KARIŞIK İŞLER
Şaşırmayı bırakalı çok oldu da kilise avlusunda kadın erkek karışık programlar sizce de biraz fazla değil mi? Ne bu nizam şeriatı mı?
Vaktiyle nizam demişti ki;
“Kardeşlerim, biz Trabzon’da denedik, büyük irşad oldu. Kadın erkek karışık kermes yaptık, burada da yapacağız. Alışverişe hiç mi gitmiyorsunuz? Oralar da karışık.”
Demek ki “irşad” anlayışınız buymuş!
Fakat insanın aklına şu soru geliyor:
Bir yere mecburen gitmek ayrıdır; o ortamı bizzat senin hazırlaman, organize etmen ve buna öncülük etmen apayrıdır.
Size yakışır size artık her kötü iş yakışıyor.
Sofilerden faiziyle kira alırsınız, mahkemede devrim kanunlarına sığınırsınız, dergahı yapan sofilerin %90'ını mahkeme kararıyla atıp dergaha kiralık ilanı asarsınız, hatme yapılan yurdu içkili otele satarsınız her türlü karışık iş size çok yakışıyor.
Fakat bir uyumsuzluk var. Nizam bey başındaki o koca sarığı, sırtındaki bol gelen cübbesini çıkarsın da bu işleri öyle yapsın. Ve dahi sakal da bu işe yakışmıyor. Hülasa diyorum ki bu karışık işler yeni bir tarz, imaj gerektirir. Eğer bunu da yaparsanız size her şey daha da yakışır.
@Kbrblgsvn İlk eserlerden başlamanızı tavsiye ederim. Haris el Muhasibinin er-riaye'si ile imam kuşeyrinin risaleleri iyidir. Son dönem isterseniz de S. Abdulhakim Elhüseyni - Sohbetler
Kötülük her zaman vardı. Ama kötüler mahcuptu.
Şimdi ise Evrim geçirmiş, hem var hem şımarık hem de iyiliği sahadan kovuyor.
Bu kadar azgınlık sonunda felaket getirir.
Allah muhafaza buyursun.
Amin!
Namaz dualarını, surelerini, Yasin, Mülk (Tebârake), Nebe (Amme) surelerini güzel hattıyla yazıp açıklamalarını yaparak milyonlarca insanın kolayca okumasını, öğrenmesini sağlayan, ibadetlerine yardımcı olma yolunda bir ömür tüketen Hattat Yusuf Tavaslı hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, derecesi âlî olsun.
*Sultanımız buyurdular:*
"Bugün bakıyorum babamın adı neymiş? Gavs-ı Menzilî.
Bir başkası Gavs-ı Cihan demiş.
Benim babamın tek bir namı vardır, şanı vardır. Benim babamın adı Gavs-ı Sânî Hazretleri’dir. Ben kabul etmiyorum."
Menzil’i Gazete Manşetlerine Düşürdü
Seyyid Muhammed Emin Elhüseyni, Adana Dergahı davası kapsamında, halkın hayırlarıyla alınan dergah mülkünün kendisine ait olduğunu gerekçe göstererek 66.330 lirası faiz olmak üzere toplam 381.280 lira toplu kirayı dergah kasasından şahsına tahsil etti.
Süreç sırasında dergah kapılarının zincirletilerek orayı inşa eden sofilerin kapı dışarı edildiği utanç verici görüntüler ve faiz süreci özellikle tasavvuf karşıtı gazetelerde “Menzil” hakkında olumsuz yorumlar yapılmasına zemin hazırlamıştır.
Basın vasıtasıyla kamuoyuna yansıyan bu kirli süreç, “Menzil” hakkında ağır bir karalama kampanyasına ve olumsuz bir algıya yol açmıştır.
Sünnet-i seniyyeyi esas alan Nakşibendî tarikatı, Kur’an ve sünnetteki cemaat olma emrini tarikat esası haline getirmiştir. Tarikat pirlerimizden Hâce Abdülhâlık Gücdüvânî hazretleri [kuddise sırruhû] bunu “halvet der-encümen” ismiyle bir tarikat usulü olarak öğretmiştir. Yani seyrüsüluk esnasında ve hayatımızda münferiden değil cemaat halinde yaşayacağız.
#SerhendDergisi
@harputunoglu@MehmetKaraerik@NumanIbniSabit@BedriGencerY Daha hz Ebubekirin halife seçilmesini bilmiyorsun buraya minahtan örnek getiriyorsun. Minah tarihi bir kaynak mıdır? Minahı burada delil sayacaksak kabirden irşada ben sana 1000 delil getireyim
1. Aşama: İş adamıyım burası iş yeri ve kendi paramla aldım.
2. Aşama: Dükkanımdan (dergah) defolun mahkeme emri var.
3. Aşama: Boşaltılan Hollanda Enschede dergahının camına KİRALIK ilanı yazıldı.
BUNLAR BU DERGAHI KAPATMAK İSTEMİYORLAR
KAPATIYORLAR!
S. Mübarek Elhüseyni’nin yeni ‘haremlik-selamlık açılımı’, yıllar önce azil sebebi sayılan bir anlayışın bugün nasıl meşrulaştırıldığını gözler önüne seriyor.