“YETKİLİ” DEĞİL, "ETKİLİ" SENDİKA ANLAYIŞI KAZANDI!
DHMİ maaş promosyonu sürecinde, Sendikamızın masada imza yetkisi bulunmamasına rağmen; süreci yakından takibi, nitelikli muhalefeti ve emsallere dayanan haklı argümanları neticesinde banka üzerinde oluşturulan kamuoyu baskısı meyvelerini vermiştir.
Bilindiği üzere, girişim ve itirazlarımız neticesinde ilgili bankanın ilk teklifi kabul görmemiş; akabinde DHMİ Genel Müdürü Sn. Enes ÇAKMAK’ın yoğun çabalarıyla teklifin revize edilmesi sağlanarak promosyon tutarında %30 oranında bir artış elde edilmiştir.
Bu kazanım, "birlikten kuvvet doğar" ilkesinin ve “gerçek sendikacılığın” nasıl sonuç verdiğinin en net ispatıdır. Personelin haklı talepleri, doğru ve etkili bir dille anlatıldığında ortaya çıkan başarı aşikardır.
Bu vesileyle, süreci yakından takip edip, personel lehine bir tablo ortaya çıkması adına büyük gayret gösteren DHMİ Genel Müdürümüz Sn. Enes ÇAKMAK’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
⚖️ REKABET KURULU’NA BAŞVURUYORUZ
Elde edilen artış, memnuniyet verici olmakla birlikte YETERLİ DEĞİLDİR. Zira 12.000 kişilik devasa bir finansal güç, bu tutarlara mahkum edilemez.
Bankalar arasında rekabet koşullarının oluşmadığına dair kuvvetli şüpheler ve nihai tutarın adil piyasa değerinin altında kalması nedeniyle hukuki süreci başlatıyor; konuyu REKABET KURULU'na taşıyoruz.
🚫 BU NETİCE, "YETKİLİ AMA ETKİSİZ" ANLAYIŞA CEVAPTIR
Yıllardır personelin hakkını masada bırakan, bankaların sunduğu her rakamı "müjde" olarak pazarlayan, sendikacılık anlayışı boy boy fotoğraflarla “bürokratik güç gösterisi” yapmaktan ibaret olan sendikamsı yapıların sessiz kaldığı yerde; BİZ KONUŞTUK, BİZ İTİRAZ ETTİK ve HEP BİRLİKTE KAZANDIK.
Açıkça İlan Ediyoruz: Bu artış, masada susan “yetkili etkisizlerin” değil; dışarıda hakikati haykıran BİZLERİN ortak zaferidir! Nitekim bu ses yükselmeseydi, bugün bu artışlar konuşulmuyor olacaktı.
Resmi olarak davet edilmediğimiz bir ihale sürecinde bizleri “masada olmamakla” suçlayanlar, evvela yıllardır o masada otururken personel lehine ne yaptıklarının hesabını vermelidir. Zira Ziya Paşa’nın da dediği üzere “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Bizim eserlerimiz ortadadır; yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.
🤝 GÜÇLENEREK BÜYÜYORUZ: TERCİH "ETKİLİ SENDİKACILIK"
Biz bu mücadeleyi verirken, DHMİ personeli de hangi sendikanın "personelin yanında” olduğunu ve “gerçek sendikacılık” yaptığını net bir şekilde görmüştür. Bu farkındalıkla, sadece son birkaç gün içerisinde Apron, Elektronik ve Güvenlik birimlerindeki personelimiz başta olmak üzere 100’e yakın mesai arkadaşımız "etkili sendikacılık” anlayışımızı tercih ederek aramıza katılmıştır. Bu teveccüh, “Başarı, gayretin gölgesidir; sen yürüdükçe o da peşinden gelir" şiarının doğruluğunu ortaya koymuştur.
Bizler, malum sendikamsı yapıların algı oyunlarına ve kara propagandalarına kulak asmadan; hiçbir ayrım gözetmeden hakkın ve haklının yanında olmaya, üyelerimizin huzuru ve refahı için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
🔹19 Temmuz 2025’te Antalya Havalimanı’nda gerçekleşen 1.201 uçuş ve 216.028 yolcu ile yılın en yoğun hava trafiği günü gerçekleşti.
🔹 Bu başarıda, yoğun trafiği emniyetli, hızlı ve kesintisiz şekilde yöneten hava trafik kontrolörlerimizin özverili çalışmaları temel rol oynadı.
🔹Türk hava sahasının güvenliğini 7/24 büyük bir sorumlulukla sağlayan ve bu rekorun kırılmasında emeği geçen tüm meslektaşlarımıza gönülden teşekkür ederiz.
Bilindiği üzere, Sendikamızın uzun soluklu ve tavizsiz mücadelesiyle, büyük bir emek ve kararlılığın ürünü olarak, DHMİ bünyesindeki tüm personeli kapsayan performans primi ödemesi hayata geçirilmiştir.
