Sayın @abakingurlek
Sayın Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı,
Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kamuoyuna yaptığı açıklamada; sağlık profesyonellerinin mesleklerini icra ederken gerçekleştirdikleri tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yürütülecek ceza soruşturmalarında, Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından soruşturma izni verilmeden adli sürecin başlatılamayacağı ve koruma tedbirlerine karar verilemeyeceği açıkça belirtilmektedir.
Bu durumda kamuoyunun cevap beklediği sorular şunlardır:
📌 Şanlıurfa'da görev yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı meslektaşımız hangi hukuki gerekçeyle tutuklanmıştır?
📌 Mesleki Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni alınmış mıdır?
📌 Kanunda öngörülen muhakeme şartı yerine getirilmeden mi adli süreç işletilmiş ve tutuklama tedbirine başvurulmuştur?
Sağlık Bakanlığının kamuoyuna açıkladığı hukuki çerçeve ile yaşanan olayın nasıl bağdaştığı, kamu vicdanını ve sağlık camiasını yakından ilgilendirmektedir.
Bu nedenle, söz konusu sürecin Adalet Bakanlığımız ve Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından titizlikle incelenmesi, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi ve gerekli açıklamanın yapılmasının hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu kanaatindeyiz.
Hekimin hukuki güvencesi, toplumun sağlık güvencesidir.
Rümeysa Eker'in Atatürkçüler hakkında kullandığı ifadeleri şiddetle kınıyoruz!!!
Biz de Hekimce ailesi olarak cevap verme hakkımızı kullanıyoruz.
Bugün bu ülkede bir kadın kürsüye çıkıp siyaset yapabiliyorsa, seçebiliyor ve seçilebiliyorsa, eğitim alabiliyor ve kendi hayatına dair karar verebiliyorsa; bunun temelinde Cumhuriyet devrimleri vardır.
İşin ironik tarafı da;
Atatürk'e saldıranların, o saldırıyı yapabilme hakkını da Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e borçlu olması!
Biz Atatürk'ü;
yıkılmış bir imparatorluğun enkazından bağımsız bir ülke çıkardığı için,
kadını toplumun öznesi yaptığı için,
eğitimi, bilimi ve aklı pusula yaptığı için kılavuzumuz belliyoruz.
Atatürkçülük bizim için bir parti değil, bir yaşam tercihidir.
Kadının insan sayıldığı,
yurttaşın kul olmadığı,
hukukun kişilere göre eğilip bükülmediği bir ülke idealidir.
Bu yüzden bu söylemleriniz Atatürk sevdalısı bu memlekette işe yaramaz!!
Ortak Açıklama: Atatürk ve Cumhuriyet Değerlerine Saldırı Asla Kabul Edilemez
05.06.2026
04.06.2026 tarihinde sosyal medya platformlarında ve basında yer aldığı üzere, Samsun ili Terme ilçesinde Belediye Meclis Üyesi olduğu belirtilen Rümeysa EKER tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarında; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti, Atatürk ilke ve devrimleri ile bu değerlere bağlı milyonlarca yurttaşımız hedef alınmış; ayrıştırıcı, aşağılayıcı ve nefret söylemi içeren ifadelere yer verilmiştir.
Toplumun belirli kesimlerini sistematik biçimde hedef gösteren, Cumhuriyet değerlerini aşağılayan ve toplumsal kutuplaşmayı körükleyen bu açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu paylaşım; demokratik toplum düzenini zedeleyebilecek, toplumsal barışı bozabilecek ve halkı kin ve düşmanlığa sevk edebilecek nitelikte ağır ithamlar ve nefret dili içermektedir.
Mustafa Kemal Atatürk yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu değil; aynı zamanda bağımsızlık mücadelesinin, çağdaşlaşmanın, hukukun üstünlüğünün, laik ve demokratik Cumhuriyet anlayışının simgesidir. Atatürk’e, onun manevi hatırasına ve Cumhuriyet değerlerine yönelen her saldırı; ortak tarihimize, toplumsal birlik ve beraberliğimize ve anayasal düzene yönelmiş bir saldırıdır.
Bizler; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, laik ve demokratik Cumhuriyet ilkelerini savunan barolar olarak, Atatürk’e ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik hiçbir saldırıyı kabul etmediğimizi, bu tür söylem ve eylemlere karşı hukuk çerçevesinde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna açıkça bildiriyoruz.
Barolar olarak; Cumhuriyetin temel değerlerine, hukukun üstünlüğüne, toplumsal barışa ve demokratik hukuk devleti ilkesine yönelik her türlü saldırının karşısında olmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.
AyrıcaFNightingaledeçalışan vebu kadınabulafları söyleyen-söyleten hekimi vakayı tartışmaya davet ediyorumZorbalık,şiddet almış başını giderkenDevlethastanelerindeçalışnlr nefes alamazkenKendini iyi doktor gibihissetmek içinmeslektaşlarını linçleteneErsinveEkreminselamınıiletiyorum
Hocam kadın hala sorunun üslubu ile ilgili olduğunu anlamıyor
Burada birisi ;dandik öğretmen anlattığı konuyu bilmiyor , dandik hakimin kararıda kendi gibi dandik, yazsa yine aynı tepkiyi gösteririz
Bir mesleği itibarsızlaştırmadır bu
Son cümlenize..
