Çok güzel açıklama.
Sadece Anadolu'da bilinen 190 büyük kurgan, Tümülüs var. Binlerce yıldan beri var. Alacahöyük kurganları açıldığında Atatürk en az 7 bin yıldır Anadolu'dayız demişti çünkü Alacahöyük kurganı Neolitik devre ait yani en az 7-8 bin yıl öncesine aitti. Kurganı sadece eski Türkler yapardı Şaman/Kamlık İnancındaki Atalar kültü gereği.
Umarım anlaşılır olmuştur.
Konuyla ilgilenmek isteyenler için bu kaynaklar kâfidir.
TARİH KİTAPLARININ YAZMADIĞI BÜYÜK GERÇEK: 4300 YIL ÖNCEKİ "TÜRKİ" KRALI!
Ezber Bozan Keşif
Çoğumuz Türklerin tarih sahnesine MS 6. yüzyılda Göktürklerle çıktığını veya Anadolu’ya ilk kez 1071’de Malazgirt’le ayak bastığını zannederiz. Oysa resmi tarih tezlerinin ve dünya medyasının adeta sessizliğe büründüğü, tam 4300 yıl öncesine ait çivi yazılı bir tablet, bu ezberleri tamamen bozuyor! MÖ 2200’lerde yaşayan ünlü Akkad Kralı Naram-Sin’in yazdırdığı metinlerde, Anadolu’da hüküm süren bir "Türki Kralı" açıkça geçiyor. Peki kimsenin konuşmadığı bu muazzam keşfin arkasındaki gerçekler neler?
Hattuşaş’ta Bulunan 15. Satırın Sırrı Arkeoloji dünyasında "Şartamhari Metinleri" (Mücadelenin Kralı) olarak bilinen bu çivi yazılı tabletler, Akkad Kralı Naram-Sin'in Anadolu içlerine yaptığı seferleri anlatır.
Bu sefer sırasında Naram-Sin’e karşı 17 Anadolu krallığı birleşerek büyük bir direniş gösterir.
İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer tam burasıdır!
Çorum Boğazköy’de (Hattuşaş) yapılan kazılarda bulunan ve "KBo III, 13" numarasıyla tescillenen Hititçe tablette, Naram-Sin’e karşı savaşan krallar tek tek listelenmiştir. Metnin 15. satırında aynen şu ifade yer almaktadır:
"Türki Kralı İlşu-Nail..."Bu rastgele bir iddia veya hayal ürünü değildir. Dünyaca ünlü Alman Hititolog Hans Gustav Güterbock, 1938 yılında bu çivi yazısını deşifre ederek bilim dünyasına "Turki" ismiyle tescillemiştir.
Bizim yerli tarihçilerimizden Prof. Dr. Ekrem Memiş gibi dev isimler de bu belgenin, Türklerin Anadolu’daki en eski yazılı tapu senedi olduğunu savunmaktadır.Peki, dünya bunu neden kabul etmek istemiyor?
Çünkü batı merkezli tarih anlayışı, Türk adını erken dönemlere yakıştırmak istemiyor. Tabletin bir efsane olduğunu, kralın adının (İlşu-Nail) Türkçe değil Sami dilinde olduğunu iddia ederek bu gerçeğin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Oysa isim ne olursa olsun, halkın ve krallığın adı tabelada açıkça yazıyor: TÜRKİ!
Anadolu Bizim Kadim Yurdumuzdur!Şartamhari metinleri bize gösteriyor ki; biz bu topraklara sonradan gelmedik. Malazgirt 1071 bizim Anadolu'ya ilk gelişimiz değil, tapumuzu yenilediğimiz tarihtir. MÖ 2200'lerde, yani günümüzden neredeyse 4300 yıl önce, Mezopotamya'nın en büyük imparatorluğuna kök söktüren bir "Türki" krallığı bu topraklarda, (merkezi Erzurum ve Erzincan idi) zaten vardı. Tarihimize sahip çıkalım, bu gerçeği paylaşarak herkese duyuralım!
