Hayatı karartılmış bir KHKlı daha intihar etti!
Sizler umursamayın daha!
Salihlili Ali Ülker, 51 yaş 2 çocuk babası
İngilizce matematik bölümünü bitirdi, KHK ihraç, 5 yıl hapis!
Psikolojisi dağıldı, hayata tutunamadı ve...
Dün kendini asarak son nokta!
Allah rahmet eylesin.
İttifak sürecinde birlikte ilçe başkanlığı
görevini yürüttüğümüz kıymetli yol
arkadaşımız, Avukat Yener Bey’in kendi
hukuk ofisi Parlak Hukuk Danışmanlık’ta
bizleri ağırlamasıyla yeniden bir araya
gelmek bizler için çok değerliydi.
Saadet, Gelecek ve Deva Partisi’nin
o dönemdeki ilçe başkanları olarak
dostluğumuzu aynı samimiyetle
sürdürüyoruz.
Çünkü mesele partiler değil; o partilerin
içinde yer alan karakterli insanların varlığıdır.
Ülkemizin asıl ihtiyacı da bu:
Samimiyetle çalışan, iyi niyetli
insanların çoğalması.
Şahsi çıkar peşinde koşanlar değil!
Gerçek değer katanlar çoğunlukta olsun!
@avyenerparlak@fshtaybar
ŞU İNSANLARA SAHİP ÇIKALIM...
Hepimizi savunuyorlar.
Ne gecesi var ne gündüzü avukatlık mesleğinin.
Hele ki şu son günlerde.
Hele ki bu rejimde.
Aynı sağlık emekçileri gibi. Nasıl ki pandemi zamanı sağlık profesyonelleri, doktoruyla hemşiresiyle, hastabakıcısıyla. laborantıyla, eczacısıyla, sağlık teknisyeniyle, ambulansçısıyla, gecelerini gündüzlerine katıp, hayatlarımızı "lanet olası o virüse" karşı savundularsa,
Bugün de avukatlar aynı şeyi yapıyorlar. 24 saat "hukuk nöbetindeler". Rejimin saldırılarına karşı yediden yetmişe hepimizi savunuyorlar. En kutsal haklarımızdan birinin, "savunma hakkımızın" bekçileri onlar. Kendileri de, zaman zaman şiddet görme pahasına.
#SavunmaHakkıKutsaldır
#AvukatlaraSahipÇık
Sincan cezaevindeyim.
Yürüyemeyen, ayakta duramayan, bir gözünü kaybetmiş, birçok hastalığı olan, ilacını içmek için plastik şişeyi açmaya gücü yetmeyen 80 yaşındaki masum bir annenin cezaevinde tutulduğu günler bayramsa, bayramınız mübarek olsun. @RTErdogan
@yankibuyuksezer Duruşma sırası size gelmişken çıkan o duruşma devam ediyor yazısı... bir türlü e duruşmaya bağlan butonunun çıkmaması... kalemi arasam mı ikilemi? Yokluğunuzda yapılan duruşmanın vermiş olduğu hayalkırıklığı..
24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/iT12Lgkxaj
Sayın Devlet Bahçeli’nin bugün meclis grup toplantısında söylediklerinin çeyreğini bir başkası söyleseydi, başta kendisi ve MHP’liler tarafından terörist ve vatan haini ilan edilirdi. Bu sebepten dolayı da MHP Genel Başkanı olarak ortaya koyduğu cesur ve barıştan yana çıkışı sebebiyle tebrik ediyorum.
Evet, ülkemizde sorunlar maalesef hukuk devleti çerçevesinde ve demokratik teamüller işletilerek değil kişisel çıkışlar ve ani siyasi değişimlerle çözülmeye çalışıyor ve bu yöntem memleketin faydasına sonuçlar doğurmaya elverişli olmuyor. Çünkü tartışmalar çok yüzeysel, genelde sorunların temel sebepleriyle yüzleşmeden sonuçlarını ortadan kaldırmaya odaklı oluyor.
Evet, Türkiye hiç olmadığı kadar aşırı milliyetçi ve güvenlikçi, otoriter bir iklime savruldu. Böyle bir iklimde Sayın Bahçeli’nin bugün söylediğinin binde birini söylemiş olanlara bu ülkede terörist muamelesi yapıldı, her türlü hakaret ve tehdit bizzat MHP’liler tarafından ve son yıllarda ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı tarafından da edildi.
İnsanlar hukuki dayanaktan yoksun içi boş davalarda yok yere yıllarca hapis yattı ve hâlâ yatıyor.
Ama barış umudunu, evlatlarımızın dağlarda birbirini boğazladığı on yılların sona ermesi umudunu, ülkemizin tüm enerjisini tüketen bu lanet terör belasının son bulması umudunu yaşatmak ve ülkemizde iç barışı tesis etmek ve çoğulcu demokratik Türkiye idealini canlı tutmak hepimizin asli sorumluluklarının başında geliyor, gelmeli.
