Depremde kızılaya bagis yapip Kızılay bağış kanallarını instada paylastığımda linç yedim. Kendimi savunmak zorunda kaldım. Bir şekilde yardım etmek istediğimi hiç bir kurumun kusursuz işlemediğini ama yine de en güvenilir olanın devlet kurumları olması gerektiğini söyledim.
Çünkü öyle hissediyordum ve ben de bir devlet memuruyum. Ama salak yandaş x partili gibi yaftalandım. Şimdi bana bunu yapan insanlara Ahbapla ilgili bir laf etmeye tenezzül etmiyorum. Çünkü onların kendilerince iyi niyetli ama saf olduklarına dair bir hüsn-ü zanla yaklaşıyorum.
İnsanların en büyük hatalarından biri, güler yüzlü, sevecen ve açık kalpli insanları cepte ve garanti görmeleridir. Oysa bu kişiler size besledikleri samimi duyguların karşılığını görmezlerse, onları geri çekmeyi bilirler. Sizi çıkardıkları tahttan indirmek, onlar için sanattır.
Biten dostlukların ardından da yas tutar insan. Gençliğin o hesapsızca birlikte vakit geçirdiğimiz zamanlarının yerini, hayatın her dakikasını hesapladığımız daha aritmetik bir düzen almıştır.
Yetişkinlikte dostluklar, romantik ilişkiler gibi büyük dramalarla değil; yoğun iş temposu, mesafeler ve hayat koşturmacası arasında sessizce, kopuk kopuk ertelemelerle tükenir. Azar azar eksilir ilişkiler. Toplum aşk acısına büyük anlamlar yüklerken, bir zamanlar bizi en iyi tanıyan dostlarımızı kaybetmenin yarattığı bu sessiz hüznü görmezden gelir.
Bugün sosyal medya sayesinde birbirimizin hayatından haberdar olsak da, aslında duygusal olarak birbirimizden uzaklaşıyoruz; çünkü modern hayat bizi her anımızı verimli kılmaya zorluyor ve dostluğun temeli olan "birlikte plansızca vakit geçirme" özgürlüğünü elimizden alıyor. Bu yüzden, tüm bu koşturmacanın ve yorgunluğun arasında bir arkadaşın bizi çıkarsızca araması, yetişkinliğin maskelerinden sıyrılıp gerçek kendimizi hatırlamamızı sağlayan en değerli direniş.
Şairin dediği gibi : ‘ Karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak’.
"Utanç" demişti Bergman, "Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak "kibir" denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir."
Ingmar Bergman "Shame" (Utanç)
Bir içerik üreticisi, tatile giderken annelerin yaşadığı duruma sitem etti:
“Tatile çıkacağımız günün sabahında herkesten önce uyandım.
Evi toparladım, valizleri indirip hazırladım. Herkes için kaç don atlet kullanılır bunları hesapladım.
Çünkü eşim ve kızımın tasarrufuna bırakırsam biliyorum ki ikinci gün giyecek kıyafet bulamayacaklar.
Hijyen malzemelerini aldım. Buzdolabında bozulabilecekleri çıkardım.
Bu sırada uyandılar. Kahvaltıyı hazırlayıp toparladım ve sürekli telkin halindeyim ‘Şunu şunu unutmayın’ falan diyerek.
Onlar evden çıktılar ben de ‘Bari kendime bir allık süreyim’ dedim. Bir baktım eşim kızıma ‘Annen hazırlanacak da biz de çıkacağız’ diyor.”
Okültizmde bir kural vardır. Bir öğrenci tapınağa girmeden önce kapıda korkunç bir canavarla karşılaşır. Buna Eşiğin Bekçisi denir. O canavar ne cin ne de şeytandır. O canavar, öğrencinin kendi korkularının, günahlarının ve geçmişinin ete kemiğe bürünmüş halidir. Sen de hayatının o büyük değişim kapısındasın. Ama içeri giremiyorsun. Çünkü kapıda bekleyen o çirkin şey sensin. Kendini sabote ediyorsun. Tam işler düzelecekken bir arıza çıkarıyorsun. Tam mutlu olacakken bir kavga başlatıyorsun. Çünkü o Eşik Bekçisi (yani senin egon) değişimi sevmez. Seni o eski, güvenli, boktan çukurunda tutmak ister. O canavarı yenmenin tek yolu onunla savaşmak değil, onun SEN olduğunu kabul etmektir. Düşman dışarıda değil. Düşman aynada sana bakıyor ve sırıtıyor. Ona yol ver dersen çekilir, onunla kavga edersen seni yutar.
@Necati1965@Necati1965 3 aydır asgari ücretin üzerinde bir rakam + yol ve sigorta karsiligʻi evde bize yardimcı olacak bir eleman bulamadim.Temizlik, ev yardımcılığı ,bebek bakımı gibi işlerde vasifsız insanlar bile asgari ücrete gelip çalişmiyor .
Herkesin ilk öğretmeni anne babasıdır. Evinde iyi eğitilememiş, yeterince sevilmemiş ya da istismar edilmiş olanlarladır hep öğretmenlerin en büyük sınavı. Bu profesyonel mesleğj onurla yürüten tüm ögretmenlerin günü kutlu olsun.
Mental olarak çok etkilenmediğinizi zannettiğiniz negatif yaşantıların streslerin organlarınızı etkilemesi ve ani bir rahatsizlikla tepki vermesi her organın kendi beyni vardır söylemini destekliyor olabilir mi? Siz düşünmeseniz de mesela mideniz düşünüyor
Tüm kanallarda sokak ağzı ile avam haber sunuculuğu, kendi sığlığı ve cehaletiyle yorum yapan sunucu vs, seyirci tarafından değil kanal yönetimleri tarafından alkış alıyor. Seyirci yorum değil, haber izlemek istiyor. Aklınızı kendinize saklasanız.
NARİN ... Boğazda düğüm , yürekte kor , gözde yaş demekmiş
Yaşı 8 , gülüşü can, gözleri mercan, saçı ipekmiş
Kaderi kara, hayatı kısa cehennemi sevdikleri imiş ...
İnsan olmak kimine fazla imiş
Narin ...koruyamadığımız cennet kuşu imiş...
Karagöle yürüyüş yapalım diye geldik ama gölün çevresindeki yürüyüş alanı başıboş, küpesiz kocaman köpek dolu. Oturduğumuz piknik masasının etrafında kangal gibi büyük köpekler boğuştu çocuklarımız korkup ağladı. #karagöl#çubuk@mansuryavas06@ankarabbld
Köpekler sürü halinde geziyor. Tüm aileler rahatsız oldu. Daha önce defalarca geldik ama hiç böyle bir durumla karşilaşmamıstık. Sanki birileri buraya köpekleri özellikle bırakmış @mansuryavas06@ankarabbld#karagöl#çubuk