Daha Temmuz bitmeden iki büyük orman yangını yaşadık. Sosyal medyada pek gündeme gelmedi. Haberlerde de pek yok. Toplamda 1500 hektar yeşil alan kül oldu. 15 milyon metrekare eder. O mu anlaşılmıyor acaba? Yoksa orman yangınının müstakil bir ağaç bakımından nasıl göründüğü mü?
Fethiye Göcek Inlice'deki orman yangınının insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelere yaklaştığı haberleri var. Bu konuda direkt bilgi verebilecek kimse var mı? Sosyal medyada bu konuda pek bilgi bulamıyorum ve haberlerde de yer yer ormanlık alan" yer yer "yerleşim yeri" diyor.
Nasuh Mahruki sadece 15 Temmuz’la ilgili düşüncelerini paylaştığı için gözaltına alındı. Mahruki her zaman FETÖ’cülerle mücadele etti. 15 Temmuz öncesinde Fetullah’a övgüler düzen, yardım eden, devlet kurumlarına dolduranlar ise 15 Temmuz kahramanı gibi ortalıkta geziyor. O nezarethanede. Bu adaletsiz düzen ülkeyi dev bir cezaevine dönüştürdü.
AKP, Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davayı kaybetti!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler gerekçesiyle;
Türkiye aleyhine hükmedilen 1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki cezanın ödemesi için geri sayım başladı.
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
Anne ve babalar duysun! Ülkemizde 1’000’000 üzerinde hayvancılık işletmesi var ve sadece 1300 civarında Brusella ve Verem olmadığı test edilmiş işletme mevcut. Gıda güvenliği hiç öncelenmiyor. Videonun sonuna doğru bazı ürünlerin fiyatlarına da değiniyorum. İyi seyirler
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun Yüce Divan'da yargılanmasına neden olacak belgeleri paylaşıyorum!
Başıboş bir apron, görmeyen kameralar, şüpheli İsrail jeti, düşen Libya uçağı!
Abdülkadir Uraloğlu’nun kamuoyundan gizlediği gerçeklere ait resmi belgeleri yayınlıyorum.
Düşen Libya uçağı olayının perde arkasını;
Esenboğa Havalimanındaki HALİNKOK komitesinin resmi toplantı tutanaklarıyla ortaya çıkardık.
Toplantı Tarihi: 30 Nisan 2026
Konu: Apron 5’teki Uçak Parkları
Katılanlar: DHMİ, Emniyet, Jandarma, TAV, Havayolu şirketlerinin yetkilileri
Belgeler, Esenboğa Havalimanında denetimsiz bir “tuzak alanı” yaratıldığını kanıtlar nitelikte.
Tuzağın adresi: Esenboğa Apron 5!
İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı olduğu halde;
Adım-1 ⬇️
22 Aralık’ta Esenboğa’ya inen Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jet, garip bir şekilde;
Üst düzey yabancı yetkilileri taşıyan uçakların park ettirildiği Apron 1’e değil, havalimanının en uzak köşesindeki Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adeta bir tuzağa doğru çekiliyor.
Adım-2 ⬇️
Ertesi gün şüpheli bir İsrail jeti Esenboğa Havalimanına iniş yapıyor. O da Apron 5’e yönlendiriliyor.
Adım-3 ⬇️
İki düşman ülke uçağı, skandal bir şekilde, 1 saat 41 dakika boyunca Apron 5’te bir arada kalıyor.
Bu süreç boyunca Libya uçağı mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti mürettebatı ve yolcuları Apron 5’te, Libya uçağıyla baş başa kalıyor.
Sonuç⬇️
Şüpheli İsrail jeti Esenboğa’dan kalkıp Tel-Aviv’e gidiyor. Ardından havalanan Libya jeti ise üç jeneratörünün de tuhaf bir şekilde birden bire arızalanmasıyla Ankara’da düşüyor. Kurtulan olmuyor.
Peki tuzak yeri neden Apron 5?
İşte bu sorunun yanıtı HALİNKOK belgelerinde!
