Bu çalışmaların ai ile yapıldığını sananlar olmuş! “Gözlere Konuşmak: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bilginin Görselleştirilmesi” araştırma sergimi 2017’de açtığımda ai yoktu! Bu dergilerin asılları koleksiyonumda, David Rumsey gibi arşivlere de kopya baskılarının alınmasını sağladım.
Tanpınar Kitaplığı’na, yeni edisyonu ve Eleştirel Basımı’yla Beş Şehir’i de ekledik. Şehirleri yazmak fikrinin tohumunu Tanpınar’a 1924’te bir Erzurum dönüşü Dranas’ın verdiğini arşivden öğrendik. Yayınımız da bu tarihin tastamam 100. yılına denk geldi.
New York’ta Birleşmiş Milletler diplomatlarının park etme kurallarını ihlal etmeleri sebebiyle trafik cezası almaları ile temsil ettikleri ülkelerdeki yolsuzluk endeksleri arasındaki pozitif korelasyon:
Bir sahaf ve bir mücellit olarak ülkemizde varolan bir eksikliğin önüne, yani el yapımı kitap üretilmemesinin açıklığını gidermek için bir yola girdik ve minyatür kitap ürettik.
Daha fazlası için
https://t.co/9nGb4I5HoD
Bilincine “ahir zaman” diye bir kavram bulaşmış topluluğa göre her yeni zaman bir fitnedir ve eski zamana göre kötü ve tehlikelidir.
Ahir zaman fitnesine karşı koymanın yolu da yeniye karşı dirençten geçer. Bu da eskinin neredeyse çöpünü bile yeni karşısında değerli kılan, şeylerin kendisine değil, zaman bandındaki yeri gibi ârizî ve göreli bir niteliğe bağlı değer anlayışını getirir.
Halbuki eski de kendinden önceki zamana göre kötü olduğundan eskiye atfedilen bu değer aslında ârizî ve görelidir. Ne var ki eskinin savunucuları aramızdaki en özcü ve en mutlak hakikatçilerdir.
Ahir zaman bilinci kıyamet inancından beslenir. Kıyamet inancı, yarattığı “dünyayı aşkın gelecek” (ahiret) imajı altında zaman bilincini öyle baskılar ki, “dünyaya içkin geleceğe” dair ne gerçekçi tasavvura ne sağlıklı tahayyüle izin verir. Bu bilincin durumu, ne sileceği ne havalandırma sistemi çalışan bir araçta soğuk ve yağmurlu havada yolculuğun durumuna benzer. Dışı yağmur damlalarıyla, içi buğuyla kaplanmış cam, yol ve içindeki araç ve işaretlerin net bir görüntüsünü vermek yerine, anlaşılması zor ve çapraşık görüntüler vererek kaygı ve strese sebep olur, sürüş güvenliğini tehlikeye sokar.
Sözkonusu bilinç de böyledir; adım adım geleceği şekillendiren -akış içinde makul- her olayı kaygı verici bir sürpriz gibi karşılar, tedirgin ve yer yer agresif reflekslerle durumu savuşturmaya çalışırken tevekkele geleceğe sürüklenir.
Bir özeleştiri: Ben de kendimi bu zamanın insanı gibi hissedemiyorum, gelecek bende de kaygı ve korkuyu tetikliyor. Birebir ahir zamana inanmasam da benzer bir bilinç tutulması yaşıyorum.
Yukarıdaki eleştiri, benim de birey olarak paylaştığım bu bilinç halinin topluluğu sevk ve idare eden hakim kamusal bilinç halini almasına yöneliktir. Yoksa birey ölçeğinde, ama dini ama psikolojik olarak kaygılı ve kötümser bilincin edebi ve felsefi verimliliğine hayranlıktan kendimi alamadığımı da belirtmek isterim.
Bir yerde tarihyazımı ya da herhangi bir zorunlu sosyal bilim dersim olsaydı şu iki metni zorunlu kılar, üzerine bir de tartışma haftası kurgulardım. Bu metinleri okumadan mezun olmamak lazım (özellikle tarih bölümlerinde).
BACK TO THE FUTURE was released 39 years ago today. One of the most beloved movies of the 1980s, and the film that made Michael J. Fox a movie star, the behind-the-scenes story is pretty heavy…
1/45
That’s the Blue Dalmatian iMac, which was released alongside the colorful Flower Power iMac. Learn more & explore deeper with the @waybackmachine capture from March 1, 2001: https://t.co/eapTbPtMqN
Arkadaşlar merhaba, bir süredir kendi indie oyunumuzu geliştirdiğimiz için paylaşım yapamıyordum. Pre-prodüksiyon aşamasındaki hikaye odaklı RPG dedektif oyunumuz olan Lost Eye'ı size duyurmak isterim. Bu aşamada paylaşım ve destekleriniz süreci bizim için çok kolaylaştırır.