Bayrağı indirdi diye hedef gösterdiler tüm ülke bayrak atağı geçerdi herkes storylerde bayrak paylaştı yetmedi okullarda bir hafta bayrak sevgisi falan işlendi. Sonra ne mi oldu Diyar işkenceyle gözaltına alındı yüzü teşhir edildi kafasına aldığı sert darbelerle bilinci kayboldu kaburgalarındaki beş kırık ve iç organ hasarıyla tutuklandı. AMA SORUŞTURMADA BAYRAKLA İLGİLİ HİÇBİR ŞEY YOK.
Kürtler, kendilerini bir avuç kafa kesen psikopata karşı savunuyorlar diye kimseden özür dilemeyecek.
Sen IŞİD’i savunacaksın, Kürt de kendini savunuyor diye onlara terörist diyeceksin.
Hassiktir ordan.
Galatasaray Coca Cola ile yaptığı anlaşma sonrası her maç astıkları #FREEPALESTİNE pankartını kaldırmış. Bunların insana adalete verdiği değer çıkarlarından ibarettir.
"Annem ilk vurulduğunda, haber verdiler koştuk, biz daha varmadan amcam gitmek istemiş onu da vurmuşlar. Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular.
'Annem?' dedim, 'sokakta kaldı' dediler. Ben gitmek istedim, tuttular. Ağladım, ağladım, ağladım...
Annem sokağın ortasında kaldı öylece, önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı. Kimi aramadık ki; vekilleri, kaymakamı, valiyi... Dedik çeksinler şu kargaları öldü ölmesine de cenazemizi alalım. Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır...
Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi. Annem tamı tamına 7 gün sokakta kaldı. Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı biz 150 metre ilerisinde öldük...
Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlet de bize 7 günde bunu yaptı.
İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor...
7 gün benim annem, 7 gün kara kış soğuğunda kaldı, en acısı kaç saat yaralı kaldı bilememek, keşke diyorum hemen ölmüş olsa. Siz benim annemi öldürdünüz."
Taybet İnan'ın oğlu Mehmet İnan.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan:
‘Ben masaya oturmam, demokrasi yok’ diyorlar. E dün var mıydı demokrasi? Dün İmamoğlu yoktu, Demirtaş, Yüksekdağ vardı. Dün Şişli Belediyesi yoktu, benim eş başkanı olduğum Siirt vardı
Bugün mü yargı taraflı davranıyor? Bunlar dün de vardı ama ilk defa sen yaşıyorsun. Biz yıllardır bunu yaşıyoruz
Kimseye sitem etmedik, ‘Niye Altılı Masa’dasın?’ demedik. ‘Niye hükümetle normalleşme süreci var’ demedik. Aynı şeyleri biz de bekleriz
Bir tane mezarın yok ki, on milyonların kalbine gömüleceksin. Hangi birini ziyaret edem, hangisine yüzüm sürem gardaş.
Git, yolun açık olsun abe can, her daim kıymetlimizsin. Ama gülüş değil ki, bıyık değil ki sana yakışsın; ölüm sana yakışmadı, olmadı gardaş.
İstanbul ilinde toplanma ve gösteri hakları hukuka aykırı şekilde kısıtlanan kitleye yönelik olarak, Şırnak ilinde Newroz Bayramı’nın barışçıl şekilde kutlanmasını ve emniyet güçleri tarafından çocuklara pamuk şeker verilmesini adeta bir suç işlenmişçesine ifade eden Mansur Yavaş’ın bu açıklamaları hakkında, baromuz tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulacaktır.
Bu vesileyle, Mansur Yavaş’ın anayasal hakların kullanılmasını değil, engellenmesini gündemine almasını; Kürt halkına yönelik saygısız ve kışkırtıcı tutumunu kınadığımızı belirtir, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Biz hukukçulara mikrofon uzatırsanız size hukuk yollarını anlatırız, amenna. Fakat muhalefet partileri birer "hukuk bürosu" değildir. Sözüne güvenilen siyasetçilerin sadece hukuk yollarına işaret etmekten vazgeçmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’de özellikle böyle vakalarda yargının siyasetten bağımsız olduğu yanılsaması, en iyi ihtimalle bir hayal, en kötü ihtimalle bir teslimiyettir.
