Dün, Eskişehir TUSAŞ Motor Sanayii fabrikasında yangın çıktı.
Dün, Ankara’da TUSAŞ'a ait eğitim helikopteri düştü: Emekli albay pilot yaşamını yitirdi, Hava Kuvvetleri personeli binbaşı yaralandı....
AYNI GÜNDE İKİ KAZA.. RASTLANTI MI, MESAJ MI?
Deniz Göktaş'ın yaptığı şakalar nedeni ile tutuklanması yıllarca yasakları, yoksulluğu, ve yolsuzluğu kaldıracağız diye iktidar olanların turnusol kağıdıdır. Yasakların yasaklandığı günlerde kötü bir 2020 li yıllar anısı olarak yıllarca hatırlanacaktır...
Gülistan Doku'nun katilinin, Valinin oğlu olduğuS, valinin kanıtları ortadan kaldırdığı iddialarını 6 yıl önce gündeme getirilseydi, kimileri şöyle yazacaktı.
Devlet düşmanı...
Devletin valisini nasıl suçlarsın?
Devleti itibarsızlaştırmak için seni kim görevlendirdi?
Bu iddiaları makatından mı uydurdun?
Sen kimin adamısın?
Sen takipçi kasmak için mi bunları uyduruyorsun?
Suçlamalara ekleme yapabilirsiniz...
Kahramanmaraş saldırısı ile sorular sormak anlamadan itirazla ve küfürle karşılanıyor. Sorulan soruları saldırganı aklamak, kollamak gibi anlaşılıyor. Aklı başında kim saldırganı savunabilir.
Saldırganın saldırıdan sonra silahları tuvalete saklaması, okuldan kaçmaya çalışırken yakalanması ve etkisiz hale getirilmesi... Bu sırada bir veli tarafından bıçaklanması...
Valinin saldırganın intihar ettiğini açıklaması, babasının eski polis diye açıklanması sizi rahatsız etmiyor olabilir. Ancak bir vatandaş ve gazeteci olarak aklıma gelen soruları sormaktan rahatsız olanlara da söylenecek şudur.
Baba eve geliyor ve silahlarının oğlu tarafından alındığını görüyor ardından silah seslerini duyunca okula koşuyor. Yani saldırı anında baba okulda. Bıçaklandığında okulda.. Saldırganı bıçaklayan şahısla emniyet müdürü tanışıyor mu? Bu soru neden birilerini rahatsız ediyor?
Babanın geçmişi de hiç masum değil... Meslekten ihraç edilmiş. Sonra bir yolu bulunarak mesleğe geri dönmüş. Kimin döneminde geri döndü ve geçmiş siciline rağmen 1. sınıf emniyet müdürlüğüne kadar yükseltildi.
Her emniyet müdürünün evinde 7 silah, yüzlerce mermi ve şarjör bulunur mu?
ülkedeki en problemli, en kontrolsüz kesimlerden biri de idareci çocukları. vali çocuğu vali kadar yetkili. milletvekili çocuğu dokunulmaz. belediye başkanı çocuğu general gibi takılıyor. tam bir üçüncü dünya ülkesi bürokrasi şımarıklığı. bu rezilliğe bir son verilmeli artık.
Timur Soykan: Bizim Milli Eğitim Bakanımız ne yapıyor biliyor musunuz? Bir okula güvenlik temin etmek, bir öğün yemek vermek... Bunlar onun gündemi değil. Onun gündemi tarikatları okullara doldurmak...
Okullara güvenlik bulamıyorlar ama imam buluyorlar...
Üç yıl önce Malatya deprem bölgesinde yıkıntılar arasında, çadır yerleşimlerde, değerli arkadaşım Nasuh Mahruki ile incelemeler yaparken, mor çatı kadınlar derneğinden aldığım bilgiler doğrultusunda, depremden kurtulan küçük çocukların kaçırılmış olabileceğinden söz etmiştim.
Savcılık bunu ihbar kabul ederek soruşturma açacağına, yanlış bilgilendirme diyerek beni gözaltına almıştı.
Bugün gün yüzüne çıktı ki 6 Şubat depreminde 55 çocuğumuz kayıp.
Ayıkla pirincin taşını.
Kim suçlu kim suçsuz?
Bu çocuklarımız nerede?
İstanbul’da her an deprem olabilir sözü 26 yıl pompalandı.
Orman alanları, kırsal kesimler, dere yatakları, su toplama havzaları yapılarla doldu.
Elinde 10 ile 25 milyon TL parası olanlar yeni, sağlam yerde yapılmış sağlam konutlara taşındılar.
Aylığı 20 bin olan emekli ile 28 bin TL olan dar gelirler ne yapsın?
Artık milletin sorunu; deprem olmaktan çıktı , beslenme karnını doyurma sorununa evrildi.
Bu da güncel Türkiye’nin gerçek durumu.
Uluslararası Adalet Divanı (@CIJ_ICJ)’nın “İsrail Soykırım yapıyor” ara kararından sonra, BM Filistin Araştırma Komisyonu da “İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığını” tescilledi.
ICJ ve CoI kararlarından sonra, İsrail’e ASKERİ yaptırımların uygulanması için hukuki zemin de varolduğu halde bahane üreten devlet, şirket, STK vb. yapılar da suça ortaktır.
BM’nin SOYKIRIM’ı tescilleyen raporuna dair basın açıklaması şu saatlerde Cenevre’de devam ediyor.
ABD Sağlık Bakanı Robert F Kennedy Jr, çocuk doktorlarının ilaç şirketlerinden büyük ikramiyeler aldıkları için aşıları zorladığını ifşa etti.
RFK Jr, aşıları reddeden hastaların, primlerine ilişkin yüzdelerini bozacağı için çocuk doktorlarının muayenehanelerinden atılacağını söylüyor
"Çoğu çocuk doktorunun gelirinin %50'si aşılardan geliyor.
Blue Cross ve diğer sigorta şirketlerinin çocuk doktoruna prim ödediği bir yapı var.
Örneğin, müşterilerinin %95'i tam aşılı. Doktorlar çok büyük primler alıyorlar. On binlerce dolar olabilir."
"İşte bu yüzden çocuk doktorusun. 'Aşıları yavaşlatmak istiyorum' veya 'biraz farklı bir program istiyorum' dersen, çocuk doktorun seni muayenehanesinden atar."
1. Türk Ceza Kanunu – Madde 264 (Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma)
Madde 264– (1)
“Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmî elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”
Madde 264– (2)
“Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.”