Kıymetli ve zorlu bir mücadelenin ürünü olan bu anlamlı kazanımın ardından, hem süreçte büyük emeği olan Genel Müdürümüze şükranlarımızı sunmak hem de tüm kurum personeli adına hayırda bulunmak maksadıyla bir etkinlik tertip edilmiştir. Amacımız, tamamen iyi niyetli ve toplumsal dayanışmaya yönelik olup, herhangi bir kişi ya da gruba yönelik “nispet”, “gösteriş” ya da “mesaj” içerdiği yönündeki iddialar
ancak kötü niyetli gözlerin çarpıtması ve zihni bulanık çevrelerin hayal gücünden ibarettir.
Ne yazık ki, kurulduğumuz ilk günden bu yana Sendikamızca atılan hemen her adımı hasetlikle karalamayı adet haline getiren bir güruh peyda olmuştur. Özlük hakları için sendikal eylem yapınca “vatan haini” diyerek yaftalayan, bunun neticesinde tüm kurumu kapsayan bir kazanıma imza atınca “diğerlerine az verdirdiler” diye iftira atan, uzunca süredir beklenen bu kazanım için düzenlenen küçük bir hayır etkinliğini çarpıtarak algı oluşturmaya çalışan bu güruhu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.
Bizler, yolumuzu iftira ve nifakla değil; samimiyet ve hakikatin ışığıyla aydınlatıyoruz. Bu dezenformasyon ve iftiralara kulak asmadan, hakkın, emeğin ve alın terinin savunuculuğunu yapmaya devam edeceğiz.
Bu ilkeler çerçevesinde hareket eden Sendikamız, bizlerin ve Genel Müdürümüzün süreç içindeki tüm çabalarına karşın kanundaki halinden farklı yayımlanan oranlara ve yapılan kesintilere dair gerekli hukuki adımları atacağını herkesten önce ilan etmiştir. Daha evvelki süreçte, Sendikamızca temsil edilen hava trafik kontrolörlerimizin ek ödeme düzenlemesinin iptali sürecindeki tüm art niyetli tutumlara karşın, iyi niyetli ve hakkaniyetli kurum personelinin hak ve hukukunu korumak adına gerekli tüm girişimler yine bizzat Sendikamız tarafından yürütülmektedir.
Artık herkesçe bilinmelidir ki bu kurumda bir kazanım elde edilecekse bu sendika taklidi yapanlarca değil, ancak Sendikamız vesilesiyle olacaktır. Nitekim bizlerin sendikal anlayışı, tüm üyelerimizin ve emekçilerin her daim mümkün olan en yüksek kazanımlara ulaşması hedefiyle, samimiyetle çalışmaktır.
Bu yolda bizlerle yürüyen, desteğini esirgemeyen başta üyelerimiz olmak üzere basiret ve feraset sahibi herkese bir kez daha teşekkür ederiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
SHGM Tarafından Yayımlanan “Havacılık Bilgi Yönetimi Personeli Aşırı
Yorgunluk Risk Yönetimi Genelgesi” Hakkında Kamuoyu Açıklaması
Bugün Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından, hava seyrüsefer hizmetlerinde destek hizmetleri mahiyetindeki bir birime ilişkin olarak “Aşırı Yorgunluk Genelgesi” yayımlanmıştır.
Söz konusu genelgenin “dayanak” bölümünde atıfta bulunulan ulusal ve uluslararası dokümanların hiçbirinde ilgili birime yönelik açık bir düzenleme ya da atıf bulunmamaktadır. Uluslararası mevzuatta hiçbir karşılığı olmayan ve ilgili kurumun kendi iç değerlendirmelerinde dahi hukuka aykırı olduğu ifade edilen bu düzenlemenin yürürlüğe sokulması, hem hukuki hem de idari açıdan skandal niteliğindedir.
Mezkur talep, daha önce DHMİ Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısında da gündeme gelmiş; burada da “kamu yararı bakımından mümkün görünmediği” açıkça ifade edilmiştir.
Sendikamız, kurulduğu ilk günden bu yana nöbet usulü çalışan tüm kurum personeli adına benzer bir uygulamanın hayata geçirilmesini talep etmiş; ancak DHMİ, bu tür bir düzenlemenin “uluslararası bir dayanak bulunmaksızın mümkün olamayacağı” belirtmiştir.
Eğer bugün, herhangi dayanak olmaksızın bu çalışma sisteminin yalnızca ilgili birim özelinde hayata geçirilmesine cevaz veriliyorsa, aynı sistemin nöbetli çalışan tüm DHMİ personeline de uygulanması gerekmektedir. Zira genelgeye konu olan birim, masa başı görev yapmak olup aktif operasyonel sorumluluk taşımamaktadır. Buna karşın, çok daha ağır operasyonel yük ve sorumluluk altında görev yapan pek çok nöbetli birim mevcuttur.
