𝘆𝗼𝗿!...
Kamuda çalışan kişileri;
Doktor, Öğretmen, Polis, Hemşire... fark etmeksizin; maaş alıyorlar diye satın aldığını zanneden;
Sunulan hizmetin sadece kendilerine özgü olduğunu sanan, kendini kral/kraliçe çocuklarını da prens/prenses olarak gören; doğru birimde/kurumda ve doğru zamanda olmamasına rağmen hatta randevu gibi çağın getirdiği temel sıra gereksinimlerini bile karşılamamasına rağmen karşısındaki insanın iyi niyetini suistimal eden, istediği olmayınca kaos çıkaran bir kitle var ki; laf anlatmaya çalışıyorsun dinlemiyor, kural diyorsun anlamıyor, ezberlediği 3-5 kelime dışında hiçbir sözcük dağarcığı yok. Hayatında okuduğu en son kitap Cin Ali, toplum içinde nasıl oturulur kalkılır, nasıl konuşulur hiçbir fikri yok...
Bu alt seviye insani yeteneklere bile sahip olmayan sürüye, Acili gereksiz meşhul etme diyoruz;
Verdiği cevap; "Maaş alıyorsunuz, Acile gelince bana e*** gibi bakacaksınız"
Bu beyinsize laf anlatamadığımız için sırasını bekleyen, naif ve saygılı ama hayatın kendine sunduğu olanaklar sebebiyle okuma fırsatı olmamış teyze/amca Acilde sırada beklerken kalp krizi geçirip hayatını kaybediyor.
Laftan anlamayanların oy potansiyeli var diye hiç kimse bu arsız tiplere dokunmuyor. Gereksiz yere sistemi tıkayıp, devletin çalışanlarına sorun çıkaran bu tiplere ağır yaptırımlar olması gerekiyor.
Eskiden memurun düğmesini koparmak 10 yıldan başlardı, şimdi memuru dövüp atsan hiçbir şey olduğu yok.
Devletin devlet olduğunu hissettirmesi gerekiyor.
Memur mesai saatlerine uymuyor mu? Koy kapının önüne.
Memur rüşvet mi alıyor? Koy kapının önüne.
Memur işini mi aksatıyor? Koy kapının önüne.
Memurun yapması gereken işleri belli bir tanıma sokarsın, kuralını çizersin. Dışına çıkan memura tekmeyi bas.
Ama bunun dışında angarya iş mi yükleniyor? Koy yöneticiyi kapının önüne.
Ama bunun dışında vatandaş memura zorluk mu çıkarıyor? Kes cezasını maddi/özgürlük kısıtlaması
Ülkede ne memur, memur; ne vatandaş, vatandaş; ne yönetici, yönetici.
Kimin ne yaptığı net değil. Hayat düzenimiz olsun diye, ne zaman girip ne zaman çıktığımız belli olsun diye, ne iş yapacağımız belli olsun diye Kamu'da çalışıyoruz.
Kurallar sürekli değişiyor. Beklentiler sürekli değişiyor. Gelirim bile sürekli değişiyor.
Garanti meslek diye girdik hiçbir şeyin garantisi yok. Vatandaş her gün daha dengesiz davranıyor.
Aciller zaten içler acısı. Canı sıkılan Acil servise gidiyor ve bu durumdan normalde rahatsız olunması gerekirken, yöneticiler yeşil alanda daha çok hasta bakılması için çalışanlarını sıkıştırıyor...
Sistem falan yok, ne yaşadığımızı anlamıyorum bile
Yeşil Alan kapatılmalıdır diyemiyorum;
Yeşil Alan doğru düzgün ücretlendirilse Yeminlen bir senede dış borcumuzu bile öderiz!!!
Yeşil Alan hastaları 24 saate kadar bekleyebilir! 1 dakikada 1 hasta bakmamızı isteyen sistemden ne bekliyorsunuz? Robot doktor koysalar bir saat dayanamaz error verir; emin olun!!!
Bunların hepsi bedavacılıktan! Yeşil alan ücretini 500 tl yapsalar bin beşyüz hasta girişi olmaz! Canı sıkılan soluğu acilde alırsa olacağı bu sonuçta ve dahası gerçek hastalar o gereksiz yeşil alan hastaların arasında kayboluyor maalesef!
Acillerin kalabalığını almak istiyorsanız önce Yeşil alanın ücretini değiştirmekle başlanmalı. Kırmızı alan yani gerçekten Acil olan hastalar ücretsiz olmalı; Sarı alan hastalarıda yine cüzi bir miktar ücret ile olursa Gerçek hastalar Acil servisi kullanmış olur. @saglikbakanligi Acilen Acil servis alanları ile ilgilenmelidir! Sistem artık tıkandı! Olan biz hekimlere ve gerçek hastalara oluyor maalesef!
Kendimi kimseyi ikna ederek yıpratmama kararı aldım bu sene.Kendim için aldığım en güzel karar oldu. Reçetemi yazıp vs yapmam gerekeni yapıp hasta ile tüm muhabbeti kesiyorum anında.Bir süredir yaşadıklarım çalışma koşullarım beni psikiyatrik bir sürece götürüyordu çünkü.Misal kimse antibiyotik direnciyle mücadele ediyoruz diye aferin demiyor,bizzat bakanlık memnun etmek istiyor zaten.Halen süren bi muadil ilaç davam filan var mevzu eczane ve hasta arasında olması gerekirken ben olaya nasıl dahil edildim hiçbir fikrim yok zaten hakime hanımı ikna da edemiyorum 3.senemde mücadelemi de yitirdim.Adli rapor aldım muadil ilaçların etken maddelerinin aynı olduğu yönünde ilkokuldaki çocuk bile bilmeliyken bunu.Müşteri memnuniyeti olsun önemli olan o,her gün görüyorsunuz. Baş edemezsiniz uğraşmayın arkanızda hiç kimse yok ana baba duasına ayakta olduğuma inanıyorum artık ben mesela.
Dışarıdaki hasta içerideki hastaya yavaş baktığımız için sıranın ilerlemediğini iddia ediyor, içerideki hasta onu poliklinikten hızlı çıkardığımızı derdini anlatamadığını iddia ediyor. MHRS 3 hastaya 5 dakikada bakılabileceğini iddia ediyor. Einstein gelsin de izafiyet görsün.
ODTÜ’de gece yarısı hukuk dışı pusu!
Gece 02.00’de ODTÜ kampüsünde öğrencilerin üzerine sessizce yaklaşan polis ekipleri, hiçbir uyarı yapmadan gözaltı yapıyor, bazı öğrencilerin telefonlarına el koyuyor!
Bu uygulama açıkça yasaya aykırıdır, hak ihlalidir, suç teşkil etmektedir! Keyfî gözaltılar, özel hayata müdahale, kampüs güvenliğini yok sayan bu anlayışı reddediyoruz.
Üniversite yönetimi bu hukuksuzluğa seyirci kalamaz! Öğrencisine sahip çıkmalı.
Bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız. ODTÜ öğrencisi yalnız değildir!
Kadınlar ö*dürülürken nerdeydiniz diye slogan atıyorduk ben o taciz edilen kızın ifadesinden sonra şunu anlıyorum kadınlar ö*dürülürken ordaymışsınız bugün tamamen savunmasız bi kıza bunu yapan yarın kadın da ö*dürür