Nizamettin efendi ! Sana farkli bir cavap yazmak isterdim ama sen buna değmezsin ve anlamazsında..
Öyle dandik resimler yaparak fazla dikkat çekemesin, ancak cahilliğini perçinlemiș olursun. Resim yapmak sanatçıların işidir sen bırak onu. Sen arka tarafının fotoğrafını çekip paylaş daha çok ses getirir, daha da çok konuşulursun. Böyle kendi kapasitene uygun, kendine yakışan şeyler yap..
@HyamanKurd Adem coban pkkli apocu biri. Onun vb butun ppkli gazetecilerin tek gorevi mevcut kazanimlari taslayip, zayiflatmak , algi operasyanu.
Bu onursuzlardan baska da birsey beklenmez.
Gülistan abla, @gulistankilick Kürd halkının oylarıyla Meclis'e girmiş, Kürd iradesiyle vekil seçilmiş isimlerdendir. Rojava'daki Kürd kardeşlerimizin yaşadığı ağır insani krize karşı neden bu kadar sessiz? Gazze için BM'ye çağrı üstüne çağrı yapanlar, uluslararası konvoylar, "derhal müdahale" naraları atanlar, aynı enerjiyi Rojava için neden bir kez olsun göstermiyor?Bugüne kadar tek bir Filistinli yetkili, tek bir Filistin örgütü Rojava için "ambargo kaldırılsın, yardım ulaşsın" diye uluslararası bir çağrı yaptı mı,yapmadı. Rojava'da Kürd çocukları soğuktan, açlıktan, ilaçsızlıktan can verirken, Türk devleti yardım tırlarını engellerken siz neredeydiniz? Neden o meşhur insani yardım engellenemez üslubunuzla BM'ye Rojava'ya abluka uygulanıyor, yardım konvoyları geçsin diye seslenmediniz? Çünkü o zaman mesele Kürd oluyordu. O zaman uluslararası toplumun gözü önünde Kürd bebekler donarken uluslararası hukuk birdenbire unutulan bir kavram haline geliyordu.Filistin'e gönderilen yardımların büyük kısmının Hamas tarafından yağmalandığını, sivillere değil tünellere, silahlara, militanlara aktarıldığıda sır değil. Ama siz hala "Filistin'e yardım gemilerine müdahale" diye ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Peki Rojava'ya giden o yardım tırlarına vurulan ambargoya neden sessiz kaldınız. Neden o gemilerden bir tanesini bile Rojava'ya yönlendirmek için çağrı yapmadınız. Çünkü o zaman iş Kürd davası'na geliyor ve Filistin seviciliğinizin sınırları anında daralıyor.Kürdler tarih boyunca Filistin davasına en samimi desteği veren milletlerden biri oldu. Karşılığında ne aldık? Hiçbir şey. Tek bir Filistinli yetkili Rojava için kardeşlik demedi, dayanışma demedi, abluka kalksın demedi. Aksine birçok Arap ve Filistin çevresi, Rojava'daki Kürd özerkliğini bölücülük olarak görüp Türkiye ile aynı safta durdu. Dayanışma tek taraflı olmaz. Gazze'deki krizi kınarken Rojava'daki Kürd kadınların, çocukların, yaşlıların yaşadığı dramı da aynı kararlılıkla kınamak zorundasınız. Yardım engelleniyorsa nerede olursa olsun engellenemez. Abluka varsa nerede olursa olsun abluka kaldırılsın. Ama siz tercihinizi yaptınız, sadece Filistin üzerinden prim toplamak, Rojava'daki Kürd açlığına, soğuğuna, ambargoya sırt döndünüz.Bu tavır ne Kürd halkına ne de vicdana yakışıyor. Kürd oylarıyla gelenler önce kendi halkının çığlığına kulak versin. Rojava'daki abluka ve yardım engellemesine "uluslararası hukuk ihlali" desin. Sonra Gazze'ye de seslensin. Ama önce kendi evinin yangınını görsün.
@ma_ne_bese@HifzullahKvspv Yalan soylemek onlarin politikalarinin bir parcasi. Hic bir zaman durust davranmadilar.