Bu nedenle, eşitlik ve hizmet gerekleri gözetilerek, söz konusu uygulamanın tüm nöbetli personel için geçerli hale getirilmesi kaçınılmazdır.
Sendikamız, bu süreçte yaşanan hukuka aykırılıkları ve adaletsizlikleri yakından takip edecek; gerekli tüm idari ve hukuki adımları kararlılıkla atacaktır.
Kamuoyuna ve üyelerimize saygıyla duyurulur.
Sendikamızın büyük bir özveri ve kararlılıkla yürüttüğü mücadelenin neticesi olan DHMİ personeline performans primi ödenmesine yönelik kanuna ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bugüne dek olduğu üzere, bu süreç de sendikamızca yakınen takip edilmiş, ilgili makamlarla temas kurulmuş ve mümkün olduğunca hızlandırılması adına tüm adımlar atılmıştır.
Yayınlanan karar, personelin özlük haklarına yapacağı katkı bakımından olumlu olmakla birlikte gerek ücretli izin ve raporlardan kesinti yapılması, gerekse TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildiği haline nazaran birtakım oransal değişiklikler öngörmesi bakımından iyileştirilmeye açıktır. Buna yönelik olarak Sendikamızca gerekli hukuki girişimlerde bulunulacaktır.
Talimatlarıyla kanunun hayata geçmesini sağlayan ve karara imza atan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sn. Cevdet YILMAZ’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir URALOĞLU’na, süreci sahiplenen ve büyük emek veren DHMİ Genel Müdürümüz Sn. Enes ÇAKMAK’a bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu kazanımın gerçek sahipleri olan, birlik ve beraberlik içerisinde nadide bir duruş sergileyen ve bizlere her daim destek olan tüm üyelerimize de yürekten teşekkür ediyoruz.
HTKSEN olarak, bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin hak ve menfaatleri için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Havacılık Emniyetine Yönelik Tehdit Oluşturan “KDM Uzaktan Eğitim Projesi”ne İlişkin Kamuoyu Bilgilendirmesi
Bugün bazı basın yayın organlarında yer alan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından geliştirilen ve kamuoyuna “Kurumsal Dönüşüm Modeli” adıyla duyurulan uzaktan eğitim sistemi aracılığıyla pilot ve hava trafik kontrolörü yetiştirilmesi hedefi, havacılık emniyeti ve uluslararası standartlar açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, mesleki yeterlilik gerektiren, yüksek sorumluluk taşıyan ve doğrudan insan hayatını etkileyen iki kritik görevin niteliğini göz ardı etmektedir.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) başta olmak üzere, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ve Eurocontrol gibi yetkin kuruluşlar; pilotaj ve hava trafik kontrolörlüğü gibi mesleklerin eğitim süreçlerine ilişkin açık ve bağlayıcı standartlar belirlemiştir. Bu standartlara göre, söz konusu meslek gruplarının eğitimi uygulamalı, yüz yüze ve denetimli ortamda, yetkin eğitim kuruluşları tarafından verilmelidir. Teorik bilginin yanında, karar verme, stres yönetimi, insan faktörleri, ekip çalışması gibi alanlarda pratik senaryolarla geliştirilmiş beceriler zorunludur. Uzaktan eğitim sistemleri, bu kritik becerilerin kazandırılması ve ölçülmesi açısından yetersiz ve risklidir.
SHGM’nin, eğitim faaliyetlerini doğrudan yürütmeye yönelik bu girişimi, ulusal ve uluslararası mevzuata da aykırıdır. Gerek 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, gerekse ilgili uluslararası mevzuata göre SHGM’nin asli görevi; düzenleyici ve denetleyici bir otorite olarak havacılık faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak ve sivil havacılık kuruluşlarını denetlemektir. Eğitim faaliyetlerinin bizzat SHGM eliyle yürütülmesi, hem tarafsızlık ilkesine hem de kurumsal görev tanımlarına aykırıdır. Eğitim ile denetimin aynı kurum çatısı altında toplanması, sektörde ciddi bir çıkar çatışması yaratacak, güvenilirlik zafiyeti doğuracaktır.
Bu durum henüz proje aşamasındayken görüşme gerçekleştirdiğimiz ICAO yetkilileri de benzer çekincelerini şifahi olarak Sendikamızın yetkililerine iletmiştir. Halihazırda ülkemizin ICAO puanlarının seviyesi dikkate alındığında, bu adımın havacılık sektörü adına çok daha büyük sorunları beraberinde getireceği aşikardır.
