@uedascomtr@MudanyaBel 2026 yılında birilerinin işi görülsün inşaatı yürüsün diye çektiğimiz eziyete aracı olmayın, görmezden gelmeyin, bizde insanız bademlide yaşanan bu rezalete umursamaz olmayın sade bademli sitesi ve çevresi caddesi kan ağlıyor
@bursabuyuksehir@MudanyaBel@denizdalgic Ali Durmaz Cad. Pera inş, mossa inş arasında sıkışıp kalan sitemizde toza dumana boğulmuştuk,şimdide çakıl taşı döşenen yolla savaş yaptırmak zorunda kaldık. İnşaat trafiği daracık yolumuzu da perişan etti,bir imdat edecek yok mu?
@ajansmuhbir1923 Linç tayfa iş başında… Kendisi benim çocukluk arkadaşım instagram hesabını paylaşayım neler başardığını nelere ilham olduğunu buyrun izleyin… https://t.co/KFo9hOdfs2
İNSANA, BESMELEDEN SONRA, HAKİKATİNİ NASIL FARK EDECEĞİNİN SİSTEMİNİ ANLATAN EN ÖNEMLİ MESAJ “ALÂK” Suresinin BAŞINDADIR.
“İ K R A” ! “O K U” !
BU TANIM, KUANTUM BEYİNİN, DOLAYISIYLA DA TÜM EVRENSEL SİSTEMİN ORİJİNİNİN ÇALIŞMA SİSTEMİNİ ANLATAN METAFORDUR.
“İKRA” , “OKU” demek, ÇÖZ (decode), AÇ/SEYRET/KAVRA anlamındadır!
Besmelede, “HAKİKATİN/ORİJİNİN, İSMİ ALLAH OLAN” denip; “RAHMAN” ile O’ndaki sonsuz sınırsız POTANSİYELE ve “RAHİYM” ile de potansiyeldekilerin açığa çıkışına işaret edilirken…
“ALÂK” Suresinin girişinde de “İKRA” metaforu ile, RAHİMİYETİN POTANSİYELİ NASIL AÇIĞA ÇIKARDIĞINA İŞARET EDİLMEKTEDİR!
“İKRA/OKU” denerek.
Bu bildiğiniz metin okumak değildir! ‘Metin okumak’ metaforu kullanılarak sistemin açığa çıkışının anlatımıdır!
“İKRA B İSMİ RABBİK ELLEZİY HALÂK” âyetinde,
“HAKİKATİN, İSMİ RAB OLANIN, (potansiyelinden) YARATIŞIYLA OKU/ÇÖZ (decode) NASIL TÜM SİSTEMİN VE VARLIĞININ AÇIĞA ÇIKIŞINI” denmektedir, sanki!!!
ORİJİNİ KUANTUM POTANSİYEL (Rahman) olan DATA/İLİM,
KENDİ İÇİNDE KENDİNCE “OKUYARAK/İKRA” sonsuz/sayısız ANLAMLAR/VARLIKLAR YARATMIŞTIR!
Yani, her şey “İKRA” /OKU İLE BAŞLAMIŞTIR!
Makroda ne varsa microda da o vardır; semada ne varsa arzda da o vardır sistemi gereğince; İNSANIN YARATILIŞI DA ( “A L A K” )“OKUNARAK/İKRA” ile başlamıştır.
İLK HÜCREDEKİ DNA ZİNCİRİNİN KENDİ KENDİNİ “OKUMAYA/İKRA” başlamasıyla (decoding), sonraki aşamalar oluşmuş, farklı hücresel gruplaşmaları ve dahi onlardaki bilgilerin açılımıyla da organların meydana gelişi sağlanmıştır. Ta ki beyin sapı oluşumuna kadar… sonrasını biyologlara bırakalım!
Anlatabildiysem eğer, ilk anlamın varoluşundan, insanın varoluşuna kadar, her şeyin YARATILIŞ SİSTEMİ “OKUMAK/İKRA” üzerinden kurgulanmış ve oluşmuştur.