Bu yalanlari da ancak; dillerinin, haklarinin, bolgelerinin hatta varliklarinin hice sayilmasini goremeyen, yanlarindaki kor ve sagir muritlerem yutabilir.
Mazlum Abdi itiraf etti. Levhada Kürtçenin olmamasını kabul etmiş
Haseke Adliye Sarayı levhasında Kürtçenin olmamasını Mazlum Abdi (@MazloumAbdi) ve Haseke Valisi Nuredin İsa kabul etmişler. Mazlum Abdi, Kürtlerden bu konudaki protestolarını durdurmalarını istiyor.
Rojava ve Mazlum Abdi hem Şam hükümeti hem de Bahçeli ve Öcalan tehditleri altındayken tüm hatalarına rağmen kendilerine destek verdik.
Şunu açıkça yazmak artık farz oldu:
..:: 1. Mazlum Abdi çok yeteneksiz ve kötü bir askeri komutandır. Şam hükümetinin saldırıları karşısında teslim oldu ve bilerek, savaşmadan kendi savaşçılarını hem esir düşürdü hem de öldürttü. Sadece Rakka ve Dêrezor’u değil, Haseke ve Kobanê’yi de savaşmadan teslim etti.
..:: 2. Mazlum Abdi siyasi lider hiç değildir. Önüne çıkan en küçük olayda kendisi, kendisine bağlı savaşçılar, kendisine bağlı emniyet güçleri ve kendisine bağlı Haseke Valisi felç oluyorlar. Sürekli Kürtlerden gösteri yaparak durumu düzeltmelerini bekliyor.
..:: 3. Mazlum Abdi ve Öcalan’a bulaşmış insanların Rojava Kürdistan Bölgesi’nde bir köyü bile yönetmeleri mümkün değildir.
..:: 4. Bizzat Mazlum Abdi ve Ahmed Şara arasında imzalanan 29 Ocak Anlaşması’na göre Haseke Valisi Kürt oldu. Vali demek Haseke’de askerler, polisler ve tüm devlet kurumlarının hakimi olmak demektir. Ama Haseke Valisi Nuredin İsa (@NuraldienAhmad) da aynen Mazlum Abdi gibi yeteneksiz, beceriksiz, yetkilerini Kürtlerin lehine kullanmayan basit bir memurdur. Mazlum Abdi kendisinden daha yeteneksiz birini Vali olarak önerdi ve Suriye lideri Ahmed Şara da kabul etti. Bu konuda da günahkar olan Mazlum Abdi’dir çünkü o Valiyi kendisi önerdi.
..:: 5. Haseke Adliye Sarayı levhası meselesini bizzat Kürt Vali Nuredin İsa halletmeliydi. Bu mesele sivillere ve halkın gösterilerine bırakılmamalıydı. Bölgenin askeri gücü Sipan Hemo (@SipanHemoo) ve Valinin elindedir. Bölgenin emniyet güçleri Mehmûd Xelîl (@MehmudXelilEli) ve Valinin elindedir. Kürt Vali, Kürt askeri komutan, Kürt emniyet müdürü ve Kürt Mazlum Abdi o levhanın üzerinde Kürtçenin olmamasını kabul etmişler. Bu tartışmasızdır.
Mazlum Abdi ve Öcalan zihniyetine sahip PYD ekibi Rojava için tehlikeli bir yüktür.