SHGM’nin söz konusu projeyi “havacılığı halka açmak” gerekçesiyle savunması ise yanıltıcıdır. Pilotluk ve hava trafik kontrolörlüğü, belirli yetenek, disiplin, stresle başa çıkma kapasitesi ve uzun süreli eğitim gerektiren uzmanlık alanlarıdır. Bu meslekleri erişilebilir hale getirmek adına bilimsel ve mesleki gereklilikleri göz ardı etmek, havacılık emniyetine doğrudan zarar verir. İlaveten, hava trafik kontrolörlerinin tüm eğitim maliyetleri ülkemize bir yük teşkil etmeden, EUROCONTROL tarafından karşılanmaktadır. Dolayısıyla bu maliyetleri düşürmeyi hedeflemenin ülkemiz açısından hiçbir faydası olmadığı gibi, döviz girdisinin azalmasına da yol açacaktır.
Buradan tüm ilgili kurumlara çağrımız; uluslararası standartlara, insan hayatını önceleyen yaklaşımlara ve Türkiye’nin havacılıkta kazandığı güvenilirliğe sahip çıkılması ve bu yanlıştan ivedilikle vazgeçilmesidir. Havacılıkta erişilebilirlik, nitelikten ve emniyetten taviz verilerek sağlanamaz.
Havacılık sektörümüzün geleceğini ve emniyetini koruma bilinciyle, Sendikamızca Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlar ve hukuki makamlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunulacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
HTKSEN, ATCEUC Üyeliğine Oybirliğiyle Kabul Edildi!
Sendikamız, Sofya’da düzenlenen 64. Komite Toplantısı’nda Avrupa Hava Trafik Kontrolörleri Sendikaları Koordinasyonu (ATCEUC) üyeliğine oybirliğiyle kabul edilmiştir.
Bu üyelik, sendikamızın ulusal düzeyde yürüttüğü ilkeli sendikacılık anlayışının uluslararası alanda da takdir ve saygınlıkla karşılandığının somut göstergesidir.
ATCEUC çatısı altındaki varlığımız, gerek uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerekse üyelerimizin özlük haklarının evrensel standartlara taşınması hedefimiz bakımından da önemli bir dönüm noktasıdır.
HTKSEN, ilkesel sendikacılık anlayışından gelen gücünü ve etkin mücadele kültürünü, ATCEUC’un tecrübesiyle birleştirecek bu adımın tüm üyelerimiz ve sendikamız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
#htksen #atceuc #birliktegüçlüyüz
Performans ödemesi taslağının hazırlanma sürecindeki emekleriniz ve olağanüstü gayretleriniz için çok teşekkürler Sn. Genel Müdürümüz @ecakmakdhmi
Sizin öncülüğünüzde, Sendikamızın desteğiyle daha nice kazanımlara imza atılacağına inancımız tam!
Sendikamızca 2023 Eylül ayında başlatılan inisiyatif almadan çalışma faaliyeti ile ilk adımı atılan ve yaklaşık 1.5 yıldır devam eden özlük hakkı mücadelesi, bugün itibarıyla TBMM’de kabul edilen düzenleme neticesinde yeni bir kazanımla daha taçlandırılmıştır.
Kararlılıkla sürdürülen iki farklı eylem süreciyle kamuoyu farkındalığı oluşturulması, gerçekleştirilen sayısız üst düzey görüşme ve en nihayetinde Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki her bir milletvekilimize ayrı ayrı ulaşarak desteklerini almaya varıncaya dek her aşamasını ilmek ilmek işlediğimiz bir emeğin neticesi olan bu kazanım, her ne kadar tam olarak adil olmasa da tüm DHMİ personeline maddi açıdan büyük katkı sağlayacaktır. Uzmanlara yönelik taslağın geri çekildiği bir ortamda, bu maddenin hayata geçirilebilmesi de bu başarının tescilidir.
Bununla birlikte, taslakta son anda yapılan değişiklik neticesinde ilgili ödemenin yapılabilmesi için bir kararname çıkarılması gerekliliği hasıl olmuştur. Bu kararnamenin de ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir.
Talimatlarıyla çözüm yolunu açan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere, düzenlemenin hayata geçmesinde büyük emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sn. Cevdet YILMAZ’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sn. Abdulkadir URALOĞLU’na, Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Mehmet Nuri ERSOY’a, AK Parti Grup Başkanı Sn. Abdullah GÜLER’e, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sn. Mehmet MUŞ’a, Genel Müdürümüz Sn. Enes ÇAKMAK’a ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Milletvekillerimize müteşekkiriz.
Tüm kamuoyu tarafından şahit olunduğu üzere bu kazanımın elde edilmesinde asli rolü oynayan, inisiyatif almadan çalışma faaliyeti sürecinde sendikal birlikteliğin nadide bir örneğini sergileyen hava trafik kontrolörlerimizin her birine de ayrıca teşekkür ediyoruz.