Ankara Vali Yardımcısının başkanlık ettiği HALİNKOK’un resmi tutanaklarına göre;
🔴 DHMİ, Apron 5’e park yeri bilgisi giremiyor!
🔴 Apron 5’e giriş yapan uçaklar rastgele, kendi istedikleri yere park ediyor!
🔴 Havalimanı Kulesi ve Ramp Birimi Apron 5’i göremiyor!
🔴 Apron 5’te kamera problemi var!
🔴 Devasa apronda sadece 3 adet kamera var; 3’ü de sorunlu, görüntüler net değil!
Yani resmi belgelere göre;
5 No’lu Apron, Esenboğa Havalimanında operasyon yapmak için çok ideal bir kayıt dışı kör nokta durumunda.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Apron 5 gerçeğini en başından beri biliyor olmasına rağmen, tedbir almayarak görevini kötüye kullanmıştır.
İsrail jetinin varlığı, Apron 5’teki kontrol dışı durum ve kamera rezaleti konusundaki açıklamalarımız için ‘tümü yalan’ diyerek, kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır.
Ulaştırma Bakanı, bizzat kendi sorumluluğundaki kurumun "kozmik" tutanaklarıyla yalanlanmıştır.
Türkiye’nin milli menfaatleri çerçevesinde, özellikle NATO Zirvesi öncesinde;
Ulaştırma Bakanı mutlaka görevden alınmalıdır!
Bakana şifreli not: Belgelerde adı geçenlerin kuruma olan aidiyet duygusunu rencide etmemenizi tavsiye ederim.
Deniz Göktaş hakkında başlatılan hukuki süreçlerle ilgili olarak "bu lafların sonucu belli" kabullenişinde olanlardan tutun "reklam bedelini göze almış" diyenine kadar her türlü tepki var, ama "ifade özgürlüğü ne oldu" diyen yok. Espriye yer bırakmayan toplumlar tel tel dökülür.
İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk'ün gusül abdestini anlattığı konuşması:
🔸Bütün vücudu yıkayacaksınız.
🔸”Ordan başlayacak, şurası 3 defa yıkanacak burası 5 defa yıkanacak” bunların hepsi hikaye.
🔸Hatta fıkıh kitapları diyor ki: “Bir adam cünüp, yıkanmak için bir yere gidiyor. O ara ayağı takıldı denize veya nehire düştü. Battı çıktı. Gusül abdesti tamamdır”, bu kadar.
🔸Yok “niyet ettim, yok şu tarafa döndüm” bunların hepsi yahudilikten geçme.
🔸İslam'da bunların yeri yoktur.
🔸Vücudunu yıkayacaksın kardeşim bu kadar basit ya.
🔸Adam gibi gir yıkan, ne gak guk edip duruyorsun?
🔸Bizim bu yahudilik fıkhından çektiğimiz nedir ya? Paçamızı bin senedir bırakmadı!
🔸Mesela Kur'an okuyacaksın. Yok “diz çök”, yok “abdest al”, yok “kıbleye dön, başını ört”.
🔸Bunların hepsi safsata. Böyle bir şey peygamberin hayatında yok!
Oytun Erbaş: Buna inanan da var. Adam '5 bin liram var, yatırım yapacağım 10 milyon dolarım olacak' diyor.
Mert Başaran: 15 bin lira emekli maaşıyla mı yaşayacaksın?
Oytun Erbaş: Ya sen de yolunu böyle buldun.
Çanlar Tıp Eğitimi için çalıyor!!
Hasta garantisi üzerinden çalışan ve müteahhit firmalara rant sağlayan devasa şehir hastanelerinin açılması her yıl çok sayıda doktor mezun eden ve ülkemizin hekim ihtiyacını karşılayan büyük şehirledeki tıp fakültelerinde verilen eğitime ve özellikle mezuniyet sonrası asistan eğitimine çok büyük darbe vurmuştur:
✅Hasta garantisi bazında çalışan devasa şehir hastanelerinin garanti edilen hasta sayısına ulaşabilmesi için @saglikbakanligi büyük şehirlerde bulunan ve Türk halkına neredeyse 90 yıldır hizmet veren Cumhuriyetimizle özdeşleşmiş kamu hastanelerini kapatmakla kalmamış bakanlık talimatıyla tüm 112 ambulanslarını devasa şehir hastanelerinin acil servislerine yönlendirme uygulamasına başlamıştır.