“AN” içinde kuantum potansiyelde “OKUR/İKRA” yeni bir şan oluşur; “AN” içinde kuantum beyin tüm datasını/bilgisini “OKUR/İKRA” farklı hâl oluşur!
“İNSAN RABBİNE NANKÖRDÜR” denmesini hatırlayalım!
Buradaki “nankörlük” metaforu da, insanda her an tasarruf ve tedbir edenin rabbani kuvvetler olduğunun “OKU”namaması nedeniyle ‘BEN’liğin açığa çıkıp, yaptıklarını bu ‘BEN’liğine mâl etmesine işaret vardır.
Bu yüzdendir ki “ALÂK” Suresinin son âyetinde;
“SECDE ET ki (RABBİN YANI SIRA BENLİĞİNİN YOKLUĞUNU OKU); KURB YAŞAMI AÇIĞA ÇIKSIN;
denmiştir; bizden açığa çıktığı kadarıyla!
Denizden bir damla!
12.9.25
https://t.co/I7S57dZ5cS “KURAN ÇÖZÜMÜ” :
SÜNNETULLAH
gereğidir ki,
Ne zaman KENDİNİ ifşa etse,
Ardından, ehil olmayanlara perde olsun için,
O HAKİKATI ÖRTECEKLERİ açığa çıkartır!
UMURUNDA MI ALLAH’IN !
Diyanet’in Mekke sorumlusu Ahmet Daştanbek 270 bin dolar rüşvet alırken görüntülendi.
Daştanbek’in İstanbul’da oğlunun ve eniştesinin üzerine aldığı yüzlerce gayrimenkulün olduğu öğrenildi.
CHATGPT ile bir sohpetimin notları…
İnşaallah devamı gelecek..
Henüz ana noktayı kavrayamadı CHATGPT bazı bilim adamlarımız gibi..
Daha da açıklayacağım beynimden geldiğince !
"Eşine sevgisi ve saygısı olmayanın tüm tasavvuf bilgisi dedikodudur. Eşine eziyet edip üzenin, Allah sevgisinden söz etmesi riyadır."
@AhmedHulusi ❤️❤️❤️
@CPasaHasan ❤️❤️❤️
@AhmedHulusi ; Kişiye saygısı olmayanın Allâh’a da saygısı olmaz ❗️
“Seyr” i elde edememiş veya elinden kaçırmış olanın, tek meşgalesi dedikodu olur❗️
ALLAH TÜRKÇE BİLMEZ Mİ?
İlle de Arapça okumak Kurân’ı Kerîmi şart mı?
Dualar Arapça mı yapılmalı Allah’ın anlaması için?
Adem a.s. Hangi lisan ile Allah’tan istiğfar etmişti?
İbrahim a.s. Hangi lisan ile Rabbi ile konuşmuştu?
Aradaki birçok nebi hangi lisan ile Rableri ile konuşmuştu?
Musa a.s. Ve İsa a.s Arapça mı konuşmuşlardı Rableri ile?
ELBETTE Kİ HEPSİ DE KENDİ İÇİNDE YAŞADIKLARI TOPLUMLARININ LİSANI İLE KONUŞTULAR VE LİSANSIZ İLETİŞİMDEYDİLER ALLAH İLE!
Peki onların bu konuşmaları orijinal lisanlarıyla mı yer alıyor Kurân’da? Hayır! Arapça olarak tercüme olmuş haliyle! Niye?
Çünkü Kurân, Arapça konuşan bir topluma, “ANLAYABİLESİNİZ”
denerek “İNZAL” olmuştur.
SORGULAYAN VE DÜŞÜNEN BEYİNLER İÇİN YAZIYORUM YAZDIKLARIMI!
Hâlâ, gökteki Tanrıdan postacı meleklerle yeryüzündeki toplumsal postacıya gelen mesaj gibi anlıyorsanız Kurân’ı, beni hiç okumakla vakit kaybetmeyin!