Yaklaşık 2 yıldır devam eden bu sürecin kaybedenleri, olmayacak vaatlerle üye devşirmeye çalışıp mesnetsiz bilgilerle kurum personelini birbirine düşürenler, sendikacılığı üye sayısından ibaret görenler ve kendi cebi yerine başkasının cebine girene bakıp çığırtkanlık yapanlar; kazananı ise tüm kurum personeli olmuştur.
Ortaya konulan neticeden anlaşılacağı üzere gerçek sendikacılık kuru gürültüyle ve sahte pozlarla değil, samimi bir şekilde yürütülen mücadele ve azimle başarıya ulaşmaktadır. İki yıllık mazimize sığdırdığımız bu başarıları daha ileri götürmeye ve tüm üyelerimizin özlük haklarını iyileştirme mücadelesini sürdürmeye kararlıyız. Henüz “yetkili” olmasak da, “etkili” sendikacılık anlayışımızın daha nice başarının kapısını aralayacağından şüphemiz yoktur.
Son olarak, tamamen yasal çerçevede yürütülen bir hak mücadelesinin neticesi olan bu sürecin başında üyelerimizi lisans iptaliyle tehdit eden ve hukuka aykırı yönetmeliklerle hava trafik kontrolörlerimizi baskı altına almaya çalışan bir yapının, son dakikada bu mücadelenin eseri olan bir düzenlemeye dahil olması da ibretlik bir netice olmuştur. Umuyoruz ki bundan böyle sendikal faaliyetlere ve emekleri sayesinde büyük bir kazanım elde ettikleri bir meslek grubunun hak ve özlüklerine saygı duymayı başarırlar.
Bu vesileyle emeği geçen herkese bir kez daha gönülden teşekkür ediyor, daha nice kazanımlara imza atmayı temenni ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Sayın Genel Müdürüm @ecakmakdhmi emeklerinize sağlık olsun.
✅DHMİ kazandı.
✅Havacılık kazandı.
❌Bu oyunun kaybedeni yok.
Desteklerinizle yeni zirvelere taşımaya devam inşallah.
🇹🇷💪🇹🇷
Görsel: @muratherdemm
AVRUPA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ SENDİKALARI KOORDİNASYONU’NDAN (ATCEUC) SHY-ATCO YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN AÇIK MEKTUP
Sayın Yetkili,
ATCEUC (Avrupa Hava Trafik Kontrolörleri Sendikaları Koordinasyonu) adına, Avrupa genelinde 33 hava trafik kontrolörleri sendikasını temsil eden bir kuruluş olarak, Türk Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yayımlanan ve 18 Şubat 2025 tarihinde yürürlüğe giren Hava Trafik Kontrolörü Lisans ve Derecelendirme Yönetmeliği (SHY-ATCO) hakkındaki ciddi endişelerimizi ifade etmek için yazıyoruz. Söz konusu yönetmelikte, hava trafiğinin hızlandırılmaması durumunda hava trafik kontrolörlerinin lisanslarının iptal edilebileceğine dair bir hüküm bulunduğunu anlamış bulunmaktayız.
ATCEUC, HTK-SEN ile koordineli olarak bu konuyu ayrıntılı şekilde ele almış ve değerlendirmiştir. Bahsi geçen yönetmelik, uluslararası alanda kabul görmüş standartlarla doğrudan çelişmektedir. Özellikle, ICAO’nun Ek 11 - Hava Trafik Hizmetleri ve PANS-ATM düzenlemelerinde, emniyetin her koşulda en öncelikli unsur olduğu ve hava trafiğinin verimli yönetilmesini sağlamaya yönelik çalışmaların daima bu temel ilkeye bağlı kalması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu standartlar, hava trafik kontrol hizmetlerinin aşırı baskı altında yürütülmemesi gerektiğini açıkça belirtmekte ve emniyetin tartışmasız bir şekilde her koşulda öncelik olması gerektiğini ifade etmektedir. Yönetmelikte yer alan ilgili hüküm, hava trafik kontrolörlerini yüksek stres altına sokmasıyla hata yapma olasılıklarını arttırarak havacılık emniyetini tehlikeye atma riski taşımaktadır.
Ayrıca, hava trafik kontrolörlerinin lisanslandırılması ICAO Ek 1 - Personel Lisanslandırma Düzenlemesi çerçevesinde yürütülmekte olup, bu düzenlemeler ATCO lisanslarının verilmesi, korunması, askıya alınması ve iptal edilmesine ilişkin asgari yeterlilik standartlarını ve kriterlerini belirlemektedir. ICAO Ek 1’in 1.2.4 numaralı bölümü, lisansların askıya alınması ve iptal edilmesine ilişkin şartları açıklamakta ve yalnızca bu düzenlemede belirtilen sebepler doğrultusunda böyle bir işlem yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu bağlamda, SHGM tarafından yayımlanan SHY-ATCO yönetmeliği, ICAO düzenlemeleriyle uyumsuz olarak görünmektedir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından Hava Trafik Kontrolörü Lisans ve Derecelendirme Yönetmeliği (SHY ATCO), yıllardan beri dile getirilen, defaatle resmi makamlarla paylaşılan görüşlerimizin hiçbirisi dikkate alınmadan 18 Şubat 2025 tarihinde yayımlanmıştır. Sektörümüzü ve meslektaşlarımızı doğrudan etkileyen bu yönetmelik, çağın gereklerinden uzak olup, birçok yeni problemi beraberinde getirmektedir.