Eğer bir karar siyasi ise, siyaseti hukuka indirgemek demokratik değil, teknokratik bir tutumdur. Sıradan insanı olan bitenden uzaklaştırır, süreci soyut ve ulaşılmaz hâle getirir.
Siyaset, imkânsızı mümkün kılma sanatıysa, muhalefetin de ortalama bir hukukçunun ya da yurttaşın vereceği tepkilerin ötesine geçmesi, yaratıcı ve dinamik olması gerekiyor.
Son iki gündür yaşananlar, hukuken tam bir skandal ama siyaseten Ekrem İmamoğlu’nu çok daha güçlendirdi. Bundan sonrası, muhalefetin siyaseti nasıl şekillendireceğine bağlı. Hukuk, iyi ya da kötü, olsa olsa onu takip eder.
Unutulmasın: Umutsuz durumlar yoktur, yalnızca umutsuz insanlar vardır.
19 Temmuz 2024 | Demirtaşın Savunmasından önemli başlıklar
Sadece bir savunma değil, bir dönemin propagandadan uzak anatomisi.
"Devleti aşağılama" suçlamasıyla yargılanan Demirtaş;
“Türkiye Cumhuriyeti dahil dünyanın bütün devletleri katildir, kan üzerine kurulur, kutsal değildir. Devletler toplumun özgürlüklerini kısıtlayarak var olmuşlardır.
Devlet rıza üzerine kurulmamıştır, devlet kutsal değildir, Türk devleti niye kutsal olsun? Ben bunu söylediğim için hangi devletin neresi incindi. Devlet tüzel kişiliktir, tüzel kişiliğe hakaret mi olur?”
Söz konusu iddialara dikkat çeken Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede cumhurbaşkanı, başbakandan başka eleştirilerimizi kime söyleyeceğiz, söyleyince hakaret oluyor. Ben bu konuşmaları yaptığım sırada, Cizreli Cemile Çağırca’ın cenazesi buzdolabı içinde bekletildi.
Cenazesinin gömülmesine izin verilmedi. Cemile Çağırca günlerce bu buzdolabında, ailesinin gözü önünde defnedilmeyi bekledi, cenazesi kokmasın diye dolaba konuldu. Bu fotoğraf bir kadını öldürdükten sonraki çıplak fotoğrafı. Twitter'da yayınlandı.
Bunlar devlet mi, bunlar devlet görevlisi mi? Ben bunları eleştirirken ne diyeyim, ‘3-5 polis’ mi diyeyim, ‘ayıp etmişsiniz çocuklar böyle şeyler paylaşmayın’ mı diyeyim, ne diyeyim?
Hangi ahlak, hangi hukuka göre bunu yaptılar, neden sessiz kalayım.
Akp adayının (2019 yılı kayyımı) Bazarcix Belde Belediyesine yönelik itirazı İlçe Seçim Kurulunca reddedildi.Kayyımlık hevesi kursağında kaldı. Bazarcix belediyesi Bazarcix halkınındır.
Tanrıkulu tartışmasında herkes onlardan bahsediyor ama kimse adlarını anmıyor. 1993'de Kulp'ta gözaltına alındıktan sonra 30 yıldır haber alınmayan 11 köylüden muhtar Mehmet Salih Akdeniz'in (68) hikayesi:
"Geriye sadece bir sigara tabakası kalmıştı"
https://t.co/CK6dg4zmXc
“Digor Katliamı Vicdanlarda Halen Kanayan Bir Yaradır”
Kars Barosu Olarak Katliamda Yaşamını Yitiren Vatandaşlarımızı Rahmetle ve Saygıyla Anıyor, Katliamın Kurbanlarını Sonsuza Dek Unutmayacağımızı, Unutturmayacağımızı Kamuoyuna Saygıyla Duyuruyoruz.