@yavuzagiraliog Türk siyasetinin yerinde durmadığı, nezaketsizlikle kişileri yerdiği gündesiniz. Farkında olmadan alıştırıldınız. #yavuzağıralioğlu hukukun siyasallaşması son bulacak.
Gaziantep’te, Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu ile birlikte Kamil Ocak Spor Salonu’nda hemşehrilerimizle buluştuk.
Salonu dolduran coşku, milletimizin sözünü duyurma ve hakkını arama konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Bu güçlü buluşmada bizlerle olan, umudunu ve güvenini paylaşan tüm Gazianteplilere teşekkür ediyorum.
Anahtar Parti olarak, herkesin kendini ait hissettiği, adaletin ve hukukun hâkim olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.
Rotamız millet: Durağımız Sakarya…
Genel Başkan Yardımcımız ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanımız Sayın M. Hakan Tanrıöver, “Rotamız Millet” programı kapsamında Sapanca’da temaslarda bulundu.
Turizm dernekleri SATADER, SAVİBU ve SETOB ile yönetimlerini ziyaret eden Sayın Tanrıöver ve heyeti; Sapanca Sahil Sanat Sokağı ve sahil esnafı, Sapanca Esnaf ve Sanatkârlar Odası yöneticileri ile tarihi ve yöresel gastronomi noktalarında sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
Çeşitli işletmeleri de ziyaret eden heyetimiz, yönetici ve işletmecilerin görüşlerini dinleyerek Sapanca’da turizm ve sanatın mevcut durumunu, ihtiyaçları ve çözüm önerilerini istişare etti.
Programa ayrıca Sakarya İl Başkanımız Sayın Hakan Yazıcı, Sapanca İlçe Başkanımız Sayın Halil İbrahim Saylan, kadın kolları, gençlik kolları ve teşkilat mensupları katıldı.
“Olmaz, teşkilatlanamaz, başaramaz” dediler.
Bugün 800’ün üzerinde teşkilatla Anadolu’nun her karışında umudu büyütüyoruz.
Bu kalabalık bir siyasi hevesten çok milletin kalbinde karşılık bulan bir hareketin ayak sesleridir.
HSK ÜYELERİ O ŞEHİRDE BULUŞUYOR!!
Kısa süre önce Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından Ağır Ceza Merkezi olarak ilan edilen o şehir, pazartesi günü düzenlenecek program çerçevesinde yargı camiasının önemli isimlerini ağırlayacak.
https://t.co/DiW8OURHX8
Teşkilatımızla yol haritası değerlendirmesi…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, Teşkilat Başkanlığımız tarafından düzenlenen Bölge İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.
Teşkilat Başkanımız Sayın Tahir Keskinkılıç’ın da yer aldığı toplantıda; Ankara, Yozgat, Kırıkkale, Çorum, Çankırı, Bilecik, Kırşehir, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Bolu ve Sakarya il başkanlarımızla teşkilat çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamız değerlendirildi.
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır.”
23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Meydan Muharebesi’nin yıl dönümünde; vatanın bağımsızlığı ve milletimizin istiklali için mücadele eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve saygıyla anıyorum.
Trump, ABD’nin artık bu faiz yükünü taşıyamayacağını söylüyor.
Haklı.
Çünkü ABD 2025 yılında 970 milyar dolar faiz ödedi. Bu rakam, ABD millî gelirinin yaklaşık %3,2’sine karşılık geliyor.
Peki Türkiye’nin durumunu neden konuşmuyoruz?
Türkiye 2025 yılında 2 trilyon 54 milyar TL faiz ödedi. Faiz giderlerimizin millî gelire oranı ise yaklaşık %3,3.
Yani dünyanın en büyük ekonomisinde millî gelirin %3,2’sine ulaşan faiz yükü büyük bir problem olarak görülürken, Türkiye’de bunun da üzerine çıkan faiz yükünü normal karşılamamız bekleniyor.
Üstelik mesele yalnızca rakamların büyüklüğü değildir.
Faize ödediğiniz her lira; çiftçiden, esnaftan, emekliden, eğitimden, üretimden ve yatırımdan eksilen paradır.
ABD 970 milyar dolarlık faiz yükünü nasıl azaltacağını tartışıyor.
Biz ise her yıl daha fazla faizi nasıl ödeyeceğimizi konuşuyoruz.
