Barış Pehlivan: "Haluk Levent dosyasını okuyorum. Keşke 'inanın büyük bir kumpas kuruluyor, Haluk Levent suçsuz' diyebilseydim. Ama diyemiyorum.
İçinde mide bulandıran bazı olgular var."
Ekrem İmamoğlu:
“Bir yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan bir lider olarak hepinizi çok seviyorum. İnanın, sizi sevmenin verdiği güçle dimdik ayakta duruyorum.
Her geçen gün daha büyük bir kararlılıkla ve güçle Türkiye’nin geleceği için verdiğimiz mücadeleye bağlanıyorum!”
Merhaba ben Bukalemun Cüneyt. "Türkiye, Irak’a 1.471.000.000 Dolar tazminat ödeyecek" haberiyle ilgili tek bir şey yazmadım, gündemi Haluk Levent olayına çevirmekle görevliyim.
Bolu'da geri dönüşüm makinesi önünde yaşanan tartışma:
- Bir taneye de sıra vermiyorsun.
+ Uyuyup uyanıp geleceğine 9'da gel.
- 10 kişinin TC'si ile giriş yapıyorsun. 500 şişe attığını düşün...
Sevgili Gençler,
Türkiye çok yönlü bir yargı çöküşü tehdidi ile karşı karşıyadır.
Bu tehdit; iş insanı, sanatçı, gazeteci, muhalif, öğrenci, siyasetçi, belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayı dinlemez.
https://t.co/bKYKcznFL3
Herkes batıyor farkında mısınız?
• 2 yıl önce 8-9 milyon istenen kafeler bugün 2 milyona alıcı bulamıyor.
• Günde 40-50 paket atan kuryeler 10 pakete kadar düşmüş
• Konut, tekstil, gıda... Her yer alarm veriyor.
Memurların anlamayacağı bir durgunluk
Ekonomide fırtına öncesi sessizlik var…
Nakit tamamen terk etti piyasayı.
Kanı çekilen insan gibi kıvranıyor iş dünyası.
İşler kötü/kötüye gidiyor.
Toparlamamız lazım artık.
Bakın, piyasada 1 lira yok! Var sandığımız para kredi kartı limitleri. Onlar da patlamak üzere. Üretim tamamen durdu. Sanayici tesisini kapatmak istiyor. Kimse zararına iş yapmaz. En geç ekimde işsizlik tsunamisi vuracak! Biz al-satçı değiliz. 80 milyon insan böyle yaşayamaz.
Türkiye iflasa gidiyor deyince birileri gelip itiraz ediyor. Koskoca ülke nasıl iflas eder? diyorlar. Bir ülkenin iflası bir işletmenin iflası gibi değildir. Birinde Dükkanı kapatır gidersin. Ülkeyi ise kapatıp gidemezsin.
Peki ne olur? Halk olağanüstü fakirleşir. Şu an emekliler ve emekçiler iflas etmiş durumdalar. Sıra öbür toplum kesimlerine geldi. En son geleceğimiz yer ise borcumuzu ödeyememek olacak. Az kaldı.
Sizi uyarıyorum; önümüzdeki sonbahar ve kış ayları, yaşamınızın belki de en kötü sonbahar-kış ayları olabilir.
Muazzam büyük işten çıkarmalar başlayacak. Bu büyük durgunluk geldiği zaman, ödeyemeyeceğiniz borçlara sakın yaklaşmayın. Elinizde altınınız, gümüşünüz varsa satar borcu kapatırsınız ama sakın yeni borca girmeyin.
İnsanlar kriz anında, savaş anında altını yatırım olsun diye almaz, nakit lazımdır diye alır. Ev taşırken bile nakit için bileziğini bozdurursun. Merkez bankaları bile tonlarca altını kara gün için, nakite dönmek için yığıyor. Gidişat o kadar felaket ki, 350 bin liraya mezar yeri var, bedava mezar bulsa içine girecek duruma geldi insanlar! Türkiye’de yatırımcı tekniği bellidir; 1 numaralı yatırım ev ve altındır. Kalanlar hep yüzde 2-3 düzeyindedir. İngilizlerin bile mal varlığı hisse senedinde değil, konuttadır. Mideniz kaldırmıyorsa macera aramayın.
Kaynak: Cihat E. Çiçek
#altın #gümüş #enflasyon #vergi #konut