İHD Van Şubesi çatısı altında beraber mücadele yürütmekten onur duyduğum meslektaşım Sn. Sedat KULA Van Barosunun 30. Olağan Genel Kurulunda yönetim kurulu adayı olmuştur. Kendisini tebrik eder, başarılar dilerim. @sedatkula65
İHD Van Şubesi çatısı altında beraber mücadele yürütmekten onur duyduğum meslektaşım Sn. Sedat KULA Van Barosunun 30. Olağan Genel Kurulunda yönetim kurulu adayı olmuştur. Kendisini tebrik eder, başarılar dilerim. @sedatkula65
Bağımsız savunmayı güçlendirmek, hak ihlallerinin karşısında daha güçlü durmak ve hukukun üstünlüğünü işlevsel hâle getirmek için Van Barosu’nun 30. Olağan Genel Kurulu’nda baromuzu yönetmeye adayız.
@mariyebldrc@Av_caglaryazan@sedatkula65@AvvaLaw@AvNecdetCEYHAN
Çocukların suç örgütlerinin en zayıf halkası olduğunu belirten Wan Çocuk Hakları Dayanışma Ağı Üyesi Avukat Sedat Kula, "Çocukların cezalarını artıran bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Yasa mağduru daha da mağdur ediyor" dedi.
https://t.co/bPahHJwkEn
İnsan Hakları Derneği olarak Kürt Meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda devam eden müzakere sürecini büyük bir dikkatle takip ettiğimizi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması için yaşanan tüm gelişmelerden heyecan duyduğumuzu belirtmek isteriz.
İlgili kanun tasarısını Kürt meselesinin şiddet dışı yöntemlerle ve demokratik yollarla çözümü konusunda önemli bir ilk adım olarak görmekteyiz . Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; sürecin başarısı ancak evrensel insan hakları standartlarını ve demokratik bir dönüşümü önceleyen bir demokratikleşme programı ile mümkündür.
Silahsızlanma ve demokratik katılım amacıyla oluşturulan ve kamuoyunda çerçeve yasa olarak tanımlanan kanuni düzenleme 05/08/2026 tarihinde yaklaşık 360 milletvekili imzası ile Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur.
Yasa tasarısında sürecin ruhuna uygun olmadığını ve uygulamada sorunlara yol açma riski taşıdığını düşündüğümüz konulara ilişkin görüş ve önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
1. Kanun Tasarısının 1. Maddesinde Milli Güvenlik Kurulu tarafından yapılacak tespitin zamana yayılmadan ivedilikle yapılabilmesi için bu konuda makul bir süre (en fazla 1 ay gibi) belirlenmesi sürecin hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır.
2. Kanun tasarısının 3. ve 6. Maddelerinde, örgüt militanları arasında suç tipi ve suç tarihi ayrımı gibi kategorik bir ayrım süreçten ve yasanın gerektirdiği beklentiyi karşılamadığını belirtmek isteriz. Bu yasanın bir bütün olarak Kürt Meselesinin neden olduğu tüm yargılamaları/mahkumiyetleri ortadan kaldırması silahsızlanma ve toplumsal barış sürecini hızlandıracaktır.
3. Tasarının 2.maddesi gereğince kapsamı dışında tutulan “kasten öldürme suçu failleri” sadece kategorik bir ayrım yapılması nedeniyle değil, aynı zamanda yargı içtihatlarındaki uygulama nedeniyle de sorunlu bir tasniftir. Zira uygulamada silah kullanmadan da bu suçun faili ve hükümlüsü olunabileceği gibi öldürmeye teşebbüs durumunda da TCK 302.md gereğince hüküm kurulmaktadır. Suç tipi açısından yapılan bu ayrım yasada korunacaksa en azından uygulamada bir krize yol açmaması bakımından yasadaki bu muğlaklık, ölümle sonuçlanmayan öldürmeye teşebbüs şeklinde düzenlenerek giderilmelidir.
4. Kanun Tasarının 3. 6. ve 7. Maddelerinde belirtilen yargılama ve mahkumiyet kararlarının ertelenme süresi ile hak yoksunluğu (2 ve 3 yıl siyaset yasağı) süreleri sürecin nihai amacı olan siyasi katılım önünde engel oluşturmaktadır. Silahın yerine ikame edilmek istenen siyasi faaliyetlere katılımın kısıtlanması kabul edilebilir bir tutum değildir. Yasadan yararlanacak olanları siyasetin dışında tutuma çabası başka riskler taşımaktadır. Zaten denetim altında tutulan kişinin ayrıca siyasi faaliyetlerinin de engellenmesi gereksiz ve amaca uygun olmayan bir düzenlemedir.
5. Kanun Tasarısının 7. Maddesinde belirtilen ve TBMM bünyesinde kurulacak olan “İzleme Komisyonu” siyasi katılıma açık olması, aynı zamanda sivil toplum temsilcilerinin ve çatışma çözümünde uzman kişilerin dahil edilmesi barış sürecine olan toplumsal inanç ve güveni artıracağını düşünmekteyiz.
