Bizdeki yaralar genlerden ileri geliyor esasında. Orta Asya steplerinden çıkmışız dört nala dur durak bilmeden adını ülkü koymuş asırları satıra dizmiş hep kanmış her dağ başında bir mezar bırakmışız. Biz hep bağ-ı cinandan, ülküye sevdamızdan, milliye’i bekadan, böğrümüzden…
Sabah SSÇ (yeni tabirle ASÇ) müdafi olduğum dosyanın duruşmasına giderken gündeme düştü bu saldırı. Duruşmaya gelen yoktu, hakime hanım dosyaya konu çocukların bunun gibi birçok dosyası olduğunu söyledi birbirimize baktık öylece. ��ocuklarımızı terörizme kurban ettiler hainler…
Bir yerin finans merkezi olabilmesi için ilk koşul itibar ve güven tesis etmektir. Yüksek binalar yapmakla finans merkezi olunmaz, sadece trafik artar.
Bu beyefendi sözde tarih profu.. Menderes bu vatana ve devlete öyle büyük kötülükler yapmıştır öyle şerler açmıştır ki muhafazakar ahali Türkçe ezana bile sevinememiştir. Kendi partisinde bile “deli” ilan edilen bu şahıs idam edilince maalesef ki kahramanlaştırılışmış vasattır.
❝Adnan Menderes toplum mühendisliğine karşı toplumun direnmesini ifade eder❞
Milli Savunma Üniversitesi Rektör�� Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Adnan Menderes'in idamının Türk demokrasi hayatındaki etkilerini AA'ya değerlendirdi ⤵️
— Adnan Menderes orada idam edilirken toplumun istediği şeyleri yaptığı için idam edilmiştir. Mesela Arapça ezan gibi, imam hatiplerin açılması gibi bunlar toplumdan gelen isteklerdi
— Toplumun Menderes'e 'kardeşim sen benim değerlerime sahip çık ben de sana oy vereyim' demesiydi. Menderes o yüzden idam edilmiştir. Adnan Menderes toplum mühendisliğine karşı toplumun direnmesini ifade eder
— Tarihimizde ibret almamız gereken bir yer Yassıada. Toplum mühendislerinin bir ürünüdür. Halkın seçtiği insanların bir iktidarın yargılanmasıdır. 1960 ihtilali dediğimiz 60 darbesi aslında topluma karşı yapılmış bir darbedir
https://t.co/FCvwB6Y4KQ
Bugünün koşullarında kimse ölüm cezalarını savunacak değil. Fakat tarihsel bilgi çarpıt��lmamalı.
İddianamede ve yargılamada "Arapça ezan" konusu gündeme gelmişse de ceza buna dayanılarak verilmedi. "İmam hatipler" konusunda ise iddianamede tek bir suçlama dahi yoktu.
Yüksek Adalet Divanı'nın verdiği nihai mahkûmiyet ve ölüm cezası kararları (TCK 146 Anayasayı İhlal) şu edimlere dayanmaktadır:
- 15 kişilik Meclis Tahkikat Komisyonu'nun kurulması, bu komisyona olağanüstü yargısal yetkiler verilerek muhalefetin ve basının baskı altına alınması ve TBMM'nin fiilen bir parti grubu durumuna düşürülmesi.
- 28 Nisan'da İstanbul ve 29 Nisan'da Ankara üniversitelerinde gerçekleşen öğrenci gösterilerine karşı silah kullanılması, masum gençlerin ölmesine ve yaralanmasına sebep olunması.
- Hâkimleri ve üniversite öğretim üyelerini işten atma yetkisi veren kanunların çıkarılması, basına ağır cezalar getirilmesi ve toplantı ile gösteri yürüyüşü haklarının kısıtlanması.
- Kanuni bir dayanağı olmayan "Vatan Cephesi" teşkilatının kurulup faaliyet geçirilerek toplumun ikiye bölünmesi, vatandaşların partizan baskılara maruz bırakılması ve Devlet Radyosu'nun partinin propaganda organı hâline getirilmesi.
- Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler ve yolsuzluk iddialarıyla vatandaşların serbestçe seçim yapma haklarının kısıtlanması.