Gerçekten delirmemek elde değil. Halkın canı,kanı ve malı pahasına elde etmiş olduğu kazanımları,halkın özerkliği için kullanacaklarına,kendi parti ve bireysel özerklikleri için kullanıp bir Dehaq diktatörlüğü kurmuşlar.Buda yetmemiş Dehaq'ın talimatıyla herşeyi hiç bir talepte bulunmadan teslim etmişler. Ellerinde pazarlık yapacak silahlı bir ordu varken,pazarlık dahi yapılmadan Dehaq'ın talimatıyla bütün kazanımları yok etmişler. Şimdi de yok ettikleri kazanımları geri almak için,tekrardan halkı sokağa çağırıp eylem ( onlara göre demokratik hak) yapmalarını istiyorlar. Sokağa çıkanıda provakatör ve şov yapmakla suçluyorlar. Dünya da bunun eşi benzeri yok. Bunu dile getirdiğimiz de,Apocu mürid ve mankurtlar bizi sahaya davet ediyor. Bütün muhalifleri ya hapse tıkadılar yada suikastlerle öldürdüler,yahut kaçmak zorunda bıraktılar. Roj Peşmergelerinin geri dönmesini bile savaş gerekçesi olarak ilan ettiler. Kurmuş oldukları Dehaq diktatörlüğünde,muhaliflere yaşama hakkı bile tanımadılar. Utanmadan ahlaksızca gerçekleri dile getirenleri hala sahaya çağırıyorlar.
İran İdam Cumhuriyeti Xezal'i katletti. Fakat katliam yarım kalmış,Xezal hala hayatta ve yaralıydı. Acil tedavi edilmesi için Süleymaniye'ye götürüldü. Bafel denen vatan haininin denetiminde olan Süleymaniye kentindeki hiç bir hastahane Xezal'i kabul etmedi,çünkü vatan haini öyle emretmişti. Doktorlar da hipokrat yeminlerini unutup bu alçaklığa ortak oldular. Ve Xezal sonsuzluğa gözlerini yumdu. Daha bitmedi; cenazenin defnedilmesi için cenaze aracı da verilmedi. Xezal'in naaşı bir pikabın arkasına konularak sonsuzluğa uğurlanmak üzere mezarlığa götürüldü. Bu yapılan hainliği ve alçaklığı hangi millet kabul eder.
The Anfal genocide campaign was among the most brutal ethnic cleansing and genocide operations carried out by the former Iraqi regime against the people of Kurdistan. The Anfal genocide resulted in the disappearance and martyrdom of thousands of innocent people of Kurdistan and the destruction of thousands of Kurdish villages and rural communities.
The genocide and the massacres committed against the people of Kurdistan must always remain in our memory, and our future generations must know that the achievements we have today were not gained easily, nor were they granted by anyone, but are the fruits of the struggle and the blood of thousands of Kurdistani martyrs.
On this occasion, we reaffirm that the Iraqi government must fulfill its moral and constitutional responsibility and provide proper reparations to the families of Kurdistan’s martyrs and victims of the Anfal genocide.
On the 38th anniversary of Anfal, we pay tribute to the victims and all the martyrs of Kurdistan.
Turkish man brutally attacks elderly Syrian refugee. These people are sick people. May this woman curse you and your whole nation you Mongolian barbaric bastards.
#Turkey
Apoculuk ahlaksızlıktır. Sizin sunmuş olduğunuz argümanlara karşı,tek bir argüman sunmazlar/sunamazlar. Sahte hesaplar üzerinden tehtit etmeye bile artık cesaretleri kalmadı. Ellerinde kalan tek silah,küfretmek.
Brüksel merkezli Apocular, grup kurmuşlar. Bu gruplar DM ve WhatsApp üzeri haberleşiyor. Hazırlamış oldukları listeleri bu yöntemle birbirlerine ulaştırıyorlar. Bu seferki listeler infaz,şantaj listeleri değil; kimin engelleneceği,kime küfredileceği,kimin linçleneceği vs. Bu şekilde farklı düşünenlere sansür uygulayıp,görüşlerinin geniş kitlelere ulaşmasının önüne geçeceklerini umuyorlar.
Duruşma yok, avukat yok. Savcılık aynı anda hem hakim, hem jüri, hem de cellat rolünde.
İran’da idamlar işte böyle gerçekleşiyor.
Savaşın olmaması, bu düzenin devam etmesi anlamına geliyor
Namussuzlar toplanıp çoğalınca spontane bir şekilde namuslu bir topluluğa dönüşmüyorlar. Devlet ve tarikat Apo’nun itibarı için yoğun çaba içerisinde. Ava tv olayınıda bunun bir parçası olarak okuyorum. Fakat para etmez, mutlak olmak herhangi bir çatlağa dayanamaz.