Türkiye bir faiz ekonomisine mahkûm değildir.
Bizim ihtiyacımız borcu daha pahalı çevirebilen bir ekonomi değil; üretimi artıran, bütçesini sağlamlaştıran, enflasyonu düşüren ve faiz yükünü milletimizin sırtından alan bir ekonomi yönetimidir.
Amerika kendi faiz yükünü mesele ediyorsa, Türkiye kendi faiz yükünü çok daha yüksek sesle mesele etmek zorundadır.
Ya referandum ya erken seçim!
İki senedir konuştuğumuz her kürsüde, milletimizle temas ettiğimiz her mecrada aynı şeyi tekrarladık:
Terörsüz Türkiye’ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır.
Terörü bitirmek devletin vazifesidir. Ama terörü bitireceğiz diye teröristi muhatap almak, devlete irtifa kaybettirir.
Bu tutumun milletimizin birliğine ve beraberliğine hiçbir faydası olmayacağı gibi, devlete kaybettirdiğiniz her irtifa terör örgütüne kazandırdığınız mesafeye dönüşür.
Bugün çözüm diye tarif ettiğiniz bu yolun, yarın Türkiye için yeni ve daha ağır bir beka meselesine dönüşmesi kaçınılmazdır.
Biz bunu en başından beri söyledik, bugün de aynı yerde duruyoruz.
Siz milletimizden yönetme yetkisini isterken, seçim propagandanızın merkezine terörle mücadeleyi koydunuz. Muhalefeti terör örgütleriyle yan yana olmakla suçladınız. “Bize yetki vermezseniz teröristleri serbest bırakacaklar.” dediniz.
Milletimizin teröre karşı hassasiyetini, şehitlerimizin hatırasını, analarımızın acısını seçim meydanlarında bir irade talebine dönüştürdünüz.
Milletimiz ekonomik sıkıntısına, geçim derdine, yaşadığı bütün zorluklara rağmen terörle mücadelede ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu iradeye itimat etti. “Devletim terör karşısında taviz vermesin.” dedi ve size bir kez daha yönetme yetkisi verdi.
Şimdi ise milletimizden aldığınız bu yetkinin tam aksi istikametinde bir irade ortaya koyuyorsunuz.
Dün meydanlarda karşısında durduğunuz terör örgütünün elebaşını bugün cezaevinden çıkarmanın; terör örgütü mensuplarını hangi düzenlemelerle affedebileceğinizin, nasıl cezasız bırakabileceğinizin yollarını arıyorsunuz.
Yaptığınızı doğru bulabilirsiniz. Bunun devlet için gerekli olduğunu da sanabilirsiniz. Ancak değiştiremeyeceğiniz bir hakikat vardır:
Milletimiz size bu yetkiyi, bugün yaptıklarınızı yapmanız için vermedi. Seçim sırasında teröre karşı söylemleriniz ve taahhütleriniz için verdi.
Terörle mücadele konusunda ortaya koyduğunuz bu köklü tavır değişikliği, milletin iradesine yeniden müracaat etmeyi zorunlu hâle getirmiştir.
Ya erken seçime gider, “Biz iki yıl önce sizden bu iradeyle yetki aldık ama şimdi politikamızı değiştirdik.” der ve yetkinizi yenilersiniz;
Ya da hazırladığınız düzenlemeyi referandumla milletimizin önüne koyar, milletimizin onayını alırsınız.
Ama milletimize sormadan, milletimizden aldığınız yetkinin tam tersini yapamazsınız.
Bir millet, şehitlerini unutursa istikbalini de unutur.
Şehadetlerinin yıl dönümünde Eren Bülbül ile kahraman Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmet ve minnetle anıyorum.
Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
HSYK’nın yapısını değiştirirken millete sormak popülizm değildi.
Cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye millete sormak da popülizm değildi.
Ama canımıza kıyanları affedelim mi, affetmeyelim mi diye millete sormak popülizm öyle mi?
#OnlaraDeğilMilleteSorun
Türk milletinin istiklali ve Türk dünyasının istikbali uğruna büyük idealler taşıyan Enver Paşa’yı vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyorum.
Türkler hikâyelerini doğarken değil; vatanı, milleti ve inandıkları ülkü uğruna can verirken yazarlar.
Enver Paşa da ömrünü milletine ve ideallerine adamıştır.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun…