Bugün Felsefe mezuniyet töreninde bir arkadaşımız paraşüt akademisyenden diploma alırken fotoğraf çekilmek istemedi. Bunun üzerine paraşüt Yasin Ramazan Başaran arkadaşımızın diplomasını vermek istemedi ve fiziksel olarak müdahale etti!
Yasin Ramazan Başaran derhal bölümden uzaklaştırılmalıdır.
Arkadaşımızın yanındayız, öğrenciler size boyun eğmeyecek!
Canlar, eski patronunuzun dediği gibi tek muhalif kanal olduğu için değil, siz olduğunuz için izliyorduk. Ayıptır söylemesi patronunuzu da sevmezdik. Ona rağmen yani 😉 cansınız, yaninizdayiz
@soreldagistanli@SedaSelek1@buketguler@gozdeseker
Hatay'ın Antakya ilçesine bağlı Dikmece mahallesinde yapılan deprem konutlarında yağış sonrası yaşananları bir yurttaşımız telefonuyla kayda aldı.
Yağan yağmurdan sonra TOKİ konutlarının su aldığı, bodrum ve giriş katlarının sular altında kaldığı görülüyor.
Yaşam şartları sizin ümüğünüze basmıyor mu? Neden mi #KibirliMigros diyoruz?
Hak istedik diye 25/2 hakaret koduyla işten çıkarıldık.
Zam istiyoruz diyoruz, küfür ediyorsun diyorlar. Promosyonu her sene cebine indiriyorsun, hakkımızı ver diyoruz, hakaret sayıyorlar.
Siz ne istiyorsunuz, işçi yaşayamasın mı? @Migros_Turkiye
@grok@_Erhan_XXX@AliTahaKoc@Turkcell@TurkcellHizmet Sayın CEO @AliTahaKoc farkında mısınız? Bunca müşteri mağduriyetini çözmek için yeterli personeliniz mi yok, ödediğimiz yüksek faturalar mi yetmiyor? Alamadığım hizmetin faturasını ben her ay düzenli öderken, siz ayıplı ticaretin sorumluluğunu almayacak mısınız?
@_Erhan_XXX@AliTahaKoc@Turkcell@TurkcellHizmet Sevgili @grok Turkcell Superonline'la ilgili nakil işlemlerindeki aksamalar, oyalamalar ve kurumsal olarak verdikleri taahhütleri (6 iş günü içerisinde nakil işleminiz tamamlanir) yerine getirmemeleri üzerine kaç tane şikayet yapılmış? Net çözüm odaklı kaç geri dönüş olmuş?
Mehmet Murat Çalık’ın Tutukluluk İnceleme Duruşması Yarın Çağlayan Adliyesi’nde Görülecek!
Aylık yapılan inceleme duruşmalarında Başkanımız Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumunun göz önünde bulundurulmasını ve tahliyesini talep ediyoruz…
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Bugün canını hiçe saydığınız Mehmet Murat Çalık’ı, deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sorun.
Enkaza dönen Hatay’da aylarca süren mücadelesine, insan hayatı için verdiği emeğe biz şahidiz.
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Dostlar, yoldaşlar merhaba;
Zor zamanların alışkanlık haline geldiği, kötülüğün daha da kötüsüyle sınandığımız, kötülüğü marifet sayanların iktidarda olduğu bu cehennem günlerini yaşıyoruz. İktidar, kötülüğün en büyüğünü Hatay’ımıza yapıyor. Depremde de yangında da hep sahipsizlik, hep öteki kabul edilme… Derdimiz dertten sayılmıyor.
İki yılı aşkın bir süre geçti, hâlâ Hatay’da insanlar barınma hakkına erişemiyor. Deprem konutları ya hiç başlamadı ya da bitirilemiyor. Enkaz kaldırmanın üzerinden geçen zamana rağmen altyapı hâlâ yok, suya ulaşmak bile hâlâ bir mücadele. Tarım alanlarımız yok oldu, üretici toprağını terk etmek zorunda kaldı. İşsizlik her geçen gün artıyor, yeni istihdam alanları yaratılmıyor. Kültürel mirasımız ve çok kültürlü yaşamımız yok sayılıyor.
