Şiir okumak şiiri yeniden yazmak gibi...
Yazan "şair", okuyan "şair"...
Cemal Süreya (Ahmet Muhip Dıranas - Kar şiiri) https://t.co/SDoYMqZQ61 @YouTube aracılığıyla
Kovalayabilenler için:
“Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım
Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!
Beyhûde gecemi meşgul etme
Kız bir daha rüyama girersen kovarım”
İnsan ya “şaşınca” ya da “coşunca” düşer hep:
“Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım;
Gün kasvet gece kasvet.
Bulutlar, sisler içinde bunaldım;
Gök mavisine hasret.”
Üşüten şiirlerdendir:
“Attın beni dünyaya garip kul diyerek
Noksânını kendin arayıp bul diyerek
Buldumsa da bir gün yine çektim Tanrım
Her hasreti ben üstüme bir çul diyerek”
Hep böyle:
“Vakit dar olsa gerek,
-Hep içim ürpererek
Diyorum-
Vakit dar olsa gerek
Belirsiz bir âlemde
-Ekseri penceremde
Bekliyorum-
Bir bahar olsa gerek
Binmişim bir gemiye
-Ve böyle biteviye
Gidiyorum-
Bir diyar olsa gerek”
Bir yalanımız varsa budur:
“Esrârını dil zaman zaman söyler imiş
Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş
Aşk ehli olup da mihnet-i hicrana
Ben sabr ederim diyen yalan söyler imiş”
Şairler (de) cevabını bilmediği soruyu sormuyor:
“Itrî’yi yoran beste
‘nevâ’ mıydı gülüm
Her nağmesi bir derde
deva mıydı gülüm
Gök kubbeyi
şarkılarla yıkmak varken
Tek şarkıda susmamız
reva mıydı gülüm”