İçi boş bir dosya ile sesi kısılmaya çalışıldı. Çünkü biliyorlardı bu bölgenin sesi olduğunu. Üretkendi.
Yıllarca yargı baskısına maruz kaldı. İki yıldır bu barış sürecinin sonuçlanmasını bekliyordu. Sağlık sorunları gittikçe çoğaldı. Doktora gidemedi. Cezaevinde hasta mahpusların durumunu yakınen biliyordu şimdi bu hukuksuzluğu bizzat yaşamak istemedi. Barış süreci onu heyecanlandırmıştı, ve herkes için sonuçlanmasını sabırsızlıkla bekliyordu. Süreç yasası uygulanmaya başlarsa “İlk işim doktora gitmek” diyordu. Tedaviye ihtiyacı olduğunu hem söylüyordu hemde biz görüyorduk.
Binlerce kişi gerek cezaevindeki hasta mahpuslar olsun gerekse dosyası olup dışarda bekleyenler olsun Necip abim gibi yasanın uygulanmasını bekliyor. Herkes öldükten sonra çıkacak yasanın ne manası kalacak. Beklenen şey bu mu?
İşte şimdi buna karşı çıkma zamanı.
Herşeye rağmen İnsanlık onurunu, yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Hiç birşey insan yaşamı kadar kutsal olamaz!
#NecipÇapraz
İHD Van Şubesi çatısı altında beraber mücadele yürütmekten onur duyduğum meslektaşım Sn. Sedat KULA Van Barosunun 30. Olağan Genel Kurulunda yönetim kurulu adayı olmuştur. Kendisini tebrik eder, başarılar dilerim. @sedatkula65
Avukatlık 7/24 açık bir çağrı merkezi değildir.
Saat 23.47: “Hocam, bir şey soracaktım…”
Pazar, 09.15: “Çok kısa bir konu var…” Bayram sabahı: “Dosyaya bir bakıp fikrinizi söyleseniz…”
Hepsi aynı cümleyle başlar, aynı yanılgıyla biter: Avukatın zamanı bedavadır.
Değildir.
Bir avukat dilekçe satmaz. Yıllarla biriktirdiği bilgiyi, muhakemeyi, risk hesabını ve imzasının ağırlığını taşır.
Anlatılır ki büyük bir fabrikada dev bir makine arızalanır. Kimse çözemez. Yaşlı bir usta gelir, makineyi dinler, bir noktaya tek bir çekiç darbesi vurur. Makine çalışır.
Faturayı görünce itiraz ederler: “Sadece bir kez vurdunuz!”
Usta faturayı yeniden yazar: Çekiçle vurmak: 1 lira. Nereye vuracağını bilmek: 9.999 lira.
“Dosyaya şöyle bir göz atmak” da tam olarak budur. O bakış bazen;
→ kaçmak üzere olan bir zamanaşımını yakalar, → açılmaması gereken bir davayı durdurur, → milyonluk bir riski önceden görür, → yıllarca sürecek bir hatayı tek cümleyle önler.
İnsanlar gördükleri kâğıda para öder. O kâğıda ulaşana kadar geçen 20 yıla değil.
Oysa asıl değer, kâğıtta değil; o kâğıdı neyin yazdırdığındadır.
Mesleğin itibarı, önce mesleği yapanın kendi emeğine gösterdiği saygıyla başlar.
Avukatın bilgisi, zamanı ve emeği “iki dakika” değildir.
#Avukatlık #AvukatınEmeği #HukukMesleği #MeslekiSaygı #Hukuk #Avukat #EmekDeğerlidir #AvukatlığınAlgoritması
246.haftamızda gözaltında kaybedilen Mehmet Ürün,Salih Ürün,Ömer Ürün, Sıddık Yakut,Mehmet Yakut,Ömer Kaçan ve Abdullah Kert için bir aradayız.1990’da Yüksekova’da katledilen 7 kişinin failleri hâlâ cezasız.Kayıplarımızın akıbeti açıklansın,failler yargılansın!
@ihdgenelmerkez
71 yaşındaki hasta mahpus Mehmet Şirin Çelik, geçirdiği beyin kanamasına ve hayati risk taşıyan kronik rahatsızlıklarına rağmen tahliye edilmiyor. Yaşam hakkı anayasal bir güvencedir; infazın derhal ertelenmesini talep ediyoruz. #HastaMahpuslaraÖzgürlük
40 yıl önce İHD'yi kuranlar, en zor koşullarda insan haklarını savunmanın mümkün olduğunu gösterdiler.
Onlar bize yalnızca bir dernek değil; bir mücadele ve dayanışma kültürü, hakikatten vazgeçmeme iradesi bıraktılar.
Bugün bizlere düşen görev, bu mirası geleceğe taşımaktır.
Çünkü hakikat, üzeri örtüldüğünde ortadan kaybolmaz.
Adalet, ertelendiğinde değerini yitirmez.
Barış, imkânsız görüldüğünde vazgeçilmesi gereken bir ideal değildir.
Barış; geçmişle yüzleşmenin, eşitliğin, özgürlüğün ve ortak bir geleceğin birlikte kurulmasıdır.
İnsan Hakları Derneği olarak kırk yıldır bu sorumlulukla yürüyoruz.
Bundan sonra da yürümeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çünkü sözümüz açıktır:
Hakikatin peşindeyiz.
Barışta ısrarlıyız.
��nsan haklarını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
#İHD40Yaşında
Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın" eyleminin 236. Haftasında; 2015 yılında Suruç'ta katledilen Süleyman Aksu'nun faillerini sormak için bir araya geliyoruz.
🗓: 18 Temmuz/Cumartesi
📍: Sanat Sokağı/Yüksekova
🕛: 12:00
Süleyman öğretmen, Suruç’a giderken büyük bir farkındalık ve cesaretle çıktı yola.
“Biz gitmezsek, kim gidecek?”
Okuldaki son dersinde öğrencilerine söylediği söz, yaşamının manifestosu oldu: Bir bedel olmadan, kazanç olmaz.
#Suruç11Yıl
Hakkari’nin genel sorunlarını birlikte tartışıyor birlikte çözüm önerileri geliştiriyoruz. Çalıştayımıza tüm halkımız davetlidir.
HAKKARİ EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU
Yer: HATSO / Hakkari Merkez
Tarih: 17 Temmuz 2026 / Cuma
Saat: 10:00