Bu arada insanlar farkında mı bilmiyorum ama Türkiye’de o kötü şöhretiyle nam salmış devasa data center’lar kurulmaya başlandı küresel Big Tech tarafından 2026’da. Google Cloud, Turkcell’le birlikte Ankara’da üç ayrı hyperscale data center kuruyor.
Amazon AWS İstanbul’da Local Zone’unu açtı. BAE merkezli Khazna da Ankara Başkent OSB’de 100 MW’a kadar çıkabilecek AI-ready bir data center planlıyor. Üstelik hükümet de bu dalgayı açıkça teşvik ediyor. Data center ve AI yatırımları için yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu desteğiyle 10 milyar dolarlık özel yatırım çekme hedefi var.
Bunlar öyle birkaç sunucunun bulunduğu binalar değil. Devasa elektrik talebi, soğutma yöntemine bağlı ciddi su tüketimi, şebeke ve arazi üzerinde baskı, gürültü ve jeneratör kaynaklı çevre sorunları, buna karşılık nispeten sınırlı olacak bir istihdam demek. Eğer planlar gerçekleşirse, Ankara birkaç yıl içinde Türkiye’nin Northern Virginia’ya en çok benzeyen ve çok tartışma yaratan data-center cluster’ına dönüşebilir.
Bir de daha az konuşulan siyasi-ekonomik tarafı var. Verinin Türkiye’de tutulması teknolojik egemenlik anlamına gelmiyor. Aksine, kritik kamu ve özel sektör altyapısının Google, AWS gibi şirketlerin küresel sistemlerine bağımlılığını daha da artırabilir.
Nitekim Google’ın kendi Türkiye Cloud Region duyurusunda kamu sektörü açıkça hedeflenen müşteriler arasında. Yani kamu sektörü projenin gerekçelerinden biri. Ki Turkcell de proje anlatılırken bu bulut altyapısının kamu kurumlarından finans sektörüne kadar kullanılmasının hedeflendiği söylendi.
Bu yatırımlar kamu, bankacılık, sağlık ve kritik altyapı gibi veri yerelleştirme kurallarına tabi sektörlerin Google Cloud gibi altyapıları kullanmasının önündeki veri yerelleştirme engelini kaldırıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin kritik dijital altyapısını birkaç küresel teknoloji şirketine daha bağımlı hale getirme riski de taşıyor.
Dünyada bu tesisler yüzünden ciddi yerel ve siyasi tartışmalar yaşanıyor. Türkiye’de ise pek kimsenin haberi yok. Bunları haberlerde bizden uzak dünya meseleleri gibi görüyoruz ama değiller.
Bu arada insanlar farkında mı bilmiyorum ama Türkiye’de o kötü şöhretiyle nam salmış devasa data center’lar kurulmaya başlandı küresel Big Tech tarafından 2026’da. Google Cloud, Turkcell’le birlikte Ankara’da üç ayrı hyperscale data center kuruyor.
Amazon AWS İstanbul’da Local Zone’unu açtı. BAE merkezli Khazna da Ankara Başkent OSB’de 100 MW’a kadar çıkabilecek AI-ready bir data center planlıyor. Üstelik hükümet de bu dalgayı açıkça teşvik ediyor. Data center ve AI yatırımları için yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu desteğiyle 10 milyar dolarlık özel yatırım çekme hedefi var.
Bunlar öyle birkaç sunucunun bulunduğu binalar değil. Devasa elektrik talebi, soğutma yöntemine bağlı ciddi su tüketimi, şebeke ve arazi üzerinde baskı, gürültü ve jeneratör kaynaklı çevre sorunları, buna karşılık nispeten sınırlı olacak bir istihdam demek. Eğer planlar gerçekleşirse, Ankara birkaç yıl içinde Türkiye’nin Northern Virginia’ya en çok benzeyen ve çok tartışma yaratan data-center cluster’ına dönüşebilir.
