Özkan abi, çağdaşı olmaktan kıvanç duyulacak bir insandı. Anıları nesiller boyunca anlatılacak ve biz -hala hayattaysak- onun çağdaşı olmaktan onur duyacağız.
Onu, üç kelime ile anlatmak istesek “yılmaz,vakur ve samimi” derdik.
Hep senin bu dünyadan geçmişliğinden güç alacağız.
Yaşanan her hukuksuzlukta hukuksuzluk ilk defa yaşanıyormuş gibi tepki vermek anlamsız; hukuksuzluk bu ülke için artık bir norm.
Tüm tepkilerimiz norm olan hukuksuzluğu bitirmek üzerine olmalı!
Gaziantep Hayvan Barınağı ile ilgili iddialara ilişkin; @HakYasamak derneği yöneticileri Semra hanım ve Mehtap hanım 12/09/2025 günü saat 21.50’den 13/09/2025 günü 12.00’a kadar şikayet haklarını kullanmak için büyük bir mücadele vermiştir. Kolluk biriminin şikayet almamakta
tutanak tanzim edilmek suretiyle durum bir kez daha kayıt altına alınmıştır.
Hayvanların yaşam hakkına ve yurttaşların şikayet hakkına yönelik ağır ihlal içeren bu tutum karşısında hukuksal sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımı kamuoyuna deklere eder, iyi günler dilerim..
Gaziantep Hayvan Barınağı ile ilgili iddialara ilişkin; @HakYasamak derneği yöneticileri Semra hanım ve Mehtap hanım 12/09/2025 günü saat 21.50’den 13/09/2025 günü 12.00’a kadar şikayet haklarını kullanmak için büyük bir mücadele vermiştir. Kolluk biriminin şikayet almamakta
“Bakmak” ayrı “üstlenmek” ayrı olacak tabiki;
mantıksal hataları bir kenara bırakınca malumun ilanı haline geliyor Mustafa’nın söyledikleri;
kısacası “bakıyoruz” diyor..
Aylık ortalama 100 dosyaya bakan birinci derece bir hâkim veya savcının maaşı yaklaşık 120.000 TL’dir. Buna karşılık, ayda 400-500 dosyaya bakan hâkim ve savcıların da olduğu bilinmektedir.
2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre ise, ayda yalnızca üç ağır ceza dosyası üstlenen bir avukatın kazancı 144.000 TL’yi bulmaktadır. Elbette bu tutardan büro masrafları, vergi ve SGK primleri gibi giderler düşecektir. Ancak tüm kesintilere rağmen, ayda beş dosya alan bir avukatın geliri, 100 dosyaya bakan bir hâkim veya savcının maaşını aşabilmektedir.
Allah avukat meslektaşlarımıza daha çok versin, bunda elbette bir sakınca yok. Ancak bu tablo, hâkim ve savcıların mali durumlarının da ivedilikle iyileştirilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.
Türk Milleti adına karar veren Bağımsız Yargıç’a Hukuk İşleri Genel Müdürü’nün tavsiye kisvesiyle aba altında sopa göstermesine “Türk Tipi Yargı Bağımsızlığı” denir.
Sonunda uyarı şeklinde tavsiye yazısı yazdılar.
Arabuluculuk anlaşmalarına dair kaosa dönen icra edilebilirlik şerhi alma hususuna dair, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bir tavsiye yazısı hazırlayarak çekilmesiz iş olan icra edilebilirlik şerhine ilişkin başvurularda cevap dilekçesi, duruşma vs gibi işlemler olmadan dosya üzerinsen karar verilmesini tavsiye ederek
"İCRA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİ TALEBİNE DURUŞMA AÇILMAMASININ UYGUN OLACAĞINI”
Söyledi… buna da şükür…
“liyakatli” hakimlerin ortak özelliği gerekçesini yazamadıkları/bilmedikleri kararlar vermeleridir. Bu kez mesele Türkiye Hukuk Tarihi açısından da son derece önemli.
Yaz gerekçeni dört gözle bekliyoruz!
Gaziantep’te bir dernek tarafından “toplum mühendisliği icra edebilmek” maksadıyla tertip edildiği belirtilen ve katılımcılar tarafından “çocuk geline hayır” etiketleriyle paylaşılan bir “destek gecesinde”, kız çocuklarını gelinliklerle sahneye çıkarma fikri kime ait?
Geçtiğimiz günlerde konuşulan cezaevi vlogu kurum içinde de (Maltepe 2 Nolu) baya rahatsızlığa sebep olmuş ve bu yüzden avukatların telefon, cüzdan, anahtar gibi eşyalarını bıraktıkları giriş kısmındaki kutuları bugün itibariyle komple kaldırmışlar.
İHAM’ın 1980 yılında verdiği Artico v. İtalya, 2002 yılında verdiği Czekella v. Portekiz kararlarındaki tespitler bugün hala “Türkiye Zorunlu Müdafilik Uygulaması” açısından olağandır.
İflas eden zorunlu müdafilik uygumasını etkin hale getirmek tüm baroların ödevidir.
Barolar bu aralar zorunlu müdafiliğin ekonomik yönünü sürekli gündeme getiriyor ancak unutulmasın zorunlu müdafilik; avukatlar para kazansın diye değil şüpheli veya sanık etkin biçimde savunulsun diye var.