Gelelim konunun hakikatine…
LİSAN, İNSAN BEYNİNİN YARATTIĞI İLETİŞİM KALIPLARIDIR, İÇİNDE BULUNDUĞU TOPLUMA VE DE İLGİ ALANINA GÖRE!
BEYİNİN ORİJİNAL İLETİŞİMİ İSE LİSANSIZ OLARAK ANLAMLI DALGABOYLARI ALIŞVERİŞİ ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞİR.
BEYİN, dalgaboyu bilginin anlamına göre suretler yaratır hologram dünyasında. O suretlerden bir türü de LİSANDIR.
BEYİNİN dışsallık algısına dayalı iletişim yaşamında lisan ne kadar geçerliyse de; BEYİNİN DALGABOYUTU ANLAM YAŞAMINDA LİSAN YOKTUR!
Bazen rüyanızda hiç bilmediğiniz lisan ile anlaşırsınız muhatabınızla!
İşte yukarıda “İNZAL” olayını vurgulamamın nedeni de budur.
Kurân bilgisi “İNZAL” olmuştur; gökyüzünden değil!
Her beyinin boyutsal derinliğinde değişik erişim alanları vardır, türlü anlam alanlarına! Bu alanlar ile bağlantı kurulduğunda, o beyinde o boyutların ihtiva ettiği bilgi açığa çıkar, biz buna ilham deriz. Nebi ve Resûl tanımındakiler için de vahiy tabiri kullanılır.
Esasen vahiy ve ilham aynı mekanizmanın işleyişidir de, aradaki fark, bilginin geldiği boyutun farklılığıdır. Vahiy, varlığın hakikati orijini, insanın hakikatinin bilinmesi için bilgiler ihtiva ederken; ilham her alanda her konuda insanın fikir yollu o ana kadar düşünemediği bilgilerin bir anda belirmesi şeklinde olur.. hani, lamba yandı bir anda deriz ya, öylesine..
Pardon! Konuyu dağıttım biraz!
Evet beyinin dışsallığa açık olmayan alanında, boyutsal derinliğinde LİSAN YOKTUR; anlamsal data iletişimi vardır.
DİN, İNSANIN KENDİ ORİJİNİNİ, HAKİKATİNİ TÜM BOYUTLARIYLA FARK EDİP, ONA GÖRE YAŞAMINA YÖN VERMESİ İÇİN BİLDİRİLMİŞTİR; RESÛLULLAH’IN HAKİKATİ BOYUTUNDAN, KENDİSİNDE AÇIĞA ÇIKAN BİLGİYE GÖRE ! Bu durumda, olayın yaşandığı 1446 yılının anlayışına uygun METAFORLARLA anlatılmıştır.
Geçmiş nebi ve resullerin olayları ve duaları da bu yolla, Arapça’ya çevrilerek nakledilmiştir.
Daha önce insanların tüm düşüncelerinin beyinler tarafından genel dalgalar ile yayıldığını anlatmıştık. Bu genel dalgalar boyutunda tüm geçmiş insanların yaydığı düşünceler ve fiillerinin datası mevcuttur. Bazı beyinler, oluşum kompozisyonu sonucu bu alanla bağlantı kurup, oradan geçmişe dair bilgi alabilir; hatta, o bilginin yaşandığı anı ve yeri kendisiymiş gibi anlatabilir. Bu da bazılarını reenkarnasyon varmış sanısına götürür! Neyse, gene dağılmayayım. Zira konunun çok geniş alanda bağlantıları var.
Buraya kadar anlattıklarımdan anlaşılmıştır ki, konu LİSAN DEĞİL,
Bilginin değerlendirilmesidir.
Bilginin değerlendirilmesi de ancak o bilginin anlaşılmasına bağlıdır.
SİZ KURÂN BİLGİSİNİ ANLADIĞINIZ LİSANDA OKUMAK VE ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK ZORUNDASINIZ; kendinizi tanımak ve geleceğinizi en güzel şekilde inşa etmek için.