Unutmamak gerekir ki terör yoktan doğmadı. Maalesef pek çok insanın on yıllardır anlatmaya çalıştığı ama bugün Öcalan’ı TBMM’ye davet edenlerin ısrarla reddettiği tarihi, sosyal, hukuki ve siyasi zemini görmezden gelemeyiz.
Asıl yapılması gereken terör örgütü liderini baş tacı ederek meclise davet etmek veya illegal metotları masumlaştırmak değil, kişilerden bağımsız bir biçimde başta Kürt meselesi olmak üzere, Türkiye'nin temel sorunları ile ilgili ısrarla sürdürülen yanlışlarımızla yüzleşerek çoğulcu demokratik hukuk devleti bilinci içinde tüm bu sorunlara eğilmektir.
İnsanların sosyal medyada paylaşım dahi yapmaya korktuğu, ağzını açana terörist damgasının vurulduğu, yüz binlerce insanın terör örgütü soruşturmalarında perişan edildiği bir ortamda; ifade hürriyetinin, basın hürriyetinin, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hürriyetinin hiç olmadığı kadar kısıtlanmış olduğu; insan haklarının, hukuk devletinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin askıya alındığı bir ortamda siz kalkıp PKK terör örgütü liderini TBMM’ye davet ediyor ve “Umut Hakkı”ndan yani Öcalan’a af getirilmesinden bahsediyorsunuz.
'Kürt sorununun' çözülmesi ve çoğunlukçu tek kimlik dayatmanın terk edilmesi, Türkiye için hayati bir konudur. Bunun için önce korkularımızla samimi olarak yüzleşmemiz gerekir. Bu konuda atılmış her türlü samimi adım ve söylenmiş her hakkaniyetli söz değerlidir. Ama bunun yolu çoğulcu bir demokratik kültür ve anayasal düzen inşa etme sorumluluğunu da ortaya koymaktır. Vatanseverliğin gereği de budur.
Farklılıkları tek bir kimlikte eritme çabası on yıllarca netice vermemiş, büyük kötülüklere ve acılara yol açmıştır. Hedef sadece anlık siyasi pozisyonlarla asıl meseleyi sümen altı edip günü kurtarmak değil, demokratik hukuk devletini mümkün kılıp, devleti tüm vatandaşlarının yurdu haline getirmek olmalıdır.
Evet, bugün Sayın Bahçeli’nin yaptığı cesur ve takdire şayan çıkışın altı demokratik hukuk devletinin inşası için somut adımlarla doldurulamazsa ve konjonktürel bir kandırmaca olursa, yine sorunlar çözümsüz kalıp bir başka bahara ertelenmek zorunda kalır.
Fakat barış ve kardeşliğimizi yeniden tesis edecek, Türkiye’yi tüm farklı kimlikleriyle hepimizin evi yapma niyeti ve iddiası taşıyan her türlü samimi adımı ve sözü kıymetli buluyor ve Sayın Bahçeli’nin bugün yaptığı çıkışı, Öcalan'ın TBMM'de konuşma yapmaya davet edilmesi gibi uçuk bir talep hariç, şayet altı somut adımlar ve doğru hukuki düzenlemelerle doldurulursa, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olma yolunda bir fırsat olarak değerlendiriyorum.
@Mehmetali_Onel Eşim sabah bu videoyu bana gönderdi.. o saatir kendime gelemedim.. 2,3 blok ötede oturuyoruz. Zavallı hayvanın başına gelen bu olay benim 30 aylık oğlumun başına da gelebilirdi.. şimdi bunun adı cinayet mi? İhmal mi? @Mehmetali_Onel
. @umitozdag, destekçileri ve onu kopyalamaya çalışan siyasi türevleri biraz dinleseler de belki vicdan ve ahlak nedir, merhamet ne manaya gelir, bu annemizden biraz nasiplenirler...
İnsanlıktan çıkmış vahşilerin yanında bu cinayetin sorumluları, zihinleri kundaklayan ve tüm yabancıları devamlı hedef gösteren ırkçı nefret tellalları ile oy uğruna toplumsal gerginliği körüklemekten geri durmayan muhalefetin bir bölümüdür.
Mesnetsiz bir biçimde 'işgal, 15 milyon işgalci’ sözleri ile bilinçli olarak insan vasfını yok yasan propagandayı sürdüren ve sığınmacıların işlediği iddia edilen suçlarla ilgili haberlerin aslını dahi araştırmadan genelleme yapan, suçun şahsiliğini gözardı eden ve yangına körükle koşan çok takipçili kişilerin de bu cinayette ve diğer saldırılarda payı var.
Ve elbette bu ürkütücü gidişatı görmezden gelen iktidarın politikasızlığı.
Sadece utanç verici…
CHP iktidar olsaydı ve bir polis, İsrail protestosunda örtülü bir genç kızı tokatlasaydı, İslamcılar sokağa dökülmüştü.
Fatih Camisi, tekbirlerle yıkılıyor…
Ayasofya beddualarla inliyordu.
İsrail’le ticari ilişkiyi sürdüren AK Parti olunca koca bir “tıss” sesi geliyor.