✅Ülkemize çok büyük hizmetler vermiş, binlerce hekim yetiştirmiş Cumhuriyetimizin çok önemli kazanımları olan tıp fakültelerimizin hastanelerine Sağlık Bakanlığı 112 ambulans sistemi üzerinden üstü kapalı bir ambargo uygulanmaktadır.
✅Bu yüzden tıp fakültelerinde eğitim alan asistan doktorlarımızın gördüğü acil cerrahi, kalp krizi, inme ve kanamalar ile trafik kazası vakalarının sayılarında son 8 yılda çok ciddi bir düşüş yaşanmıştır.
✅Yeterince acil karın hastası görmemiş, apandisit ameliyatını bile bir elin parmakları kadar yapmış, yeterince koroner damara stent takmamış, trafik kazası hastası görmemiş ya da beyin kanamasına müdahale etmemiş asistanın eğitimi yeterlidir demek mümkün müdür?
✅Eskiden bir genel cerrahi asistanı eğitiminin ilk 3 ayında en az 5 apandisit ameliyatını başarı ile yapıyorken şimdi 5 yıllık eğitiminde sadece bu sayıda apandisit ameliyatı yapar olmuştur. Bu utanç verici bir durumdur; mezuniyet sonrası asistan eğitimine vurulmuş bir darbedir.
✅Büyük şehirlerde bünyesinde tıp fakültesi bulunan tüm üniversite rektörlerinin Sağlık Bakanlığı ve @drmemisoglu düzeyinde girişimde bulunarak 112 ambulans sistemi üzerinden tıp fakültesi hastanelerine uygulanan örtülü ambargonun derhal kaldırılması ve 112 sisteminin daha adil çalışması sağlanmalıdır. Acil vakalarda şehir hastaneleri lehine yapılan pozitif ayrımcılığa son verilmelidir.
@necdetunuvar@CahitGuran@Rektor_Bey@ProfDr_ugurunal@_bayramyilmaz_@erolozvar@YuksekogretimK@ykalitekurulu@ttborgtr@AlpayAzap@TUzmanl@ComezTurhan@profsaltik@ahmetserdarkar1@CerrahiTurk@TKDResmi@112Platformu@saygi_ozturk@Deniz_Zeyrek@karagozilker@gazetesozcu@tibbiyelisozluk@gulnursaydam@GulsanSucak@LeventAkcay1
Ela descobriu uma zumbi grávida e esperou até que ela desse à luz antes de levar o bebê embora
WE BURY THE DEAD é o 5º filme de terror mais aclamado de 2026 pela crítica
Sayın Mahinur Özdemir Göktaş,
Kamuoyunda oluşan ciddi rahatsızlık ve vicdani sorumluluk gereği, görevden affınızı talep ediyorum.
Yaşanan süreçte gerekli hassasiyetin gösterilmediği kanaatindeyim. Sizinle bir hafta önce konuştuk lakin geri dönmediniz.
Tarafımı oyalayan değil, çözüm üreten bir yaklaşım bekliyorum.
Gereğini saygılarımla arz ederim.
Yasemin Akıncılar Minguzzi
Hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün ismini listeye almadılar!
Fotoğraflarını basına servis etmediler!
Bakanlar cenazesine katılmadı Yusuf'un!
Bütün bunların sebebi yavrumuzun babasının KHK'lı bir polis memuru olması!
Hiç mi utanmadınız ya!
Doç.Dr. Zeliha Bürtek:
“Ekonomik kriz adıyla sürekli bizi kandırıyorlar. Bunun adı Ekonomik Kriz değil.
Türkiye’de ekonomik kriz yok. Sosyal dönüşüm var.
Sosyal dönüşüm ile bir toplumu rahat bir şekilde istediğiniz yere götürebilirsiniz.”
The Global Sumud Flotilla is en route to Gaza once again. This time it’s bigger than ever, with over 70 boats and 1,000 participants from across the world.