Özellikle yönetmeliğin hava trafik kontrolörlerinin lisans ve derece askıya alma/iptal süreçleriyle ilgili hükümleri, meslektaşlarımızın çalışma koşulları ve mesleki güvenceleri açısından büyük bir risk oluşturmaktadır.
Yönetmeliğin ilgili maddesinde; “hava trafik akışını etkileyen geçerli bir sebep olmaksızın hava trafiğinin hızlı akışına olumsuz etki etmek, hava trafiğini yavaşlatıcı ya da zorlaştırıcı eylemlerde bulunmak” gibi soyut ve subjektif ifadelerle, kontrolörlerin lisans ve derecelerinin 3 ay ila 12 ay süreyle askıya alınması veya iptal edilmesi düzenlenmiştir.
Bu düzenleme, hukuki belirsizlik içermekte ve keyfi uygulamalara açık bir zemin oluşturmaktadır. Hava trafik kontrolörleri, görevlerini uluslararası havacılık standartlarına ve güvenlik gerekliliklerine uygun olarak yerine getirmektedir. Hava trafik kontrolörlerini tehdit ve baskı altına almak, uçuş güvenliğini doğrudan olumsuz etkileyecek bir yaklaşımdır.
Meslektaşlarımızın haklarını korumak adına hukuki süreci başlatacağımızı ve her türlü yasal hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
DİPLOMASİ, HAMASET VE CEHALET
Kaleme aldıkları demagoji ve cehalet kokan yazıların ciddiye alınacak hiçbir tarafı olmasa da, her bir kelimesi liyakatsizliklerini ve yetersizliklerini gözler önüne seren birer başyapıt niteliğindedir. Daha geçen yaz “bu taslak geçerse iş bırakırız” diyerek milletin iradesinin tecelli ettiği TBMM’ye tehdit savuranlar, şimdi “devlete parmak sallattırmayız!” gibi beylik cümleleriyle hamaset edebiyatı yapmaktadır. Madem bu işe heveslendiler, ilk olarak kendi parmaklarından başlayabilirler.
İlaveten, yaşanan bir havacılık kazası akabinde ABD Başkanının hava trafik kontrolörlerinin önemini vurgulayan bir konuşmasını “yorumsuz bir şekilde” yayınladığımız için bizlere hakaret ederken, aynı kişinin Başkanlığının bizzat Sn. Cumhurbaşkanımız tarafından “dostum” ifadesiyle samimi bir şekilde tebrik edildiğinden bihaber diplomasi cahillerine önerimiz, kişisel gelişimlerine daha çok zaman ayırmalarıdır. Diğer taraftan, söz konusu konuşmada “dahilik derecesinde yetenek gerektiren bir iş” olarak tanımlanan bir mesleği icra edenlere “fişinizi çekersek çalışamazsınız” seviyesinde bir sataşmanın cehalet boyutunu tanımlayacak kelimenin lügatte karşılığını bulamadığımızdan yanıt veremiyoruz.
Son olarak, bulundukları seviyeye inerek lakırdılarına yanıt vermek ilmi ve ahlaki bakımdan ziyadesiyle güç olduğundan daha fazla bu tartışmanın bir tarafı olmayacağımızı peşinen ilan ediyoruz. Zira cahilin feryadı âlimin sükûtuna mağlup olmaya mahkûmdur. Sizler çarpıtma ve yalan dolanlarla üyelerinizi kandırıp, bataklıkta sendikacılık oynamaya devam edebilirsiniz. Biz, en iyi bildiğimiz işi yapıp üyelerimizin çıkar ve menfaatleri için samimi bir şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKINCA PANİKLEYİP, DÜŞMANLIKTA BİRLEŞENLER
Yıllardır kurumda yaydıkları asılsız bilgilerle insanları birbirine düşüren, manipülasyonlarla üye devşirip yetki savaşında birbirine sallayan yapıların, gerçekler ifşa edilince panik halde savunmaya geçmelerini ve bizlere karşı düşmanlıkta birleşmelerini ibretle izliyoruz.
