Babalar gününde bizler için en büyük hediye kuşkusuz evlatlarımızın mutluluğu.
Derdimiz onlar mutlu olsun, refah içerisinde yaşasın, namerde muhtaç olmasın, mülakat adı verilen bir garabetle hakları yenmesin, emekleri iktidarın heveslerine zayi edilmesin umutları tükenmesin, tutuklanma korkusuyla, rızıkla tehdit edilerek sesleri kısılmasın ...
Hem belleğimizdeki hem de hayalimizdeki Türkiye'ye kavuşmak için daha güçlü teşkilatlarla adaleti, demokrasiyi, ülkenin geldiği yerin sebebini anlatmak adına mahallesinde köyünde sokağında çalışacak teşkilatlarımızı şekillendiriyoruz.
Bugün gerçekleşen Ankara İl Kongremizde seçilen yeni il yönetimini tebrik ediyor, vesilesiyle katılan tüm partililerimize teşekkür ediyorum.
Uzun bir hazırlık sürecinin ardından büyük gün geldi çattı. Emeklerinizin karşılığını alacağınız, kendinize olan güveninizin rehberiniz olacağı bu önemli sınavda hepinize gönülden başarılar diliyoruz.
Unutmayın, bu sınav sadece bir başlangıç. Asıl önemli olan azminiz, gayretiniz ve hayallerinizdir. Hepinizle gurur duyuyoruz!
Yolunuz açık, şansınız bol olsun!
Allah zihin açıklığı versin.
BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ (BOP) adım adım işliyor; Irak, Suriye ve şimdi de İran!
Ortadoğu’nun belkemiği Suriye’nin çökertilmesi ile kırıldı.
Maalesef Türkiye’yi de tehdit edecek gelişmeler yaşanıyor.
Trump’ın ABD Başkanlığı için neredeyse duacı olan ve ahbab-çavuş ilişkileriyle kendilerini kurtaracağını düşünen AKP iktidarının da maalesef bölgedeki bu çöküşe politik tercihleriyle deyim yerindeyse oldun taşımasıyla süreç hızlandı. Ve Türkiye de depremin merkez üssüne doğru yaklaştı!
Kuruluşundan bu yana çeşitli güvenlik endişelerini bahane ederek bölgede ve küresel ölçekte bir güvenlik endişesi haline gelmiş, bir buçuk yıldır Hamas'ı bahane ederek binlerce insanı, çocuğu , sivili toplu biçimde katletmiş İsrail, Amerika'nın ve Batı'nın cevaz vermesi, göz yumması ile uzun yıllar sürecek bir savaşın ve çatışmanın fitilini ateşlemiştir.
İsrail'in bu sabaha karşı İran'a yönelik "önleyici" adını verdiği, Uluslararası Hukuku hiçe sayan ve nükleer müzakerelerin arefesinde giriştiği bu saldırılar, İsrail'in bir güvenlik endişesi taşımadığının, Suriye'deki istikrarsızlıklardan faydalanarak aleni hale getirdiği ve Filistin sınırları dışına taşıdığı 'yayılmacı' politikalarının bir ispatıdır.
Bu yüzyılın başında Bosna'da, bir buçuk senedir Gazze'de olana bitene, mezalime sessiz kalan Batı'nın bir 'din birliği' içinde olduğu, İslamafobinin dış politika unsuru haline geldiğini bizlere teyit eden bu sessizlik tüm insanlık için ürkütücüdür.
Netenyahu hükümetini bir kez daha lanetliyoruz!
Ama unutulmamalıdır ki İsrail, ABD projeksiyonları ve politikalarının taşıyıcısıdır!
TÜİK de olmasa ENFLASYON ile mücadele edecek kurum yok!
TÜİK, Milletin sofrasından ekmeğini çalmaya devam ediyor!
Emekliye, çalışana zam dönemi yaklaşıyor; TÜİK, Haziran Enflasyonunu da Sıfır çıkartabilir!