Bu yüzdendir ki, geçmiş bilgiler “ANLAYASINIZ DİYE” geçmişte Arapça gelmiştir Araplara. Her toplum kendi lisanında okumalıdır.
DUALARINIZI DA İÇİNİZDEN GELDİĞİ GİBİ DÜŞÜNEREK, HAKİKATİNİZ OLAN, “RABBİM” DEDİĞİNİZ, BEYNİNİZİN “KEVSER” HAVUZUNA YAPMAK MECBURİYETİNDESİNİZ; ötelerdekine değil!
Konuyu tam kafamdaki gibi anlatamadım ama okuyan yazandan âriftir inşaallah!
Allah hakikatimizi fark etmeyi kolaylaştırsın!
20.3.2025
SANMAYIN Kİ BİLDİĞİNİZ İBADETLER TANRI İÇİNDİR;
ONLARIN TAMAMI, BEYİN ADIYLA BİLDİĞİNİZ, RABBİNİZİ TANIMAK İÇİNDİR!
Tüm evren içindekileri yaşatan ilim ve kudret, bölünür parçalardan oluşmamış TEKİLLİK olduğu içindir ki, KUANTUM BEYNİNİZİN DE HAKİKATİDİR VE HER AN TÜM ÖZELLİKLERİYLE SEMANIZDA (şuurunuzda) ve ARZINIZDA (bedeninizde) AÇIĞA ÇIKMAKTADIR
Bazı yanlış anlamalar oluyor.. sende şu isim açığa çıkıyor, bende bu isim açığa çıkıyor gibilerden! Herkeste, her an, varlığının tüm boyutları itibariyle tüm isimler vardır ve açığa çıkmaktadır. Ne var ki, algılama, farkındalık alanımızda değillerdir.
HALİFE (ruhu sultanî), insan beyni, tüm esma özelliklerini açığa çıkaracak evrime ulaştığında (isimler talim edildiğinde) “nefholmuş” yani kuantum beyinin alt boyutundan gelerek(!) açığa çıkmıştır.
Böylece, insanın RABBİ olan tüm esmâ potansiyeli, her an varlığının ve HER ŞEYİN hakikati olan Ruhu Azam’ın İLİM VE KUDRETİYLE, KUANTUM BEYİN OLARAK ölümsüz yaşamı devam ettirmektedir.
Kurân’daki sürekli tekrarlanan RABBİNE YÖNEL, RABBİNE FİRAR ET benzeri uyarılar, hep, kendini dışsallığa dönük beden olarak kabullenmeyi bırak, boyutsal derinliğindeki MUHTEŞEM İLİM VE KUDRETİ FARK ET anlamındadır.
Çünkü insana KEVSER (esmai külleha/tüm isimler havuzu) bahşedilmiştir!
“SANA KEVSERİ BAHŞETTİK.. RABBİNE SALÂT ET(YÖNEL) ve NAHR (KURBAN ET BENLİĞİNİ Kİ RABBİNİ FARK EDESİN…)
Uyarısı dahi bu anlattığımız olaya işaret eder.
Esmânın tamamının açığa çıkmakta olduğunun farkındalığına ulaşmak için yapılması gereken ilk iş de, zihninizdeki bu isimin manası şudur gibi üç beş kelimelik anlam kısıtlamalarından kendinizi kurtarmaktır.
Unutmayın ki, dünyanızda olup biten HER ŞEY, TÜM ALGILADIKLARINIZ BU İSİMLERİN İŞARET ETTİĞİ ÖZELLİKLER KOMPOZİSYONUDUR ! TÜM DÜŞÜNDÜKLERİNİZ VE VARLIĞINIZ BU KOMPOZİSYONLARDIR !
RABBİM, diyerek kuantum beyninizi oluşturan bu isimler kompozisyonuna hitab etmektesiniz; dışınızdaki allah ismini etiketlediğiniz tanrınıza değil!
