Albert Camus: kendimi yengeç gibi hissediyorum Simone.
Simone Beauvoir: sebebi nedir?
Albert Camus: yengeçler denizde yaşar ama yüzemez. bende nefes alabiliyorum ama dünyaya bir türlü ayak uyduramadım sanırım.
Tolstoy için, “Çok öğrenmek isteyen kişinin, çok acı çekmesi gerekirdi. Tam da bunu kanıtlarcasına bir söz geliyor Pavese'den "Acı çekmiş hiç kimse, artık eskisi gibi değildir."
“İnsan bir başkasını kendinden fazla sevemez. Kendini kurtarmayı beceremeyeni kimse kurtaramaz." diyor Pavese. Çünkü kendini bulamayan insanı, başkaları da aramıyor.
Freud'un, "Mutlu olmak insan tabiatına aykırı mı yoksa?" diye bir sorusu vardır. Cevabı M.Twain veriyor,
"Akıl sağlığı ile mutluluk, imkansız bir kombinasyondur."
Freud kızına sesleniyor!
“Sevgili Anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle alakası yok.”
Erich Fromm ve sevgi:
-Olgun olmayan sevgi "seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var" der.
-Olgun sevgi ise "sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum" der.
“İstemeden varım ve istemeden öleceğim." der Pessoa "Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."
Boşluk dünyadaki en ağır şeydir.
Erich Fromm şöyle der; ”Bir insana kendi kendime yetemediğim için bağlıysam, o kişi ancak bir can simidi olabilir, aradaki bağın sevgiyle hiçbir ilgisi yoktur. Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur.”