MERAK EDENLER İÇİN BİLİMSEL KAYNAKLAR: Hans Gustav Güterbock (Alman Hititolog): "Die historische Tradition und ihre literarische Gestaltung bei Babyloniern und Hethitern bis 1200", Zeitschrift für Assyriologie, Cilt 44, Berlin, 1938, s. 66-68. (Çivi yazısının dünyadaki ilk resmi akademik deşifresidir).
2️⃣ Prof. Dr. Ekrem Memiş (Tarihçi): Eskiçağda Türkler, Çizgi Kitabevi, 2020.
3️⃣ Resmi Arkeolojik Belge Numarası: Boğazköy Tabletleri Arşivi, KBo III, 13 (Metnin Hattuşaş'ta bulunan orijinal tablet kaydı).
Hazırlayan: Yeliz Kılıçarslan
E. Korgeneral Erdoğan Karakuş:
“Hedef Türkiye diyorlar ya, aslında hedef Türkler. Hedef, Türkiye'deki Türkler artı İran'daki Türkler, Türk dünyasının Türkleri.
Ve Pakistan Başbakanı şunu açıkladı: ’Biz Babür Hanlığının Türkleriyiz’ diye açıkladı.
Bugün Urdu dilidir, Pakistan'daki resmi dil. Düşünün işte 300 milyona yakın Pakistan halkının resmi dili, Urdu dili, yani Türk dili.
Hindistan'da da öyle. İkinci resmi dil Hindistan'da nedir? Urdu dilidir gene. Hindistan'daki Müslümanların dili Urdu dilidir. Onun için dünyadaki en büyük korku bir defa tarih korkusu.
Bakın ben bunları uzun yıllar inceledim.
14 bin yıldır Türklere verilen arazi belli. Yahudilerin bir vaat edilmiş toprağı yok. O topraklar bizim. Kudüs'e gelişleri zaten Yahudilerin 3600 yıl önce.
Halbuki biz orada 14.000 yıl oradayız.
Yani insanlarımıza Batı'dan gelen tarihi aşılattılar yıllarca.
Tarih çünkü 14 bin yıldır bizim ta Mısır'a kadar hakim olduğumuzu onlar da biliyor.
Merak etmeyin. Onlar bizden evvel biliyor. Çünkü ben doktora çalışmamı da İngiltere'de gizli belgelerden yaptım.
İngilizler, Fransızlara bir yazıyor. Şimdi gizli belgelerde. Ne diyor?
Efendim Mustafa Kemal Atatürk diyor Etiler ile ilgili çalışma başlattı.
Bu Etiler ile ilgili çalışmanın sonucunda iki yerde gerçekten Türklerle Etiler’in arasında bağ olduğu meydana çıktı.
Fransızlar cevap veriyor. Ne diyor?
‘Türkler kuvvetlenmemeli. Yoksa Etiler vasıtasıyla Mısır'a kadar hakikaten aidiyet talep ederler.’
Batı bizim tarihimizi bizden iyi biliyor.”
ABD eski Başkanı Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein:
“Asıl katliamı Anadolu'da 2,4 milyon insanı katleden Ermeni çeteler yaptı. Türkler arşivlerini açtı, Ermeniler reddetti. Ermeniler, tüm dünyadan ama özellikle de Türklerden özür dilemek zorunda kalır.”
Umarım bu bilgiler Türk Dış Politikasına faydalı olur. ...
BUDA'da da Türk çıktı.
Uzun yıllar Hindistan'da mimarlık ve arkeoloji araştırmaları yapan İskoç Bilgin, Mimarlık Tarihi ve Tarihçisi James Fegusson (22 Ocak 1808-9 Ocak 1886) Hint ve Doğu Mimarlık Tarihi adlı eserinde: Turanlı bir Türk kavmi (Dravidi) M.Ö. 3100 yılında Kuzeyden aşağı inerek Hindistan'a geldikleri ve sonra bölgeye Saka/İskit Türkleri, Kuşhan Türkleri, Ak Hun Türkleri olmak üzere bir çok Türk kavmi, Turanlıların akını olduğunu, Asyadaki ilk mimari ürünler bu Turanlılar tarafından gerçekleştirilmiştir.
