Adalet Mülkün Temelidir Derneği nedir?
24 Nisan 2026 tarihinde İzmir’de düzenlenen
“TBMM’de Öcalan Komisyonu Ne Yapıyor?” panelinde, derneğimiz saymanı Av. Yıldırım Çavuşovalı açılış konuşmasında bu soruya açık bir cevap verdi.
Derneğimizin amacı;
Türk’ün hakkını ve hukukunu,
fedakarca ve cesaretle savunmak,
Müdafaa-i Hukuk ruhunu günümüzde yaşatmak ve temsil etmektir.
@YCavusovali
"Türkçülük, Türk olmayan milletlere düşmanlık değildir. Türkçülük, başka bir milletin aleyhine bir hareket değildir. Türkçülük emperyalizme, zulme, istibdada, cehalete, fukaralık ve sefalete karşı bir mücadeledir." #HasanFeridCansever#3MayısTürkçülerGünü Kutlu Olsun! 🇹🇷
Türk dünyasının ortak hafızasında yer eden bu anlamlı günde;
3 Mayıs 1944’te yargılanan Hüseyin Nihal Atsız başta olmak üzere, tabutluklara konulan tüm Türkçüleri saygı ve rahmetle anıyoruz.
Türk milliyetçiliğinin temelleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu milli devlet anlayışıyla vücut bulmuş; milletimizin bağımsızlık iradesiyle kökleşmiştir.
Bilinmelidir ki;
“Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik.
Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık.
Tarihte Türk’tük, halde Türk’üz, istikbalde de Türk olacağız.”
3 Mayıs Türkçüler Günü kutlu olsun!
Türk Çocularının, Türk Vatanının sokaklarında, okullarında, evlerinde güven içinde yaşadığı, çocuk işçi adı altında sömürülmediği ve iş cinayetlerine kurban gitmediği bir Türkiye için;
Atatürk’ün Yolunda Türk Milletinin Egemenliği Sonsuza Kadar Kutlu Olsun 🇹🇷
#UlusalEgemenlikveÇocukBayramı 🇹🇷
Nerede Kalmıştık…
Daha önce 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ile gerçekleştirdiğimiz panellerimize Yenibinyıl Derneği’nin de katkılarıyla daha güçlü devam ediyoruz.
24 Nisan Cuma
Saat: 20.00
İzmir Konak Belediyesi
Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi
@yenibiny@21yyte@umitozdag@suheylbatum@turkdegs
23 Nisan; milletin kendi kaderine sahip çıktığı, iradesini ortaya koyarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığı tarihi bir dönüm noktasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün; geleceğimizin teminatı olan nesillere duyulan güvenin en güçlü ifadesidir.
Çocuklarımızın; milli değerlerine bağlı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yarınlarımızı inşa edeceğine olan inancımız tamdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
M. Amiral Prof. Dr. Cihat Yaycı’yı Sakarya’da misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduk.
Serdivan’da düzenlenen kitap fuarında gerçekleştirdiği kıymetli söyleşi ve imza programı öncesinde ve sonrasında, engin bilgi ve tecrübelerinden istifade etme imkânı bulduk. Ortaya koyduğu vizyon ve değerlendirmeler, bizler için son derece ufuk açıcı oldu.
Kendisiyle yeniden bir araya gelmek üzere, 24 Nisan’da gerçekleştireceğimiz panelde buluşmayı temenni ediyor; Sakarya’dan sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. @turkdegs
Türk Polis Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası vesilesiyle; milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm emniyet mensuplarımızı yürekten kutluyorum.
Bu vesileyle, görevini büyük bir onurla sürdüren yakın dostlarım ve kıymetli aile fertlerim başta olmak üzere tüm polislerimize sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum.
Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Polis Haftası kutlu olsun. 🇹🇷
#PolisHaftası #181Yıl
Hukukun üstünlüğüne inanan, adaletin tesisi için emek veren tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü’nü kutluyorum.
Savunmanın onurunu taşıyan bizler; sadece bir mesleği değil, hakkın, hukukun ve vicdanın temsilini üstleniyoruz. Zor şartlara rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyen tüm avukatlara saygıyla…
Avukatlar Günü’müz kutlu olsun.
#5NisanAvukatlarGünü
Bugün 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü.
