Gazze Komitesine girmekle övünenler..
Terörist İsrail ile mücadele nutukları atanlar...
Bir de ne görelim, Gazzeli masumlara nefes olan Yemenli mazlum kardeşlerini terörist ilan etmiş,
İsrail'in ve ABD'nin emperyalist planları doğrultusunda vuruyor...
“Geldikleri gibi giderler.”
4 yıl, 10 ay, 23 gün süren düşman işgalinin ardından 6 Ekim 1923’te İstanbul yeniden Türk yurdu oldu.
Bu büyük zaferi mümkün kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yılı kutlu olsun…
Ben 11 ay adli kontrol aldım, sonunda beraat ettim.
Ali Çagatay 3 aya yakın cezaevinde yattı, beraat etti.
Bunun gibi bir sürü örnek var.
Sonunda tek bir şey söylenebilir; PARDON!
Bugün de haksız yere cezaevinde olduğuna inandığımız birçok insan var.
Hukuk böyle olmaz.
🚨Analiz Haber
CEZAYİR'İN İSTİKLÂL SAVAŞINDA TÜRKİYE NEREDEYDİ?
Bu sorunun cevabını bilmeden Türkiye'nin yakın tarihini anlayamaz bugünü de anlamlandıramazsınız.
1954-1962 yılları...
Cezayir toprakları Fransa tarafından bir soykırıma tabi tutuluyordu!
Cezayir, Fransa'nın sömürge yönetimine karşı istiklâl savaşı veriyor Fransa, Cezayir'i kanla bastırmaya çalışıyordu.
Peki Türkler? Türkiye bu bağımsızlık savaşına nasıl bakıyordu?
Başbakan Menderes'ti ve Menderes hükümeti Türkiye'nin NATO müttefikliğini hayati bir konu olarak değerlendiriyordu.
Menderes, NATO ve Batı müttefikliğini her şeyin önüne koyarak bırakın Cezayir'i desteklemeyi, işgalci Fransa'nın yanında vaziyet aldı.
Türkiye, 1955'te Cezayir meselesinin BM gündemine alınmasına karşı oy verdi.
Sonraki kritik oylamalarda ise çekimser kaldı.
Fransa güçlüydü. NATO, Türkiye'nin müttefikiydi.
Ankara Batı ittifakını, kendi kültür havzasından bir milletin istiklâl mücadelesinin önüne koydu.
Oysa Cezayir çok değil, yarım asır önce bizim topraklarımızdı!
İnsanı bizim insanımızdı!
Aynı kiltürün, inancın, aynı tarihî coğrafyanın insanlarıydık.
Üstelik mesele sıradan bir diplomatik anlaşmazlık değildi.
Bir millet bağımsızlığı için savaşıyordu.
Menderes hükümeti Cezayir halkının yanında mücadele etmesi gerektiği halde, Batı ittifakının yanında saf tuttu.
Türkiye yıllar sonra bu tavrı için Cezayir halkından özür dilese de ilişkiler hiçbir zaman tam olarak düzelmedi.
Çünkü bazı siyasi tercihler vardır ki üzerinden yıllar geçse de tarihin hafızasından silinmez.
Cezayir dosyası, Türkiye'nin Batı'ya yönelişinin bedelini gösteren en acı sayfalardan biridir.
Bir milletin istiklâl mücadelesinde kendi kültür havzandaki kardeşinin yanında duramamak…
Tarih bunu unutmaz!
Ve o unutulmayan tarih İRAN denkleminde bugün yeniden karşımıza çıkıyor.
Basit siyasi hesapları mı tercih edeceğiz? Yoksa utanç değil, gurur duyacağımız bir zamanı mı çocuklarımıza emanet bırakacağız?
Tarih Baba elinde kalemi, not tutuyor!!!
İş BAŞ’a Düştü…
Bağımsız Türkiye güneşi 25 yıl önce bugün hiç batmamak üzere doğdu.
Mücadele, hak ve gurur dolu bir çeyrek asır…
Nice 25 yıllara @BTP_Parti
FETÖ’cü Öz, rahmetli Kozioğlu’na babamı sormuştu.
Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden gündemdeyken, FETÖ’nün merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’a neden ve ne ölçüde düşmanlık beslediğini gösteren bir olayı hatırlatmak gerekir.
FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz, Kozinoğlu’na “Haydar Baş’la herhangi bir akrabalığınız mevcut mu?” diye soruyor.
Kozinoğlu ise mahkemeye sunduğu savunmasında bu sorunun arkasındaki amacı açıkça ifade ediyor:
“Değil Haydar Baş, BTP’li tek bir tanıdığım dahi yoktur. Bu iddianın sebebi beni Fethullah Gülen cemaatine hedef göstermek istemeleridir.”
Bir insanı Haydar Baş ile ilişkilendirmek, FETÖ’nün hedefi olmak için yeterliydi.
BTP yine doğru yerde duracak ve doğru olanları millete anlatmaya devam edecektir.
Aradan geçen yıllar Prof. Dr. Haydar Baş’ın haklılığın ispatı oldu.
Türk devleti ve milleti için çok mücadeleler verildi ve çok bedeller ödendi.
Bugün bize düşen, bu mücadeleyi unutmamak ve bize bırakılan mirasa sahip çıkmaktır.
