Hafıza, Kimlik ve Mekân” Başlığıyla Düzenlenecek Olan Ankara Sempozyumu'nun Programı Belli Oldu
13 Ekim 2026 tarihinde saat 10.00’da, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itri Yerleşkesi F Blok -1. Kat, Mavi, Turkuaz ve Sarı Salonlarda gerçekleştirilecek olan sempozyumun programına sosyal medya hesaplarımızdan ve ağ sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
https://t.co/KW2fJQG6mA
#AnkaraSempozyumu
#Ankara
#HafızaKimlikveMekân
#AnkaraTarihi
#KültürelMiras
💢 Fatih Sultan Mehmed’in karşısına çıkan Uzun Hasan, Doğu Anadolu dağlarından ansızın belirmiş sıradan bir aşiret reisi miydi, yoksa İstanbul’u alarak çağ kapatan Koca Fatih’i Anadolu ve İran coğrafyasında dize getirmeye ant içmiş büyük bir imparator mu ?
Çoğu kimse 1473 Otlukbeli Meydan Muharebesi’ni tek bir cümleye sıkıştırıp “Fatih geldi, Uzun Hasan’ı ezdi geçti” der. Oysa tarih bu kadar ucuz ve yüzeysel okunamaz.
Diyarbekir’den yükselen bu Türkmen hükümdarı; Karakoyunluları haritadan silmiş, Timurlu imparatorunu esir alıp idama göndermiş, Fırat’tan Ceyhun’a kadar uzanan Tebriz merkezli devasa bir imparatorluk kurmuştu.
Peki kimdi bu Uzun Hasan ve 1473’te Otlukbeli’nde iki Türk devleti karşı karşıya geldiğinde gerçekte ne yaşandı ?
1/3- ANADOLU'NUN KAYIP BRONZ TANRIÇASI VE SATALA'NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI
1872 yılında Gümüşhane Kelkit'teki Sadık köyünde tarlasını süren bir köylü, Roma'nın doğu sınırındaki askeri üs Satala'nın toprak altındaki sırlarını gün yüzüne çıkardı.
Karahantepe’de 11 bin yıllık benzersiz bir heykeli gün yüzüne çıkarttık!
Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk.
Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan 70 santimetre yüksekliğindeki heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor.
Bu özel eser; 3 metre çapında, zemini yassı taşlarla kaplanmış bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni soruların kapısını aralayan keşfin bilim dünyasında geniş yankı uyandıracağına inanıyorum.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Many are unaware of the steep slopes at #Göbeklitepe. It was on these slopes that the domestic buildings were built. Due to slope pressure, erosion and earthquakes, domestic buildings and deposits slipped down the mound, burying the special buildings and T-pillars below.
📍 Diyarbakır'da Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan Zerzevan Kalesi'ndeki Mithras dinine ait yer altı tapınağının 1700 yıl önce mühürlenerek kapatıldığı tespit edildi.
Kalede 2017'de yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan Mithras Tapınağı'nın girişinde yer alan kitabedeki yazının çözümü, Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Süryani Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sait Toprak tarafından, eski Aramice epigrafik ve filolojik incelemeyle yapıldı. Yapılan epigrafik ve ortografik analizlerde, yazının MS 3. ve 4. yüzyıllarda eski Süryanice ve Aramice yazı karakterleriyle uyum gösterdiği tespit edildi.
Şanlıurfa Müzesi'ndeki MS 2. ve 3. yüzyıla ait Süryanice yazıtlarla yapılan karşılaştırmalarla, kitabenin tarihlendirmesi gerçekleştirildi. Yazının çözümüyle tapınağın 1700 yıl önce Roma İmparatorluğu döneminde Hristiyanlar tarafından kapatılarak mühürlendiği ortaya çıktı.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, "Kutsal alanda yer altı yapısı ve tapınak vardı. Hristiyanlıkla birlikte gizem dininin en önemli Mithras Tapınağı'nın kapatıldığını gördük. Kapatılma döneminde sikkelerin ortaya çıkmasıyla da buna işaret edilmişti. Tapınağın kapısında bir yazıt keşfettik. 2017'den bu yana yurt içi ve yurt dışında birçok çalışma yapıldı ama yazıt çözümlenemedi. Bir yıl boyunca yapılan çalışmayla çözümü yapılan yazıt, dünya arkeolojisine önemli bir keşif olarak tarihe ismini yazdırdı" dedi.