Adalet Mülkün Temelidir Derneği olarak; otizmli bireylerin eğitimde, sosyal hayatta ve hukuk önünde eşit ve adil bir geleceğe kavuşması için yürütülen tüm çalışmalara bizzat destek vermeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Otizm bir eksiklik değil, farklılıktır.
Bu farklılığı anlamak ve korumak ise toplum olarak ortak sorumluluğumuzdur.
#DünyaOtizmFarkındalıkGünü
#OtizminFarkındayım
Ulusların tarihsel sürekliliği, yalnızca maddi varlığını muhafaza etmesiyle değil; idrakini, dilini ve hakikatle kurduğu ontolojik irtibatı sürdürebilmesiyle mümkündür.
Çöküş, çoğu zaman anlamın aşınması, kavramların içinin boşalması ve tefekkürün yerini tekrarın almasıyla içeriden başlar.
Ulus Platformu, tam da bu epistemik çözülmeye karşı bir müdahale olarak tebarüz ediyor.
Zira cehalet, salt malumat eksikliği değildir, varlığı kavrayan algının körelmesidir.
Sefalet, yalnızca iktisadi bir yoksunluk değildir, insanın kendi imkânını idrak edemeyişidir.
Karanlık ise ışığın yokluğu değildir, hakikatin sistematik biçimde perdelenmesidir.
Meselemiz, Türk milletini bir retoriğin nesnesi kılmak değil aksine onu yeniden düşünen, bilen ve eyleyen bir özne olarak tahkim etmektir. Bu da ancak aklın disipline edildiği, hafızanın ihya edildiği ve hakikatin konforu değil bedeli göze alınarak savunulduğu bir zeminle mümkündür.
Zira bir millet, kendisi üzerine yeniden düşünmeyi göze alabildiği ölçüde var olur.
İşte tüm bu kaygılarla bir araya geldiğimiz bu fikir platformunun ortaya çıkmasında öncülük eden başta kıymetli ağabeyim @Alidincercolak ve dostum kardeşim @srfgul81’e teşekkürü bir borç bilirim.
Yine platform fikrini birlikte olgunlaştırıp yola çıktığımız kıymetli kardeşlerim dostlarım @AvYucelTercan@mustafagundgd@yusufksoy’a da sonsuz şükranlarımı sunuyorum var olsunlar.
Tabi bu fikirle yola çıktığımızda kapısını ilk çaldığımız isim irfanımızın mimarlarından @Adnanisl oldu, kıymetli katkıları, ağabeyliği ve engin tecrübesiyle bize gençlik yıllarımızın şevkini yeniden kazandırdı. @BartuSoral’ a “abi biz böyle bir şey yapıyoruz ne dersin?” dediğimizde her zamanki enerjisi ve katkılarıyla yolumuza yoldaş oldu. @ArslanBulut9 tüm yoğunluğuna rağmen bizleri kırmadı müthiş bir ilk yazıyla soframıza şeref verdi. @saral65 için yakın tarihin belkide ilk elden şahidi demek abartı olmaz tarih yazılırken o hep oradaydı, fikri ona açtığımda hiç tereddüt etmeden hayranı olduğum o müthiş entelektüel dünyası ve tecrübesini zevkle bizimle paylaşması karşısında söyleyeceklerim az kalacaktır. @Servet_Avci abi tıpkı Adnan abi gibi yürüdüğümüz, güldüğümüz, heyecanlandığımız, kızdığımız, kırıldığımız yolların mimarlarından, Servet abiyle bir masada iki demli çay içmek bile bizi uzun ve onurlu hülyalara daldırırken onun bu yolda tüm külliyatını bizlere açması özellikle benim için büyük ve kutsal bir lütuf. @TimucinKodaman hocam benim örnek aldığım ve ardımda dağ var gibi hissettiğim kıymetli ağabeyim fikri hemen kabul etti ve şeref verdi. @abdullahakal kardeşimi çok uzun zamandır takip ediyordum bu zamana kadar Türk Milleti için başardıkları ortaya koyduğu projeler ve sahip çıktğı kimlik her Türk Vatandaşı için bir onur kaynağıdır, platform fikrine hemen cevap verdi hatta kıymetli tarihçi sevgili @emreyukselen ile de bizleri bir araya getirdi bize de her ikisiyle birlikte aynı gök altında olmanın onuru ve hazzı kaldı. @AvLt75862282 sevgili dostum Türk Milliyetçiliği davasının sarsılmaz neferi bizlere güç verdi. Sevgili @onuraydinnet inanılmaz yoğunluğu içinde hiç düşünmeden varım dedi hep var olsun şeref verdi. Sevgili dostum @selcukerenerol tüm nezaketiyle hemen karşılık verdi varlığı hem büyük bir mutluluk hem de özellikle benim için onur kaynağı. Veee sevgili kardeşim @halildogruoz nezaketi, kültürü, kalemi ve o muhteşem ruhuyla gönülleri aydınlatan adam gibi adam iyi ki varsın iyi ki bizimlesin.