Namazda rükuda ve secdede hep kuantum beyininiz diye anlatmaya çalıştığımız RABBİNİZE HİTAB ETMEKTESİNİZ.
HER AN, KUANTUM BEYNİNİZDEKİ, “KEVSER” METAFORUYLA ANLATILAN RABBİNİZİN H U Z U R U N D A SI N I Z !
Salatta olsanız da olmasanızda!
“HASİYB” özelliği de sonraki anınızı forme ediyor!
Bir düşünün bunları isterseniz…
Esasen bu yazdıklarım pek çok kişiyi ilgilendirmiyor ki, eskiden çok fazla kişi bu bilgileri paylaşmak için rt yaparken, işin özü, hakikati olan konuları yazmaya başladığımda bu durum hayli azaldı.. ne var ki, kulluğumuzun zorunlu sonucu yazmaya devam ediyoruz..
Sürçi lisan ettiysek affola!
15.3.2025
Üzerinize afiyet bugün biraz EZBER BOZACAĞIM !
Kurân’daki Ademin yaratılışının metaforik anlatımı, esasında İLK “İNSAN”ın UYANIŞININ HİKÂYESİDİR !
HALİFE´nin ve Adem´in varoluşunu anlatacağım.. “Kurân Çözümü” kitabımızda Bakara Suresi 30. Ayetinden başlayarak bu konuyu anlatmıştım ama burada da bunu net vurgulayayım..
(devamını görsellerden okuyabilirsiniz)
11.3.2025
@AhmedHulusi
https://t.co/lGDknrwnIz
Ramazan ayında Kurân Kerîm okuma şansı olmayanlar
en azından
Bu âyetler üzerinde düşünebilirler.
Kitabullâh Diyor Ki... -
https://t.co/8H0btaWTJX
Yeşim Tomaç hazırladı
https://t.co/iTy1PCBt8l
Bedenlerin Biyomanyetik Etkileşimi (Ahmed Hulusi)
https://t.co/O8R74eH1XY
Bundan birkaç yıl önce bedenlerin yaydığı biyomanyetik enerji sonucu çekim ve itim şartlarından sözetmiştim..
Burada da belki hiç duymadığınız bir beyin faaliyetinden sözedeceğim.
SEVDİKLERİNİZİ HASTA ETMEYİN !
“HASTA” sözcüğünü gerçek anlamıyla kullanıyorum burada, ironi olarak değil.
Beyniniz artık biliyorsunuz ki, her an çeşitli konulara dönük, düşünce ve duygulara göre dalga boyları yayar.
“DUA VE ZİKİR” https://t.co/I7S57dZD2q kitabında yazdığım üzere, beynin bir kısım yaydığı dalgalar vardır ki, bunlar o beynin frekansının yüksekliğine göre dalga dalga çevresine yayılır.
Bunlar genel dalgalardır. Herkeste vardır.
Bir de beynin yaydığı “YÖNLENDİRİLMİŞ DALGALAR” vardır ki, başkaları için yaptığımız dualarda bu sistem devreye girer… Hedefe dönük dalgalardır bunlar.
İşte anlatmak istediğim olay buradan başlar..
Sevdiğiniz birine ÖFKELENDİĞİNİZDE, BEYNİNİZDEN ÇIKAN ÖFKE DALGALARI ONU ETKİLER VE BEYİN GÜCÜNÜZE GÖRE ONU HASTA EDEBİLİR VEYA KAFA KARIŞIKLIĞI MEYDANA GETİREREK İŞLERİNİN TERS GİTMESİNE YOL AÇABİLİR.
BEDDUA, MAZLUMUN DUASI, MAĞDURUN SESSİZ HAYKIRIŞI HEP BU DEDİĞİM YOLLA GERÇEKLEŞİR.
“ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE” sözü bu mekanizmaya dayalı olarak çalışır.
Bazen de, o kişi hakketmiyorsa, veya onun beyni daha yüksek frekansta dalga üretiyorsa, ürettikleriniz size yansır sizi incitir. Keskin sirke kabına zarar, sözü de bu duruma işarettir.. Beddua bu yüzden çok riskli bir davranıştır.