Mithras dininin Roma İmparatorluğu döneminde çok yaygın inanç olduğunu anlatan Coşkun, Hristiyanlıkla birlikte Mithras tapınaklarının Zerzevan Kalesi'ndeki gibi ya kapatıldığını ya da kiliseye dönüştürüldüğünü gördüklerini belirtti. Coşkun, "İlk kez, bu tapınağın kutsanarak kapatılması, Mithras ile ilgili bilinen ve dünya arkeolojisinde en çok merak edilen önemli bir soru işaretine cevap buldu. Mithras inancı, Roma İmparatorluğu'nda yaygın ve MS 2. ve 3. yüzyılda bütün Roma'ya hakim olan bir inanç. İmparatorların Hristiyan olmasıyla ve Hristiyanlığın Roma dünyasında yayılmasıyla Mithras inancını kendilerine rakip görüyorlar. Bu nedenle bu inancı yasaklıyorlar. Bütün tapınaklar ya kapatılıyor ya da kiliseye dönüştürülüyor" ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Toprak ise “Yazıtta 'Yenilmeyen güneş tanrı Mithras' ile Hazreti İsa'nın o Mithras karşısındaki varlığını buradaki yazıyla da sembolize bir şekilde ifade edildiğini görüyoruz. Haç ve bu yazı mevcut Mithras Tapınağı'nı bir anlamda mühürlüyor. Yazının içeriğini incelediğimizde bu çok bariz bir şekilde görünüyor. Yazıtta karakteristik olarak milattan sonra 4. veya 5. yüzyıl yazı özelliklerini görebiliyoruz. Yazıtta 'kutsal haçın tanrı adına ki o tanrı düzenleyen, ıslah eden ve sevgiyi yayan tanrıdır' ifadeleri yer alıyor. Bu cümleyle bir anlamda mevcut Mithras Tapınağı kapatılarak hükmü feshedilmiştir” dedi. Kaynak: AA (02.06.2026)
İki çok sevdiğim dostumun söyleşisi şahane fırsatınız olursa izleyin….
"Bedeninizin kiracısı değilsiniz!" / Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul & Fatih ... https://t.co/FqTWjjIVlL @YouTube aracılığıyla
Birkaç haftadır substack nam yerde uzun uzun yazıyorum. Her hafta pazar günü, eli yüzü düzgün gündemden uzak, yazılar paylaşıyorum. Dilerseniz oradan takip edebilirsiniz.
https://t.co/hAn4HNQkpC
Bu akşam #ArkeolojiSöyleşileri'nde Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kırçıl ile birlikte, Hatti uygarlığının inanç sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan Tetešhapi’yi yazılı kaynaklar, ritüeller ve arkeolojik veriler ışığında değerlendireceğiz. Tarih/arkeoloji meraklarını bekliyoruz.
📍 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören ve restore edilmesinin ardından Haziran 2026'da açılması planlanan Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde, 327 eser ilk kez görücüye çıkacak. Zeugma’dan çıkarılan Mithras kabartması, Karkamış’ın “gülen yüzlü” matarası ve Maraş Fili iskeletleri, müzenin yeni döneminin en dikkat çekici parçaları arasında yer alıyor.
Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, Gaziantep Arkeoloji Müzesi`nin bazı bölümlerinde depremlerde orta hasar oluştuğunu anlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca müzede güçlendirme çalışması yapıldığını, aynı zamanda yenilenen teşhir tanzim projesinin uygulandığını anlatan Çomak, haziran ayı içerisinde açılacak müzede 102 vitrinde yeni eserlerin de sergileneceğini ifade etti.
Çomak, şöyle konuştu: " Müzede bulunan 327 eser ilk defa ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. İlk defa sergilenecek eserler içerisinde Mithras kabartması da bulunuyor. Bu çok önemli bir eserimiz. Zeugma Antik Kenti`nde at meydanı olarak adlandırılan ve lejyon kampının yer aldığı askeri lejyon yerleşkesi içerisinde ise Mithras inancına dair şimdiye kadar bulunan tek arkeolojik veri. Mithras betimli sağlam korunabilen bir kabartmadır. Mermerden yapılmış, MS 2. yüzyıla tarihlenen önemli bir eserdir. Bunun dışında Karkamış Antik Kenti`nde 2017`de kazılarından çıkan pişmiş toprak matarası var. Bu da çok önemli. Bu eserin üzerinde emoji, gülümseme resmi var. Orta Tunç Çağı`na ait günümüzden yaklaşık 3700 yıl öncesine ait bir eser. Bu eseri müze içerisinde bulunan Karkamış Salonu`nda sergiliyoruz. Ziyaretçilerin de beğenisine sunulacak. "
Zeugma`da 4. İskit Lejyonu`nun olduğunu ve bu askeri lejyona ait özel eserlerin müzede sergilendiği vitrinlerin bulunduğunu dile getiren Çomak, "Askeri lejyonlara ait o dönemdeki askerlerin kullandığı miğfer, zırh gibi savaşlarda kullanılan çeşitli araç ve gereçler ile aletlerin bulunduğu Mithras kabartması ile beraber sergilendiği önemli bir vitrinimiz var. Bunlar ilk defa ziyaretçilerin beğenisine sunulacak” dedi. Kaynak: AA (22.05.2026)