Katkı sağlayan emek veren tüm dostlara sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
Hamiş: Daha sonra aramıza katılacak dostlarımızı da soframızda heyecanla beklemekteyiz var olsunlar, Türk Milleti Var Olsun!
Unutmayın, Türk Uludur ve Atatürk Kaybetmez 🇹🇷
https://t.co/gXLAizZp48
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır.
Madde 4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Ulus Platformu, Anayasa’ya bağlılık yeminlerinin çiğnendiği, 4. Madde’nin kaldırılıp 1., 2. ve 3. Maddelerin değiştirilme hayallerinin gerçeğe dönüştürülme hazırlıklarının ayyuka çıktığı ve etnik bir şımarıklığın, etnik bir küstahlığın, etnik bir ihanetin, etnik bir faşizmin sokaklarda kol gezdiği, güvenlik politikalarının askıya alındığı bir dönemde, Anayasa’nın 1-2-3 ve 4. Maddelerine, Cumhuriyetin kuruluş fikrine, yıkılan bir imparatorluğun ayakta kalma iradesiyle kan ve irfanla kurulan cumhuriyete, Cumhuriyetin kurucu önderi Atatürk’e bağlı, İsmail Gaspıralı, Hüseyinzâde Ali, Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve cümle Türk milliyetçiliği entelektüel silsilesini takip eden, bin yıllık tapulu sınırlarımızın sonsuza kadar Türk vatanı olarak var olması idealine adanmış ve inanmış bir fikir platformudur.
Ulus Platformu, siyaset, ekonomi, dış politika, sanat, edebiyat, spor ve dahi Türk’e dair, memlekete dair her ne var ise politik angajmanlarda azade olarak, Namık Kemal’in sözleriyle; müsademe-i efkâr platformudur, umulur ki hakikat doğar.
Ulus Platformu olarak katkı veren her isme teşekkürü borç biliriz.
Bu Meclis ne huzur bırakır, ne de millî birlik…Ancak ülkeyi adım adım iç savaşa ve bölünmeye götürür... Eğer vekiller, ‘etnik fanatizm’e sarılıp, yıllarca silah olarak kullanmak istedikleri milliyetlerini fırsatı buldukça Türk düşmanlığına yöneltirlerse, bunun sonucu kesinlikle savaştır...
*** Vekiller devletin zayıfladığını gördükçe, içlerindeki kini kusmaya başladılar... Batılı dostlarının koruması altında bildikleri bütün ihanet türlerini gerçekleştirdiler... Türk milletinin gözünün içine baka baka, milliyetlerinin ve inançlarının ‘yüzlerce yıllık intikam’ını almaya çalıştılar...
*** Adam İzmir’den milletvekili seçilmiş ama Rum kökenli... Meclis’e gelir gelmez, kendisi gibi bazı Rum kökenli milletvekilleriyle ‘gayriresmi Rum grubu’ kurmuş, kimsenin haberi yok!.. Bu milletvekillerinden birisi Rum gazetelerine yazılar göndererek, bizim vatandaşlarımız olan Rumların gerçek vatanlarının Yunanistan olduğunu iddia etmiş… Böyle hain dolu bir Meclis’e sahip olan devlet ayakta kalabilir mi?
***
Meclis’te sadece bölücü Rumlar yok, yasadışı Ermeni terör örgütlerine üye milletvekilleri de var... Hatta içlerinden birisi ’banka basmak’tan sabıkalı bir teröristtir... Bunlar ülkede karışıklık çıkarıp, Batı’nın desteğini arkalarına alarak Doğu Anadolu’da özerk bir yapı kurmak için çalıştıklarını bildiğimiz tipler...