Başta EŞİNİZ olmak üzere tüm yakınlarınıza zarar vermek istemiyorsanız öfkenize hâkim olun ki sonra pişman olmayasınız..
Bir çok sert tartışmaların arkasından gelen bedensel hastalıklar veya işlerin ters gitmesinin altında, siz farkında olmasanız da beyninizin kızgınlık, öfke anında yaydığı bu yönlendirilmiş dalgalar yatar.
Tıpkı NAZAR denilen pek çoğu istemsiz yönlendirilen dalgalar gibi..
Beyin orijini itibariyle potansiyel olarak tüm Allah isimleriyle işaret edilen özelliklere sahiptir demiştik… Beyindeki bu muhteşem kapasitenin ne olduğunu asla hayal edemezsiniz!
Kendinizi veya çevrenizdekileri HASTA DA edebilirsiniz, iyi de edebilirsiniz. “Healer” denilenlerde de bu kudret açığa çıkmaktadır.
Eskilerin “velilere eğri bakma kevni mekân elindedir” deyişi de bu mekanizmaya işaret eder…
Beyindeki bu kudret pek çok zaman istem dışı harekete geçer… Güçlü çıkışlar dinsel kişilerden çıkarsa buna kerâmet de derler.. Ama bu çıkış gücü gerçekte herkeste vardır beyinin yaydığı dalgaboyunun gücüne göre.
Bu nedenledir ki, kimseyle, hele sevdiklerinizle şiddetle tartışmayın, hele hele öfkelenmeyin. Onları hasta etmeyin, işlerinin ters gitmesine yol açmayın!
Boş vaktinizde, geçmişte hangi olaylar sonrasında nelerin ters gittiğini düşünürseniz, bana hak verirsiniz.
Sevgi ve hoşgörü dolu sağlıklı günleriniz olsun.
7.3.2025
HANGİ BOYUTTA NASIL YAŞANMAKTA; KADER BUNUN NERESİNDE?
Bu sorunun cevabına ulaşmak için, önce “BEYİN” adıyla tanımladığımız yapıda, “GÖRÜYORUM” dediğimiz dünyamızın nasıl oluştuğunu hatırlamamız gerekir.
Beyine, varolduğu andan itibaren, gerek bedenin tüm hücre ve organlarından gerekse de çevresinden bilgi/enformasyon dalgaları ulaşır. Böylece de beyin bir bilgi kompozisyonu hâlini alır.
Genetikten intikal eden bilgiler de vardır ki, bunlar Canlılık, bilinç, irade, kudret, algılama, değerlendirme (7 zâti sıfat) gibi özellikleri ihtiva eder; ve beyine ulaşmış tüm özellikler bunlarla işleme girer.
BAKIN DİKKATİNİZDEN KAÇMASIN !
Tüm bu işlemler hep dalgaboyu bilgi/enformasyon boyutunda cereyan eder! Çalışmakta olan, program yaratan bilgi kompozisyonları sonucu da zihinde görüntülü sesli duygulu bir dünya oluşur! Gerçekte bu dünya yalnızca bir hayaldir! Ama öyle bir hayal ki, sanki tek gerçek oymuş ve hiç bitmeyecekmiş gibi algılanan bir dünya!
Dalgaboyu/frekans boyutundaki bu bilgi kompozisyonları, an içinde, bir form/anlam oluşturur; o konu orada biter; 8 saniye sonra (İNZAL OLUR) yeryüzüne ulaşır/farkındalık alanında açığa çıkar; böylece de, bizden şöyle düşünüyorum veya hissediyorum gibi tanımlamalar açığa çıkar!
Yani, olup biten her şey, “BEN” olmaksızın, bilgi/enformasyon kompozisyonu data merkezinde (bilgi tabanına) olup biter, YAZILIR, ve “BEN” bu YAZGIYI yaşarım! Yaşamama gibi bir olanak da söz konusu değildir, anlattığımı kavradıysanız!