Bir tarafta “güç bizde” propagandası yapıp, bunu pazarlayarak sözde sendikacılık yapmaya çalışan; yalnızca DHMİ personeli için hazırlanan bir taslağa başka kurumların dahil edilmesi için görüşmeler yaptığını kendi paylaşımlarıyla itiraf eden, sonra da “bizim ne gücümüz var yahu, dalga mı geçiyorsunuz :(” şeklinde yaramazlık yaparken yakalanan çocuk savunması yapanlar;
Diğer tarafta “en milliyetçi biziz” diye ortalarda dolanıp, yıllar önce çıkarılan ek ödeme düzenlemesinde mağdur edilen birimlere yapılan haksızlığın giderilmesi için hazırlanan bir taslağı önlemekle ve böylelikle ülkemizin 500 Milyon Lira zararına yol açmakla övünen çakma kabadayılar..
SAHTE HİKAYELERLE UCUZ KAHRAMANLIK YAPANLAR
Öncelikle bilinmelidir ki kendilerini nimetten sayan bu sendikamsı yapıların başarı olarak övündüğü tek olgu olan “taslağı iptal ettirdik” kahramanlığı dahi sahtedir. Nitekim o dönem Sendikamızın İAÇ duyurusu akabinde ek ödeme taslağı torba yasaya eklenmiş, sonrasında yaptığımız görüşmelerde “ek ödemenin geçmişin telafisi niteliğinde bir düzenleme olduğunu, ana tazminat düzenlemesi olmadan faaliyetimizi durdurmayacağımızı” beyan etmemiz üzerine torbadan çıkarılmıştır. Dolayısıyla sizler, yalnızca bu neticenin üzerinde tepinen fırsatçılarsınız. Görüleceği üzere şu an olduğu gibi, o dönemde de mücadele eden tek yapı yalnızca Sendikamızdı.
Şimdi de akıllarınca küçümser ifadelerle bizi aşağılamaya çalışan, sendikacılık dersi vermeye kalkan bu kibir abidesi yapıların, daha geçen yaz bizzat küçümsedikleri Sendikamızca yürütülen kararlı bir faaliyet neticesinde -yıllardır kendilerinin beceremediği- farkındalığı Türkiye çapında oluşturmayı başarıp, en nihayetinde hava trafik kontrolörlerimiz başta olmak üzere, tüm DHMİ çalışanlarının fayda sağlayacağı bir taslağın sözünü almış olmamızın kuyruk acısıyla hareket ettiği aşikardır. Tam da bu yüzden taslağı engellemek için ellerinden geleni yapıp, üyelerinden gelen tepkiler üzerine bu faaliyetlerini arka planda yürütmeye başlamışlardır.
Ekim ayından bu yana yaptıklarını buradan bir kez daha açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz;
- Önce taslak çalışmaya ket vurmak için çabaladılar ve varlığını reddettiler (Bakanımızın taslak Meclise gönderildi dediği günün ertesinde dahi “öyle bir taslak yok” diyerek manipülasyon yaptılar)
- Sonra çalışmanın varlığını kabullenip, başka kurumların da bu çalışmaya dahil edilmesi için Bakanımızla ve ilgililerle görüşmeler yaptılar ve suyu bulandırmaya çalıştılar,
- En nihayetinde “Bakanlıktaki diğer kurumlarla maaş farkı çok açılırsa üye kaybı yaşarız” diyerek taslaktaki miktarların düşürülmesi için Mecliste kulis yaptılar ve hem meblağın düşürülmesine hem de sürecin uzamasına yol açtılar.
Aylardır sürece her aşamada takoz koymaya çalışan, ilişkilerini ve güçlerini kullanarak taslağın gecikmesine ve içeriğinin değişmesine sebep olanlar, şimdi üye kaybı korkusuyla kendilerini sürecin destekçisi gibi göstermeye çalışmaktadır. Eğer samimi olsalardı cehalet dolu metinlerle bize saldırmak yerine, Sendikacılığımızı örnek alarak enerjilerini taslağın hayata geçirilmesi için sarf ederlerdi.
@UCMSGenelMerkez@Kenan__Caliskan Şimdiye kadar aldığınız seyyanen zamları da, buçuklu zamları da unutmadık, 1 ay önce aldığımız 11.54ü de, Ocak ayı enflasyonu ile zaten bitti memurlar. Sürekli ezilen bir memur kitlesi yaratan sendika kalkmış sendikacılık dersi vermeye kalkıyor.
Yakın dönemde Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı’na atanan ve uzun yıllar hava trafik kontrolörü olarak görev yapan Sinan YILDIZ’a ilişkin olarak bir milletvekili tarafından yapılan açıklama ve akabinde bu hususta basında yer alan haberleri kınıyoruz.
Nitekim Hava Trafik Kontrolörlüğü, tıpkı pilotluk gibi mezun olunan bölümden bağımsız olarak analitik zeka, üç boyutlu düşünme, stres yönetimi, hızlı karar alma yetisi gibi yeteneklere yatkınlığın önem arz ettiği bir meslek olup; bu meziyetleri haiz kişiler arasından özel yetenek sınavıyla seçilenlerin, uzun yıllar süren nitelikli bir eğitim sürecini başarıyla tamamlaması neticesinde icra edilebilmektedir.