Yetmiyor, yangınlarda, sellerde, yeni afetlerde yine ilk gözden çıkarılan, yine yalnız bırakılan biz oluyoruz. Kısıtlı imkânları paylaşmayı bilen, yan yana durmayı bilen Hatay ve Hataylılar, bu kötülüğe asla teslim olmayacak.
Hatay’dan yükselen bu dayanışma ve direniş ruhu tüm memlekete örnek olacak. Hep birlikte bu memlekete demokrasinin, özgürlüğün, kardeşliğin egemen olduğu günleri getirmek için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.
Birlikte iyileşeceğiz, birlikte yeniden inşa edeceğiz. Küllerimizden yeniden doğacağız. Tüm dostları kucaklıyor, her birinize en güçlü dayanışma duygularımı yolluyorum.
Ş. Can Atalay
Seçilmiş Hatay Milletvekili
Marmara (Silivri) Cezaevi, 9-A47
“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir” tam da buradayiz
CHP hala uzun uzuuun açıklamalarla Belediyelere yapılan operasyonların hukuksuz olduğunu anlatıyor. O kısmı geçtik geçtik!!! Şu anda “Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir” kısmındayız
YARIN GAZETECİ TİMUR SOYKAN İÇİN ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NDE OLACAĞIZ!
Gazeteci Timur Soykan, CHP'li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonlar nedeniyle yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek bugün gözaltına alındı.
💬Soykan, verdiği ifadesinde şu sözlerle tarihe not düştü:
"Ben 25 yıllık gazeteciyim. Hukuku, siyasi emelleri ve çıkarları için alet edenlerin ülkeye verdiği zararı biliyorum. Geçmişte AKP ile Fetullahçılar yine kumpaslar kurarak demokratik haklarımızı gasp ediyordu. Biz o zamanlar da yargıdaki ve diğer devlet kurumlarında yuvalanmış çeteler ile mücadele ediyorduk. Yine gözaltılarda yine adliyelerdeydik. Yine biliyorum ki siyasi ikbâli, kariyeri veya çıkarları için adaleti katledenler bağımsız mahkemeler önünde yargılanacak. Biz de memleketimizin daha adil, özgür ve hakkaniyetli olması için gazeteci olarak mücadelemizi sürdüreceğiz."
Gazeteci Timur Soykan'ın yarın sabah saatlerinde İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.
📢Tüm kamuoyunu ve meslektaşlarımızı saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi’ne, Timur Soykan’a sahip çıkmaya çağırıyoruz!
Cezaevi Günlüğü
5 Temmuz 2025
İçeride olmanın en güzel yanı sabaha karşı bir şafak operasyonuyla evinizin basılması ve gözaltına alınmanız ihtimalinin olmaması…!
Gözaltına alındığınızda Devlet sizi nezarethaneye “atıyor” ve “kötü muamele” yapıyor. 3-5 saat değil tam 72 saat beton üzerinde bir çift battaniyeyle bırakıyor. 70 kişi tek bir alaturka tuvaleti kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Bu da elbette taleplerin sıraya sokulmasıyla mümkün olabiliyor. Yani, 24 saatte bir kez yapılan temizlik nedeniyle son derece pis koşullarda ama ihtiyaç giderebiliyorsanız kendinizi mutlu hissediyorsunuz.
Tutuklandığınızda ise Devlet sizi “emanet” olarak alıyor. Pek çok kuralla birlikte yaşayacağınız daha ilk andan anlaşılıyor ama o kuralların öğrenilmesi sürekli olarak “size söylerler” denildiği için biraz zaman alacağa benziyor.
Gözaltına alındığım andan itibaren 5 gündür telefonsuz ve saatsizim. Benim gibi telefon elinden hiç düşmeyen biri için telefonsuzluğa alışmak da biraz zaman alacak galiba ama daha şimdiden alışmanın hoşuma gittiğini söyleyebilirim, zamanın akışını daha net hissedebiliyorsunuz. Hiç kuşkusuz zaman içeride yavaş akıyor.