Bir de daha az konuşulan siyasi-ekonomik tarafı var. Verinin Türkiye’de tutulması teknolojik egemenlik anlamına gelmiyor. Aksine, kritik kamu ve özel sektör altyapısının Google, AWS gibi şirketlerin küresel sistemlerine bağımlılığını daha da artırabilir.
Nitekim Google’ın kendi Türkiye Cloud Region duyurusunda kamu sektörü açıkça hedeflenen müşteriler arasında. Yani kamu sektörü projenin gerekçelerinden biri. Ki Turkcell de proje anlatılırken bu bulut altyapısının kamu kurumlarından finans sektörüne kadar kullanılmasının hedeflendiği söylendi.
Bu yatırımlar kamu, bankacılık, sağlık ve kritik altyapı gibi veri yerelleştirme kurallarına tabi sektörlerin Google Cloud gibi altyapıları kullanmasının önündeki veri yerelleştirme engelini kaldırıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin kritik dijital altyapısını birkaç küresel teknoloji şirketine daha bağımlı hale getirme riski de taşıyor.
Dünyada bu tesisler yüzünden ciddi yerel ve siyasi tartışmalar yaşanıyor. Türkiye’de ise pek kimsenin haberi yok. Bunları haberlerde bizden uzak dünya meseleleri gibi görüyoruz ama değiller.
Aynı ruh, aynı Türkiye. 🇹🇷
Biri vatanı korur, biri bayrağı zirveye taşır.
Vatan nöbetindeki Mehmetçiklerimizden, Milletler Ligi Şampiyonu olarak Ay Yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıran Filenin Sultanlarına mesaj var:
2026 FIVB Milletler Ligi Şampiyonluğunuz kutlu olsun! 🇹🇷
#FileninSultanları
#MillîSavunmaBakanlığı
Demek ki neymiş mesele özel uçak, konvoylar, davul zurna , şov, villa ödülleri , paralar değil mesele mütevazılık, disiplin, inanmışlık ve çalışmaymış .. Helal olsun kadın Voleybol Milli Takımımıza .. Gurur duyuyoruz!!!!
Biri ilk maçta elenir diğeri bileğinin gücüyle şampiyon olur 👍👏👏👏👏🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Atina'da yeni bir uygulama pilot olarak başlatıldı: Cool Routes (Serin Rotalar)
Şehirde park, bahçe, klimalı kapalı alan gibi serin bir yer veya çeşme buldunuz diyelim, fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşıyorsunuz ve adresi yazıyorsunuz, orası onaylanırsa haritaya ekleniyor. Böyle böyle birikerek sıcak havalarda nerelerde takılabiliriz ya da yürüyeceksek nasıl en serin rotayı izleyebiliriz haritada görüyoruz.
https://t.co/TE8rBF6s9R
Fenerbahçe'nin bir önceki Voleybol Şube Sorumlusu Hulusi Belgu:
"Hiç oyuncuları hocayı suçlamayın, daha evvel de yazdığım gibi suç bende ama aşağıda yazdıklarımı bir okuyun ve ne olduğunu anlayın !
1/
Eylül 2025 seçimlerinden sonra Fenerbahçe voleybolunun geleceği hakkında defalarca Sayın Başkan’a mektup yazdım, anlattım, dostça, bir Fenerbahçeli olarak söyledim.
Planlamayı anlattım.
Riskleri anlattım.
Yapılması gerekenleri anlattım.
Cevap bile verilmedi.
Bugün sahada gördüğümüz tablo ise o mektuplarda yazdıklarımın aynısıdır.
2/
Voleybolda transfer sezonu bellidir.
Kasım–Aralık.
Bu dönemi kaçırırsanız sadece o sezonu değil gelecek sezonu da kaybedersiniz.
Ayrıca sene başında yapılan transferleri sezon ortasında desteklemek zorundasınız, sakatlıklar, takım uyumu ve piyasa sizi mecbur kılar
Bu gerçeği defalarca yazılı olarak anlattım, söyledim.