Anlıyor ve hasta haklarını savunuyoruz
Başka ne maksat olabilir ki
Aramızda kötüler var
Mesela; hasta mahkumlara yatabilir raporu düzenleyenler
Mesela; LGBTI bakmayan ve aşağılayanlar
Mesela; yeni doğanlara kastedenler
Ama o kötüler bizden ötürü değil
Ama mesele sistem sorunu
Ve mesele ağır mobing ve şiddete uğrayan bir meslekteki kötüleri ayıklamak kibiriyle iyilere şiddet ve mobing uygulamayacak kadar sağduyu ve hakkaniyet sorunu
Haklıdırhaksızdır konusudeğilbu
İlgili hekimin ismini vermemişolması yazdığını hafifletmezKimse hasta atladım,ne iyi yaptım demiyor bu camiadaMesleğikötüyekullanandabizdendeğildir
Neyse, bir öğretmenim,herkes kendi torbasındakinisatar,demiştiKadının torbasındabulaflarvardemekki
@iriscibre Dandik olmayan doktorunuz sizi neden hemen acilameliyata almadıRaporda yazan 1,5 cmtaş cümlesini okurokumaz anlamışKendisini tebrikediyorum ama ülkemizi şahakaldırmış dandikolmayanfinansçımızı bekletmesini hiç doğru bulmuyorum Bu durumda onu dandik doktorlar listesine ekliyorum
Değerli meslektaşlarım,
119 MİLYON liranız var mı? Benim yok. Eşimle, 35 yıllık meslek hayatımızda edindiğimiz her şeyi satsak da yok.
O zaman tonsillektomi (bedemcik ameliyatı) yapmak için iki kere düşünün.
Dün bir meslektaşımızın, tonsillektomi sonrası kanama ve takip eden hipoksik beyin nedeniyle 119 MİLYON TL tazminat ödemesine hükmedildi.
Zarar gören çocuk ve ailesi için çok üzgünüm. Yaşadıkları dünyanın bütün parasıyla bile azaltılamayacak kadar acı.
Ancak tonsillektominin en iyi bilinen komplikasyonu için hükmedilen tazminat, bir hekimin hayat boyu kazanabileceği paranın kat kat üstünde olamaz.
Şimdi hekimler ne yapsın? Ameliyat yapmayı mı bırakalım? Mesleği mi?
Türk KBB BBC Derneği ve Türk Tabipleri Birliğini bu kararı değerlendirmeye davet ediyorum. Hem hekimler, hem de hastalar için.
@ttborgtr
📍İskenderun Devlet Hastanesi
Hemşire arkadaşımız görevi başında hasta yakınları tarafından darp edilmiş.
Geçmiş olsun diliyorum.
Hergün hakarete uğruyor tehdit ediliyor darp ediliyor sağlık emekçileri!
Artık yeter!
Etkin çözüm talep ediyoruz!
#beyazkod1111
Dr. Ersin Arslan’ı, meslektaşları olarak geniş katılımla, yarın görev yaptığı hastanede anacağız
Hekim Birliği olarak, sağlıkta şiddetin en acı örneklerinden biri olarak kalbimizde yaşattığımız meslektaşımız Dr. Ersin Arslan’ı, uğradığı hain saldırının 13. yılında unutmadık, unutmayacağız.
17 Nisan Perşembe günü (yarın), çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da katılımıyla gerçekleştirilecek anma töreni, meslektaşımızın görevi başında hayatını kaybettiği ve sonrasında ismi verilen Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi B Blok Poliklinik önünde, saat 12.30’da başlayacak.
Bu anlamlı törende, Hekim Birliği adına basın açıklamasını Genel Başkan Yardımcısı Dt. Özgür Öz yapacak.
Ülkemizde sağlıkta şiddet, münferit olmaktan çıkmış, yıllardır sürdürülen yanlış sağlık politikalarının sonucu olarak yapısal bir sorun halini almıştır.
Hekimlerin can güvenliği olmadan hizmet üretmesinin istenmesi kabul edilemez.
Sağlıkta şiddete hep birlikte karşı durmak için;
#GelinBirlikOlalım
Dr. Ersin Arslan’ı vefatının yıl dönümünde rahmetle anıyor, sağlıkta şiddetin son bulmasını temenni ediyoruz.
Hayatını insanlara adamış bir hekimin aramızdan koparılışının acısını hâlâ yüreğimizde hissediyoruz.
Sağlık emekçilerine yönelik her türlü şiddetin karşısında, dayanışma içinde mücadele etmeye devam edeceğiz.
#unutmadıkunutmayacağız #ersinarslan #sağlıktaşiddet