Kim tutar seni TÜİK:)
@tuikbilgi
Türkiye artık melez, kusurlu bir Demokrasi değil ANTİDEMOKRATİK bir rejimdir!!!
Anti-demokratik rejimlerde bir yazılı kurallar vardır, bir de yazısız kurallar!
Bu ‘yazısız kurallar’, hukuksuzluklarla, kolluk başta olmak üzere devlet aparatları ve havuç-sopa politikaları ile ortak kabul haline getirilir.
Ve Hukuk, sadece muhalif unsurlara tatbik edilecek kurallar olarak yorumlanır.
‘Yazısız kurallar’ ın ilk hükmü antidemokratik rejim ve unsurları, yaptıkları usulsüzlükler, yolsuzluklar suçüstü yakalansalar bile koğuşturma, soruşturma ve yargılama dışıdır!
Sandıkta netice aldığı müddetçe ‘demokrasi’ görünümlüdür; sandıktan lehine netice çıkaramayacağını gördüğü andan itibaren gerçek rengini görürüz.
Türkiye’de bu yaşadıklarımızın fotoğrafı bundan ibarettir.
Bu evreye 6 Mayıs 2019’da YSK tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri’nin iptal edilmesiyle geçilmiştir!
"Cezaların caydırıcılığını hedefliyoruz"
Cezasızlık algısını tahkim ederek suç oranını artıran vasata dur demek, vicdanı tatmin edecek ve toplumsal barışı, huzuru, güvenliği,adaleti tesis edecek kanun teklifimizi TBMM'ye sunduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Aziz Atatürk;
Sen hiç yanılmadın, asla yanılmayacaksın!
Muhtaç olduğumuz kudretin ne olduğunun bilinci ile emanetini muhafaza edeceğiz.
Sana minnetimizi Cumhuriyeti, Devletimizi ve Vatanımızı 'kurtararak' ödeyeceğiz.
Liderliğinde kurulan bu devlet, fikirlerin ve eserlerin ile yaşamaya devam edecek.
#19MAYIS
Birileri 'demokrasi hikâyeleri' anlatmaya devam ededursun, Milletimizi gerçek ve işleyen bir demokrasi ile tanıştıran demokratlar olarak yeniden demokrasiyi işler kılacağız.
Yine başaracağız.
Bugün, Türk demokrasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 14 Mayıs 1950 seçimlerinin 75. yıldönümünü idrak ediyoruz.
Aziz Milletimizin hürriyet sınırlarının kalktığı gün Üçüncü Cumhurbaşkanımız, Kurucu Genel Başkanımız Merhum Celal Bayar ‘milletimizin kaderine hakim olduğu’ gündür” demişti.
14 Mayıs 1950 Seçimleri Cumhuriyetin temel dayanaklarından hakimiyet-i milliye ve istiklal-i tamme ilkesinin tahkimidir.
Ne yazık ki bugün, bu kazanımların gerisine düşüldüğü; ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı, adalet mekanizmasının siyasallaştığı, millet iradesinin çeşitli araçlarla gölgelenmeye çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Meclisin işlevsizleştirildiği, yargı bağımsızlığının zedelendiği, seçimlerin adilliğinin tartışmalı hale geldiği bir ortamda, 14 Mayıs 1950’nin mirasına sahip çıkmak her zamankinden daha elzemdir.
Unutulmamalıdır ki: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilkeyi her şartta savunmak ve yaşatmak, 14 Mayıs 1950’nin emanetine sahip çıkmak demektir.
Bu vesileyle o kutlu günün kutlu isimlerine, 3. Cumhurbaşkanımız ve partimizin kurucusu Celal Bayar'ı, şehit Başbakanımız Adnan Menderes'i, şehit bakanlarımız Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı, kutlu bir mücadeleyle cumhuriyeti demokrasiye taçlandırmış diğer kutlu isimleri saygı ve rahmetle yad ediyor, bayram gibi kutlayacağımız 14 Mayısların yakın olduğuna inanarak milletimizi saygı ile selamlıyoruz.
