SİYASAL YOKSULLUĞA KARŞI YURTTAŞLIK MANİFESTOSU
Yoksulluk yalnızca gelir eksikliği değildir.
Yoksulluk, karar verememektir.
Yoksulluk, hesap soramamaktır.
Yoksulluk, başkalarının kaderini belirlediği bir hayata razı olmaktır.
Bir ülkede insanlar oy kullanıyor ama yönetim üzerinde etkileri yoksa,
orada demokrasi değil, temsilli suskunluk vardır.
Haklar, anayasalarda yazdığı için değil,
kullanılabildiği sürece vardır.
Kullanılamayan hak, hak değildir; vitrin süsüdür.
Siyaset yalnızca yönetenlerin işi hâline geldiğinde, yurttaş yoksullaşır.
Yurttaş yoksullaştıkça, iktidarlar zenginleşir, daha da güçlenir.
Sessizlik bazen bilgelik değildir.
Çoğu zaman korkunun başka bir adıdır.
Ve korku, iktidarları semirten en verimli siyasal besindir.
İktidar, insanları susturarak değil,
SUSMAYI NORMALLEŞTİREREK kalıcı olur.
Demokrasi sandıkta değil, iki
sandık arasındaki zamanda yaşar.
'Yurttaş', lütuf bekleyen edilgin bir varlık değildir. Yurttaş, kendi hayatı üzerine karar veren, yetki kullanan kişidir. Başkaca dendiğinde siyasetin nesnesi değil, öznesidir; üzerine siyaset yapılan değil, siyaset yapandır. Seçmen kitlesi 'yurttaş' değilse bir yığındır. Gütmesi kolaydır.
Unutmayalım:
Açlık ya da ekonomik yoksulluk giderilebilir, ama siyasal yoksulluk kurumsallaştığında,
toplum geleceğini kaybeder.
İnsan ilişkilerinde ve iletişimde herkesi ve her şeyi eleştiren bir insan türü var...
İşin kötü tarafı bu özelliğini bir "vasıf" olarak görüyor olması.
Umudunu yitirmeyenler, özgür ve refah dolu bir Türkiye için hâlâ umut var diyenler konuşacak 1 Şubat Pazar günü. @liberalpartiorg@Liberalparti_TR
Temiz ve etik siyasetin nasıl mümkün olabileceğine ilişkin önerileri dinlemek ve soru işaretlerini kaldırmak için herkesi bekliyoruz.
Liberal Parti @Liberalparti_TR, Türkiye'de değerler inşa ediyor.
Yeni bir demokratik ve hukuk ülkesi sisteminin adımlarını atıyor.
Hadiselere partizanca, tabularla ve kör ideolojik bir yaklaşımla değil insanı merkeze alan bir anlayışla hareket ediyor.
2025'in başlarında Volkan Konak, Edip Akbayram, Sırrı Süreyya gibi değerleri kaybettik. Bugün de Ahmet Turan Alkan ve Haldun Dormen'i... O güzel insanlar, o güzel atlara binip gidiyorlar. Mekanları cennet olsun.
Ortadoğu ne sadece bir coğrafya ne de sadece bir satranç tahtası; burası, her hamlenin yeni bir fırtına yaratabileceği, kırılgan fay hatlarının kesiştiği bir arena.
Ortadoğu’da satranç oynayanlar değil, tahtayı yeniden şekillendirenler kazanır.
Başkalarının mutsuzluğundan mutlu olma halinin kasıp kavurduğu bir dönemde bir insanda güzel bir şey gördüğünüzde onu söylemekten çekinmeyin. Kafalarının içindeki binbir düşünceden kendisini göremeyen insanlar var. Sizin içten güzel bir cümleniz onların gününü aydınlatabilir.
"Bakalım görelim; gün doğmadan neler doğacak."
Vahap Aktaş yazdı I Fay hattı! Özgür olmazsak neyin anlamı var ki? via @turkishpostnet https://t.co/6N7mR4DDRN
Tek adamlık salgını modern dünyada ilkel zamanların tutumuna evirecek insanları diye bir korkum vardı...devam ediyor :) Bazı insanlara demokrasi iyi gelmiyor. Demokrasi de sınıfsal🫤
@avaktas yazdı I Tek Adam Deliliği ve 3. Dünya Savaşı via @turkishpostnet https://t.co/aWriKviNtN