Ne mutlu bize ki böyle kutlu bir mirasın sahibiyiz.
Ne mutlu bize ki Bağımsız Türkiye davasının neferleriyiz.
Küçücük bir Sultanlık, emperyalizmin oyuncağı olmayacağız diyor.
Darısı Mekke Anlaşması Ülkelerine...
Bölgesel güçler, Emperyalizme koç başı mı olacak, sed mi olacak göreceğiz.
“Manda ve himaye kabul edilemez.”
“Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.”
4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nde alınan bu tarihî kararlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsızlık iradesinin en güçlü temellerinden birini oluşturmuştur.
Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
🇹🇷 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
30 Ağustos, yalnızca bir savaşın değil; esarete, teslimiyete ve boyunduruk altında yaşamaya karşı Atatürk'ün öncülüğünde Türk milletinin iradesinin zaferidir.
Bugün bize düşen, o büyük zaferi geçmişte bırakmak değil; aynı kararlılıkla Türkiye’yi yeniden güçlü, bağımsız, müreffeh ve dünyaya yön veren bir ülke haline getirmektir.
Geçmişten güç alacağız, geleceği biz kuracağız.
Tam bağımsız Türkiye idealini mutlaka gerçekleştireceğiz.
#Atatürk
#ZaferBayramı
#30Ağustos
Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü.
Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum:
"Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar."
Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz.
Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Hüseyin Baş, Büyük Taarruz’u başladığı yerde Kocatepe’de anlattı.
1071 Malazgirt’den 1922 Büyük Taarruz’a uzanan kutlu mücadelemizin yıl dönümünde; Sultan Alparslan’ı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Türk Milleti’nin zaferleri kutlu olsun 🇹🇷
#1071Malazgirt #BüyükTaarruz
1071’de Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te açtığı kutlu kapı, 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kocatepe’den başlattığı Büyük Taarruz ile ebediyen mühürlenmiştir. Biri Anadolu’yu yurt kılan, diğeri ise bu yurdun asla işgal ve esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferdir. Kutlu olsun!
Mevlid Kandili
Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) doğumu; karanlığa karşı nurun, zulme karşı adaletin, cehalete karşı ilmin ve ayrılığa karşı kardeşliğin doğuşudur.
Bugün O’nun nuru, Türk-İslâm dünyasının yeniden dirilişine ve insanlığın adaletle ayağa kalkışına ışık olsun.
Mevlid Kandilimiz mübarek olsun. 🤲
#mevlidkandilimizmübarekolsun
"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!"
22 gün 22 gece süren, tarihin akışını ve bir milletin makus talihini değiştiren Sakarya Meydan Muharebesi'nin yıl dönümünde; başta Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu vatanı canı pahasına savunan tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Dün Sakarya’da topyekûn mücadeleyle emperyalizme boyun eğmeyen irade, bugün tam bağımsız Türkiye hedefimizin en büyük teminatıdır.
Ülkemizin en önemli sorunlarından biri tarım kesimini ilgilendirmektedir.
Bağımsız Türkiye Partisi, mevcut düzeni tamamen değiştirerek bir tarım reformu sunmaktadır.
Tarım reformu, ülkemiz şartları dikkate alınarak Türk çiftçisi için hazırlanmış bir düzendir.
BTP'nin tarım reformuna göre,
1- Tahditler kaldırılacaktır.
2- Devlete ait topraklar uzun vadeli, sembolik ücretler karşılığında kiraya verilecektir.
3- Ürün fiyatları çiftçiler tarafından üretici kooperatif üzerinden belirlenecektir.
Hem devlet desteğini hem de iç piyasa fiyatını beraber alacaktır.
4- Devlet üreticinin yetiştirdiği ürünün yüzde 50'sine en az 6 ay evvelinden avans verecektir.
5- İthal ürünlere karşılık yerli üreticinin korunması devlet garantisinde sağlanacaktır
6- Tarım içim gerekli olan finansman elde edilen üretim karşılığı senyoraj geliri ile karşılanacaktır.
7- Devlet tarıma bağlı sanayi üzerine yatırım yapmak isteyen girişimcilere, "proje mukabili 0 faizli krediler" ve "gerekirse geri ödemesi üretim veya ürün" olacak türden kredi verecektir.
8- Devlet ürünlere pazar garantisi verecektir.
9- Gübre ve tarım ilaçları konusunda yatırımlar teşvik edilecektir.
10- Çiftçi ye emeklilik desteği ve doğal afetlere karşı sigorta desteği sağlanacaktır.
Biz, bu reform paketini yıllardır çiftçimiz ile paylaşıyoruz. Bizim yanımızda olması, yapacaklarımıza inanarak bizi iktidara taşıması Türk tarımını tekrar "kendi kendine yeten yedi tarım ülkesi"nden biri haline getirecektir.
Anadolu’nun harcını Ehl-i Beyt sevgisiyle karan, kurt ile kuzuyu aynı sofrada kardeş kılan hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’yi rahmet ve hürmetle anıyorum.
Merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’ın da ifade ettiği gibi; Alevi’siyle, Sünni’siyle, Caferi’siyle bu milletin özü ve birliğinin teminatı Ehl-i Beyt nefesidir.
Hacı Bektaş’ın düsturunu rehber edinerek ayrışmadan, bir ve beraber olarak bu topraklara sahip çıkmaya devam edeceğiz.