Bilge adam, her şeyi bilen değil, kendini bilendir. En büyük keşif, insanın kendisiyle yüzleşmesidir....İnsan kendi kaderinin efendisidir, tanrılar değil...
@DailyTurkst Bu ülkenin en kallavi ş.refsizleri , kürtçülük yapanlardır... Elbette şartlar değişecek, rüzgar yine Türk ten yana esecek, işte o zaman hesaplaşacağız...
Banu Avar:
Üfürükçü tarihçiler yıllarca ahaliyi Lozan Antlaşması’nda gizli maddeler var, Lozan hezimettir diye kandırdı. Lozan’da gizli maddeler yoktu, Lozan diplomatik bir başarıydı. Ama üfürükçülerin dedesi Vahdettin, saltanatın istikbali uğruna İngilizlerle ülkeyi parçalayan gizli antlaşmalar yapmıştı :
📌 Osmanlı, İngiliz mandası olacak (bayrağı dahi basıldı),
📌 Bağımsız Kürdistan kurulacak,
📌 Hilafet nüfuzu İngiliz çıkarları için kullanılacak,
📌 Kuvâ-yi Milliye’yi bastırmak için hilafet ordusu kurulacak,
📌 Kıbrıs’tan tamamen vazgeçilecek,
📌 İngiliz Muhipleri, Kürt Teali, Teali İslam , Hınçak& Taşnak ,Pontus Rum
ve bilumum zararlı dernekler İngiliz parası ile Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nı engellemek için çalışacaktı...
Bugün de aynı zararlı oluşumlar laik ve üniter Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak için ortaktır. Lozan’ın yıldönümünde hepsi kendini ifşa etmiştir...
Bırakın Türk’e düşman ne derse desin.
“Başka hiçbir dil bilmeden sizi Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar götürebilecek tek dil vardır: Türkçe. dilinize sahip çıkın!”
💬Oktay Sinanoğlu.
@MstSelanik22 Ekonomik çöküntüyü örtbas etmek için, ya devalüasyon, veya batıda Yunanistan la adalar- denizde arama bahaneleriyle savaşın eşiğine gelinecek, güney doğuda bu fırsata çevrilip, israil güdümünde k*rdistan ayaklanması başlar... Sanırım yeni bir Türk Destanı yazmaya sıra geldi...
@SonKaleVatn Tamam zaten ilk cevap terörist sevicinin birinden gelmiş de, mecliste diğerleride var, piç için ''umut hakkı'' diyen, ''gelsin mecliste anırsın''diyen, ''barış süreci''diyen ,abd uşaklığı,israil ajanlığı yapanlar var, onlar içinde iki laf edersen ..
Refika Birgül'ün anlatımıyla Atatürk ve portakalların inanılmaz hikayesi:
🔷 Atatürk, yetiştirilmesi için emirler veriyor.
🔷 İtalya'dan fidanlar geliyor.
🔷 Atatürk'ün böyle çok yakışıklı, bir elinde portakal tuttuğu meşhur bir fotoğrafı vardır.
🔷 Geliyor, bir tane portakalı alıyor ve kabuğunu soyuyor.
🔷 Yarısını Salih Bozok'a veriyor, yiyorlar ve tadı çok hoşuna gidiyor.
🔷 Sonra "Ne kadar ekilecek ya bunlar?" diye soruyor.
🔷 Salih Bozok bir yer göstererek, "Şu kadar bir yeri düşündük paşam" diyor.
🔷 Atatürk, "Hayır" diyor, "Buradan gözünüzü alabildiğiniz yere kadar ekeceksiniz."
🔷 Salih Bozok da, "O kadar paramız yok" diye karşılık veriyor.
🔷 Atatürk, "Hayır, bundan sonra para sorun olmayacak." diyor.
🔷 "Gözümüzün alabildiği kadar yere bu portakallar ekilecek, ben parayı halledeceğim." diyor.
🔷 Ve portakallar bolca, bereketli bir şekilde yetişiyor.
🔷 Bolca yetiştikten sonra Ruslar gelip bu portakalları almak istiyor.
🔷 Biz o dönem üretime o kadar alışmamışız ki; bir taraftan çay, bir taraftan muz yetiştirmeye çalışıyoruz.
🔷 "Bu portakalları isteyen var ama ne yapacağız, kaça satalım?" diye herkesi bir panik alıyor.