Dinlenmedi.
3/
Bunun yerine ne yapıldı?
• Kulübün 27 yıllık menajeri gönderildi.
. Yerine başka takım adına spor okulu olan ve başka bir takımı destekleyen bir menejer göreve getirildi.
• Erkek takımının dünya çapında hocası gönderildi.
• Yerine Türkiye’de iş bulamayan bir hoca getirildi. Üstelik önemli Ziraat Bankasi maçı öncesi sözleşme imzalinip. N’Gapeth yönetim kararı ile bu maçtan önce kadro dışı bırakıldı ve hemen arkasından takıma tekrar dahil edildi.
. Takıma fanatik Galatasarayli oyuncular alındı.
. Kadin Voleybol takımının hocası ile opsiyonu bizde olan 1+1 sözleşme olmasına rağmen yeni 2 yıllık sözleşme yapıldı
. Kadın ve Erkek takımlarına gerekli takviyeler yapılmadı.
. Yetkililerle görüşerek onayı alınmış, sözleşmesi yapışmış hatta müteahhite peşinatı ödenmiş antreman salonu inşaatına devam edilmedi.
. Sadettin Saran bu salona sponsor olacakken başkanlık sonrası bu iptal edildi.
Bu kararların sonuçlarını bugün sahada görüyoruz
4/
Sezon arası için yönetime verdiğimiz bir transfer listesi vardı.
Yapılan transferler ise bu listenin tam tersiydi.
Hem erkek hem kadın takımında yapılan tercihler takımın seviyesini yukarı değil aşağı çekti.
5/
Bugün sahaya bakın.
Oyuncuların yüzleri her şeyi anlatıyor.
Motivasyon yok.
Plan yok.
Organizasyon yok.
Fenerbahçe voleybolu bugün yönetilmeyen bir branş görüntüsü veriyor.
6/
Ama asıl büyük risk hâlâ geliyor.
Bir yıl sonra sözleşmesi bitecek olan
• Arina Fedorovtseva
• Melissa Vargas
• Anna Cristina
ile hâlâ sözleşme yapılmadı.
Bu kabul edilebilir bir yönetim hatası değildir.
7/
Bu oyuncular Avrupa voleybolunun en değerli isimlerinden.
Sözleşmeleri uzatılmazsa;
Avrupa’nın dev kulüpleri devreye girecek.
Ve o zaman artık çok geç olacak.
8/
Bütün bu riskleri aylar önce yazdım, söyledim.
Ama bugün yapılan şey planlama değil.
Şov transferleriyle taraftarı oyalamak için mevkisinde olan oyuncuların moral motivasyonu düşünülmeden yeni transferleri sızdırdılar.
Fenerbahçe camiası bunu hak etmiyor.
10/
Benim hiçbir kişisel hesabım yok.
Ama Fenerbahçe’ye zarar verildiğini gördüğümde susmam.
Aylar önce yazdım.
Uyardım.
Anlattım.
Dinlenmedi.
11/
Bugün yaşananlar, o uyarıların ne kadar doğru olduğunu maalesef gösteriyor.
Fenerbahçe voleybolunun bu noktaya gelmesi kabul edilemez.
12/
İlerleyen günlerde Sayın Başkana hiç bir beklentim olmadan yaptığım önerileri gösteren bir mektup paylaşacağım Aralık başımda paylaştığım içinde en ufak bir eleştiri olmadığını sadece planlamamızı ve önerilerimizi göreceksiniz . Sonrada artık eleştirdiğim ve gereğinin yapılması için eldivensi olarak eleştirdiğim 2 mektubu kupa maçlarından sonra bilgilerinize sunacağım .
Not : Benim trollerim yok , yönetimizin ise bu işe kafa yorduğunu çok iyi biliyorum keşke Sosyal Medyaya kafanızı takacağınıza işinize odaklansanız, Voleybol takımı ile PR yapacağınıza bu şubeye emek verseniz !
