Belki merak edersiniz diye ifade edeyim. Dosyaya Salih Bey’in eşinin müdafi olarak girdim. Aile ısrarla seans kayıtlarını dinlemem gerektiğini, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatmaya çalıştı. Israrları üzerine 30 bin dakikayı aralıksız dinledim, haftalar sürdü. Günün sonunda bu rezilliğe ve duyduklarıma kayıtsız kalamadığım için Salih Bey’in müdafiliğini üstlendim.
Savcılık tarafından iddianamede ‘…’ olarak gösterilen ya da ‘anlaşılamayan konuşma’ şeklindeki yerlerin tamamının gayet anlaşıldığını ve tüm bu bölümlerde çocukların istismarlarını anlattığını fark ettim. İddianamede Salih bey telkinle yönlendiriyormuş, monologmuş gibi gösterilen her yer kırpılmış istismar anlatımları ile doluydu.
Pek çok ailenin ‘halüsinasyonlar görüyordu’ ’kendini kesiyordu’ gibi ifadelerinin değiştirilerek iddianameye alınmadığını anladım. Dosyada öyle şeyler yapılmış ki neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. En kötüsü adli emanete alınan çocuklara ait günlüklerin adeta ‘saklanması’ ve mühür kararı dahi olmayan klinikte binlerce istismar notunun kasten bırakılmasıydı elbette.
Sizin yüzünüzden suçsuz yere 1000 yılla yargılanan bir anne, babasız bıraktığınız üç kız çocuğu var. Ortada istismarı kuvvetle muhtemel olan bir sürü çocuğun vicdan azabı var.
Aylarca çocuklara dair hiçbir şey ortaya çıkmasın diye çok çabaladım. Bu açıklamaları yine yapmayacaktım. Tüm bu olanlara bizzat yine siz sebep oldunuz. Bana laf atıp o yayına bağlamadınız, ayıbınızı ayıpla örtmeye çalıştınız ve şimdi bunların hepsi yine sizin yüzünüzden yaşanıyor.
Salih beyin eşini, kızlarını yalnız gördünüz belki, arkanıza aldığınız rüzgarla esip gürlediniz. Bir adamın itibarını ve ‘o adamın kızı olma’ damgasını yapıştırdığınız kızlarının hayatını mahvettiniz.
Şimdi aynı rüzgarla biçilmiş bir karara ortam hazırlamanıza, öncelikle ‘o adamın kızı’ olma damgasını yapıştırdığınız o üç kız çocuğuna, eşine ve diğer çocuklara daha fazla zarar vermenize müsade etmeyeceğim. Yeterince sustuk. Siz bir adım attıkça ben on adım atacağım. @timursoykan@profszoroglu
90 günlük tutsaklığın ardından yeniden merhaba. Özgürlüğe attığım ilk adımların beni getirdiği yer, kalemini hiçbir güce eğmeyen, bükmeyen ve bu uğurda bedel ödeyen Uğur Mumcu’nun huzuru... Onun mirası, demokrasi, özgürlük, adalet ve cesaret arayışımızda her zaman yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Kaldığımız yerden, sadece ve sadece gerçekleri yazmaya devam... Bu süreçte yanımda olan, sesime ses katan tüm dostlara, meslektaşlarıma ve dayanışma gösteren herkese sonsuz teşekkürler.
SARAÇHANE'YE BERAAT
Saraçhane gösterilerinde çoğu tutuklanan 49 sanığın yargılandığı davada,
İstanbul 70. Asliye Ceza Mahkemesince BERAAT ve
sanıklara karşı polis tarafından yürütülen hukuka aykırı, fena muamele ve işkence eylemleri hakkında SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA karar verildi.
Geç de olsa adalet güzel şey...
İmparatorluğunun en güçlü zamanında “İmparatorluğa dil uzatan bir avukatın dilinin kesilmesini isterim.” diyen Napolyon’a karşı çıkan avukatlardı. Napolyon tutuklandığı zaman “Avukat istiyorum.” dediğinde haklarını savunmak için yanında olan yine avukatlardı.
Hukukun olduğu andan itibaren vardık, hukuk var oldukça da var olacağız. Adaleti savunacağız.
5 Nisan Avukatlar günümüz kutlu olsun.
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
"Ekrem Edit" sayfasının sahibi Mahir Gün'ün avukatı savunma yaparken, Ekrem İmamoğlu araya girdi:
“Ben bu genç arkadaşımızı casusluk davasındaki Hüseyin Gün sanıyordum. O yüzden de üç gündür kendisine soru sormak için hazırlık yapıyordum.
Şimdi anladım o olmadığını. Kendisini ilk kez burada görüyorum. Bu artık gerçekten acımasızlığa girer. Sürdürmeyin bunu.”
(Kayhan Ayhan)
İBB Davası'nda 13. gün...
250 gündür tutuklu bulunan 'Ekrem Edit' hesabının sahibi Mahir Gün’ün avukatı Gamze Serin de müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Söz alan Ekrem İmamoğlu: 'Ben bu genç arkadaşımızı casusluk davasındaki Hüseyin Gün sanıyordum. O yüzden de üç gündür kendisine soru sormak için hazırlık yapıyordum. Şimdi anladım o olmadığını. Kendisini ilk kez burada görüyorum. Bu artık gerçekten acımasızlığa girer. Sürdürmeyin bunu.'
https://t.co/2Mka50z1op
‘Consent 24’ isimli tekneyi ‘Consent = rıza → Erzincanlısın (plaka 24) o zaman bu tekne senindir’ diyerek Rıza Akpolat’a bağlayan Sayın Bakanın, yüzme bilmediği gerekçesi ile teknesinin olamayacağını açıklamaya çalışması….
Düşlerinde Özgür Dünya🕊️
Ali İsmail aramızdan koparılalı 12 yıl oldu. Ama düşleri, cesareti, gülüşü ve umudu hâlâ bizimle. Her adımda, her direnişte, her dayanışmada yaşıyor.
Gezi Parkı’nda bir araya gelen milyonların ortak hayali olan adil, özgür, eşit bir ülke için mücadele etmeye devam ediyoruz. Ali İsmail’in “düşlerinde özgür dünya”sını kurma çabası, yalnızca bir gençliğin değil, hepimizin ortak sorumluluğu.
Gezi’de kaybettiklerimizi, adalet arayışımızı ve bugün hâlâ tutsak edilen Gezi tutuklularını unutmuyoruz. Ali’nin attığı o son adım, şimdi bizim yolumuzu aydınlatıyor.
Gel, sen de katıl bu umuda. Yaşamdan, barıştan, dayanışmadan yana ol.
📍Mezarlık Anması: Ekinci Mezarlığı, 19:00
📍Anma Konseri: Ekinci Mahallesi Meydanı, 20:00
#AliİsmailKorkmaz #OHep19Yaşında #DüşlerindeÖzgürDünya