Sn. Başkanımız da, tüm hava trafik kontrolörlerimizin tabi olduğu ileri düzeyde yabancı dil bilgisi, uluslararası sağlık şartları, zorlu kurs süreci gibi tüm kriterleri karşılayarak kurumumuza giriş yapmış ve uzun yıllar hem board başında hem yönetici pozisyonunda başarılı hizmetler yürütmüştür. İlaveten, hava trafik kontrolörlerimizin eğitim sürecinde de çeşitli kademelerde görev almıştır.
Bu çerçevede, meslek hayatı boyunca hava trafik kontrolörlerimiz için özverili çalışmalar yürüten Sn. Başkanımız hakkındaki dezenformasyon niteliğindeki haberlere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor, tüm ilgilileri ve basın kuruluşlarını bu konuda daha hassas davranmaya davet ediyoruz.
Bilindiği üzere Sendikamızca icra edilen ve kamuoyunda büyük farkındalık oluşturan inisiyatif almadan çalışma faaliyetimiz neticesinde, Sn. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet YILMAZ başkanlığında toplanan üst düzey komisyonda hava trafik kontrolörlerimizin özlük haklarına ilişkin taleplerimizin TBMM açılışı akabinde çözümlenmesi kararı alınmış ve buna istinaden 1 Ağustos itibarıyla faaliyetimize son verilmişti.
Sn. Bakanımız tarafından da teyit edildiği üzere bu hususta hazırlanan bir taslak çalışmanın TBMM’de görüşülmek üzere sevk edildiği ve yakın dönemde ele alınacağı bilinmektedir. Bununla birlikte, şu ana dek tek icraatları personel kazanımını engellemek olan bazı sendikamsı yapıların başkaca kurumların da çalışmaya dahil edilmesi hususundaki söylemlerini; TBMM’de bir çalışma olmadığı yönündeki iddialarını hayretle takip etmekteyiz. Bu tarz söylemlerin, suyu bulandırmaktan ve süreci geciktirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceği aşikardır.
Şark kurnazlığı ve dezenformasyonla üye devşirmekten başka bir gayesi olmayanların, bu süreçte hiçbir emeği bulunmayanların son dakikada ortaya atılıp gidişatı baltalama çabalarını üyelerinin takdirine bırakıyoruz. Yapılan bu yersiz hamleler, tüm kurum personelinin ve ülkemizin büyük bir kazanımına engel olma potansiyeli taşımaktadır. Ancak yine biliyoruz ki bu yapılanlar Yüce Meclisimizin, Sn. Bakanımızın, Sn. Genel Müdürümüzün ve bizlerin bu çalışma hususundaki emeklerine gölge düşüremeyecek, olumlu bir neticeye ulaşılacaktır.
Bu vesileyle tüm ilgili STK’ları aklıselim davranmaya davet ediyor; bugüne dek personel kazanımı için hiçbir somut adım atmayıp, Sendikamızın ve hava trafik kontrolörlerimizin girişimleriyle başlayan, neticesinde tüm DHMİ çalışanlarının yarar sağlayacağı bir süreç üzerinden popülist söylemlerle prim kazanmaya çalışmaktan ve süreci baltalama çabalarından uzak durmalarını tavsiye ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#htksen #birliktegüçlüyüz
Soçi-Antalya seferini yapan SU95 tipi uçakta, Antalya Havalimanı inişi akabinde motor yangını meydana gelmiştir.
Hava trafik kontrolörlerimizin hızlı koordinesi neticesinde kurtarma operasyonunun gecikmeksizin başlatılması ve operasyonu kusursuz şekilde yönetmeleriyle can kaybı yaşanmamıştır. Sn. Valimiz de kuleyi arayarak hava trafik kontrolörlerimizi tebrik etmiştir.
Olaydan etkilenen uçuş ekibine ve yolcularımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; hava trafik kontrolörlerimiz başta olmak üzere tüm ilgili personeli tebrik ediyoruz.
Dün akşam saatlerinde gerçekleşen füze saldırısından ötürü İran, Irak, Suriye ve İsrail hava sahalarının uçuşa elverişsiz hale gelmesiyle birlikte çok sayıda uçak ülkemiz havalimanlarına divert etmiş; bir kısmı da hava sahamızda bir süre bekleme yapmaları akabinde kalkış meydanlarına geri dönmüştür.
Aniden ortaya çıkan ve Türk hava sahasında aşırı yoğunluk oluşturan bu şartlar altında, hava trafik kontrolörlerimiz hava sahası yönetiminde değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetini bir kez daha göstermiştir.
Özverili çalışmaları ve üstün operasyonel yetenekleriyle trafiği kusursuz bir şekilde yöneten tüm hava trafik kontrolörlerimizi tebrik ediyor, emniyetli çalışmalar diliyoruz.