SİSTEM, İŞLEYİŞ, MEKANİZMA O KADAR MUHTEŞEMDİR Kİ, akılla takibi neredeyse imkansızdır! Tek şans GÖZLEMLENME PENCERESİNİN AÇILARAK GÖZLEMCİ OLMA HALİNİN OLUŞMASIDIR!
Bir bilgi işlem sistemi düşünün ki, bize göre, 40-50 yıl önceki bilgiyi yaşadığımız an içindekiyle birleştirip çok farklı bir dünyaya sokmakta insanı!
Şimdi şunu da hatırlayalım…
Ben, sözcüğü ile işaret edilen bir obje var. Bunu ancak ortaya çıkan sıfatları ile tesbit edebiliriz. Sıfatları olmadığı anda TANIMSIZDIR ZAT! Dolayısıyla “ben” diye işaret edilen her şey sıfatları kadarıyla tanınır. Bu sıfatlar tüm canlılarda ortak alandır. O sıfatlar onları hayata getirir ve tutundurur. YANİ, TÜM CANLILARIN ZATI VE SIFATLARI AYNIDIR VE TEK’TİR! Yani basit dille söyleyelim hammadde TEK’TİR!
Gelelim farklılıkların oluşum alanına.. işte bu alan yukarıda anlattığımız genetik+çevresel bilgi girdileriyle oluşan alandır. Ana-babamdan, atalarımdan, kabilemden, okullarımdan böyle gördümlerle oluşan, maymunlarda olduğu gibi düşünmeden taklitlerle devam eden bireysellikler alanına…
Bu alan çok farklı özellikler oluşturan bilgi kompozisyonları alanıdır. Dâhi den deliye, âlimden câhile, zâlimden merhametliye tüm oluşumları meydana getiren alandır. Bu alandaki, çeşitli isimlerle tanımladığımız açığa çıkışlar hep bilgi tabanına giren bilgiler sonucudur. NE GİRDİYSE OSUN!
İşte bu alanda açığa çıkanlar girdilere göre olduğu içindir ki, kişi kendini bu alandakinden ibaret sandığı içindir ki, UYARICILARA/RESÛLLERE gerek vardır!
Kendini beden ve edindiği bilgilere dayanan kişilik sananlara, hakikatlarının ne olduğunu fark ettirecek, HAKİKATIN DİLİ olanların seslenişi gerekmektedir. Ki böylece doğru bilgi veritabanlarına girsin ve bilgi kompozisyonunda yer alarak farklı yönde bakış açısı oluştursun.
Resûllerdeki bu hakikat bilgisi nereden açığa çıkar?
Her beyinde olan, ZATÎ ilim sıfatının bilgisi, eğer bir beyinde, bu konudaki bir bilgi ile tetiklenirse; bilgi kompozisyonunda gelen yeni bir bilgi ile, bu olasılığın kabulü açılırsa, o bilgiye yönelim oluşursa, o takdirde açığa çıkar ve artık ZÂTİ İLİM PENCERESİNDEN VARLIĞI SEYREDEN GÖZLEMCİ olarak yaşamı devam eder. Halk dilinde ona velî derler.
HER ŞEYİN OLUP BİTMİŞ OLDUĞU ZAMANSIZLIK, AN BOYUTUNUN ,YAŞAMAKTA OLDUĞUMUZ SÜRECE ETKİSİNİ, YAZILMIŞ KADERİN NE OLDUĞU KONUSUNU DA bize açıldığı kadarıyla inşaallah gelecekte yazarız.
Sağlık ve afiyet dilerim efendim.
6 şubat 2025
“İstanbulda biz aslında Kedilere teşekkür borçluyuz ,
Ben Londra , Newyork , Cihigaoda bulundum. Bir tane sokak kedisi yok her yer fare dolu.
İstanbulda kediler aslında kamu sağlığı hizmeti çalışanı ..”😳