Ben söyleyeceğimi düşündüğümü herkesin yüzüne söylerim ve söyleyeceğim kimsenin arkasına saklanmam."
Kızıl deniz hiç bir zaman ikiye ayrılmadı..
Ay hiç bir zaman ortadan ikiye bölünmedi..
Hiç kimse Katırla gök yüzüne çıkmadı..
Balığın karnında kimse 40 gün yaşamadı..
Allah kimseyi, rakibinin afişlerini toplatıp, terörist başının posterlerine izin verecek kadar vatan haini, İsrail'i yalandan kınayıp, Trump'a susacak kadar korkak, Mısırlı Rabia'yı ağzına sakız edip, İran'da katledilen 170 kız çocuğuna susacak kadar iki yüzlü yapmasın!..
SON DAKİKA: Trump, İran savaşını sürdürmek için Körfez ülkelerinden 5 trilyon dolar, savaşı durdurmak için ise 2,5 trilyon dolar fidye istemekle suçlanıyor!
Ummanlı bir gazeteci ve uluslararası ilişkiler uzmanı BBC'ye bomba etkisi yaratacak bir açıklama yaptı: Trump yönetimi, İran'daki savaşı devam ettirmek veya sona erdirmek için Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine büyük miktarda para ödemeleri konusunda baskı yapıyor. Kaynaklara göre, Trump, Körfez ülkelerinin savaşın devam etmesini istemesi durumunda 5 trilyon dolar, sona ermesi için ise 2,5 trilyon dolar talep ediyor.
Bu klasik bir dolandırıcılık örneği: Trump, halihazırda ABD askerlerinin ölümüne, okulların bombalanmasına, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına ve dünya çapında benzin fiyatlarının fırlamasına neden olan yasadışı bir savaş başlatıyor; sonra da dönüp zengin Körfez müttefiklerinden trilyonlarca dolar koparmaya çalışıyor, ya bu savaşı finanse etmeleri ya da kendisini kurtarmaları için.
Konsey, savaşa açıkça karşı çıktı ve ABD'nin kendi topraklarını kullanmasına izin vermediğini belirtti; ancak kanıtlar, Körfez topraklarından Amerikan roketlerinin ateşlendiğini ve ABD savaş uçaklarının hava sahalarını geçtiğini gösteriyor.
İran'ın Körfez genelinde petrol ve doğalgaz altyapısına sert darbeler indirerek, bölge genelinde üretim kesintilerine ve büyük ekonomik kayıplara yol açmasıyla birlikte, durum son derece kritik bir hal aldı.
Körfez ülkeleri, hem Trump'ı petrol gelirlerini ve turizmi mahveden bir savaş başlatması nedeniyle cezalandırmak, hem de savaşın daha da tırmanması durumunda kendi paralarını daha fazla kaostan korumak için, ABD ekonomisine taahhüt edilen 1,2 trilyon dolar da dahil olmak üzere, küresel yatırımlardan trilyonlarca doları geri çekiyorlar. Şimdi ise eski "Ne güzel bir ülkeniz var" taktiğiyle karşı karşıyalar.
Bu liderlik değil. Bu, Trump'ın dış politikayı bir koruma şantajı gibi ele alması: ateşi yak, sonra söndürmek veya yanmaya devam etmesi için ödeme talep et. Amerikan aileleri benzin istasyonlarında daha fazla para öderken ve askerler ölürken, iddiaya göre müttefiklerinden trilyonlarca dolar gasp etmeye çalışıyor.
(Çeviri haberle birlikte gelmiştir.)
Şimdi anladınız mı AKP ve MHP’nin neden bir anda teröristbaşı Apo’yu kurucu önder yaptıklarını, hapisten çıkarmaya çalıştıklarını, teröristlere af çıkarmaya uğraştıklarını çünkü emir komuta merkezleri İsrail ve ABD, iktidarda kalabilmeleri karşılığında Türkiye’yi böleceksiniz, gerekirse iç savaş çıkartacaksınız talimatını vermiş bunlara.
