İstanbul’da Cebinde b.k taşıyan insan müsveddesi tramvaya dışkı bırakmıştı boji köpek hedef olmuştu
Ankara’da yerel basın hedef gösterdi matmazel köpek dövülerek öldürüldü .
Yanlış duymadınız bu ülkede köpeklere kumpas kuruyorlar
#matmazelicinadalet
RIP Katina. 💔
Stolen from her home at just three years old.
She spent 47 years imprisoned in a tiny concrete tank.
Her freedom traded for profit.
In captivity, her dorsal fin collapsed.
She was forced to give birth seven times, only to have every one of her calves taken away.
She never returned to the ocean.
She never knew freedom again.
Let her death not be in vain.
End captivity.
For Katina.
For every whale still trapped.
#FreeALLFins #EmptyTheTanks #DontBuyATicket
“If we save the sea, we save our world.”
At 99, Sir David Attenborough delivers his most urgent message yet - a powerful call to protect our oceans.
His message is simple, clear, and one we can’t afford to ignore 🌊👇🎥
@altindagbel Haklısınız, her yalanınıza inanan çok geniş bir kesim olduğu için zahmet edip yaratıcı bir yalan için bile uğraşmıyorsunuz.. Ama ABBV !!!!
Annie yaşlandığı için 19 yaşında barınağa bırakılmıştı. Yemek yemeyip, yürümekte de zorlandığı için veteriner hekimler en fazla 1 ay yaşayabileceğini tahmin ediyordu.
Önce insanların evlerini bombalayıp başlarına yıkıyorlar. Daha sonra sağ kalanları da hastane bombalayıp öldürüyorlar. İnsanlık tarihinin gördüğü en aşağılık, en zalim topluluk bunlar.
#hospital
Kıbrıs’ta da çok dramatik bir başıboş köpek sorunu varmış arkadaşlar. Burada sorunu çözdükten sonra Kıbrıs’ı da kurtarmamız gerekiyor. Maalesef üniversite kampüsü falan çok şikayet var.
Adıyaman’da Kıbrıs’lı 35 voleybolcu çocuğumuzu ve ailelerini yitirmiştik.
Aileler otel hakkında adalet arayışı başlatmıştı.
Bir de dernek kurdular.
Kıbrıs’ta öğrencilere burs veriyorlar.
Bizler de destek verelim dedik.
100 çocuğumuza 3 yıllık burs vereceğiz. 💚
@sampiyon_melek
İSTANBUL'DA KURYELİK YAPAN BİR KİŞİNİN MÜLTECİLERLE İLGİLİ İZLENİMLERİ.
Mülteci sorununu sadece sosyal medyadan
ya da TV'den gördüğünüz kadar sanıyorsanız yanlıyorsunuz.
Gelin size ben gerçeği anlatayım:
Ben İstanbul'da kuryelik ve genelde
günde ortalama 200 km. yol yapıyorum.
Alttaki yorum sahipleri belli ki Çapsız İMG dönemini bilmeyenler 🙄 tam körler sağırlar hikayesi..
Aaa bu arada doğal afet Allah’tan gelen değil miydi ? Kim bilir yöre halkı hangi günahın bedelini ödedi.. Allah taksiratlarını affetsin 🙏
Herşeyin gölgesinde 2 (İKİ) yaşında evet sadece 2 yaşında bir bebek uğradığı tecavüz sonucu öldü !
“Küçüğün rızası vardı” “bir kerecikten bişey olmaz” diyen iğrenç zihniyete oy verenler Allah hepinizin….
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!