Otopsi raporu ve ifadeler yeni soruları gündeme getirdi: Maraş’taki saldırgan nasıl öldü?
Maraş’taki okul saldırısını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin ön otopsi raporu yandaş basında yer aldı. Ölüm nedeninin sağ arka bacağındaki kesici alet yaralanmasına bağlı olduğu ifade edildi. Bu durum, saldırgana müdahalenin veliler ve öğretmenler tarafından yapıldığı yönündeki ifadeyi doğruluyor. Tüm bu süreç boyunca yetkililerin ve emniyet görevlilerin nerede olduğu sorusu ise orta yerde duruyor.
https://t.co/Ki5NPYKhm7
AKP'li Faruk Gökkuş: Bir bakan sorumluluk almış istifa etmiş, çözüm mü? Çözüm mü bu?
CHP'li Ülkü İnanlı: Ayla öğretmen öğrencilerin üzerine kapanmış onları korumak için. Eşi de duyup kalp krizi geçirmiş. Milli Eğitim Bakanı istifa etmesin canım ne var ki bunda? İktidar öyle olmuyor, iktidar sorumluluk işi arkadaşlar. Beceremiyorsanız hepiniz istifa edeceksiniz.
Maraş’taki saldırı sonrası okul önüne giden bir öğretmen neler yaşandığını anlattı👇🏻
💬”Saldırganın iki sınıfı taradığını, durup dinlenip saldırdığını, rahat bir şekilde şarjör çıkarıp takıp taramaya devam ettiğini biliyoruz.
Öğretmen arkadaşlarımız çok üzgünler, çocukları kurtaramadım diye dizini dövüyorlar. Burası kıyamet alanı yani.
Bugün bizim eylemimiz şuydu. Biz okula güvenlik istiyoruz. Bir çocuk nasıl elini kolunu sallayıp öyle bir silahla birden fazla silahla o okula gidebiliyor? Biz tam da bugün bunun eylemini yaptık biliyor musunuz? Bağıra çağıra…”
https://t.co/r81ZwB703J
Sinirden elim ayağım titriyor artık.
Bu paylaşımının üzerinden daha 24 saat geçmeden bugün Maraş’ta bu sefer bir ortaokul öğrencisi yeni bir saldırı gerçekleştirdi, 4 kişiyi öldürdü onlarcasını yaraladı. Milli eğitim bakanlığının sayfasından, aynı umursamazlıkta, soğuklukta, neredeyse aynı ezber kelimelerle iki tane yalandan duyuru… @Yusuf__Tekin Senin güya yönettiğin kuruma bağlı olduğu okullarda, temizlik malzemesi bile yok, çocuklar bir öğün ücretsiz yemek yiyemesin diye kırk tane takla atıyorsunuz. Akran zorbalığı zaten almış başını gitmiş, şimdi silah kuşanıp toplu katliam yapılıyor. Senin yaptığın tek şey sabah akşam gericilik pompalamak, imam hatip övmek, onlarca çocuğun katili MESEM’i savunmak, laiklik bildirisine imza atanlara saldırmak… Yahu sen kendi çocuğunu imam hatibe göndermeyen birisin. Sor bakalım çocuklarına, okudukları okula bırak silahla girilmesini, herhangi biri elini kolunu sallaya sallaya girebiliyor mu? Sor bakalım çocukların okulda aç kalıyor mu? Derinden sarsılmışmış da üzüntüye sevk edilmişlermiş de ihmaller araştırılacakmışmış aynıları yaşanmasın diye… Yahu daha 1 gün dolmadı 1 gün… İnsan çocuğunu bir kaç saat görmese özler, kılına zarar gelse uyku uyuyamaz, bugün çocuklarını asla göremeyecek aileler var artık senin ve sizin yönetiminiz yüzünden… İhmal görmek istiyorsan kendine bakacaksın @Yusuf__Tekin İhmal senin eş anlamın… Bırak o koltukta oturmayı, şu an yargılanıyor olman lazım senin.
Bakanlığımızın hukuk neferleri, kıymetli avukatlarımızla Avukatlar Günü vesilesiyle bir araya geldik.
Sağlık sistemimizin hukuki güvencesi olan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor; adaletin tecellisi için yurdun dört bir yanında emek veren tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü tebrik ediyorum.
Avukatlık, uzun bir süredir kelle koltukta yürütülen bir meslek. Ancak kurum avukatlığı, nispeten serbest avukatlığa göre biraz daha güvenlikli bir alandı.
Sonunda magandalar artık kurum avukatı meslektaşımızı da hedef aldı.
Meslektaşım için çok üzgünüm. Mekanı cennet olsun.
Ekonomik kriz, insan kayırma, torpil düzeni ve sürekli olarak yapılan infaz düzenlemeleri nedeniyle oluşan cezasızlık algısı, insanların ruh sağlığını bozdu. Herkes bir gün bir vesileyle bir magandanın hedefi oluyor. Çok yazık.
Kamu avukatı İdari İşlemin tarafı değildir.Güvenliğimizin sağlanmadığı,toplu taşıma araçlari ile adliyelere gönderildiğimiz,sefalet maaşıyla çalıştırildığımız, mesleğin sayginliginın kalmadığı bu ortamda göz göre göre yaşanılan ne ilk nede son olay. @adalet_bakanlik@HMBakanligi
ÜZGÜNÜZ, ÖFKELİYİZ!
Yalova’da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili olarak görev yapan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat, vekil sıfatıyla takip ettiği davanın karşı tarafınca, çalıştığı kurumda uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir.
Meslektaşımızın kaybından sadece tetiği çeken kişi değil; savunma makamını hedef gösteren, avukatlık mesleğini itibarsızlaştıran ve cezasızlık politikalarıyla şiddetin önünü açanlar da sorumludur. Bugüne kadar "son olsun" dediğimiz saldırılara karşı etkili önlemler alınmış olsaydı, bugün meslektaşımızı kaybetmemiş olabilirdik.
Bu saldırı bir kez daha göstermiştir ki; avukatın güvende olduğu herhangi bir yer, avukatın müvekkille özdeşleştirilmediği hiçbir alan kalmamıştır. Avukatlar görevlerini yaparken saldırıların açık hedefi haline getirilmiştir.
Yaşanan bu acı olaylar karşısında ise siyasi iktidar, bugün olduğu gibi sadece başsağlığı dilemekle olayı münferit değerlendirmektedir. Acil olarak saldırılar karşısında avukatları koruyan önlemler alınmalıdır. Bu kayıp "son" olmalıdır!
İzmir Barosu olarak bu acıyı ve mücadele alanını sahiplenerek tüm meslektaşlarımıza ve sevenlerine başsağlığı diliyor ve bir kez daha vurguluyoruz; avukata şiddet politiktir, çözümü de politik olacaktır!
Kurum avukatı dersin etliyle sütlüyle işi yok kimseyle yüz göz olmuyor ne güzel dersin onun bile can güvenliğinin durumu ortada. Sebep cahil halka pompalanan avukat nefreti avukat düşmanlığı başka bi şey değil. Yazık