🔸Bir kadın, Osmanlı İmparatorluğu’nun aslında bir Türk devleti olmadığını, üst yönetimin özellikle Türklerden seçilmediğini ve Türklerin köylerde yaşayıp vergiler altında ezilen bir topluluk olduğunu anlattı:
“Masallarla övünmek kolay,
Gerçekle yüzleşmek cesaret ister!”
Trump'a kendisi kadar akılsız, kendisi kadar gevşek ağızlı adamları atadığı için, ne kadar teşekkür etsek azdır‼️
Bunları bilmiyor muyduk, biliyorduk.
Fakat bunları ABD'li yetkililerin ballandırarak anlatılması, gizleme gereği duymayacak kadar aptal narsistler olmaları harika...
#Turkey & Epstein-Mossad Vast Network There.
Turkey & Now-Gone Erdogan-Maduro’s Gold for Cocaine Ops for YEARS!
Turkey & HalkBank Money Laundering & Corruption Case.
Turkey Gov & Reza Zarrab Heroin & Weapons Smuggling Ops with the CIA
Turkey Gov & CIA Ops in Recruiting, Training & Arming ISIS.
Turkey Gov Heads’ Bank Accounts in Qatar, USA & UK.
In short: The Blackmail Files on Erdogan Possessed by #Israel & #Trump.
Now, you get it: Why Turkey is operating against Iran currently??!
İlginç geldi Bana,
OKUYUN VE DÜŞÜNÜN
■Aşağıdaki ülkelerin halkı Arapça konuşur ve resmi dilleri Arapçadır.
■1-Bahreyn
2-Birleşik Arap Emirlikleri
3-Cezayir
4-Cibuti
5-Çad
6-Etiyopya
7-Fas
8-Filistin
9-Irak
10-Katar
11-Komorlar
12-Kuveyt
13-Libya
14-Lübnan
15-Mısır
16-Moritanya
17-Batı Sahra
18-Suudi Arabistan
19-Somali
20-Sudan
21-Suriye
22-Tunus
23-Umman
24-Ürdün
25-Yemen...
■ Bu 25 devletin hiç birinde Demokrasi ve İnsan hakları yok, bu devletlerin hepsi kadınlar için açık ya da yarı açık cezaevi konumunda.
■Hiç birinde yönetim Laik değil,
- Dünya piyasalarına sürdükleri bir tek marka yok
- Hemen hepsi şeriat ile yönetilir,
- Laiklik olmayınca çağdaş eğitim de yok,
- Sporda sanatta bilimde yoklar,
- Hiç birinde serbest muhalefet yok,
- Hiç birinde özgür basın yok,
■ Medeni dünyanın bunlardan öğreneceği hiç bir şey yok,
- 57 İslam ülkesinde üniversite sayısı 500'ü geçmezken (ki çoğunun dünya gerçeklerinden haberi yok oysa ABD'de 5700'ün üzerinde araştırma yapan üniversite var)
■Hemen hemen hepsinde kan gözyaşı iç çatışma ya da savaş var:
- Halkı Müslüman ve Arapça konuşan Yemen halkı, Müslüman ve Arapça konuşan Arabistan, Mısır, Ürdün tarafından yıllardır acımazsızca bombalanmakta, milyonlarca Yemenli açlığın koleranın pençesinde inim inim inliyor!
■ Hepsi de Türk'ten nefret eder.
Türk halkı emperyalist BOP projesi gereği, Araplaştırılmak istenmektedir.
Felaket başa gelmeden, Türkiye'mize, Türkçemize, Laik Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Yoksa bunların ülkeyi götüreceği yer belli!
LÜTFEN ÇOKCA PAYLAŞALIM....