🔷 Atatürk de diyor ki: "Biz bunları parayla satmayalım."
🔷 "Karşılığında fabrikalar isteyelim, fabrika için makineler isteyelim."
🔷 "Bize aslında o know-how'ı, yani işletilmesini öğretsinler."
🔷 Bunun üzerine bu portakallarla kurulan fabrikaları söyleyeceğim, anlatırken tüylerim diken diken oluyor.
🔷 1. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası.
🔷 2. Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası.
🔷 3. İskenderun Demir Çelik Fabrikası.
🔷 4. Şişecam Fabrikası (Paşabahçe).
🔷 Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Oymapınar Barajı.
5-DAĞISTAN-TARGU’DA BULUNAN ANTİK YAZI
Dağıstan'da keşfedilen en eski yazıt, "Targu çivi yazısı" olarak adlandırılan yazıttır. Hâlâ çözülememiş olan bu yazıtın iki bin yıldan daha eski olduğu tahmin ediliyor.
Yazıt, Kumuk Türklerinin tarihteki başkenti Targu’da 17. yüzyılda keşfedilmiştir. Targu, bugünkü Dağıstan’ın başkenti Mahaçkala’nın sırtlarındadır.
(Foto: Ç. Pekacar)
1. Targu (Tarki) Yazıtı ve "Çivi Yazısı" İddiaları
Targu bölgesindeki eski yazıtlar hakkında yerel ve bölgesel kaynaklarda öne çıkan ana hususlar şunlardır:
Sayı ve Yapı: Bölgede bulunan taşlar üzerindeki işaretler, standart Mezopotamya (Akad/Sümer) veya Urartu çivi yazılarından farklılık gösterir. Yerel halk ve bazı araştırmacılar tarafından "çivi yazısı" veya "geometrik yazıt" olarak adlandırılsa da, form itibarıyla daha çok runik (Göktürk/Orhun benzeri) veya Ön-Asya/Kafkasya kökenli doğrusal (linear) işaretleri andırmaktadır.
Tarihlendirme ve Keşif:
17. yüzyılda (Şamxallık dönemi) keşfedildiği veya kayda geçtiği belirtilen bu taşların, M.Ö. 1. bin ile M.S. ilk yüzyıllar arasındaki döneme (yaklaşık 2000–2500 yıl öncesine) tarihlendiği tahmin edilmektedir.
Çözümleme Çalışmaları:
Günümüzde bu yazıtlar resmî/akademik Batı veya Rus Doğu Bilimleri (Oriyantalizm) literatüründe tamamen çözülmüş kabul edilmemektedir. Ancak yerel araştırmacılar ve Türk epigrafisi üzerine çalışan uzmanlar, bu işaretlerin erken Türk boylarının kullandığı damgalar (tamga) ve proto-runik işaretler ile doğrudan bağlantılı olduğunu savunmaktadır.
2. Targu’nun (Tarki) Tarihi Önemi
Yazıtın bulunduğu Targu (günümüz Mahaçkala yakınlarındaki Tarki), bölgenin etnogenezi ve siyasi tarihi açısından kilit bir merkezdir:
Kumuk Türklerinin Kadim Başkenti: Targu, asırlar boyunca Kumuk Şamxallığı'nın (Tarki Şamhallığı) idari ve kültürel merkezi olmuştur.
Hazar ve Hun Mirası:
Birçok tarihçi ve arkeolog, Targu’nun Hazar Kağanlığı dönemindeki ünlü Semender (Samedar) şehri ile aynı konumda veya onun devamı olduğunu kabul eder. Şehir; Hazar, Kafkas Hunları ve Kıpçak unsurlarının kesişim noktasında yer alır.
Jeopolitik Konum:
Hazar Denizi ile Kafkas Dağları arasında bir geçit konumunda olduğu için, Antik Çağ’dan İpek Yolu dönemine kadar sürekli bir yerleşim ve uygarlık merkezi olmuştur.
3. Bölgedeki Diğer Yazıtlar ve Yazı İradeleri
Targu ve genel Dağıstan coğrafyasındaki eski yazılı kaynaklar tek bir örnekle sınırlı değildir:
Alp Er Tunga ve Hun/Hazar Damgaları: Dağıstan ve Kuzey Kafkasya genelinde kayalıklar ve taş bloklar üzerinde Hazar ve Bulgar dönemlerine ait runik karakterli yerel damga yazıları bulunmaktadır.