BUDA 'nın da Türk olduğunu, Kuşhan Devleti Kurucusu Kanişka (Erke Han) döneminde Tope adı verilen (Bugünkü Türkçesi Tepe) mimari üretimleri Asya'da 84.000 in üzerinde, Tope adı verilen mimari eser mevcut olduğunu göstermiştir.
İskoç Bilgin J. Fergusson, bir başka eserinde, (Avrupa Mimarlık Tarihi-3 Cilt) Avrupa'daki Dolmenleri, Kurganları, Coloziumları yapanların da Etrüskler ve Jade Taşı özelinde Turaniler olduğu göstermiştir.
Günümüzde Alman ve İtalyan bilim insanları Etrüsklerin Turani olduklarını ortaya koydular.
Şimdi anladınız mı;
Bilge Atatürk'ün neden ilk önce Sakalar İskitler tarihini ve arkeolojisini araştırıp, Almanya'dan arkeolog getirip Anadolu'daki çeşitli Kurganları kazdırdığını ve Anadolu en az 7 bin yıllık Türk beşiğidir dediğini?
Neden, Türk Tarih Tezinin 1. Cildine İskit Türk İmparatorluğu olarak koydurduğunu?
Şimdi neden Türk tarih Tezinin okutulması gerektiğini anlayabiliyor musunuz?
Anlıyorsanız paylaşın, Türk Tarih Tezini okullara geri getirelim, ülkeyi bu hale getirenler ve Türk çocuklarını mankurt yapanlar utansın... .
@Saka_larr
Şanlıurfalı Türkan aşiretinden Karacadağ-Türkmen Derneği Başkanı Nusret Kaya'nın Erbil Hakkındaki Sözleri Gündem Oldu!
Barzani'nin işgali altındaki Erbil merkezin 1990'larda %90 Türk olduğunu, şu an Barzani-ABD baskısıyla kendilerini kürt göstermek zorunda kaldıklarını belirtti.
Klasik “Türkler bozkırda at sırtında doğmuş göçebe kavim” masalı da bitti diyor hocamız.
Türkler maden çıkarıp, tarım ve hayvancılık yapıyordu. Hatta tıbbi ameliyat yapıyordu.
DNA testlerine göre yüzde 100 Türk olan 3 bin 800 yaşındaki Türklerin büyükannesi Lolan Güzelinin mezarı ve çevresinde yapılan incelemelerde;
✅Mezarında ameliyat aletleri bulunmuş. Amerikalı doktorların tespitine göre dünyada ilk ameliyat veya operasyonlardan olarak kabul ediliyor.
✅Mumya tekniği ise antik Mısırdan daha ileri zira iç organları alınmamış. 3 bin 800 yıllık mumya çok iyi durumda.
✅Mumya mezar alanlarında bulunanlar arasında beyaz buğday taneleri, hint keneviri dahil olmak üzere tedavi amaçlı kullanılan bitkiler, tılsımlar ve ayinlerde kullanıldığı düşünülen kırmızı bağcıklarla bağlanmış çubuk demetleri, tekerlekli ahşap arabalar, sığır-koyun-keçi boynuzları,kuş kemiklerinden yapılmış kolyeler, hasır işleri, nefrit boncuklar, tahta taraklar, maskeler var.
✅Erkek mumyalara pantolon ve dize kadar boğazlı botlar giydirilmiş.
✅En önemlisi, mezarların yanlarında bulunan at kemikleri ve kavak ağacından yapılmış altı açık tabutların üzerini örten at derileri. Yani, Türklerin binlerce yıllık olmazsa olmazı, at kültürü burada da kendini gösteriyor. Bir mumyanın üzerinde ameliyat izi var, at kılıyla dikilmiş.
✅Bulgulara göre Tarım havzasındaki bu kadim topluluk buğday ekmiş, hayvancılık yapmış, tekerlekli araçlar kullanmış, maden işlemiş.
✅Erkek ve kadın mumyalarda, şaman olduklarını kanısını güçlendiren kimi aşırı sivri uçlu, kimi tepesi uzun keçe kaşmir şapkalar bulunmuştur.
🚀Türk yoktur, ya da barbar bozkır kavimidir diyenlere kapak olsun. Avrupalılar, Hırtlar , Araplar mağarada çölde yaşarken bizim atalarımız ameliyat yapıyordu...