İçerisi ilk andan itibaren bir tür sadeleşmeyi öğretiyor. Tek kişi kaldığım odamda bir karyola, bir plastik masa ve sandalye bir de fevkalade iyi çalışan bir vantilatör var. Bunlar ne kadar çok ve gereksiz eşyayla hayatımızı doldurduğumuzu düşündürttü bana. Ama daha çok kafa yormadan çok uykusuz geçen 4 günün ardından kavuştuğum yatağı çok sevdim ve deliksiz uyudum. İlk sabah çok kötü bir gaf yaptım. Uyandım, ışığı açmak için elektrik düğmesine bastım. Meğer acil durum düğmesiymiş, bir siren çaldı ve kısa süre sonra bir görevli kapıya geldi. “Çok özür dilerim ışığı açmak istemiştim” dedim. Neyse ki tüm süreçteki memurlar gibi çok büyük bir anlayışla “Sorun yok, tamam” diyerek rahatlattı beni.
Bu inzivada belli ki düşünmeye çok vaktim olacak ama ilk anda, benimle aynı kaderi paylaşan çok sevgili dostlarımı, çalışma arkadaşlarımı, yoldaşlarımı, birbirinden değerli insanları düşündüm.
Maalesef memleketimizde kötü haber hiç bitmiyor ve tez duyuluyor. İlk ziyaretçim Av. Deman Güler; Sevgili Zeydan Karalar, Muhittin Böcek ve Abdurahhman Tutdere Başkanların sabaha karşı gözaltına alındıkları haberini verdi. Çok üzüldüm, Zeydan Başkan daha dün akşam arkadaşının telefonundan benim için üzüldüğünü söylemişti. Dilerim akıbetleri bize benzemez ve tutuklanmazlar.
Maruz kaldığımız bu haksızlıklar kabul edilebilir değil. Hukuki dayanaktan yoksun suçlamalar ve tamamen hukuk dışı bir şekilde sürdürülen tutuklamalar aslında yok hükmünde ve mutlak butlanla batıl bence. Çünkü örneğin ben Türk Ceza Kanunu 158/1 maddesi nedeniyle tutuklandım. Bu madde hile ve desise ile bir çıkar ve menfaat elde etmek için bir kişinin aldatılmasını düzenleyen nitelikli dolandırıcılık suçudur. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ben planlı bir şekilde, hile ve desise yaparak bu suçu işlemişim. Kimi dolandırmışım, kimden ne menfaat elde etmişim bunların hiç biri savcılık dosyasında yok elbette ama ben bu suçtan tutuklandım. Onun için hukuken yok hükmünde bir karar diyorum.
Bugün ikinci ziyaretçilerim, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve değerli İzmir milletvekillerimizdi. Hem evimize, ailemize hem bana moral veren ziyareti için kendisine ve değerli eşlerine çok teşekkür ediyorum.
Dilerim Devletimizin aldığı “emanetler” fazla hasar görmeden ve itibarlarıyla birlikte sahiplerine ailelerine, ait oldukları hayata iade edilir. Adalet yerini bulur.
Zaman zaman cezaevi günlüğümü sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Arada sırada siz de bana yazarsanız sevinirim.
Adresim: Buca Kırıklar F Tipi 1 Nolu Cezaevi Koğuş B/63
Hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Sağlıcakla kalın…!
Milyonlarca insan Timur gibi düşünüyor. Aynı şeyi düşünen insanlar mi gaza gelecek paniğe sürüklenecek. Halkı mutsuz eden, panikleten ve gaza getiren tek şey haksız uygulamalarınız ve adalete güvenimizi yok etmeniz. Yettiniz
#TimurSoykanYalnızDeğildir#TimurSoykanıSerbestBırakın
Rejim, toplumu yolsuzluk operasyonlarına ikna etmek gibi bir derdinin kalmadığını ilan ediyor. Halka ‘Benim dışımda bir iktidarı seçemezsin. Esirimsin’ diyor. Halk ya bu baskıya boyun eğerek rejimin kölesi olacak, daha da yoksullaşacak ya da özgürlüğünü, haklarını, ülkesini savunacak.