Bayramımız kutlu olsun.
Vatansever Korucularımızın onuruna, şerefine dil uzatanlara müsaade edenler utansın!!!
Etnik siyasi bölücülük ister silahlı
ister silahsız hangi kılıfa girerse girsin, sonuna kadar mücadele edeceğiz !!!
AKP sadece bu ülkenin asırlık birikimini satmakla kalmadı, gündemi meşgul ederken Kıbrıs’ı da gözden çıkardı!
Alışageldiğimiz bir gerçek var; ülke AKP’nin tayin ettiği bir gündemi konuşurken, vatandaş AKP iktidarı ve Erdoğan’ın suni gündemlerine de maruz bırakılırken ya bir torba yasa ile özgürlükler törpülenir ya bir devlet malı, kamu malı daha peşkeş çekilir ya da AKP’nin beceriksizliği ile bir ‘milli dava’ daha terk edilir!
Şimdi de böyle oldu!
Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanıdı ve büyükelçi atadı.
Ezcümle bu üç ülke, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) varlığını resmen reddetmiş ve adayı, son kurulan Türk Devleti KKTC’yi Rumların parçası saymış oldu.
📌AKP ve Erdoğan’ın ülkede bugün daha ‘kullanışlı’ gördüğü ‘milliyetçilik’ çerçevesinde propagandasını yaptığı Türk Devletleri Teşkilatı’na danışma kurulu olarak görev yapan, başkanlığını AKP’nin eski başbakanı Binali Yıldırım’ın yaptığı ‘Aksakallar Konseyi’ bu feci durum karşısında nasıl tepki verdi?
📌AB’nin ‘stratejik ortaklık’ kılıfı ile bu ülkelere 12 Milyar Euro yardım yapıp, Rum Kesiminin tanınmasına, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yok sayılmasına nasıl ve neden göz yumuldu?
📌Ülkenin güvenliğini yıllar önce “Geri Kabul Antlaşması” ile 6 Milyar avroya satan AKP, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığını kaça sattı?
Unutmayın; AKP için bir milli dava, bir beka meselesi, bir memleket meselesi yoktur!
AKP için varsa yoksa Erdoğan’ın güvenliği önceliktir.
Ama bilin; ne bu ülkeden ne Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden vazgeçeriz.
Batıyı, Doğuyu, Güneyi, Memleketin her bir yerini eşit derecede seven, Vatanına aşık bir sanatçı 'Kuzeyin Oğlu' Volkan Konak'ı kaybetmenin hüznü içindeyiz.
Şunca efkarın içinde bizlere, dinleyenlerine ferahlık olan şarkıları, sözleri, örnek tavrı ile seni çok özleyeceğiz #VolkanKonak
Allah'tan rahmet, başta ailesi, evlatları olmak üzere sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Volkan Konak'ın vefatı üzerine çeşitli mecralarda açılan başlıklar bir kez daha gösterdi ki bizler bu ülkede bir siyasetle, siyasi anlayışla, zihniyetle değil ahlaksızlıkla mücadele ediyoruz.
Bu gece #KadirGecesi
Allah'ın lütuflarının, sahip olduğumuz nimetlerin kadrini, kıymetini bilerek şükredeceğimiz mukaddes bir gece.
Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'de "bereketli ve kutlu" olduğu, "esenlikle dolu" olduğu söylenen bu gece durduramadığımız zulme, engel olamadığımız zalime, ortadan kaldıramadığımız sefalete, adaletsizliğe, acıya, kedere karşı ilahi bir umut.
Maalesef on yıllardır başta Filistin olmak üzere İslam Aleminin her bir yerinde adeta Müslümanların ortak kaderi haline gelmiş zulmün, haksızlığın, fukaralığın sona ermesi için açılan eller, ülkemizde de artık zulme dönüşen bir iktidarın asgari düzeyde vicdanla buluşması, vatandaş açken tok yatsalar bile vatandaşın rızkıyla daha fazla oynamaması, alın teri kuruduktan sonra bile olsa çalışanın hakkını vermesi, bir makam uğruna koca bir ülkenin geleceğini iç etmemesi, ülkeyi daha fazla sefalete, huzursuzluğa , güvensizliğe sürüklememesi için açılıyor.