Latin Alfabesi doğrudan doğruya Türk alfabesidir, Etrüsk alfabesidir. Bunu ortaya çıkaran Kazım Mirşan'dır.
Prof. Dr. Kazım Mirşan: "Latin Alfabesi diye bilinen 'Ön-Türkçedir. İtalyanların dip dedeleri Etrüskler' Türk'tür. Latincenin kökeni Ön-Türkçedir" demişti.
Doç. Dr. Haluk Tarcan, eski Türk runiklerine benzeyen sembolleri ve "Tanrı adına kazanılan zaferleri halka nakletme işaretleri" yazısını göstererek bu gerçeği anlatıyor.
Atatürk'ün Latin alfabesini tercih etmesinin en önemli nedenlerinden biri de budur: Çünkü O, bu alfabenin aslında binlerce yıllık Türk/Etrüsk kökenli olduğunu biliyor ve Türk milletine kendi öz alfabesini, modern ve kolay okunur bir biçimde geri veriyordu. Arap alfabesinin Türkçeye uymaması, okuma-yazmayı zorlaştırması ve milleti cahil bırakması karşısında, köklerimize dayanan Latin kökenli alfabe ile hem aydınlanmayı hızlandırmış hem de tarihî bağımızı güçlendirmiştir.
Ne yazık ki bu gerçekleri kimse Türk milletine anlatmıyor. Hâlâ Arapça ve Farsça karışımı uyduruk Osmanlıca'yı veya Arapçayı yüceltmeye devam ediyorlar.
Roma müzesinde bulunan ve Roma takımının arması olan çocuk emziren dişi kurt heykeli Etrüsklerden kalmıştır. Aynı çocuk emziren dişi kurt figürleri Orta Asya'da da bulunmaktadır.
Yine Kayı Boyu'na ait IYI tamgası vardır ki bu M.Ö. 650 yıllarında Roma ve kuzeyindeki Etrüsk uygarlığına aittir.
(Vatikan Müzesindedir) Görsel için link 👇🏿 👇🏿👇🏿
https://t.co/ThLhFQxmxP
24 Nisan 1995'te mukaddes topraklarımızda yükselen irade, bugün 31 yaşında. Irak Türkmen Cephesi, asırlardır bu coğrafyada kök salmış bir milletin makûs talihini yenme azmi, geleceğe attığı kararlı imzadır.
Fırat ve Dicle’nin kucağında; Kerkük’ün yüreği, Erbil’in duruşu, Telafer’in yiğitliği ve Tuzhurmatu’nun direnişiyle yoğrulduk. Geçmişimiz acılarla sınansa da Anavatan sevdamızdan ve ay-yıldızlı bayrağımızdan asla vazgeçmedik. Bu topraklar öz yurdumuzdur; burada hür ve başı dik yaşama ahdimiz bakidir.
31. kuruluş yıl dönümümüzde; aziz şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Onların mirası, Türkmeneli’nde adalet ve huzur mücadelemizin meşalesidir.
Irak Türkmen Cephesi; kimliğimizin, dilimizin ve haklarımızın tavizsiz kalesidir. Birlik içinde, daha güçlü yarınlara...
Cephemizin 31. yılı kutlu olsun!
Soruyorum: Mademki Kerkük sizindi, 2003'te ilk iş olarak niye tapu kayıtlarını yok etme ihtiyacı duydunuz?
Kerkük'ün Türk olduğunu en iyi Kürtler bilir. Çünkü Kerkük'e girdiklerinde ilk yaptıkları iş, Kerkük'ün Türk kimliğini kanıtlayan tapu kayıtlarını çalmak, yakmak ve yıkmaktı.
Tapu kayıtlarını yağmalarken poz veren peşmergeler:
#SONDAKİKA
Kerkük'ü Türkler yönetecek!
Kerkük İl Meclisinde yapılan seçim sonucunda Kerkük Valisi, Türk milliyetçisi Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Mehmet Seman Ağa oldu.
Yüz yıl sonra Kerkük'ü tekrardan Türkler yönetecek.