Udi ve Kafkas Arnavutluğu (Albania) Yazıtları: Bölgede M.Ö. ve M.S. ilk yüzyıllara ait Kafkas Albeniyası (Albania) alfabesiyle yazılmış taşlar da mevcuttur. Ancak Targu'daki "çivi yazısı" olarak adlandırılan yapı, bu tipik alfabelerden görsel olarak ayrılmaktadır.
Özetle:
Targu yazıtı, Kafkasya’nın yerel tarihinin ve bu coğrafyadaki en eski Türk varlığının (Kumuk, Hazar ve Ön-Asya bağlantılı boyların) en gizemli taş belgelerinden biridir. Taşların üzerindeki çiviye/runik sisteme benzeyen bu semboller, Kafkasya ile Ön-Asya arasındaki erken dönem kültür geçişlerinin somut bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir.
Targu’da (günümüz Tarki beldesi / Mahaçkala) bulunan ve yerel kaynaklarda "Tarkınskaya klinopis" (Targu Çivi Yazısı) olarak adlandırılan eser, Doğu Kafkasya’nın en çok merak edilen arkeolojik ve epigrafik gizemlerinden biridir.
Bu konuyla ilgili yerel tarih, Doğu bilimleri ve Kafkasya arkeolojisi araştırmalarında öne çıkan temel kaynaklar ve literatür referansları şunlardır:
1. Yerel Tarih ve Kumuk Epigrafisi Kaynakları
Targu yazıtının varlığı ve 17. yüzyıldaki keşfi esas olarak Dağıstan bölge tarihçiliği ve Kumuk kültürel mirasına dair derlemelerde aktarılmaktadır:
Абдуллаев, И. Г. (Abdullayev, İ. G.): "Очерки по истории и культуре кумыков" (Kumukların Tarihi ve Kültürü Üzerine İncelemeler).
İçerik:
Targu’nun (Tarki) tarihsel katmanları, +++
Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişi gerçekten bize anlatıldığı gibi mi?
Çoğumuzun ilk defa öğreneceği çok özel bilgiler.
Sakalar/İskitler, Pontus Devleti, Karamanlılar ve Hristiyan Türkler, Göktürkler, Gagauzlar hakkında yıllardır süren tartışmalar bu bölümde farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor.
Araştırmacı yazar Eski Çağ Tarihi Uzmanı Bahtiyar Aydın ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, Anadolu'daki ilk Türk varlığına ilişkin öne sürülen tezler, Pontus tarihine dair iddialar, Karamanlıların kökeni, Göktürkler ile Bizans arasındaki ilişkiler ve tarih yazımında uzun yıllardır tartışılan birçok konu detaylı şekilde değerlendiriliyor.
Videoda ayrıca Atatürk döneminde başlatılan tarih araştırmaları,
İskitlerin Anadolu'daki izleri,
Pontus Devleti'nin kuruluşuna ilişkin farklı görüşler,
Karamanlıların tarih sahnesindeki yeri ve Anadolu'nun kadim geçmişine dair öne çıkan yorumlar ele alınıyor.
Tarih boyunca aktarılan anlatılar ile alternatif tarih tezleri arasındaki farkları anlamak isteyenler için dikkat çekici bir içerik sizleri bekliyor.
00:00 Giriş: Anadolu tarihine farklı bir bakış
00:16 İskitler kimdi?
01:02 Atlı savaşçılar ve İskit medeniyeti
02:03 Anadolu'daki ilk Türk izleri iddiası
03:47 Pontus tartışmaları
05:12 Pontus Devleti nasıl kuruldu?
06:07 Karamanlılar gerçekte kimdi?
07:05 Hristiyan Türkler ve Bizans
08:22 Türk Ortodoks Kilisesi ve Kurtuluş Savaşı
09:21 1071'den önce Anadolu'daki Türk varlığı iddiası
10:12 Tarih anlatıları ve tartışmalar
12:33 kapanış
Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk
Acilen Türk Tarih Tezini okullarda okumalı Türk gencini mankurtlaşmaktan kurtarmalıyız.
Çünkü kültür sahasındaki savaşı kazanamayan bir devlet, hiç bir savaşı kazanamaz. ..
Ezber bozan TV de ki diğer söylediklerimizi dinlrmrk için kanala abone olun lütfen
@EzberBozan_TV
#yolayrımı