Bizler de Milletimizin duasını paylaşıyor, kabul olmasını temenni ediyoruz.
Dualarınızın kabul, ibadetlerinizin makbul olması, nice Ramazanlara erişmek dileği ile Kadir Geceniz mübarek olsun.
Balıkesir İl Başkanlığımızın iftar programına iştirak ettik.
Köklü bir davanın mensubu olmanın gururunu yaşatan başta il Başkanımız Işın Gümüşyay hanımefendi ve Değerli Milletvekilimiz Haydar Altıntaş başta olmak üzere tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Nezaket göstererek davetimizi şereflendiren @balikesirbld Başkanı Sn. @ahmetakin a, 20. Dönem Balıkesir Milletvekilimiz Ahmet Bilgiç’e, siyasi partilerin il başkanlarına, muhtarlarımıza da şükranlarımı sunuyorum.
Balıkesir proğramımız vesileyle @balikesirbld Başkanımız, değerli dostumuz @ahmetakin ı ziyaret ettik.
Kendisine nazik misafirliği için çok teşekkür ediyorum; Kuvay-ı Milliye şehri Balıkesir’imize hizmette başarılar diliyorum.
Demokrat Parti Genel Başkanımız Sn. Gültekin Uysal’ın katılımıyla geleneksel Balıkesir İl Başkanlığı İftar programımızı gerçekleştirdik.
Ramazan sofrasının bereketi ile birlikteliğimiz daim olsun.
25 Yıldır 3 Aylık zindan mazisinden mağduriyet devşiren Sahte Demokrat Erdoğan'ın Saraçhane Meydanı'nda "Bu şarkı burada bitmez" diyerek başlayan hikayesi, yine Saraçhane'de MİLLİ İRADEYİ GASPETME teşebbüsüyle BİTTİ!
AKP'nin yargı temsilcileri tarafından 'Saray kararı' onanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu'nun @ekrem_imamoglu tutukluluğuna hükmedildi.
Her zaman söylediğimiz gibi; demokrasiler, iktidarın kavgasız dövüşsüz el değiştirmesidir.
Görünen o ki Erdoğan ve onun tensibine muhtaç, onun kaybetmesi ile her şeylerini kaybetmekten korkan bürokratları demokrasinin bu vasfını yok saymaktalar.
Bizler, demokrasi ve adaleti bu güzel ülkenin en önemli kolonları addeden Demokratlar, bu değerler için bugüne dek mücadele ettiğimiz gibi bu ülke için , Vatanımız için, Aziz Milletimizin huzuru için kavga etmesini de biliriz.
Bu ülkenin bir asırlık maddi birikimini iç ettiniz, iki asırlık demokratikleşme gayretini yok etmenize izin vermeyeceğiz.
'Eski Türkiye' diye kara çalmaya çalıştığınız ülkeyi, cüppesinde düğme olmamasının sebebini bilen yargı mensuplarını, makamının kerameti sadakatinde değil liyakatinde olan bürokratları, iktidarın medya sopası olmak yerine hakem kuruluş vasfını koruyan RTÜK'ü, Sarayı memnun etmek yerine veri üreten, dolandırıcılık yaparak çalışanın, memurun lokmasını çalmayan TÜİK'i, kendi safahatını değil her inançtan vatandaşın ibadetinde, inancında rahatını düşünen diyaneti, adalet dağıtan mahkemeleri, denetleyen parlamentoyu, nemalanan değil sorgulayan medyayı, demokrasiyi koruyan idarecileri, adaleti, zenginliği, hürriyeti, 'konuşan Türkiye'yi geri getireceğiz!