6. Yasadan yararlanmak için başvuru koşulu silahlı militanlar açısından makul bir düzenleme olmakla birlikte, yurtdışında bulunanlar ve özellikle hapishanede tutulanlar için hiçbir makul gerekçesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan yurtdışında olanlar ve hapishanede bulunanlar için adli ve idari işlemlerin başvuru beklenmeksizin resen yapılmasını önermekteyiz.
7. Fikirleri nedeniyle görevlerine son verilen Barış Akademisyenleri ve irtibat ve iltisak nedeniyle kamudan ihraç edilen kamu personelinin yasa kapsamının dışında tutulmuş olması, adalet duygusunu derinden sarsan bir yaklaşımdır. Barış Akademisyenleri ve kamudan ihraç edilen kamu personeli yasanın kapsamına alınmalıdır.
2024 Ekim’de başlayan sürecin nihai bir toplumsal barışa ulaşması konusunda sağduyulu tavrımızın bir gereği olarak; kanun tasarısına karşı belirtmiş olduğumuz bu görüş ve önerilerimizin TBMM Adalet Komisyonu ve Genel Kurulunda yapılacak tartışmalarda dikkate alınmasını ve gerekli düzeltmelerin yapılmasını yasanın ve sürecin ruhuna uygun bir adım olacağı kanaat ve talebimizi kamuoyuyla paylaşmaktayız. İHD olarak barışa giden yolda çaba sarf etmeye, sürece katkı sunmaya devam edeceğiz.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
Kürt Meselesinin demokratik yollarla çözümü ve çıkarılması planlanan çerçeve yasayla ilgili görüş ve önerilerimizi paylaşmak üzere şube binamızda basın toplantısı gerçekleştirdik.
Hapishane Kapılarındaki Direnişle Başlayan Mücadelemiz 40 Yaşında!
İHD'nin kuruluş temelleri, askeri darbe döneminin ağır hak ihlallerine karşı hapishane kapılarında direnen mahpus yakınlarının ve hak savunucularının ortak mücadelesiyle atılmıştır.
Bugün, hapishane önlerinde filizlenen bu onurlu mücadelenin 40. yılını geride bırakmanın kararlılığını yaşıyoruz.
İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu olarak, hapishanelerdeki hak ihlalleriyle mücadele misyonunu ilk günkü duruşumuzla sürdürüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de hapishanelerin dış dünya ile bağını koparmayı hedefleyen politikalara karşı hakikatin sesi olmaya devam ediyoruz.
#İHD40Yaşında
İHD MERKEZİ HAPİSHANE KOMİSYONU
📢 Van | 26 Haziran BM İşkenceyle Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü için Kent Meydanı'nda "İşkencesiz Bir Dünya Mümkün" diyeceğiz.
#İnsanhakları, #barış ve demokrasiden yana olan herkesi basın açıklamasına davet ediyoruz.
17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında, bölge şubelerimizin katılımıyla Siirt Newala Qesaba’da basın açıklamamızı gerçekleştirdik. Gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması, cezasızlık politikalarına son verilmesi, hakikatle yüzleşilmesi ve adaletin tesisi talebimizi bir kez daha yineledik.
SİLAHSIZLANMA VE BARIŞ HUKUKİ REFORMLARLA GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR
İnsan Hakları Derneği olarak, silahların susmasının ve çatışmalı ortamdan kaynaklı yaşam hakkı ihlallerinin ortadan kalkmasının tek başına bütün halkların barış fikri etrafında bir araya gelmesi için yeterli bir neden olduğu kanaatindeyiz.
Yasal düzenlemelerin gecikmeksizin yapılması sürecin sekteye uğramaması için elzemdir.
İhd Van Şubesi olarak yaptığımız basın açıklaması 👇
Mahpusların günde yalnızca 1 veya 2 saatliğine havalandırmaya çıkabildiği,
kamuoyunda "kuyu tipi hapishaneler" olarak da adlandırılan YGC, Y ve S tipi
hapishaneler; mahpusların fiziki ve psikolojik sağlığını ağır biçimde tehdit etmektedir.
Antalya Yüksek Güvenlikli (YGC) Hapishanesi’nde tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen; YGC, Y ve S tipi hapishanelerin kapatılması ve sevk taleplerinin karşılanması talepleriyle süresiz açlık grevindedirler.
Şubemizce açlık grevinin 266. gününde mahpusların taleplerinin karşılanması amacıyla basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.
#YaşamaSesVer
İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonunun toplantısı 21-22 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Şubemiz adına hapishane komisyonu üyemiz Av. Sedat KULA katılım sağlamıştır.
Hûn Hemû sazî, partî û Gelê me Vexwandîne bernameya Şeva helbestên Kurdî,
Kerem bikin em 24 Sibatê saet 19: 30 êvarî em li Eywana Şanovanê li benada we ne.
ÎHD / WAN
Hatice ONARAN hakkında gerçekleştirilen infaz erteleme başvurusunun derhal kabul edilmesi; gerekli sağlık raporlarının ivedilikle alınması ve tahliyesinin sağlanması hem iç hukuk hem de Türkiye’nin taraf olduğu mahpusların haklarını güvence altına alan
uluslararası sözleşmeler gereğince zorunludur.
Hatice ONARAN Derhal Serbest Bırakılsın!