- Cumhurbaşkanlığı tarafsızlığı ilkesinin ve yemininin çiğnenmesi ve parti başkanı gibi hareket edilmesi, devlet birliğini bozmaya ve Anayasayı ilga etmeye cebren teşebbüs edilmesi.
Yargılama eleştirilebilir, karara katılmamak da mümkün. Ama verileri çarpıtmayınız.
Özgür Özel çıksa; “ne villası kardeşim! Kerpiç, sıvasız evlerde oturan evlatlarımızı katleden terörist başına ne villası ne statüsü verilecek! Onun statüsü terörist yeri de hücredir” dese. “Kürt kökenli yurttaşlarımızı bir terörist temsil edemez” diye eklese, % 55’le iktidar olur…
Ama belki de onu demeyeceği için o koltuğa oturtuluyor, Kemal Kılıçdaroğlu gibi…
@eczozgurozel@kilicdarogluk
Ben şunu anlamadım:
Dosyaları kapatmak için müdahale eden var da dosyaları kapatanlar kim? Hakim ve Cumhuriyet savcıları bu operasyonun ve soruşturmanın konusu olmalı bu durumda. Onlar neden yok? Ya da şimdilik mi yok?
35 yaşındayım, sicilim temiz. Bu ülkeye sadık ve onurlu bir yurttaşım. 100 metrekareden küçük 30 yıllık binada 20 bin lira kiraya 20 aylık bebeğim ve eşimle kalıyorum. Öcalan benden lüks yaşamak ne yaptı?
Henüz Anayasa dahi değiştirilmeden Ülke resmen iki resmi dile doğru evriliyor. Türk Milleti olarak bu ihanete dur demezsek, yarınlarda bu durum emsal teşkil edecek ve Lazlar, Gürcüler, Çerkezler ve diğer etnik kimliklerde aynı hakkı talep edecekler. Israrla tekrar ediyoruz, irili ufaklı tüm milli unsurlar bu ihanetin karşısında çelikten bir kale oluşturmalıdır. Milli söylemler milli eylemlere dökülmedikçe atı alan Üsküdar'ı geçecektir...
Söylem değil, eylem zamanıdır...
Türk genci “önünde bahçesi olan müstakil bir ev” almanın hayalini bile kuramazken hükümet onbinlerce insanın katili olan bir terör örgütü liderine “insani şartlarda” günlük hayatını sürdürmesi için bahçeli ev inşa etmiş. Daha trajik olanı terör örgütü lideri bu eve geçmeyi reddetmiş, çünkü kendisi statü istiyor.
Abdullah Öcalan’ın oldukça hak edilmiş bir statüsü var zaten. Terör örgütü PKK’nın lideri ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezas�� mahkumu. Bunun dışında hiçbir statü alamaz.
Oğlum, Can'ım oğlum görüyor musun beni annem?
4 yıldır senin çalışman gereken duruşma salonlarında ben adalet arıyorum yavrum.
Allah’ın izniyle size verdiğim sözü tutacağım annem. Seni, 6 aylık bebeğin ve eşinle enkaz altında bırakan, hayattayken son saniyelerinizi bebeğiniz için çırpınarak geçirmenize sebep olanlar hak ettikleri cezayı alacak inşallah. Neler yaşadı benim çocuklarım, neler yaşadılar o enkazın altında...
Ben dört yıldan bu yana sabırla adalet gelsin diye bekledim. Buradan yetkililere sesleniyorum: Lütfen sesimizi duyun. Cezalar olası kastla gelsin, bu acılara sebep olanlar üç beş yıl yatıp çıkmasın.
#EzgiApartmanıKararBekliyor
Esad’ı yıktılar, Şara’yı koltuğa oturttular, seçim propagandasını Suriye topraklarında yapıyorlar!
Bu acı tabloyu da “Türkiye kazandı” gazı vererek yutturuyorlar.
Bir insan kendini duvara çivileyerek nasıl intihar eder?
Ciddi bir kamu yönetimi (valilik) bunu nasıl açıklar?
Bir toplum bu kadar saçmalık karşısında nasıl sessiz, sorgulamayan, sessiz kalabilir?
Buraya ne oldu?