*** Devlete değil, siyonizme hizmet eden, artık emellerine ulaşmalarının vakti geldiğine inanan ve İstanbul’a bu amaçla büro açmış o dört Siyonist milletvekilini barındıran Meclis’e güvenilebilir mi? Her etnik grubun kendi menfaatleri doğrultusunda çekiştirdiği devlet parçalanmaz mı?
*** Kanun ve yönetmeliklerin nasıl ilân edileceği konusu Meclis gündemine gelmişti... Bazı milletvekilleri bu ilânın sadece Türkçe yapılmasına itiraz ettiler... Aslında iyi niyetliydiler!.. ‘Halkımızın daha iyi anlaması’ için her bölge ve her etnik grup için tercüme edilerek, birlikte ilân edilmesini teklif ettiler... Asıl adı Ohannes olan bir Erzurum milletvekilimiz bu grubun öncülüğünü yaptı…
*** Bu Meclis öyle büyük ihanet potansiyeli taşımaktadır ki, bir Aydın milletvekili 300 bin Rum’un zorla göç ettirildiğini söylemiş, Tekirdağ milletvekili de onu doğrulamıştı... Trabzon milletvekili ise bu ‘sürgün’ün çeteci yöntemlerle ‘canice’ yapıldığını bu Meclis çatısı altında dile getirmişti...
*** Bütün bunları söyleyenler hep ‘sûret-i hak’tan gözüktüler... Adana’dan gelen ve asıl adı Hamparsum olan Ermeni kökenli bir milletvekilimiz, kavimlere göre dernek kurulmasını yasaklayan kanun maddesine şöyle itiraz etmişti: Düşünce özgürlüğü zarar görür. Eğer ırk ve cinsiyet esaslı siyasî örgütlerin kurulmasına izin verilmeyecek olursa, toplumun değişik unsurları gizli örgütler kurmaya teşvik etmiş olunur...” Ne kadar da iyi niyetli değil mi?
*** İçlerinde sakladıkları tarihî kinlerini, ‘Türk’ zayıf düştükçe kusanlar, bu Meclis’i adeta ‘ihanet odağı’ hâline getirmişlerdir…
Hoşgörüden faydalanarak, başka topraklarda benzeri görülmemiş bir himayeye sahip olanlar, asıl kimliklerine dönerek, onulmaz bir nankörlüğe yeltenmişlerdir... Bağımsızlık yolunda özerklik arayışları, Türkçe’nin yanına başka ‘resmî dil’ ekleme çabaları hep bu ihanet taktiğinin incelikleriydi…
Onun için bu Meclis ülkeyi selâmete değil, sadece isyanlara, iç savaşa ve parçalanmaya götürebilirdi… Öyle de oldu…
***
Yanlış anlaşılmasın... Sözünü ettiğimiz TBMM değil, Meclis-i Mebusan... Söz konusu milletvekilleri yani mebuslar ise Yorgo Boşo Efendi (Serfice), Yorgaki Artas Efendi (Selanik), Krikor Zohrab (İstanbul), Kozmidi Efendi (İstanbul), Ohannes Serengülyan (Erzurum), Hamparsum Muradyan (Kozan), Karakin Pastırmacıyan (Van), Emmanuel Karaso (Selanik), Yuvanidis Efendi (Trabzon) ve ismini sayamayacağımız onlarca milletvekili… Çok şükür bugün böyle bir risk görünmüyor!..Türkçe üzerinde bir tek kem göz yok!.. Üniter yapımız taş gibi!.. Dolayısıyla Meclis-i Mebusan’ın kötü hatıraları üzerinden, kendi geleceğimizle ilgili endişeye kapılmanın âlemi hiç yok!..
18 Mart 1915, Türk Milletinin destanlaştığı, Türk kanının ve iradesinin gereğini şanla şerefle yerine getirdiği kutlu bir tarihtir. Bu vesileyle #18MartÇanakkaleZaferi’ni kutluyor başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere bu zaferi tarihe altın harflerle yazmış olan Türk Milletinin şanlı şehit ve gazilerini rahmet ve minnetle anıyoruz.
“Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın”